emlaklik & sedatyucel

Yurtdışı İlk İzlenim

Saat öğle civarları interneti açmış turluyorum bildiğim 5 bildik siteye giriş yapıyorum dedim acaba bu öğrenciler yazları ne yapar ardından da bir araştırma fikri oluştu sonun da kendimi interrail olayın da buldum. 25 yaş altı için çok uygun olan bir olaydı o zamanlar için hemen sevindim gidiyim dedim bir de yurtdışı iii gelir önce annemle konuşmam gerekirdi ama işin özünü bir araştırmam lazımdı araştırdım. öyle zor bir olay da değil öncelikle ünv. kimlik kartları daha sonra da mali olaylar

Bu konu 1767 kez görüntülendi ve 14 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Yurtdışı İlk İzlenim

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1767 kez incelendi.


Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Yurtdışı İlk İzlenim







    Saat öğle civarları interneti açmış turluyorum bildiğim 5 bildik siteye giriş yapıyorum dedim acaba bu öğrenciler yazları ne yapar ardından da bir araştırma fikri oluştu sonun da kendimi interrail olayın da buldum. 25 yaş altı için çok uygun olan bir olaydı o zamanlar için hemen sevindim gidiyim dedim bir de yurtdışı iii gelir önce annemle konuşmam gerekirdi ama işin özünü bir araştırmam lazımdı araştırdım. öyle zor bir olay da değil öncelikle ünv. kimlik kartları daha sonra da mali olaylar sene de yılın ortası olucak ve bu kadar tabii bir de konsolosluğa para ha bir de çıkışta gümrüke para ama burda kendi ünv. den bir orda kültür adına gidiyorum olayı tamam 45 euro dan kurtuldunuz sonra bir www.genctur.com dan bir bilet alıyosunuz artık schgen vizesi elimizde olayı başlıyordu ki ben de tamam dedim ee dedim kesin ailem buna izin vermez hemen baktım oralarda birçok mesaj atan filan ben de hemen bir mesaj siz nasıl gidiyorsunuz dedim araba ile yolculuk hiç tren olmucakmış o zaman ben ne anladım bu iş den interrail demek trenle özgürce dolaşım hakkı elde ediyorsunuz ben de önce olur daha sonra ben kaza geçirdiğim için bunu söyledim çünkü birisi ile gdiyorsunuz ve onun da bu gibi durumları bilmesi çünkü orda artık 2 niz veya 3. nüz olucaksınız ama öyle çalışmş ki bunlar da nerde ne zaman saat kaçta kaç km yakıt filan car curt dedim kaç yılda hazırladıın bunları 2 yıl için de demesin yuh dedim bu kadar olur kendisi konsantre etmiş olaya artık ne diim benle daha sonra kordon da buluştu kendisi bana şunu dedi ya sen kaza geçirmişsin sen bizle hollanda ya kadar gelirsin seni fazla yormayalım orda seni uçağa bindirip yollarız demesin ben orda acaba bunu şimdi den yok mu etsem diye düşündüm bu bir acımak olayı benim için terbiyesizlikti çünkü ya olmaz dedim kusura bakma sana iii şanslar hoşçakalın iii eğlenceler bye. çünkü benim yolculuk ediceğim kişiler dost canlısı diskotek olayını bar olayını seven kafadar bir gençlik olmalı ne öyle sade ve uslu olmaz herneyse ben aslında öyleyim ))) Ups.

