emlaklik & sedatyucel

Teknik Servis(soruları ve cevapları)

Bilgisayar Nedir? ışlemci için PC'nin beyni deyip durduk. Mikroişlemci veya CPU (Central Processing Unit) olarak da adlandırılan işlemciler, PC'nin beyni sayılır. Bilgisayarınızda yapılan işlemler doğrudan veya dolaylı olarak işlemci tarafından gerçekleştirilir. Eskiden işlemci PC'nin en önemli parçasıyken bir PC'nin değerini belirleyen şeyin performans ve sunduğu imkanlar olduğunu düşünürsek artık en önemli parçalarından biri diyebiliyoruz.çünkü bir PC'nin performansını grafik kartı,

Bu konu 6668 kez görüntülendi ve 24 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Teknik Servis(soruları ve cevapları)

    5 üzerinden 4.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 6668 kez incelendi.


Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 25 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Teknik Servis(soruları ve cevapları)

    Bilgisayar Nedir?


    ışlemci için PC'nin beyni deyip durduk. Mikroişlemci veya CPU (Central Processing Unit) olarak da adlandırılan işlemciler, PC'nin beyni sayılır. Bilgisayarınızda yapılan işlemler doğrudan veya dolaylı olarak işlemci tarafından gerçekleştirilir. Eskiden işlemci PC'nin en önemli parçasıyken bir PC'nin değerini belirleyen şeyin performans ve sunduğu imkanlar olduğunu düşünürsek artık en önemli parçalarından biri diyebiliyoruz.çünkü bir PC'nin performansını grafik kartı, sabit disk, bellek gibi bileşenler de belirlediği gibi, özellikleri de kullanılan anakarta, multimedya donanımlarına ve çevre birimlerine bağlı.

    1.1 Bilgisayar Nedir?

    Bir kişisel bilgisayar (PC) basit olarak veri (data) işleyen bir makinedir. Tüm diğer makineler gibi kendisine söylenen işleri yapar. Bilgisayar deyince masamızın üzerinde duran klavye, ekran ve ekranın altında bulunan kasa (case) dediğimiz bölümlerden oluşan bir makine aklımıza gelmektedir. Bu makineler kişisel bilgisayar (Personel Computer) olarak adlandırılır. Birçok bilgisayar türü olmasına rağmen biz bilgisayar deyince Kişisel bilgisayarı kastetmekteyiz.

    1.2 Bilgisayarın Gelişimi ve Tarihçesi

    Son 45-50 yıldır insanlığın hizmetinde olan bilgisayar, artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Bankalardan kartlarla para çekebilmemiz, elektronik bilgi-işlemle telefonlarla kaliteli görüşme yapabilmemiz ve burada sayamadığımız daha bir çok kolaylık hep bilgisayar sayesinde hayatımıza girmiştir.

    ılk bilgisayar askeri uygulamalarda kullanılmak üzere 1940'larda Pensilvanıya üniversitesinde üretildi. 18.000, adet elektronik tüp kullanılarak yapılan ilk elektronik bilgisayar ENIAC 30 ton ağırlığında, 167 m2 büyüklüğündeydi ve 150 KW güç harcıyordu. ENIAC saniyede 5000 toplama işlemi yapabiliyor fakat aşırı ısınma sebebiyle bir kaç dakika içinde arızalanıyordu.

    Zamanla boyutları küçülen bilgisayarın gelişen teknolojiyle beraber fiyatıda düştü. 1975 yılında üniversite ve büyük şirketler dışında kullanılabilecek kadar ucuz ilk bilgisayar ALTAIR 8800 satışa sunuldu. ALTAIR 8800'de ekran yerine oldukça kullanışsız bir panel, klavye yerine ise bir anahtar grubu bulunuyordu. Kullanışlı olmasa bile ALTAIR, bilgisayarın herkes tarafından alınabilecek kadar ucuz olabileceğini göstermesi bakımından önemli bir adımdır.

    1977 yılında ilk kez piyasaya çıkan Apple bilgisayarları ise bir evin garajında iki arkadaş tarafından üretilmiştir. Ekran olarak televizyon kullanılmasına rağmen Apple'ın bir klavyesi vardı. Artık herkesin sahibi olabileceği kişisel bilgisayarlar (PC-Personel Computer) dönemi başlamış oldu

    70'lerin sonuna doğru kişisel bilgisayarların, elektronik sanayisinde yerinin büyük olacağı anlaşılınca, ileride bilgisayar dünyasının mavi devi olarak anılacak olan IBM, 1981 yılında ilk IBM PC'yi piyasaya sürdü. Dört yıl içinde bir milyon PC satıldı. 1980'lerinortasında bir çok firma IBM gibi bilg,isayar üretmeye başladı ancak bu bilgisayarlar "IBM uyumlu bilgisayar"lardı. IBM kendi ürününe benzer ürünler üreten firmalarla rekabet etmek zorunda kaldı. Günümüzde bir çok alanda kullanılan birbirinden farklı bilgisayarlar olmasına rağmen biz bilgisayar deyince IBM uyumlu PC (Personel Computer)'yi kastetmekteyiz.

    Bilgisayarlar kullanım alanlarına göre ikiye ayrılır:
    1. özel amaçlı bilgisayarlar: Hangi amaçla yapıldıysa sadece o alanda hizmet verebilen bilgisayarlardır. Elektronik müzik aletleri, robotlar, veya günlük hayatımızdaki elektronik çamaşır makinaları gibi ev araçlarını özel bilgisayarların kullanım alanlarına örnek gösterebiliriz
    2. Genel amaçlı bilgisayarlar: Programlanacak her işi yapabilen bilgisayarlar. Aşağıda bu gruba giren bilgisayarlar sınıflandırılarak anlatılmıştır.

    a) Kişisel Bilgisayarlar (Personal Computer-PC) (veya Mikrobilgisayar): Genellikle tek kişi tarafından kullanılan bilgisayarlardır. Bu yüzden bu bilgisayarlara kişisel bilgisayar yani PC denir. Mikro bilgisayarlar 1970'li yıllardan sonra yaygınlaşmış ve bir çok kullanım alanı bulmuştur. Daha öncede belirtildiği gibi bizim üzerinde çalışacağımız, kullanımını öğreneceğimiz bilgisayar türü PC'dir. öğrenilmesi ve kullanımı diğer bilgisayarlara kıyasla daha kolay olduğundan hemen hemen her yerde karşılaşabiliriz.

    b) Mini Bilgisayarlar (Frame): PC'nin aksine çok kullanıcı bir bilgisayar türüdür. Uygun bir klavye ve ekranla en fazla 100 kişi aynı anda kullanabilir. Banka şubelerindeki bilgisayar bu tür bilgisayarlara iyi bir örnektir.

    c) Ana bilgisayar (Main Frame): 100 kullanıcıdan daha fazlasına hizmet veren bilgisayarlardır. çok büyük işyerlerinde kullanılır.

    d) Süper Bilgisayar: Kullanıcı sayısı çok olmamakla beraber çok yüksek işlem hızı gerektiren bilimsel çalışmalarda kullanılır. Büyük üniversiteler veya NASA gibi bilimsel kurumlarda kullanılmaktadır. ülkemizde de TUBıTAK bir süper bilgisayar kurulması için çalışmalar başlatmıştır

    1.3 Girdi-ışlem-çıktı Prensibi

    Bir sistem eğer her seferinde aynı şekilde işlem görüyorsa çıkış yalnız girişe bağlıdır. Bu işlem donanım, yazılım ve çevre birimlerinden oluşan bütün bir bilgisayar sistemi için çok daha karmaşıktır. Bunun temel sebebi PC'nin girdi-işlem-çıktı prensibine göre çalışan birçok alt sistemden oluşuyor olmasıdır.

    Bir sistemin çıkışı (örneğin ekran kartının çıkış sinyali) bir diğer sistemin girişidir (bu durumda monitörün).

    Bilgi işleyen her sistemi en azından üç seviyeye ayırmak mümkündür: Girdi veya veri kabul etme, veri işleme ve sonuncu olarak çıktı olarak verilmesi. Eğer sistem bunlara ek olarak veriyi tutabiliyorsa veri saklama denen bir dördüncü bileşen daha bunlara eklenir.

    PC'nin içinde takılı veya dışarıdan ona bağlı cihazlar "Girdi ve çıktı (I/O-Input/Output)",

    "ışlem(Processing)" veya "Saklama (Kaydetme) (Storage)" işlev gruplarından birine dahildir.

    1.4 Bilgisayar Birimleri Arası Haberleşme

    Bilgisayarda birimler arası haberleşme basit olarak elektriksel sinyalleşme ile olmaktadır. Bilgisayar birimleri birbirleriyle hepsi büyüklüğü 5 volt olan sinyallerler haberleşir. Zaman eşit aralıklara bölünmüştür. Buna birim zaman diyoruz. örneğin Pentium 100 işlemcide işlemcinin dışında saniyenin 50 milyonda birine işlemci içinde ise 100 milyonda birine eşittir. Birim zamanda elektrik ya 5 volt yada 0 volt değerlerini alabilir. Bu durum matematiksel olarak 1 ve 0 durumlarına karşılık gelmektedir. ışte bu 1 veya 0 olma durumuna BIT denir. Sekiz tane bite ise BYTE (bayt) denir. Bilgisayar ortamında bir byte bir karakteri temsil eder. Bir disket 1,44 MB (Megabayt=Milyonbayt) kapasitesinde olduğuna göre bu demek ki bir diskete 1.440.000 karakter bilgi kaydedilebilir. Bilgisayarla ilgili bir çok cihazda (disket, harddisk, ekran kartı ve RAM) bu cihaza ait kapasite özellikleri Byte cinsinden belirtilmiştir.

    Kısaltma Açık Tanımı Yaklaşık Değeri Değeri
    Bit Bit 1/8 byte 1/8 byte, yani 8 bit =1 byte
    Byte Byte 1 byte 2^0=1 byte
    KB Kilobyte 1.000 byte 2^10=1.024 byte
    MB Megabyte 1.000.000 byte 2^20=1.048.576 byte
    GB Gigabyte 1.000.000.000 byte 2^30=1.073.741.824 byte

    Yandaki şekilde byte ve katlarının daha iyi anlaşılması için günlük hayatımızdan örnekler verilmiştir.Bilgisayarla ilgili bir çok cihazda (disket, harddisk, ekran kartı ve RAM) bu cihaza ait kapasite özellikleri Byte cinsinden belirtilmiştir.

    1.5 Donanım - Yazılım

    Bilgisayar ortamı iki ana bileşene ayrılır. Bunlar Donanım (Hardware) ve Yazılım (Software) dir. Donanım denilince anlaşılması gereken bilgisayarın fiziki görünümüdür. Bunu açacak olursak bilgisayar kasası (ve içindekiler: anakart, RAM, ekran kartı vs.), ekran (veya monitör), klavye, mouse, yazıcı (printer), tarayıcı (scanner), hoparlör-mikrofon gibi birimler bilgisayar ortamının donanım bileşenini oluştururlar. Yazılım ise bilgisayarın kullandığı programların genel adıdır. Bu programlara ise örnek olarak işletim sistemleri, kelime işlemci programlar, elektronik tablolama programları ve tabi ki oyunları verebiliriz.

    Bir bilgisayarda verimli çalışmanın koşulu uygun donanıma uygun yazılımdır. Günümüz teknolojisine ait bir bilgisayar ile çalışırken kullanılan programlar yıllar öncesine ait ise yazılım gelişmelerine ayak uyduramamışız demektir. Tersine bir durum yani günümüze ait bir yazılım için mutlaka yeni bir bilgisayar gerekmektedir. Eski bilgisayarımızla sadece onun üretildiği döneme ait yazılımları verimli kullanabiliriz. Donanım teknolojisindeki gelişmeler yazılımların daha çok işlevinin olmasının sağlar, yazılım sektöründeki gelişmeler ise daha iyi bir donanıma ortam yaratır kısaca hem donanım hem de yazılım sektörü sürekli birbirlerinin sınırlarını zorlarlar.

    1.6 Bir PC (Personel Computer - Kişisel Bilgisayar)

    Bir PC sistemi mönitör, bilgisayar kasası, klavye ve fareden oluşur. Bu birimler temel bir bilgisayar sisteminde olması gereken parçalardır. Bunların yanı sıra bu sisteme ek olarak yazıcı, oyun kolu (Joyistic), hoparlör-mikrofon, kamera, kesintisiz güç kaynağı ve tarayıcı gibi birimler takılabilir.

    Bilgisayar sisteminde Microsoft Windows işletim sistemi çıkmadan önce standart olarak fare bulunmuyordu. Windows grafik bir kullanıcı arabirimine sahip olduğundan bu arabirimden sadece fareyle yararlanılabileceği için farede artık temel birimler arasına katılmıştır.

    Daha önce bilgisayarın girdi-işlem-çıktı prensibiyle çalıştığı belirtilmişti. Buna göre girdi için gerekli olan giriş ortamı klavye ve fareden, çıktı için gerekli olan çıkış ortamı ekrandan ve işlem için gerekli olan ortam ise bilgisayar kasasından oluşmaktadır. Bu arada saklama (veya kayıt) ortamından da bahsedilmişti ki bu ortamın bileşenleri de yine bilgisayar kasasında bulunmaktadır.

    gc71, lostman, undeath1907 ve 4 kişi daha bunu beğendi.

  2. #2

    Standart

    USB Nedir?

    Universal Serial Bus (USB) Evrensel seri yolu, bilgisayar ve telekominikasyon endüstrisinde geliştirilmiş, iletişim standartlarında yeni bir bağlantı şeklidir. Amacı, geleneksel seri ve paralel portların yerini almak ve işi evrenselleştirmektir. Bir çok PC ve Mac bilgisayarlar, artık USB' siz üretilmemektedir. çevre birimleri de aynı şekilde USB destekli üretilmektedir. USB, bağlandığı alete güç verir. USB, 12 Mbit/s ve 1.5 Mbit/s data transfer hızı sağlar. USB, PC' leri birbirine hızlı bağlamak için kullanılmaz, ama, küçük çapta şebeke ortamı kurmak için bazı ürünler çıkarılmıştır.USB, ana bilgisayar ile çevre birimleri arasında güçlü, bilgisayar çalışırken takıp çıkartabileceğiniz, "gerçek plug-and-play" arayüzü sağlar.

    Bunlar; klavye, fare, oyun çubuğu, telefon, tarayıcı, yazıcı, güvenlik dangılı, mikrofon, hoperlör, disket sürücü kamera, modem, CD-ROM sürücü vb. olabilir.

    USB ilkel çevre bağlantı teknolojisini geliştirmek için icat edilmiştir. Avantajları şunlardır:

    Bilgisayarı kapatmnız gerekmez (önemli bir avantaj)
    Kasayı açmanız gerekmez
    Kart takma yok
    çakışma yok
    Kilitlenme yok
    Sürücü yüklemeye gerek kalmaz (bazılarında bir seferlik yükleme yapılır).
    ılaveten

    "tiered-star hub" şebeke yapısı, her bilgisayara 127' ye kadar alet bağlanmasına izin verir
    ıki giriş imkânı sunar
    Bazı aletler voltajını buradan alır
    çift data hızı uygular: saniyede 1.5 ve 12 megabit (Mbps)
    Performansı 12 Mbps ' e kadar ulaşabilir.
    ıhtiyaç duyuldukça sürücüler, otomatik olarak yüklenir veya bırakılır.
    Harici aygıt kurulumu, hem yeni hem de usta bilgisayar kullanıcıları için zor bir iştir. Gerekli bağlantıları yapmanın yanısıra, aygıtı konfigüre etmek de zaman alır. IRQ ve I/O adresleri, bir aygıtın, bilgisayar sisteminde çakışma yaşamadan çalışması için doğru şekilde ayarlanmalıdır. Bazen, bir aygıt, sistemin boot işlemi esnasında takılı olmadığı için çalışmayabilir. Genel olarak, bu problemi çözmenin tek yolu, aygıtı bağlayıp sistemi yeniden başlatmaktır.
    Universal Serial Bus (USB), yukarıda anlatılan zorlukların üstesinden gelmek için bulunmuş çözümlerden birisidir. Yukarıdaki eksiklikleri tamamlamak için USB, tek bir bağlantı tipi ve anında takma/çıkartma özellikleri sunar. Bu iki özellik sayesinde, USB tipi bir çevresel aygıtı takmak oldukça kolaylaşmaktadır. Sistemin açık veya kapalı olmasına dikkat etmeden, USB aygıtı sisteme bağlayın. çalışan bir sistemde, aygıtın takıldığı anlaşılır ve aygıt konfigürasyonu sistem tarafından otomatik olarak yapılır. Kısaca, hiç ter dökmeden takılan USB aygıtı çalışmaya hazır hale gelir.

    şimdiye kadar, USB bir değişim geçirmiştir. ıki spesifikasyon sürümleri 1.0 ve 1.1'dir. USB 1.1'in asıl amacı, USB 1.0'da farkedilen problemlerin çözülmesi ve bazı belirsizliklere açıklık getirilmesidir. USB 2.0'ın ise 2000'in ilk çeyreğinde çıkması beklenmektedir. USB 2.0 sayesinde orijinal USB kablo ve bağlantıları değişmeden 480Mbps bant genişliği mümkün kılınacaktır. Bu, mevcut standarttaki genişliği 40 katına çıkartacaktır (USB 1.1'de 12Mbps). Ek olarak, USB 2.0 mevcut USB sürümleriyle de geriye uyumlu olacaktır. Bu yazıda "USB" terimi, ayrıca belirtilmedikçe USB 1.1 olarak anlaşılmalıdır.

    özellik Listesi
    USB, IEEE1394'ün benzeri özelliklere sahiptir. Aşağıda kısa açıklamarıyla USB özelliklerinin özetini bulabilirsiniz:
    Anında Takma/çıkartma, PnP: USB aygıtları, aygıt takma/çıkartma işlemini tespit etme ve konfigürasyonunu otomatik olarak yapma yeteneğine sahiptir.
    Seri Veri Yolu: Bir çift farklı sinyal, hem veri gönderimi hem de veri alımı için kullanılmaktadır.
    Eşsüreli Aktarım: Kamera gibi video uygulamalarında, sabit bit oranına yakın aktarım gereklidir. Eşsüreli aktarım, veri kesinliği yerine ayrılmış aktarım oranı sözü verir.
    Kablo Gücü: Kendi elektriğini sağlayamayan aygıtlar için, kablo gücü, USB'nin kablosu aracılığıyla mümkündür.
    Tam veya Düşük çalışma Hızı: USB'de iki çalışma hızı desteklenmektedir: tam hız için 12Mbps ve düşük hız için 1.5Mbps. Düşük hız tanımlama, üreticiler için maliyeti düşürme amaçlı bir opsiyondur.

    USB Bağlantısı

    Bir USB kablosu, dört iletkenden oluşur: iki adet veri yolu (kablo) gücü için ve iki adet de farklı sinyal çifti için. Pin tanımlamaları aşağıdaki şekildedir:

    Pin 1. VSUB: Veri yolu gücü, kaynakta +5V

    Pin 2 ve 3. D- ve D+: Farklı sinyal çifti

    Pin 4. GND: Toprak

    USB kabloları da, tam hızlı kablolar ve düşük hızlı kablolar olmak üzere ikiye ayrılır. Tam hızlı kablo, kıvrımlı sinyal çifti ve dört kabloyu sarmak için çevresel koruyucu gerektirir. Tam hızlı USB kablosu için gerekli asgari marka bilgisi, "USB SHIELDED..." ibaresini, USB spesifikasyonları nedeniyle bulundurmalıdır. Düşük hızlı kablo ise koruma, kıvrımlı sinyal çifti iletkenleri ve özel marka bilgisi gerektirmez.
    Necrometer ve gc71 bunu beğendi.