    Bi mesaj gördüm akşamleyin bilgisayar da hemen mesaj ben de yolladım karşıyaka da mavişehrin iskelesin de buluştuk arkadaşla selam ve koyu bir muhabbet patladı benim görüştüğüm kişilerle o da görüşmüştü bana kısaca uymaz dedi o gibi insanlar beraber bu işi yapalım dedi ne dersin yanlız bir arkadaş daha bizle gelicek adı da Bora bu arada benim adım Orçun ben de Yahya tamam dedik yanlız onun Tıp Fakültesi nde sınavları var bu yüzden riskli olayı o olmazsa bir başkası dedi biz Bora ile bir buluşma yapalım daha demeden Bora aradı ben şu an Karşyaka bit pazarındayım istersen gel Orçun da burda konuşuruz ne dersin okey hemen oraya gittim bir kalabalık ama satın alınacak birşey yok gibi gözüme kestirsem o denli alıcam hani daha sonra onu gördüm Bora yı yanın da iki tane yabancı bayan bunlar ne iş dedim kızarkadaşlarım dedi hatta daha sonra sevgilim de olurlar diyip karar kesin mi evet tamam o zaman gidiyoruz sınavlarımı ben veririm dedim okeyledi hemen bize siz konsolosluk ben de sınav olayına giiriiim beni merak etmeyin ben 1 ay artı 15 günlük aldım dedi Yunan Konsolosluğun dan tamam dedik Orçun ile sabah saat 7 cicarı gidip isim yazdırdık adımızı deftere bekle hadi gel dedi Orçun şurda bir şeyler yiyelim hemen simit sarayına geçtik ordan da birşeyler yedik gevrek filandı herhalde ben de bir tane gevrek arası peynirliler den tattım daha sonra gittik konsolosluğa girdik mal varıkları filan gösterildi daha sonra bu soru ban geldi zengin misin evet tamam dedi 3 gün sonra gelin de cumartesi ye rastlıyor yani tamam dedik ve iş bitti olayı artık iice artıyordu biz de ne yapalım hadi bir mat alalım dedik aldık ben de mat ve uyku tulumu vardı hatta mat o kadar büyüktü ki yani yurtdışındakiler bana hayvan demiştir kısacası sonra da bir çanta alıntı Orçun a çanta Bora dan verildi.BALLLIIII sonra da zamanın yaklaştığını far ettik giderek geliyordu nasıl gidelim diye artık ilk yol planını oluşturuyorduk öncelikle bir plan yaparken lütfen sakın ola treni denemeyin içiniz kan ağlar hele yunanistan italya aman tanrım gerisi hızlı nasıl olsa biz denedik dedik ki tren olsun sonuçta ona para verdik demi ama gidiğ görelim bakalım iii mi kötü bilgi den öte gerçekten de kendi sınır kapım dan çıkıyorum ilk değilse bile 3 tane içlerin de ben de varım özgürüz anne yok bir şey yok offf be özgürlük bu dedik. Yatmam gerek.



  2. #2

    Standart



    tebrik edem yılmadan bu yazıyı kendin yazdığın için yazının devamı gelicek herhalde ben şayet bekliyorum



  3. #3

    Standart

    Vize için ipuçları diyede bi yazı benden

    Yurtdışı eğitiminde karşılaşabileceğiniz en önemli engel vize engelidir. Ancak bu engeli aşmak herkes için kolay değildir. Herkes için kolay değildir diyoruz çünkü vize alınması şansa, hazırlanan evraklara, gerçek niyete ve daha burada sayılamayacak bir çok nedene bağlı olarak çok kolay veya çok zor hatta imkansız olabilir.



    önceliklerinizi belirlerken vizeyi birinci planda düşünün!

    Yurtdışında eğitim almayı planlıyorsanız, birinci önceliğiniz gideceğiniz ülkeye vize alıp alamayacağınızı düşünmek olmalıdır. Vize alamayacağınız açıkça belli iken, önceliğinizi vize yerine gideceğiniz ülkede yapacaklarınıza (örneğin Au Pair olacaksanız aile seçimine veya öğrenci olacaksanız okul seçimine) verirseniz, bunlar için boşu boşuna zaman harcamış olursunuz. Vize alamadıktan sonra, doğru bir aile veya okul seçmiş olmanız veya kendinizi buna hazırlamış olmanız hiç bir anlam ifade etmeyecektir.



    Neden Vize?



    Gelişmiş ülkeler kapılarını isteyen herkese açmış olsalardı, bu ülkelerin ne hale geleceğini düşünmek hiç de zor olmayacaktır. Göç edenlerin konut, ısınma, iş, sağlık, eğitim vb gibi ihtiyaçlarını karşılamak o ülkenin ekonomisini çökertmesine neden olacağını bir kenara bırakın, ülkedeki sosyal dengeleri de alt üst edecektir.



    Türkiye ekonomik zorluklarını aşmadığı sürece, ekonomik nedenlerle Türkiye'den batı ülkelerine göç dalgası devam edecektir ve bu devam ettiği sürece de gelişmiş ülkelerin vize engeli karşımıza çıkacaktır.



    Vizede aranılan temel şart nedir?



    Gelişmiş ülkeler, çalışmak ve bu şekilde işsizliği artıracak kişilerin değil, getirecekleri dövizle ekonomilerine katkıda bulunacak kişilerin ülkelerine gelmesini istemektedir. Vizede aranılan temel şart, sizin niyetinizdir. Eğer, gitmek istediğiniz ülkeye yerleşmek, orada çalışmak, daha iyi bir yaşam kurmak niyetindeyseniz vize almanız neredeyse imkansızdır.



    En önemli Gösterge



    Vize almada en önemli gösterge, sizin veya ailenizin maddi gücüdür. Ekonomik gücünüz çok iyi ise, vize almanızda bir sorun yaşamamanız gerekir. Ekonomik gücünüz yeterli değilse, vize almanız neredeyse imkansızdır.



    Niyetinizi nasıl ispatlarsınız?



    Vize almanız esnasında bu niyetinizi (ben dil kursuna gitmek istiyorum, ingilizce öğrenmem gerek, ülkenizi çok merak ediyorum, şöyle bir gezmek istiyorum vs) demek yeterli değildir. Niyeti gerçekten böyle olan da, olmayan da buna benzer şeyler söylemektedir. Niyetinizin ne olduğunu, vize başvurunuz esnasında ilgili konsolos sizi sorgulayarak öğrenmeye çalışacaktır.



    Niyeti ortaya çıkaran sorular



    Aslında birinin gerçek niyetini ortaya çıkarmak, işini iyi bilen vize görevlisi için çok kolaydır. Türkiye'de işi olmayan, iş bulması kolay olmayan ve ekonomik zorluk çeken birinin vize almak için gösterdiği amaç ne olursa olsun vize alması mümkün değildir.



    Niyetinizi ortaya çıkarmak için sıkça sorulan sorular:



    - Paranız



    Yurtdışına ister turist ister eğitim amacıyla gidin, bu amacınızı gerçekleştirmek için ekonomik gücünüzün çok iyi olması gerekir. Paranız varsa dünyada size kapısını açmayacak ülke yoktur çünkü her ülke, ekonomilerine döviz kazandıracak yabancıların gelmesinden memnunluk duyar. Ancak paranız yoksa, bu durumda gideceğiniz ülkenin ekonomisine yük olacaksınız demektir, bu da vize alamamanız için yeterli neden olarak kabul edilir.



    - Amacınız



    Gitmek istediğiniz ülkeye hangi amaçla gitmek istiyorsunuz? Turistik gezi için gidiyorsanız, neden bir başka ülkeye gitmiyorsunuz? Turist olmak için maddi gücünüz ne kadar? Daha önce yurtiçinde veya yurtdışında nerelere yerli veya yabancı turist olarak gittiniz? Eğitim amacıyla gidiyorsanız, Türkiye'deki mezun olduğunuz okul ve bölümle, yurtdışında almayı düşündüğünüz okul arasında ilişki var mı? örneğin, kuaför iseniz ve İngiltere'de İngilizce kursuna gitmek istiyorsanız, İngilizce öğrenmek sizin için neden bu kadar önem taşıyor?



    - İşiniz



    Türkiye'de ne iş yapıyorsunuz? En son hangi işte çalıştınız? çalıştığınız işte sigortanız var mı? çalıştığınız işyeri, amacınızla ilgili mi? örneğin bir muhasebecide çalışıyorsanız ve İngilizce kursuna gitmek istiyorsanız, muhasebe ile İngilizce arasında ne tür bağlantı var? İngilizce öğrenmek sizin muhasebe mesleğinde ne kadar gerekli?



    - Eğitiminiz



    Okulunuzdan ne zaman mezun oldunuz? Hangi okuldan mezun oldunuz? Mezun olduğunuz eğitim dalı Türkiye'de iş bulmada kolay bir dal mı? Şu anda mezun olduğunuz dalla ilgili bir iş yapıyor musunuz? Okuldan mezun olduktan sonra hangi işlerde çalıştınız?



    - Maddi Durumunuz



    Amacınızı gerçekleştirecek maddi gücünüz var mı? Aylık kazancınız ne kadar? örneğin turist olarak Amerika'ya gidiyorsanız ve ayda 500 Milyon TL kazanıyorsanız, size Türkiye'de dahi çok yeterli olmayan bu gelirle, ABD'ye turist olarak gitmek sizin için fazlasıyla lüks değil mi?



    - Eş-akraba-tanıdıklar



    Gideceğiniz ülkede tanıdık ve akrabalarınız var mı? Eğer, oraya yerleşik akrabanız varsa maddi durumları çok çok iyi ve ödedikleri vergiler çok yüksek olmadığı sürece vize almanız çok zor. Vize görevlisi, oraya yerleşen akrabanız gibi sizin de aynı şeyi yapacağınızı ve oraya yerleşeceğinizi düşünecektir.



    - Ailevi durumunuz



    Aileniz ne iş yapıyor, kaç kardeşsiniz, ailenizde geçimi kimler sağlıyor, anneniz, babanız kardeşleriniz ne iş yapıyor? Evli iseniz, eşiniz ne iş yapıyor? Eşiniz şu anda nerede oturuyor, kaç çocuğunuz var?