  3. #3

    Standart

    BıLGıSAYAR TERMıNOLOJıSı

    Bilgisayarcıların sıkça kullandığı kısaltmalar :



    ACPI - "Advanced Configuration and Power Interface" - PC' lerde yeni nesil DOS tabanlı güç idaresi için yazılmış yazılım. ACPI, eski Intel APM (Advanced Power Management) yazılımının yerine geçmiştir. ACPI, sadece bilgisayar aktif değilken zaman ayarlamalarını yapmaktan öte, güç kullanımını dinamik olarak gösterir ve gücü bağlantılı olarak kullanır. ACPI kontrolü PC' nizin BIOS' undadır. "eysipiay" diye okunur.

    Active matrix display - Bugünün çoğu laptop - dizüstü bilgisayarlarının ekranı böyledir.Actif matriks teknolojisinin "pasif matriks" den farkı ekranın kendisini daha sık bir şekilde tazelemesidir. Böylece resim kalitesi ve bakış açıları artar. Bazen TFT ("thin film transfer") ince film transferi olarak da anılır.

    Adapter Card - PC ana kartı üzerine takılan elektronik kartların genel ismi. Bu sayede bilgisayar çevre birimleri ile bilgi alış verişinde bulunur. Network interface card (NIC) bunun bir çeşididir.

    ADSL - Asymmetric Digital Subscriber Line - Tek yönlü, yüksek hızlı sinyal transferi deyimidir. Asimetrik oluşu, sinyal alırken hızlı, verirken yavaş oluşundandır. Bu hız kullanıcının merkeze olan uzaklığı ile değişebileceği gibi, 6 Mbps kadar yüksek veya 128 Kbps kadar düşük olabilir. "eydiesel" diye okunur.

    AGP - "Accelerated Graphics Port" - Intel tarafından imal edilmiş, nisbeten yeni grafik çıkışıdır. 3 boyutlu grafikleri daha iyi gösterir. AGP 528 MB/saniye hızı ile data transfer edebilir. Mukayese edersek, PCI (Peripheral Component Interconnect) çıkışları, 132 MB/saniye hızını aşamazlar. AGP' nin büyük bant genişliği, oyunların ve 3 boyutlu grafik çalışmalarının daha gerçekçi olmasını sağlar. Bunun yanında dataları kendi hafızasında değil, sistem hafızasında tuttuğu için performans düşer. "eycipi" diye okunur.

    Alpha Channel - Bilgisayar grafiklerinde, her pikselin şeffaflık için ayrılmış parçasına verilen addır. 32-bit grafik sistemleri 4 kanallıdır. Kırmızı, Yeşil ve Mavi (RGB) için üçü kullanılırken 1 tanesi 8-bit alfa kanalı için ayrılmıştır. Alfa kanalı gerçekte bir maskedir. ıki ayrı rengin üst üste gelmesi halinde öndekinin alması gereken renge göre bir üçüncü renk belirler.

    AMR - "Audio Modem Riser" - Anakartların analog giriş çıkışları için Intel tarafından bulunmuş bir uygulamasıdır. AMR kartı, ana kartlardaki analog giriş çıkışları kaldırır. Böylece anakart imalatçıları, FCC veya beynelmilel telekom sertifikalarına ihtiyaç duymazlar. Bu da ucuzlamayı getirir. "eyemar" diye okunur.

    AMPS - "Advanced Mobile Phone Service" - Analog hücresel telefon standartları, 1983 yılında AT&T tarafından tanıtılmıştır.. AMPS telefonları 800 ila 900 Megahertz (MHz) kanalında yayın yapar. "cell" denilmesinin sebebi radyo yayıcılarının cell adı verilen bu uzay bölümüne yayın yapmasındandır. "eyempies" diye okunur.

    API - "Application Program Interface" - ışletim sistemi, sürücü arabirimleri ve yazılımlar arasındaki muhaberatı sağlayan yazılım serilerine verilen isim. Yazılım bloklarından oluşan bina yapmaya benzetilmiştir. Bazen "Application Programming Interface." olarak da anılır. "eypiay" diye okunur.

    ASP - "Application Service Provider" - Küçük işletmelerin programlarını ücret karşılığı kullanıma sunan ve hardiskinin bir bölümünü kiraya veren web sitesi. Onlar olmasa lokal network olmazdı. "eyespi" diye okunur.

    ASP - "Active Server Pages" - WEB' de servis sağlayıcının sağladığı, uygulama imkanıdır. Dinamik olarak HTML sayfaları üretir. ASP sayfası, TML sayfasıdır. Fakat bağlanan için yazılım ve HTML oluşturur. 'server-side scripting' sunucu tarafında çalışan yazılım adı da verilen Javascript veya VBScript kullanılarak yapılır. "eyespi" diye okunur.

    ATA - "Advanced Technology Attachment" -Harddiski kullanma hakkını harddiskin kendisine veren, genel disk sürücü arayüzüdür. ATA versiyonlarının birkaçı, 33 MBps ATA-33 ,66 MBps ATA-66 sayılabilir.

    Athlon - AMD firmasının Intel' in Pentium III' ü ile rekabet etmek için çıkardığı merkezi işlemcilerine verilen ad. K7 olarak da anılır. PC World' ün Eylül 99 baskısında 600MHz Athlon, 600MHz PIII' den % 9 daha hızlı denmiştir. Grafik testlerinde, Athlon üç boyutlu modellemede % 21daha hızlı bulunmuştur. Mukayese için AMD Athlon sayfasına bakabilirsiniz..

    AWG - "American Wire Gauge", Kablodaki tel kullanımı için bir standarttır. Sayı azaldıkça çap artar. "eyvici" diye okunur.

    Backplane -Başka bir baskılı devrenin kendisine takılması için üzerinde soket bulunan baskılı devrelere bu ad verilir. çoğu bilgisayarın ana kartı böyledir. üzerinde PCI, ISA, AGP veya RAM soketleri bulunur. Bu yüzden "motherboard" anakart diye anılır. üzerine ekran kartı, network kartı, RAM, modem gibi başka kartlar takılır.

    Bandwidth - Band genişliği, belli bir zaman biriminde internette gönderilen data miktarına denir. Genellikle birimi "bits per second" (bps), "kilobits per second" (Kbps) or "megabits per second" (Mbps) olarak kullanılır.

    BIOS - "Basic Input/Output System" - BIOS, PC' lerdeki ilk yazılımdır. PC, ilk bilgileri buradan alır. Kontrol sürücüleri, klavye, ekran, mouse, seri portlar, vs. BIOS, donanım ile işletim sistemi arasında köprü vazifesi görür. BIOS, ROM çipinde saklı kalır. (RAM' de değil), böylece bilgisayar BOOT eder, yani açılır. "bayos" diye okunur.

    Bluetooth - Kısa mesafeli kablosuz iletişim için açık standarttır. mobil telefonlar, bilgisayar ve PDA üreticileri tarafından ortaklaşa üretilmiştir. Bu sayede bu standardı destekleyen tüm aletler birbiri ile iletişim kurar. Daha fazla bilgi için Bluetooth web sitesine bakınız.

    BNC - Anten kablosuna benzeyen koaksiyel kablolar ile bilgisayarları birbirine bağlarken kullanılan konektör. Taktıktan sonra döndürerek kilitlenir. "biensi" diye okunur.

    Bridge - ıki veya daha fazla bilgisayarı router gibi birbirine bağlayarak data aktaran iletişim aracıdır. Data paketlerini okur ve filtre eder.IP adresi istemez ve yayın trafiğini atlar. "Briç" diye okunur.

    Broadband - Bir tek ses kanalından, yani modüle edilmiş frekansı taşıyan taşıyıcı dalgadan daha geniş bir banda sahip taransmisyon kanalı veya medyasıdır. Aynı anda ses, data, görüntü gibi farklı servisleri şebeke ortamında dağıtır. Kablo yayın böyledir.

    Browser-safe colors - Mac ve PC' lerin her ikisinde birden kullanılan 256 renklik renk paletinin 216 sından meydana gelen bir renk paletidir. Her iki platformda da görülmesini istediğiniz web sayfalarında bu sistemi kullanmalısınız.

    Bus -Bilgisayar mimarisinde bir elemandan diğerine bilgi taşıyan bölümdür. Genellikle birden fazla komponent takılır. Hafızanın bir kısmında, buna takılan kartların adresleri tutulur. "Bas" diye okunur.

    Cache - Bir çeşit kayıt hızlandırma şeklidir. Bunun için ana hafıza kullanılırsa "memory caching" , sabit disk kullanılırsa "disk caching" adını alır. Hafızada yapılanı, diğer programlar tarafından da tekrar tekrar kullanıldığı için çok hızlıdır. Bazen bu amaçla ayrı bir hafıza birimi kullanılır. Buna "Cache Memory" denir. Bu daha hızlı olur. "Level 2 (L2) cache", işlemci ile DRAM arasına yerleştirilmiş ve bugünkü bilgisayarların demirbaşı olmuştur. "Keş" diye okunur.

    CDPD - "Cellular Digital Packet Data" - Radio frequency (RF), radyo dalgaları ile çalışan kablosuz bir iletişim servisidir. Data paketlerini cep telefonu hattından gönderir. 19.2 kbps hızına kadar çıkabilir. CDPD paketleri konuşmalardaki duraksamalarda gönderilir. Bu hizmet Amerika' da 65 şehirde verildiği halde, Türkiye' nin her yerinde vardır. "sidipidi" diye okunur.