    - Bölgesel ayrımlar



    Türkiye'de bazı yerlerden olanların vize almaları oldukça zordur. örneğin Aksaray, Kahramanmaraş gibi İngiltere'ye çok göç veren yerlerden başvuranların İngiltere için vize almaları zor olabilir.



    VİZE ALMADA BAZI KüçüK İPUçLARI



    Bankada yüklü miktarda para gösterin.



    Ne kadar nakit kullanılabilir paranız varsa bunu ispatlamalısınız. Tüm paranız tek bir hesapta ve tek bir bankada olmalıdır. örneğin bir bankada 3 Milyar, diğerinde 4 milyar diğerinde 5 milyar TL gösterip, benim 12 Milyar liram var diyemezsiniz. Bu paralarınızın tamamını toplayıp tek hesapta göstermeniz gerekir. Ayrıca, göstereceğiniz hesabınız uzun zamandır işleyen ve girdisi çıktısı olan bir hesap olmalıdır. örneğin, vize başvurunuza bir kaç hafta kala bankaya birden bire para yatırmış olmanız, bu parayı birilerinden borç aldığınızı gösterir.



    Eğitiminiz amacınızla ilişkili olmalıdır



    örneğin 2 yıllık bir yüksekokulun, seramik bölümünden mezun iseniz ve yurtdışında İngilizce öğrenmek istiyorsanız, neden İngilizce öğrenmek istediğiniz konusunda mantıklı nedenleriniz olmalı. (İngilizce çok popüler bir dil, günümüzde herkesin bilmesi lazım) gibi açıklamalar yetersizdir. Nedenleriniz mantıklı ve kabul edilebilir olmalıdır.



    Mezuniyet tarihinizle vize başvurunuz arasında ne iş yaptığınızı ispatlamanız gerekir



    Eğer, okuldan yeni mezun olduysanız sorun yok, ancak bir kaç yıl önce mezun olduysanız bu süreçte bir işyerinde çalışıyor olmanız gerekir.



    Konuşurken inandırıcı ve sakin olun



    Vize amiri sorularını, bir kaç defa ve her defasında farklı şekillerle soracak ve yalan söyleyip söylemediğinizi ortaya çıkarmaya çalışacaktır. Sorulara yanıtlarınızı sakince vermelisiniz. Cevaplarınız mantıklı ve kabul edilebilir olmalıdır. Vize görevlisi sizi sinirlendirebilecek soruları yöneltebilir. Size yöneltilen sorular ne kadar sinir bozucu veya mantıksız olursa olsun, sakince yanıt verin.