    Circuit-Switched Cellular - Eski analog telefon şebekesinin kullanıldığı bir sistemdir. Amerika' da bile CDPD için geliştirilme yapılmamıştır, ancak ülkemizde son sistem santrallarla kullanılabilmektedir.

    CLEC - "Competitive Local Exchange Carrier" - Bir telekom şirketi çeşididir. CLEC' ler kablo, ISP, GSM hizmetleri verirler. "silek" diye okunur.

    Koaksiyel Kablo - Ortada ayrı bakır teller, dışında ise manyetik alanlara kalkan olabilecek şekilde çevrelenmiş ve sarılmış bakır teller olan bir kablo şeklidir. Genellikle anten kablosu veya telsiz kablosu olarak satılır. Dıştaki tel genellikle topraklanır. Her iki tel grubu da aynı eksen üzerindedir. Bu nedenle koaksiyel diye anılır. 10-Base2 Ethernet kullanımında, kablo TV gibi bazı RF uygulamalarında bu kablo kullanılır. Bu kabloların karakteristik bir empedansı vardır. (genellikle 47 ohm) Kablo üzerinde bu omaj yanında RG yazar. Bu "Radio Guide" ın kısaltılmışıdır. Bunun yanında rakamla belirtilen kablo tipi ve "/U" yazar. RG-6/U, 75-ohmluk bir anten kablosudur. RG-59/U ise 75-ohmluk video kablosudur. RG-58 de 50 ohmluk bilgisayar şebeke kablosudur.

    CompactFlash - Bir çeşit ön hafızadır. I & II PC-Kartlarındaki soketlerde adaptörle kullanılır. kendi üstünde kontrolörü olduğu için kamera ve PDA cihazlarında yükü azaltmak için kullanılır. 2MB ile 64MB arasında çeşitleri vardır.

    CMS - Cable Management System, Kablo sistemlerini düzenlemek için kullanılan cihazların genel ismidir. "siemes" diye okunur.

    CPE - Customer Premise Equipment - Kullanıcı tarafındaki iletişim cihazlarının genel ismidir.DSL servisleri için CPE' lere "modem" deriz. "sipii" diye okunur.

    Cross-over Cable - çapraz bağlantı ile data alış verişi yaparak Hub kullanılmadan bilgisayarları birbirine bağlayan kabloya denir.

    CSMA/CD - Carrier Sense Multiple Access / Collision Detect. Bu data aktarım tekniği şu şekilde çalışır. Cihaz data paketini göndermeden evvel, başka bir cihazın data göndermekte olup olmadığını kontrol eder. Hat boş ise paketi gönderir. Meşgul ise bekler. ıki cihaz aynı anda başlarsa, bu çakışmayı hisseder ve her iki cihaz da rastgele bir zaman için bekler. Bekleme zamanı kısa olan önce gönderir, diğeri ise beklemeye devam eder. Ethernet kartlarının çalışma sistemi böyledir..

    DEMARC - Bir döngünün veya devrenin sorumluluk alanını balirleyen bir sınır taşıdır. "dimark" diye okunur.

    Dedicated Line - Kullanıcının kesinisiz olarak hizmetinde olan hatta verilen isimdir..

    DIP switches - "Dual Inline Package" switches - Anakart veya diğer kartlarda bulunabilen minik anahtarcıklardır. On ve off, pozisyonları vardır. Böylece kartlar ayarlanır. "dipsviç" diye okunur.

    Downstream/Upstream - Downstream, kaynaktan aşağı data akışını; Upstream de kaynağa doğru data akışını gösterir. Internet service provider (ISP) ' den kullanıcıya olan data akışına Downstream denir.

    DRDRAM - "Direct RAMbus Dynamic Random Access Memory" - RAM teknolojisinin son halidir. DRDRAM, SDRAM' ın yaklaşık üçde biri kadar güç çeker. Saat hızı 800MHz' e kadar çıkabilir ve 4 paralel RAM takılmasına izin vererek çoklu kanal çalışabilir. Data yolu SDRAM' ın iki katı genişliktedir. (bir byte yerine iki byte kullanır) "diardrem" diye okunur.

    DSP - "Digital Signal Processor" - Analog sinyalleri dijital sinyallere dönüştüren işlemcilere verilen genel addır. Ses ve görüntü sıkıştırmasında, sesin işlenmesinde, modemlerde, işitme yardımında, sismik algılayıcılarda ve hızlı çevirici ve filtreleyicilerde kullanılır. "diespi" diye okunur.

    DVD - "Digital Video (or Verastile) Disc" - 4.7GB ile 17GB arasında multimedya data transferi sağlayabilen CD-ROM-benzeri teknolojinin geliştirilmişidir. DVD, CD-ROM' ları destekler ve çoğu DVD sürücüleri şarkı CD' lerini ve CD-ROM' ları çalıştırır. DVD' nin son şekli olan DVD-2 (veya DVDII), CD-R (Recordable) ve CD-RW (Re-Writable) diskleri de çalıştırır. "dividi" diye okunur.

    EIDE - "Enhanced Integrated Device Electronics" - Harddisk kontrol kartını kendi üzerinde bulunduran bir çeşit ATA disk sürücüsü standardıdır. Eski IDE standardına ek olarak, 30-40 GB gibi yüksek kapazitelerde, hızlı erişim zamanı ve "burst" transfer (bir seferde büyük data paketi) sağlar. "iaydii" diye okunur.

    Ethernet - Yerel iletişim şebekesi -local area network (LAN), 1976 yılında Xerox tarafından geliştirilmiştir. En meşhur Ethernet bağlantıları 10Base-T (saniyede 10 megabit data transferi) ve 100Base-T (100Mbps) çoğunlukla sarımlı çift kablo ile bağlanırlar. Koaksiyel ve fiber-optik kablo bağlantısı da yapılabilir.

    Firewall - Başkalarının özel datalarımıza ulaşamaması için kullanılan programlara denir. Bir çeşit güvenlik politikasıdır. Bir intranet bağlantısının internete açılmasında, internettekilerin intranete ulaşmasını engeller. "fayrvol" diye okunur.

    FOIRL - Fiber Optic Inter-Repeater Link Fiber optik bağlantıların içsel tekrarlayıcısı.

    Full-Duplex - Aynı zamanda her iki istikamette de data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 100' ünü kullanır.

    Half-Duplex - Sadece tek istikamette data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 50' sini kullanır.

    Hub - Genellikle ethernetlerle birlikte kullanılır. Tüm bilgisayarlardan ayrı ayrı gelen kabloların üzerine bağlandığı cihazdır. Hub, gelen sinyalleri gereken yerlere tekrar transfer eder. Bir hub 8' lik, 16' lık veya 32' lik olduğu gibi, birden fazla hub birbirine bağlanarak şebekedeki bilgisayar sayısı arttırılabilir.Bu durumda hub' lar arasında çapraz bağlantı kablosu kullanılır. Eğer 'MDI' portu varsa gerek kalmaz. "hab" diye okunur.

    Horizontal Cable - Duvardaki prizden telefona veya bilgisayara bağlantı yapılan kabloya verilen addır. Hub veya PBX' i patch panele bağlarken kullanılan kabloya da bu isim verilir.

    HVAC - Heating, Ventilating, and Air Conditioning systems. Isıtma, havalandırma ve soğutma sistemleri.

    IDC - Insulation Displacement Connector. RJ konektörlerinde olduğu gibi, monte ederken kabloyu sıyırarak, bağlantıyı sağlayan konektörlerin genel adıdır."aydisi" diye okunur.

    ISDN - Integrated Services Digital Network - Telefon şirketi tarafından sağlanan dijital şebeke sistemidir. "ayesdien" diye okunur. ISDN hatları iki adet 'B' kanalı ve bir adet 'D' kanalından oluşur:
    B Kanalı = Bearer Channel, 64kbps. Dataları bu kanal taşır.
    D Kanalı = Data Channel, 16kbs. Sinyal bilgisini taşıyan kanaldır. ISDN şebekesinin bağlanmasına veya bağlanmamasına karar verir.

    Kbps - Kilobits per second - Data transfer hızını veya bant genişliğini gösteren bir birimdir. Her bit 8 byte ettiğinden cps - character per second ile karşılaştırıldığında 8 kat fazla gösterir, ki yanıltıcıdır. Bir saniyede gönderilen her 1000 bit demektir.

    MAC Address - Media Access Control Address - Genellikle hexadecimal yani 16 tabanlı olarak gösterilen, şebekeye bağlı her bilgisayara ayrı olarak verilmiş 32 bitlik bir sayı ile ifade edilir. Bu sayı o cihazın adresi sayılır.6 byte uzunluğundadır. ılk üçü imalatçıyı belirtir. Dünyadaki bütün şebeke bilgisayarlarının böyle bir adresi olması şarttır.

    Monster-Cable - Normal olmayan kabloların fiyatlandırılma stratejisi.

    Mbps - Million bits per second - 1000 Kbps karşılığı data transfer hızını veya bant genişliği.

    Multi-Mode (MM) - Fiber optik kablolar için kullanılır. Genellikle 62.5/125 olur. Bu rakamlardan 62,5 mikron fiberin çapını gösterir. 125 mikron brüt çapıdır, yani dış muhafazası ile birlikte kablo çapıdır.. Multi-Mode fiber, LAN uygulamalarında kullanılan tipik bir kablodur. Mesafe olarak 2Km ile sınırlıdır. ısminden anlaşılacağı üzere çoklu muhaberata izin verir. Bunu da ışığın değişik frekansları ile sağlar.

    MUX - MUltipleXer .Alçak bant genişliğindeki birçok kanalı toplayarak tek bir yüksek band genişliğinde birleştiren bir taşıyıcıdır. Devrenin diğer ucunda bunun tersi şeklinde çalışan MUX/DEMUX çevirici bulunmalıdır.

    NAT - Network Address Translation - özel bir IP adresinde, hayali, dinamik bir bağlantı temin eder.

    NIC - Network Interface Card - Bilgisayarla şebeke arasında kullanılan bir devre kartıdır. Ethernet, Arcnet, token ring, vs..

    Node - şebekede hub' dan başka ne varsa node olarak anılır. PC, router, bridge, sniffer, printer vs.

    Patch Cable - ıki cihazı birbirine bağlayan kısa network kablosu.

    Patch Panel - Data kablolarının sonlandığı cihaz. A device where data cables are terminated. Kablolamanın ileride devam etmesi için kullanılır. çok da gerekli değildir.

    PC-100 main memory bus - 1998' lerin ortalarında tanıtılmış bir bus teknolojisidir. 66 MHz bus' lar yerine üretilmiştir. % 20 daha hızlıdır. Bu hızla uyumlu çalışabilmesi için RAM' lerin 100MHz SDRAM ("Synchronous Dynamic Random Access Memory") olması gerekir.

    PCI - "Peripheral Component Interface or Interconnect" - Pentium işlemcilerin isteğine uygun olarak hazırlanmış 64-bit yerel bus soketidir. Maksimum transfer hızı132 MB/sec olmuştur. "pisiay" diye okunur.

    PCMCIA card - "Personal Computer Memory Card International Association" card - ("PC Card" olarak da bilinir.) - Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır. Dizüstü bilgisayarlarda, kişisel dijital cihazlarda veya kablosuz iletişim cihazlarında bulunabilen kendine özgü sokete takılılar. Ek hafıza, modem ve network kartı olabilir. "Type II" ve "Type III" gibi çeşitleri vardır. "piemsiey" diye okunur.

    PCS - "Personal Communication Services" - FCC ve kablosuz endüstrisinde dijital hücre teknolojisi terimidir. PCS standardında GSM ("Global System for Mobile Communications"), CDMA ("Code-Division Multiple Access") ve TDMA ("Time Division Multiple Access") bulunmaktadır. PCS telefonları tamamen dijitaldir ve 1900 MHz frekanstadır. "pisies" diye okunur.

    PDF - "Portable Document Format" - Adobe tarafından geliştirilmiş bir dosyalama formatıdır. Her platformda okuduğu için hangi programla yazıldığı farketmez. The Adobe Acrobat Reader ( Adobe' nin websitesi) ile okunabilir. "pidief" diye okunur.

    Plenum - HVAC sistemlerinde havanın geri dönüş bölümüne denir. Plenum, kablo kaplama türü değildir. Kablonun havalandırma alanında tutulma şeklidir. Bazı plenum kabloları PVC-kaplıdır.

    POSIX - "Portable Operating System Interface for uniX" - Unix sistemlerle bilgisayar uygulamaları arasındaki arayüz standatlarının bir kısmına verilen addır. POSIX uyumlu Unix sistemler kullanıcıların, Unix, Linux ve hatta Windows NT ve çeşitleri için daha kolay program yazmalarını sağlar.

    POTS - Plain Old Telephone Service - Analog telefon sistemlerinde sağlanan hizmetleri ifade eder.

    PVC - Genel kablo kaplama malzemesi. "pivisi" diye okunur.

    Raised Floor - Bilgisayar odalarında sıkça kullanılan döşeme sistemidir. Yer döşemesinin betondan 25-30 cm yüksek yapılarak kabloların buradan geçmesi sağlanır ve havalandırma için plenum oluşturulmuş olur.

    RCA connector - Yuvarlak, orta ucu çıkıntılı bir konektör çeşididir. Genellikle anfilerde kullanılır. Eski stereo müzik aletlerinin hemen hepsinde vardır. Kırmızı olanı, sağ hoperlör; siyah veya beyaz olanı, sol hoperlör; sarı olanı da kompozit ekran içindir. "arsiey" diye okunur.

    RISC - "Reduced Instruction Set Computer" - ılk CISC ("Complex Instruction Set Computer") işlemcilerinden geliştirilmiş bir çip dizaynıdır. RISC çipi, IBM' in '1970' in başlarında, daha az işletim talimatı olsun ki hızı artsın ve ucuz olsun diye ürettiği bir çiptir. Motorolanın PowerPC çipleri, Macintosh' larda kullanılmaktaydı ve RISC dizaynıydı. DEC' in Alpha ve Sun' ın SPARC modelleri de RISC çipidir. "risk" diye okunur.

    RJ-11 - Telefonlarda kullanılan 6 pinli konnektörlerdir. Dişisi kablonun üzerinde, erkeği ise duvarda veya telefonun üzerinde olur. Genellikle 4 pine kablo bağlansa da sadece kırmızı ve yeşil olan ortadaki iki tanesi kullanılır. Diğer ikisi ikinci telefon veya telefonun ışıklandırılması için kullanılır. Diğer ikisi son zamanlarda, bilgisayarınızı telefonla networke bağlamak için kullanılmaya başlanmıştır. "RJ" Registered Jack tescilli konektör demektir. Takibeden numara ise (RJ-45, RJ-61X, vs.) FCC tarafından belirlenen bir standarttır. "arcey" diye okunur.

    RJ-45 - RJ-11 (telefon) konektörü gibi fakat 8 pinli daha geniş bir konektördür. Hem network, hem de telefon için kullanılabilir. "arcey" diye okunur.

    Riser - Döşemenin yükseltilmesi için kullanılan ayaklardır. "rayzır" diye okunur.

    Router - Birçok bilgisayar şebekesini adreslerini okuyarak birbirine bağlamak için kullanılan bir cihazdır. Data paketi okunur ve gereken adrese postalanır. Bridge - Köprülerden daha fonksiyoneldir. Birbirine benzemeyen farklı şebekeleri kolayca birbirine bağlarlar. LAN' ları LAN' lara veya LAN' ları WAN' lara bağlayabilirler. "rotır" diye okunur.

    RS-232 - Modem veya seri bağlanan çevre birimleri ile, bilgisayarınızın haberleşmesi için kulandığı endüstriyel standart bir giriştir. Seri denmesinin sebebi her seferinde bir bit göndermesidir. Bir paralel bağlantıda (yazıcı bağlantısı gibi), datalar birçok kablodan bit grupları halinde gönderilir. şimdilerde RS-232, yerini USB' ye bırakmaktadır. "ares232" diye okunur..

    SC - Bir çeşit fiber konektör. Bir çift fiberi bir konektör e bağlar. Yanyana iki kareye benzer. "essi" diye okunur.

    SCSI - "Small Computer System Interface" - Yazıcı, harddisk veya başka bir bilgisayara bağlanmak için kullanılan yüksek hızlı paralel arayüz birimidir."skazi" diye okunur.

    SDMI - "Secure Digital Music Initiative - Kayıt endüstrisi MP3 korsanlığını durdurmaya çalışmaktadır. Bu yüzden tüm orjinal CD' lere filigran basılmaktadır. SDMI-uyumlu MP3 çalarlar (ve diğer müzik aletleri) ancak bu filigran kullanımı ile ticari bir nitelik kazanabilirler. Korsan CD' lerde bu filigran olmayacaktır. Daha fazla bilgi için http://www.sdmi.org/ adresini ziyaret ediniz. "esdiemay" diye okunur.

    SDRAM - "Synchronous Dynamic Random Access Memory" - Geleneksel DRAM' dan daha yüksek kristal frekansı - saat hızıyla çalışabilen bir DRAM türüdür. "bursting" teknolojisi ile sonraki hafıza adresini önceden bilmesi ile hızlanır. "esdirem" diye okunur.

    SDSL - "Symmetric Digital Subscriber Line" - Tek hat servisi olarak da anılır. SDSL, band genişliğini "bandwidth" her iki yönde de kullanır. "esdiesel" diye okunur.

    Shell - Genellikle Unix' in kullanıcı arayüzündeki işletim sistemini tarif eder. Kabuk demektir. ışletim sisteminin en dışındaki hattı gösterdiği için bu isim verilmiştir. En içteki hatta ise kernel denir. "Shell out", bir Unix terimidir ve Unixteki bir programdan kabuktaki arayüzüne geçişi ifade eder. "şel" diye okunur.

    SM - "Single-Mode" - Fiber optik kablo çeşididir. Fiber çapı 5-10 mikrondur. SM fiber, çok daha uzun mesafelerde kullanılır, fakat çapın daha küçük olması nedeni ile daha kuvvetli ışık kaynağına - transmiter - ihtiyaç vardır ki bu da lazer olur. SM, Telco dağıtım gibi birçok WAN uygulamasında kullanılır. çapın küçüklüğünden ötürü, tekil muharebat sağlar. "esem" diye okunur.

    SIMM - "Single Inline Memory Module" - üzerine takıldığı baskı devreyle birlikte, RAM hafıza çiplerine verilen ad. "Single Inline" RAM' lerin anakarta temas ettirildiği yerin tek hat üzerinde olmasından dolayıdır. Daha yüksek band genişliği olan yeni tip hafıza modülüne DIMM ("Dual Inline Memory Module") denir. Yeni sistem bilgisayarlar bunu kullanır. "sim" diye okunur.

    Simplex - Datanın tek yönde hareket ettiği medya.

    Skins - MP3 çalarlarda kullanıcının oluşturduğu grafik arayüzlerdir.Quake ve bazı yazılımlar bu tür arayüz tanımlamasına izin verirler.

    SmartMedia card - (SSFDC "Solid State Floppy Disk Card") - Takılıp çıkartılabilen bir çeşit Flash RAM hafıza kartıdır.dijital kameralarda ve diğer taşınabilir bilgisayarlarda veya Diamond Rio MP3 player gibi MP3 çalarlarda kullanılır. SmartMedia kartları 3.3 ve 5 volt olarak 2MB ile 16MB veya daha büyük kapazitelerde üretilmiştir.