  4. #4

    Standart

    Otobüse kadar geldik Kamil Koç yanım da tüm rakadaşlarım sadece 3 tane bir de Umut vardı o da teyzemin oğlu hatta biraz sonra burda) herneyse otobüs geldi bindik hatta aşağıda bir kumar geçmiş döndükten sonra söylediler yahya kesin tek oturtular öyle de oldu o kadar dost canlısı arkadaş canlısı olmama rağmenbunu geçelim başladık gitmeye yanım da 1500 euro var yanlız gitmeden önce lütfen giysilerinizin yan tarafına iç den bir gizli ceplik yaptırın terzilere gitmeyin onlar yirmi istiyor çünkü annenize yaptırın o daha ii oluyor. İstanbul a ordan da ayrılcaz ne komik gidiyoruz yine gülüyorum bunlara içten başardım diyorum bir grup olarak başardık yeni yerler görmek yeni heyecanlar yaşamak ne kadar güzel bir duygu orda birşeyler öğrenmek daha sonra bir daha gidersem doğrunun her zaman ne yapılacak işte bunu bilmek benim için çok güzel bir duygu idi. İstanbul a vardık. Direk Taksim e daha sonra ise bir banka ya uğrayıp ordan da bilet alıcağımız yere gittik ama ne kadar hoşdu giderken bile herkes bize bakıyodu yabancı sıfatı vardı hehe güzelll daha sonra Gençtur a giriş yaptık kat 3 dü sanırım çıktık girdik o daya şansızlığa bakın Bora daha önce olması şanslı idi ama fiyatın bizim açımızdan artmış olması üzücü idi daha sonra ise orçun bdeme yaparken parayı ona bıraktım çünkü onun kredi kartın dan aksın olayı 1500 euro onda hehe ben de o sıra da abimin kamerası var çekim yapıyorum inanır mısınız bilmiyorum ama halen kasetler çekilmedi kasetler de Bora da Bora nerde bilmiyorum herhalde burda bir yerdedir. her neyse çekmek de ne güzelmiş abim saolsun giderken benden izinsiz istemişler abim de verdi daha sonra üzücü bir olay oldu onu sona sakladım Bora yı çek insanları çek hemen çantaya attım yankesiliğe kurban gitmemek için di iii ettim bence sonra Sirkeci Tren istasyonuna geçtik ordan da sabaha bir bilet saat 7:30 çıkış var ne yapalım bir pansiyon bulduk tamam toplam da 3 kişi 35 e geldik verdik bıraktık orda yataktayız bir de denizi görüyoruz filan hadi dedik gezelim dedik pasaportları gereklileri yanımıza alıp çıktık geziyoruz be bakıyoruz hadi gelin taksim dedik dolaşıyoruz o arada bi yaygara oldu konuşmalardan ya burda döner bulunmaz döner de açlıktan girdi araya Bora burda en güzel yapan yerler var derken Orçun ise Erzurum da ki cacav döneri ne güne duruyo dedi yo ben tattım en güzel İstanbul ya dedim boşverin gelin bir balık yiyelim dedik ve yedik ama ondan önce kendime orda ki elektronikçi çarşısından cd player aldım ii de ettim. yemek yedim sevmedim kılçıklı olması bei sarstı o güzelim kulesi vardı ona da gidemedim içime oturdu bu yılda gezi yaptım tekrardan belki bu yıl giderim dedim o da olmadı üzüntüm benim arttı beni çeken birşey var ama anlamadım pek de takmadım ama takmış gibi de oldum hani biralar alındı daha sonra odaya gidildi biralar içildi daha sonra ben de çekim yapıorum o an Orçun hemen annesi bak oğlun ne hallerde olayı onu zor aldık kadınların yanın da yoksa o hale orda idi Orçun tekrar olm gelin vazgeçelim isterseniz bu para ile krallar gibi kuşadasın da gitmediğimiz club bi o kadar da bayanla birlikte oluruz olayı ya olum boşver gidicez tamam sabah uyanış herkes şaşkın yataklar toparlandı orçun toparladı daha doğrusu biz de biraz yardım ettik yatak altı bakışı ve çıkış yaptık tren gelmiş orda bekliyordu bizi hemen biraz gevrek filan tamam hazırız bindik kamaraları gezerken sanki gemi bir bayanın yanı boş daha doğrusu tümden sorduk o da buyrun dedi oturduk oraya hemen kendisi İstanbullu imiş Yunanistan da nişanlısı varmış ona gidiyormuş her hafta sonu çok güzel dedik. Orçun ben yan bölümlere bakıyorum orda ki insanlarla konuşiyim ah keşke biraz bilsem diyorum ama aslında biliyorum da konuşamıyorum neyse Bora da bayanla konuşuyor izin isteyerek resmini çektim sonra etrafa bakıyorum ya ne kadar güzel memleketim varmış burası ne kadar güzelmiş olayları geçiyor gidiyoruz trenle 5 saatte ordayız sınırda hemen orda para aldılar sonra da yine trene atlayıp bu sefer de Türkiye ile Yunanistan'ı ayıran köprüden geçiyoruz gerçekten de güzel bi köprü idi beğendim herneyse Yunanistan sınır kapısına varış tren durdu ve içeriye polisler girdi bize baktılar kaç gün nerde soruları kimseye o sorulardan yok tek yuh dedim hatta ben orda gelin şunları bir güzel dövelim ardından da ben güzel ülkeme geri döniyim olayı geçti sonra boşver filan boşverdik. Sırtım ağırdı bırakıyom. Yarın bir daha yazarım.

  5. #5

    Standart

    Artık trenden inmiştik biraz da çevreme bakar oldum çevre türkiye ile aynı hatta bence daha kötü idi daha sonra gelecek trenin saat kaçta geleceğini bilmek için hep birlikte hücum ettik ispanyollar italyanlar almanlar 2 trenin var olduğunu birisinin 3 saat sonra diğerinin ise akşamcı olduğunu söyleyince dedik bu devlet de Türkiye gibi nerden ne alıcağını çok ii biliyor dedik Türkiye yi aratmıyorlar beklerken bir yandan yanımzda ispanyollar kendi geleneksel 2 uzun tahta parçası düşünün ince ve uzun ayrı birbirinden ama iplerle birbirine bağlı araların da 50cm lik bir açı var ortada bir palamut düşünün onu havada tutmaya çalışıyorlar yan tarafta ise bir davulcu düşeceği zaman ritmi hızlandırıyor ritimleri ile keşke denese idim izin alıp ne hoş olurdu hep de keşke var zaten bence siz siz olun yapın 25 den önce.sonra pahalanıyo da ondan ondan sonra içeri filan bakıyorum a dama oynuyorlar herkes oturuyo bazıları da kafalarını soğuk suya değdiriyor ii bir alem var anlıyacağınız saatler öyle hızlı geçti ki birdenbire trenin gelişi herkes çoçuklar gibi çok neşelendi kompartman da oturduk sonra tren tekrar hareket etti tren yavaştı bence hiç ilerlemiyordu biz alttan ayaklarımızla treni hareketlendiriyorduk daha sonra saat 5 de selanik de idik insek mi inmesek mi sorusu geldi aklımıza çünkü hiç değilse yegane insan Baş Kumandan Atatürk'ün evini görmek isterdik Orçun birdenbire dedi ki gidip de ne göreceğiz sanki orası çok kötü dedi Bora yahya karar senindir ben ise Orçun ile birilikte geldiğimizden orçunun tarafını tuttum ama olsun kaderim de belki birgün orayı görürüm diyorum birgün daha sonra tekrar yerimize oturduk artık akşam oluyordu yavaş yavaş herkes cd sini dinliyordu içinde ki müzikler bizi hayatta tutan temel elementler di başka bir ülkedeyim kendi Türkçe şarkımı dinleyebiliyorum bir ara o kadar kafa olmuşum ki bağırarak söylemişim hehe güzel ne diim daha sonra uyuduk ve yine bir düdük ve herkes ayakta idi biz de bir hızlı toparlanma ve ayaktayız çantaları indir sonra sırta al ve yürü indik gördüğümüz şey öncelikle bak hanım abla shortları filan dışarıya asıyor Türk usülü fazla idi her yer sanki basmane ehue en iisi 2 gün sonra burdan gideceğimize göre hemen nerden bineceğimizi öğrenelim hangi mankafaya sormuşsa Bora sağ da ki köprüden sağa yürü e olmadı dedik yürüyoz ama hiçbirşey yok sonra bir adaha sorduk bu sefer de işte 850 metre sonra sol da aslın da sola yürü deselerdi ii olurmuş bir daha dönmezdik tren istasyonuna girdik kıç kadar birşey orda ki satıcı biz interrail dedik o free dedi ii dedik baba ne zaman geçer olayına ise her sabah saat 7:30 da dedi biz de peki dedik iii oldu hem de free ben de paralı diyecek zannetmiştim ) sonra bir daha yürüyeme başladık saat daha 2:30 gibi idi kalacak yere ihtiyacımız vardı hemen lonely planet da belirtilmiş olan young hostel e gittik orda yer yok zaten pahalı idik biz de hemen orda bırabilir miyiz dedik o da yes dedi biz de okey dedip hemen aramaya başladık çevreye bakıyoruz bir tane ALLAHın kulu yok mu dedim ki birisi geldi oturduğu sandalye den kalkıp hemen room sex women yuh dedik gelir gelmez ha no diyip geri kaçtık hadi o zaman tren istasyonun yanın da olması gerekir diyip oraya yöneldik bir tane yer görmüştüm mavi bir otel dedik ki daha tamiratta ama olsun boşdur hem de pansiyon gibi idi girdik adam da daha önce burda kalan Türkler olduğunu onun için hemen bize yunanca İstanbul dan bahsetmeye başladı öbür hostel 25 iken burası 15 idi girdik Euro yani daha sonra hemen odaları beğenip üç kişilik bir oda banyolar dışarı da tuvalet de aynı katta iii dedik hemen öbür Hostel e gidip eşyalarımızı aldık geri geldik ve yatağa atladık bu arada benim bir olayım daha var gitdiğim hiçbir yeri unutamıyorum güzel demi herneyse yatakalara atladık oh beee dedik güzel sözcük en sonun da başımızı koyacağımız bir yerimiz vardı buna da şükür dedik saat 5 idi ne yapalım dedik