    Socket 7 - Orjinal Intel Pentium sınıfı işlemcilerin takıldığı, ana kartlardaki yuvaya verilen isimdir. Pentium II ve III' lerde, Intel işlemcisini plastik bir slota geçecek şekilde üretmiştir. Fakat AMD ve Cyrix soket kullanmaya devam etmiştir.

    SOHO - "Small Office/Home Office" - Daha fazla insanın bilgisayarla ileyişiminin ve evlerde yaygınlaşmasının sonucu olarak SOHO yani küçük ofis/ev ofisi, bigisayar firmaları için hedef kitle haline gelmiştir.

    S/PDIF - "Sony/Philips Digital InterFace" - çoğu kayıt stüdyoları ve PC ses kartları için dijital stereo aktarım şekli olarak yerleşmiş bir formattır.

    SPAM - Pazarlama, reklam veya sosyal içerikli olarak büyük kitlelere ulaştırılmak istenen mesajlariı, kullanıcının isteği dışında kendisine Internet ya da cep telofonu gibi teknolojiler aracılığı ile yollanmasıdır. (Internet üst Kurulu SPAM Bildirgesi).

    Spread spectrum - Sinyali taşımak için, orjinal sinyalden (baseband) belirgin bir şekilde daha geniş band kullanan, birçok RF ayarlama tekniğinden her biri. Bu değişimin avantajı, parazite karşı yüksek bağışıklıktır. ıki çeşit teknik kullanılır: Direk yayılma ve frekans zıplaması. Frekans zıplaması sistemlerinde bant genişliği değiştirilmez, alıcı ve verici belirlenmiş silsilelerle frekansları değiştirirler.

    SRAM - "Static Random Access Memory" - Elektriği kesilinceye kadar üzerindeki bilgiyi muhafaza eden, DRAM gibi tazelemeyen bir RAM çeşididir. "esrem" diye okunur.

    ST - Fiber konektör çeşidi. Her fiberi ayrıca sonlandırır. Minik BNC konektöre benzer. "esti" diye okunur.

    Stackable - Birbirine bağlanabilen hub' lara verilen tanımlamadır. Böylece port sayısı arttırılırken ilave aktarma yapılmalış olur.

    SAF - Store-and-forward - Mesajların alınıp saklandığı, daha sonra şebeke trafiğinin azaldığı zamanlarda yerine ulaştırıldığı iletişim sistemidir. Bu sayede kapalı bilgisayara ulaştırılmak istenen mesaj kaybolmamış olur. Bir çok e-mail trafiği bu şekilde sağlanır.

    S-video - "Super Video" - Ses ve görüntü frekanslarının karıştırılarak aktarıldığı kompozit ekranlardan daha net görüntü ve ses alınan bir video teknolojisidir. S-video, renk (chrominance) ve parlaklığı (luminance) ayrı ayrı taşır. S-Video çalışan kameralar genellikle hem S-Video output cakı hem de alılışılmış RCA-tipi audio/video bağlantısını destekler.S-Video avantajını kullanabilmeniz için, TV' nizin S-Video girişi olması gerekir..

    Switch - Büyük şebekelerde, talep edilen veriyi parçalara ayırarak ve sadece, bilgiyi talep edene göndererek talep etmeyenlerin trafiğini azaltan bir cihazdır. HUB verileri herkese eşit gönderir, talep eden bu bilgiyi alırken diğerleri de bu bilgiyi almadığı halde meşgul olur. "sviç" diye okunur.

    T-1 - "Digital Transmission Rate 1" - saniyede 1,544 megabit veri taşıyabilen kiralık telefon hattıdır. Genellikle şebekeleri birbirine, ISP' lere, web sağlayıcılarına ve internetteki diğerlerine bağlanmak içindir.

    TDMA - "Time Division Multiple Access" - Kablosuz bağlantı teknolojisinde, bant genişliğini zaman aralıkları ile paylaşan "time-division multiplexing" (TDM) dijital kablosuz sistemdir. TDM, radyo frakanslarını belli zaman aralıklarına bölerek, daha fazla ziyaretçi için yer açar.TDMA ile, aynı anda daha fazla data aktarımı yapılır. Cep telefonları - GSM için kullanılmaktadır. "tidiemay" diye okunur.

    TDR - "Time Domain Reflectometer" - üeretilen sinyalin geri dönüşünü ölçerek, kablo uzunluğunu tesbit eden bir cihazdır. "tidiar" diye okunur.

    Token Ring Network - Dijital izlerin birbirine aktarılması ile seri bağlantılı bir yerel bilgisayar ağ şeklidir. Bu zincirin bir parçası olmayan bilgisayar, data gönderemez. Saniyede 4 megabite kadar data aktarılabilir.

    Tone Generator and Inductive Amplifier - 2 kHzlik bir ses dalgası verilmiş kabloyu takip etmek için, kablodan 2-10 cm uzaklıkta endüktiv bir alıcı kullanılır. Bu sayede kablo test edilirken kesilmez.

    TWAIN - "Technology (veya Toolkit) Without An Interesting Name" - Scanner - tarayıcı, fax, grafik ve yazı okuyucu - OCR yazılımları için kullanılan arayüz standardıdır. Anlamı: "ismi lâzım değil" veya " filan teknoloji" olabilir. Görüntünün, görüntüyü işleyen yazılıma aracısız iletilmesine imkan verir. Bu sayede tarayıcılar çok basit ve ucuz olmuştur. "tveyn" diye okunur.

    Twin-Ax - Twinaxial cable - Koaksiyel kabloya benzer, fakat ortada tek değil iki kablo bulunur.

    UART - "Universal Asynchronous Receiver/Transmitter" - Seri portlarda kullanılan seri verileri paralel portlarda kullanılan hale çevirmek için üretilmiş bir çiptir. Bilgisayar/Modem ilişkisindeki darboğazdır. Yeni bilgisayarlar 16-bit buffer' lı 16550 UART çipini kullanırlar. Bu sayede günümüzün hızlı modemlerine ayak uydurabilirler. "yuart" diye okunur.

    Ultra ATA - (ATA-4, Ultra DMA, ATA-33, DMA-33) ATA/EIDE disk kontrolü standatdının en son sistemidir. EIDE, veya "Enhance Integrated Electronics Interface" teknolojisi, harddisk için gereken elektroniğin kendisi üzerine monte edilmesi ile imal edilmişti. "ATA" veya "Advanced Technology Attachment" IDE ile eş anlamlıdır. Ultra ATA, ATA-2' nin üç katı veri aktarımı yapar. (saniyede 33.3 megabite kadar). "DMA" yani "Direct Memory Access" isteyenin harddisk ile direk konuşmasını sağlayarak işlemciye - CPU' ya boş zaman kazandırır.

    UltraSCSI - "Ultra Small Computer System Interface" - SCSI çevre birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılır. (Harddiskler, seyyar sürücüler ve yazıcılar gibi...) UltraSCSI' nin yeni versiyonu olan SCSI-2, 8 bit bağlantılarda 20MB, 16 bit bağlantılarda 40MB veri transferine kadar ulaşabilmektedir.

    Upstream - Son kullanıcıdan ISP' ye bağlantı yönünü tarif etmek için kullanılır. Genellikle ADSL metodlarında görülür.

    USB - Universal Serial Bus - Daha çok PC' lerin seri iletişimi için ortaya çıkmış bir standarttır. 12Mbs hızıyla ve 127 adet cihazı zincirleme bağlantıyla bağlaması ile bir üstünlük getirmiştir. Bu bağlantıdan voltaj alınabildiği için ayrıca cihazlara adaptör takılması gereği ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bir kaç USB aletini aynı cihaza bağlamak isterseniz, USB Hub' ı kullanmalısınız. USB' den bağlanan cihazlar, bilgisayar kapatılmadan takılıp çıkartılabilirler. "yuesbi" diye okunur.

    UUCP - "Unix-to-Unix Copy" - Unix makinelerde bilginin seri bağlantılarla aktarımını sağlayan bir dizi yazılım ve protokollerin genel adı. 70 li yılların sonunda Bell laboratuvarlarında, programların, verilerin ve e-mail' lerin standart telefon hatlarından aktarımı için imal edilmiştir. "yuyusipi" diye okunur.

    V.90 - 56 Kbps analog modemlerde, üzerinde anlaşılan son standarttır. Rockwell' in K56Flex ve 3COM' un X2 standartları, hala kabul görmektedir. V90 standardı; kablo modem, DSL ve diğer yüksek band genişliği kullanan sistemlerin yaygınlaşması ile başka bir standart icat edilmediğinden, son analog standart olacak gibi görünüyor.

    WAP - "Wireless Access Protocol" - Kablosuz iletişim protokolü. Cep telefonları, radyo cihazları, kablosuz modemler ve diğer internete bağlantı yapan cihazlar için teknolojik standart getirmek amacını taşır. Daha fazla bilgi için WAP Forum a bakın..

    Wavetable synthesis - Gerçek enstrumanların ses örneklerinden oluşmuş bir diziyi kullanan ses teknolojisidir. Mesela, bir MIDI dosyası belli bir enstrumanın belli bir notasını istediğinde bilgisayar, ses tablosunda bu notayı bulur. Ses Tablosu sentezi, FM sentezindan dah iyi netice verir. O bir öncüdür.

    Wiremap tester - Kısa devre, açık devre, ters bağlantı veya çapraz bağlantı gibi kablo hatalarını tesbit eder. çok karışık dijital aletler olabileceği gibi basit analog cihazlar da olabilirler.