hadi gerekenleri yanımıza alıp dolaşalım dedik ve çıktık yola akşamları birşey anlıyamdık çünkü burası yaşadığım yer değil di nerde ne bulunur bilmiyoruz biraz gezi sabah daha dinç kalkmak adına geri dönüş ve yatış daha sonra yarın neler bekliyor bizi soruları geldi güzelller mi tarihi eserler mi bize faydalı olucaktı orası karmaşık bir duygu şeytani fikirlerin odağı idi hadi uyuyun uyandım ilk ben saat 7:30 uyandım hadi kalkın dedim yahya uyu dediler ben de uyudum sonra yahya beni niye kaldırmadın dediler hergeleler ben sizi kaldırdım ama siz hayır diyince ben uyudum dedim herneyse sonra kalktık ayağa üst giyinimleri duşlar daha sonra kokular ve artık gidebiliriz dedik sanki kumarhaneye gider gibi sıkı giyinmiştik şaka şaka short altta t-shirtler üstte idi giyindik çıktık bu arada benim ayağım da hala ayakkabı var sakın ayakkabı ile gitmeyin hem arkadaşlarınız size küfrediyor hem de insanlar ayıplıyor her neyse dolaşıyoruz şurdan şuraya haritaya göre gdiyoruz iii gidiyoruz daha sonra ana yola çıktık baktık herkes yukarı bizde yukarı daha sonra ise büyük bir meydan baktık yine sağ taraftan yolların hepsi Tapınaklara çıkar olmuş biz de dedik işte burası dedik ve istediğimiz bir yol çok bollu olan bir yoldan giriş yaptık sanki bu sefer de Kemeraltı çarşısına giriş yapmıştık yürüyoruz yan taraflarda ucuz t-shirtler öbür tarafta pahalılık hat safha da vay be Türkiye mi aratmıyorlar hergeleler diyerek gidiyoıruz yolun sonun da sağ dan gidip dönerciler kebabcılar sonra da bir meydan daha Mac Donalds ile birleşmiş baktık sağ tarafta ise Dağ var oha dedik bu arada şapka yok saat olmuş 11:30 sonra dağa tırmanış başladı elimde ki camera ile her yeri çekiyorum Orçun özellikle Kızları görüntüle diyorum ben duymamazlıktan geliyorum Bora tarih manyağı zaten Şu eser bu eser diyor ya ben iii sokakları çekiim diyorum hatta bu kamera yı niye aldım ki diyorum almasa idim daha ii olurmuş diyerek çıkıyoruz o sokaktan çıkıp şu sokak yapıyoruz aslın da amaç dağa çıkığ dağ da ki tarihleri görmek fakat niye daha başka yerlerden çıkılmasın diyerek tam tam 50 cmlil yollardan geçmek gerçekten insanı heyecanlandırıyor acaba şu kapının arkası nereye gider diyor insan sonu ise acı biryere gitmiyor boşluk turistler de arkada gülüşme daha sonra hadi geri diyip yaylanıyoruz doğru yerden gidiyoruz bu sefer de gezi de daha çıkış ama biraz sonra 12 eee ondan sonra ise güneşle içiçeyiz artık çıkmışız hadi nerden başlıyalım demeden bir ses hey siz dengesizler şapkasız nereye böyle bizden başkaları da varmış olayına grip hemen 60 yaşında ki dednin yanındayız Türk müsün hayır yunan fakat annem Türk miş babam ise yunan ben de biraz öğrendim niye şapkanız yok diye soruyor ardından da hiç vakit kaybetmeden de İstanbul nasıl ellerinden öper iiidr demeden biz de hemen gerek olmuyacağını düşündük almadık diyoruz peki söyleyin bakalım hiç yunanlı gördünüz mü hep turist gördüğümüz için hayır sadece görevliler vardı dedik yazın genel bir kuralları varmış kimse dışarıya çıkmasın çünkü öldürücü bir güneşmiş diye bize söker mi biz Türküz ehehe demedik ama olsun buraya dedim. sonra biraz orda durup bilet almaya gittik bilet fiyatıyaktı Orçun u onu alıcağımıza bar gidelim dedi biz tabii ki hayır dedik olm buraya görmeden de gidilmez dedik ama size birşey söyliyim her taraf aynı tarihi eserler bence palavra onun yerine gidip eğlenin tarih zaten gömüldü artık artık zaman eğlence zamanı bu benden bi yorum yani içeri girdik orçun da orda oturuyor son baktığımız da kendisine yanda ki kızları kesiyordu disco çocuğu keser tabiii:=====)))) sonra ise giriş o giriş ya bu ne ya ayakları hemen dedik en iiisi şuraya buraya şurdan bir poz burdan bir poz orda doğru durmadın şurdan daha ii görünürsün şuraya geç hah tamam çok ii gülümse şlak şlak kameraile çekim fotoğraf makinası ile çekim sonra dışarı çıkma orçunu görme sonra o da ben de hiç iş de takıldım ayakları orçunun orda oturmasına kalbimiz el