    XGA - "Extended Graphics Array" - IBM tarafından 1990 yılında geliştirilen, yüksek çözünürlükte görüntü standardıdır. 640X480 çözünürlükte 65,536 rengi, 1,024X768 çözünürlükte 256 rengi gösterir. XGA-2, daha yüksek çözünürlük ve daha çok rengi verir.

    XJACK - Bazı diz üstü bilgisayarlardaki kart modemlerin telefon bağlantısı için kullanılan bir konektördür. Kart modemlerde RJ-11 kalın olduğu için kullanılamaz. Yatay bir caktır. "ikscek" diye okunur.

    XML - "Extensible Markup Language" - HTML gibi bir WEB işaret dilinin nisbeten daha yenisidir. Sadece nasıl göstereceğini söylemekle kalmaz, muhteviyatın ne idüğünü de bildirir. Mesela, bir ürünün resmini gösterirken, alttan fiyatınıda yazar ve tarama sırasında bu ürünün en ucuz nerede olduğu da taranabilir. Ek bilgi sağlamada avantaj sağlar.Daha fazla bilgi için WC3' ün page on XMLsayfasını ziyaret edin.. "iksemel" diye okunur.

    Yagi antenna - Paralel anten elemanlarından müteşekkil bir yönlendirici antendir. Gelen sinyalleri alır ve bir cihaza yansıtır. (Aktarım hattına bağlı elektriksel bir cihaz).

    ZIF Socket - "Zero Insertion Force Socket" - çoğu anakartta bulunan işlemcinin takıldığı bir soket çeşididir. ışlemciyi takarken kuvvet kullanılarak, iğnelerinin eğilmesine meydan vermemek için yapılmıştır. Yan tarafında bir kol vardır. Bu kolu kaldırarak, işlemciyi kolayca yerleştirir, sonra kolu indirerek, hem işlemciyi sabitleştirmiş, hem de iğnelerin tam temasını sağlamış olursunuz.
    gc71 ve Necrometer bunu beğendi.

  4. #4

    Standart



    Anakart Nedir?

    Ana kart, fiberglast tan yapılmış, üzerinde bakır yolların bulunduğu, genellikle koyu yesil bir levhadır. Ana kart üzerinde , mikro işlemci,bellek,genişleme yuvaları,BIOS ve diger yardımcı devreler yer almaktadır.Yardımcı devrelere örnek sistem saatidir. Bütün kartların anası diyoruz; çünkü PC'nin diğer bileşenleri bir şekilde anakarta bağlanıyor, birbirleri ile anlaşmak için anakartı bir platform olarak kullanıyor; yani PC'nin "sinir sistemi" anakart üzerinde yer alıyor.

    üzerinde yongalar, transistörler, veriyolları, çeşitli donanımlar için yuvalar, slotlar, bağlantı kapıları, soketler bulunan irice bir baskılı devre. Bir PC'nin hangi özelliklere sahip olabileceğini belirleyen en önemli bileşen, çünkü anakart üzerindeki elektronik bileşenler bu PC'ye hangi tür işlemciler takılabileceğini, maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin hangi hızlara çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyebileceğini belirliyor. Burada en belirleyici faktörlerden biri anakartın yonga seti. O halde anakart yonga setinin tanımını vererek işe başlayalım.

    YONGASETı: Yongaseti (chip set) anakartın "beynini" oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC'nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC'nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayısal yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır.

    VERıYOLU: PC'nizin içindeki bileşenler birbirleri ile çeşitli şekillerde "konuşurlar". Kasa içindeki bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları, depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu, PC'de yapılan işlemlerle ilgili verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebileceğini belirler. örneğin 16 bit'lik veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit'lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna "port" adı verilir. (örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Bugün PC'lerimizde ISA, PCI ve AGP veriyolları bulunmaktadır. Anakartın üzerindeki farklı boyut ve renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları tanıyabilirsiniz.

    ISA : (Industry Standard Architecture) Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984'te 8 bit'ten 16 bit'e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik bir karttır. 90'lardan itibaren çoğu aygıt'ın daha hızlı PCI modeli çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993'te Intel ve Microsoft, Tak çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper'larla, dip svvitch'lerle boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır.

    PCI: (Peripheral Component Interconnect) 1993'te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64 bit'liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit'lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn'dir. Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz renkte ve ISA'dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak çalışır desteklidir.

    AGP: (Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile PC'nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA'dan bir ara veriyolu standardı olan VESA'ya, oradan da PCI'a geçilmiştir; ama bu da yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn'dir. Ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP'de veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer bırakmayacağı için 66 MHz'lik anakartlarda 1 xAGP kullanılır. 100 MHz anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn'ye çıktığından 2xAGP ile uyumludur. 1 GB/sn isteyen 4xAGP'nin ise gelecekte çıkacak 133 MHz'lik sistem veriyoluna sahip anakartlarla uyumlu olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz. Peki bu kadar hıza ihtiyacımız var mı diye sorarsanız, günümüzün en ağır 3D oyunları bile ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden aynı kartın PCI ve AGP versiyonları arasında pek performans farkı olmuyor. Yine de grafik için daha gelişmiş bir veriyolu olduğu ve bize fazladan bir PCI yuvası boş bıraktığı için AGP kartları tercih ediyoruz.

    PORTLAR, KONNEKTöRLER: PC ile çalışırken kasa kapalı olduğundan anakartı görmeyiz ama çeşitli aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar) doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.

    Anakartınız ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC'lerde öyle) kas nın arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB'ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.

    Bunların dışında, anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı, TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer alır.

    Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz bağlanabilir.

    Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370 tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir.

    Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II, slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.

    öNBELLEK: Bugün PC'lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. örneğin işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha fazladır. Hani bir PC'nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya, işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. ışlemci boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazı ara çözümler geliştirildi. örneğin yakın zamanda kullanılan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu önbellek alanından alması.ışte önbelleklemenin esası budur. Bir PC'de çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. önce gider, en hızlı bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2'ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara bakar.

    L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC'lerinde doğrudan işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K'ya kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III'lerde boyutu 512K'dır ve işlemci ile işlemci hızının yarı hızında haberleşir. ılk Celeron'larda yoktur; günümüz Celeron'larında boyutu 128K'dır ve işlemciyle aynı hızda haberleşir. AMD K6-2'lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki bir yuvada 2GB'a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66 veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3'de 256K önbellek bulunur ve işlemci ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye (L3) önbelleği literatüre sokmuştur.

    IRQ (KESME) : (Inrerrupt Request) Bir süre PC kullanan herkes şu ünlü "IRQ çakışması" tabirini duyar. Peki nedir bu IRQ? Türkçesi "kesme"; yani işlemci bir işle meşgulken, bilgisayarın bir yerinden başka bir donanımdan işlemciye şöyle bir emir geliyor: "Benimle de ilgilen!" Yani işlemcinin işini böler. Tabii işlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir: Klavye ve fare kullanırken bir yandan ekrana gönderilen verileri işler, sabit diskten okuma yapar, modemin indirdiği dosyalara bakar vs. Ama işlemciye işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. ışte buna IRQ hattı adı verilir. PC'mizde 0'dan 15'e kadar numaralanan 16 IRQ hattı vardır. Bunlar şu aygıtlar için kullanılabilir ("default", yani pik aygıtın yanı sıra bu IRQ'yu kullanabilecek diğer aygıtlar parantez içinde verilmiştir)

    IRQ 0: Sistem saati.
    IRQ 1: Klavye
    IRQ 2: Programlanabilir IRQ denef-ç'ıs'ı. (Modemler, COM3 ve COM 4 portları)
    IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar - COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
    IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
    IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
    IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
    IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
    IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
    IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
    IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
    IRQ 15: ıkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)

    Normalde bir IRQ'yu bir aygıtın kullanması gerekir; aksi halde işlemci şaşı-rır, yanlış aygıta yanlış zamanda cevap verebilir. işte buna IRQ çakışması denir. Bazen Windows Aygıt Yöneticisi bölü-münden donanım aygıtlarının kaynak değerlerini değiştirerek, bazen kartın yerini değiştirerek bu sorun çözülebilir (tüm genişleme yuvaları doluysa bazen de çözülemeyebilir). Aslında PCI Steering adı verilen bir yolla bir IRQ'nun iki PCI aygıt tarafından kullanılması mümkündür. Ama bunun için aygıtın ve sürücülerinin bu işlemi desteklemesi gerekir. Bu konunun detaylarına da Windows ile ilgili bölümümüzde değineceğiz.

    DMA Kanalları: Doğrudan bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır. IRQ'lar kadar "ünlü" değillerdir, çünkü sayıları daha azdırve daha az sayıda donanımda kullanılırlar. Bu yüzden de daha az soruna yol açarlar. Bildiğiniz gibi işlemci PC'nin beynidir. Eski PC'lerde işlemci neredeyse her şeyi üstlenirdi; tabii, tüm donanım aygıtlarına veri göndermek ve onlardan veri almak işini de. Ancak bu pek verimli olmazdı; işlemci veri transferi ile ilgilenmekten başka işlemleri doğru dürüst yerine getiremezdi. DMA sayesinde bazı aygıtlar kendi aralarında veri transferi yapıp bu yükü işlemcinin üzerinden aldılar. DMA kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC'de 8 DMA kanalı bulunur ve 0'dan 7'ye kadar numaralandırılır. DMA'lar genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri, yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler tarafından kullanılırlar.

    BIOS: BIOS'un açılımı Temel Giriş çıkış Sistemi'dir (Basic Input/Output System). PC'deki en temel seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle) işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS aynı zamanda PC'nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC'nin düğmesine bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen yeni donanımlara göre BlOS'ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler. (Tabii yakın zamanlarda gündeme gelen çernobil (WinCIH) virüsünü duymuşsunuzdur. Işte bu virüs de yazılabilir BIOS'lardaki bilgileri silerek PC'nin açılmasını engelliyor.)

    gc71 ve Necrometer bunu beğendi.

  5. #5

    Standart



    Anakart Nedir?

    Ana kart, fiberglast tan yapılmış, üzerinde bakır yolların bulunduğu, genellikle koyu yesil bir levhadır. Ana kart üzerinde , mikro işlemci,bellek,genişleme yuvaları,BIOS ve diger yardımcı devreler yer almaktadır.Yardımcı devrelere örnek sistem saatidir. Bütün kartların anası diyoruz; çünkü PC'nin diğer bileşenleri bir şekilde anakarta bağlanıyor, birbirleri ile anlaşmak için anakartı bir platform olarak kullanıyor; yani PC'nin "sinir sistemi" anakart üzerinde yer alıyor.

    üzerinde yongalar, transistörler, veriyolları, çeşitli donanımlar için yuvalar, slotlar, bağlantı kapıları, soketler bulunan irice bir baskılı devre. Bir PC'nin hangi özelliklere sahip olabileceğini belirleyen en önemli bileşen, çünkü anakart üzerindeki elektronik bileşenler bu PC'ye hangi tür işlemciler takılabileceğini, maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin hangi hızlara çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyebileceğini belirliyor. Burada en belirleyici faktörlerden biri anakartın yonga seti. O halde anakart yonga setinin tanımını vererek işe başlayalım.

    YONGASETı: Yongaseti (chip set) anakartın "beynini" oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC'nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC'nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayısal yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır.

    VERıYOLU: PC'nizin içindeki bileşenler birbirleri ile çeşitli şekillerde "konuşurlar". Kasa içindeki bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları, depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu, PC'de yapılan işlemlerle ilgili verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebileceğini belirler. örneğin 16 bit'lik veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit'lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna "port" adı verilir. (örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Bugün PC'lerimizde ISA, PCI ve AGP veriyolları bulunmaktadır. Anakartın üzerindeki farklı boyut ve renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları tanıyabilirsiniz.

    ISA : (Industry Standard Architecture) Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984'te 8 bit'ten 16 bit'e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik bir karttır. 90'lardan itibaren çoğu aygıt'ın daha hızlı PCI modeli çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993'te Intel ve Microsoft, Tak çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper'larla, dip svvitch'lerle boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır.

    PCI: (Peripheral Component Interconnect) 1993'te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64 bit'liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit'lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn'dir. Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz renkte ve ISA'dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak çalışır desteklidir.

    AGP: (Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile PC'nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA'dan bir ara veriyolu standardı olan VESA'ya, oradan da PCI'a geçilmiştir; ama bu da yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn'dir. Ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP'de veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer bırakmayacağı için 66 MHz'lik anakartlarda 1 xAGP kullanılır. 100 MHz anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn'ye çıktığından 2xAGP ile uyumludur. 1 GB/sn isteyen 4xAGP'nin ise gelecekte çıkacak 133 MHz'lik sistem veriyoluna sahip anakartlarla uyumlu olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz. Peki bu kadar hıza ihtiyacımız var mı diye sorarsanız, günümüzün en ağır 3D oyunları bile ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden aynı kartın PCI ve AGP versiyonları arasında pek performans farkı olmuyor. Yine de grafik için daha gelişmiş bir veriyolu olduğu ve bize fazladan bir PCI yuvası boş bıraktığı için AGP kartları tercih ediyoruz.

    PORTLAR, KONNEKTöRLER: PC ile çalışırken kasa kapalı olduğundan anakartı görmeyiz ama çeşitli aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar) doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.

    Anakartınız ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC'lerde öyle) kas nın arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB'ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.

    Bunların dışında, anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı, TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer alır.

    Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz bağlanabilir.

    Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370 tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir.

    Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II, slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.

    öNBELLEK: Bugün PC'lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. örneğin işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha fazladır. Hani bir PC'nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya, işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. ışlemci boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazı ara çözümler geliştirildi. örneğin yakın zamanda kullanılan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu önbellek alanından alması.ışte önbelleklemenin esası budur. Bir PC'de çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. önce gider, en hızlı bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2'ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara bakar.

    L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC'lerinde doğrudan işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K'ya kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III'lerde boyutu 512K'dır ve işlemci ile işlemci hızının yarı hızında haberleşir. ılk Celeron'larda yoktur; günümüz Celeron'larında boyutu 128K'dır ve işlemciyle aynı hızda haberleşir. AMD K6-2'lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki bir yuvada 2GB'a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66 veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3'de 256K önbellek bulunur ve işlemci ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye (L3) önbelleği literatüre sokmuştur.

    IRQ (KESME) : (Inrerrupt Request) Bir süre PC kullanan herkes şu ünlü "IRQ çakışması" tabirini duyar. Peki nedir bu IRQ? Türkçesi "kesme"; yani işlemci bir işle meşgulken, bilgisayarın bir yerinden başka bir donanımdan işlemciye şöyle bir emir geliyor: "Benimle de ilgilen!" Yani işlemcinin işini böler. Tabii işlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir: Klavye ve fare kullanırken bir yandan ekrana gönderilen verileri işler, sabit diskten okuma yapar, modemin indirdiği dosyalara bakar vs. Ama işlemciye işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. ışte buna IRQ hattı adı verilir. PC'mizde 0'dan 15'e kadar numaralanan 16 IRQ hattı vardır. Bunlar şu aygıtlar için kullanılabilir ("default", yani pik aygıtın yanı sıra bu IRQ'yu kullanabilecek diğer aygıtlar parantez içinde verilmiştir)

    IRQ 0: Sistem saati.
    IRQ 1: Klavye
    IRQ 2: Programlanabilir IRQ denef-ç'ıs'ı. (Modemler, COM3 ve COM 4 portları)
    IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar - COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
    IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
    IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
    IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
    IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
    IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
    IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
    IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
    IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
    IRQ 15: ıkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)

    Normalde bir IRQ'yu bir aygıtın kullanması gerekir; aksi halde işlemci şaşı-rır, yanlış aygıta yanlış zamanda cevap verebilir. işte buna IRQ çakışması denir. Bazen Windows Aygıt Yöneticisi bölü-münden donanım aygıtlarının kaynak değerlerini değiştirerek, bazen kartın yerini değiştirerek bu sorun çözülebilir (tüm genişleme yuvaları doluysa bazen de çözülemeyebilir). Aslında PCI Steering adı verilen bir yolla bir IRQ'nun iki PCI aygıt tarafından kullanılması mümkündür. Ama bunun için aygıtın ve sürücülerinin bu işlemi desteklemesi gerekir. Bu konunun detaylarına da Windows ile ilgili bölümümüzde değineceğiz.

    DMA Kanalları: Doğrudan bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır. IRQ'lar kadar "ünlü" değillerdir, çünkü sayıları daha azdırve daha az sayıda donanımda kullanılırlar. Bu yüzden de daha az soruna yol açarlar. Bildiğiniz gibi işlemci PC'nin beynidir. Eski PC'lerde işlemci neredeyse her şeyi üstlenirdi; tabii, tüm donanım aygıtlarına veri göndermek ve onlardan veri almak işini de. Ancak bu pek verimli olmazdı; işlemci veri transferi ile ilgilenmekten başka işlemleri doğru dürüst yerine getiremezdi. DMA sayesinde bazı aygıtlar kendi aralarında veri transferi yapıp bu yükü işlemcinin üzerinden aldılar. DMA kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC'de 8 DMA kanalı bulunur ve 0'dan 7'ye kadar numaralandırılır. DMA'lar genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri, yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler tarafından kullanılırlar.

    BIOS: BIOS'un açılımı Temel Giriş çıkış Sistemi'dir (Basic Input/Output System). PC'deki en temel seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle) işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS aynı zamanda PC'nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC'nin düğmesine bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen yeni donanımlara göre BlOS'ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler. (Tabii yakın zamanlarda gündeme gelen çernobil (WinCIH) virüsünü duymuşsunuzdur. Işte bu virüs de yazılabilir BIOS'lardaki bilgileri silerek PC'nin açılmasını engelliyor.)
    ZuGoR, Necrometer, imbat ve 2 kişi daha bunu beğendi.

  6. #6

    Standart

    Güzel paylaşım, teşekkür ederim............

  7. #7

    Standart

    tesekkurle ama bunu kitap yapsak daha iyi olur
    kansyz8686 ve diaz67 bunu beğendi.

  8. #8

    Standart

    teşekkürler

  9. #9

    Standart

    teşekkürler abi süper paylaşım

  10. #10

    Standart

    paylasimin icin saol
    xp prof kurdum fakat sahte yazilim orjinal yazilim seciniz cikiyo
    cd hakkinda bilgi istiyceksin ben simdi den söliyim pc yi aldigim yerden verdiler ve kurarken serial sormadi sormaz demistiler
    nasıl bi yazilim yükliycem orjinal e gecmem icin cevabini bekliyorum

Benzer Konular

  1. Cevap: 14
    Son Mesaj : 27.Haziran.2012, 22:02
  2. teknik servis bölümünde bilgilendirici başlıklar
    Konu Sahibi algorismus Forum CshTR.com Site Kullanımı , Kurallarımız ve Hakkımızda
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 13.Ağustos.2010, 23:28
  3. Google Adsense Soruları ve Cevapları:
    Konu Sahibi sCe Forum Yazılım Programlama & Web Tasarım
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 05.Nisan.2009, 16:32
  4. Yazılı Sınav Soruları ve Cevapları
    Konu Sahibi WisEaglE Forum Resim | Şiir | Fıkra
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 19.Mart.2008, 19:34
  5. Teknik Servis Anıları
    Konu Sahibi DaRkOmeN Forum Resim | Şiir | Fıkra
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 09.Ocak.2008, 17:39