vermedi erken çıktık hep de öyle olur zaten gideceğiniz zaman kişinin önce den ne için gittiğini anlayıp da gidin yoksa kötü oluyor sonra ise aşağıya iniş bir de orda ki dönerciye griğ daha sonra çıkıp baktık akşam oldu ne yapalım dedik yarın filan akşam olucak aslın da hemen baktım insanlar bir ara sokağa gereğinden çok fazla giriş var merak da ettim hani hemen gidelim dedim bu sefer de beni dinleyin giriş o giriş barlar sokağını bulduk yarın da gidiyoruz ne şans orda ki bayanların yaptığı bir olay var içeriye oturursunuz bayan size ve kendi adına bira söyler ardından da onun hesabını da siz ödeyip kazıklanırsınız bu bize olmadı tabii ki sadece kitap da yazanalr böyle idi gittik bir ba a ne kadar dedik uzo ydu sanırsam oranın yerel raki si bize benziyor rakı biz de acıtır ama onlar da ise bir şeker tadı veryor ben beğenmedim belki içine birşey konulsa daha güzel olurdu gibime geliyor herneyse bir daha aynı sokaklardan geçip tekrar hotele geri geliş ve yatış o ora sabah bize anlatıyor orçun kalkmış saat 1 gibi tekrar oraya gitmiş öylesine takıldım dedi olm bunu bize söyleseydin daha iii olurdu hem sizi uyandırmak istemedim bak şimdi ne desem bilmiyorum ki her neyse saat artık geliyor du yine bir duş ve çıkış yapıyoruz ne kadar kısaydı ben olsam bir yer de 1 hafta bana yeter ama kısa olması bence ii birşey değil biliyor musunuz bence gittiğiniz yeri doyasıya görmek istiyorsanız lütfen bir hafta kalın 1 haftayı geçince de canınız sıkılır diiim sizlere ona göre ardından da pasaportları alıp doğruca tene gittik yetiştik olayı olmadan yerimize oturduk hep de odalı geliyo zaten şansımız mi fazla ne iii oluyor oturdukpatras agidiyoruz gitmemiz yaklaşık 6 saati aldı indik 13:30 gibi indik bizle birlikte ta İstanbul da ki Sirkeci İstasyonun da bizle gelen bir grup vardı onlarla karşılaştık daha sonra onlarla takıldık hadi dedik şura hadi deddik bura en sonun da bir gemi de karar kıldık aslın da biraz para verince super fast de yapabiliyorsun sonun da sadece bilet var vergisi yok interrail için güzel bir olay daha sonra bindik en üst kısım da ispanyollar sirkeci halen arka tarafımız da güzel iki bayan bizi kesiyorlar ben hemen atlayip şöyle hey kesiyorlar bakın bizi onlara gidelim daha sonra bir bayan ateş için geri geliyor ve bize ateş var mı bahanesi ile konuşmaya başlıyoruz daha sonra ise kamera ile çekimler yeter diyip yatıyoruz çünkü birşey verdikleri yok birisi 30 birisi de 35 ikisi de bekar ve gezi ulan biz de 23 yuh yani arkamız da kiler ise 20 yani oha diyorum sabah onların yanındayım goodmorning diyerek konuşmalar ve sonra da niye akşam bile konuşmadınız demeleri sizi bekledik bizle konuşsaydınız çok şey paylaşabilridik demeleri beni perişhan etti ardın da gemi yanaştı ve indik öbürküler de dün akşam bizimkilere yarın sabah kahve içmeye gidelim sizi güzel bir yere götürelimle kafaya almışlar en son öğrendiğimiz ise arabaları ile hızlıca gitmeleri olmuştu. ekildikkkkk bu kadar yeter daha sonra İtalya yaparız bye.

  6. #6

    Standart

    şimdi ise İtalya ya varmış olmanın sevinci burdan da servislerin aldığını öğrenince sevincimiz bir kez daha arttı ama servisimi görmelisiniz herkes hücum ediyor yer kapabilmek 2 kere gelişin de bindik ve geriye 3 kız kaldı acaba onlara yerimizi versemiydi hımm düşünmek lazım herneyse giderken şehre bakıyoruz tanımadığımız bir yer sonuçta avanak avanak bir sağa bir sola bakarken servis durup herkesi dışarı gönderi ve evet neler yapıyoruz hemen öncelikle tren istasyonu nerde demeye gerek kalmadı tam olarak sağ tarafta kaldı hemen giitik yine aynı muhabbetler nereye floransa dedik ve oraya doğru dedik 1 saat sonra gelen trene atlayıo doğru florasanya gittik izlenimlerim güzel bir şehir bahçeleri ile olsun yaşam felsefesi ile roma dan ayrılıyor gerçekten de orda doğa yı buluyorsunuz çok güzel bir yer görmeniz gerekir sonra ise dağ dan bir hostel bulup orda pek çok kişi kadar bir de türk grubuna rastladık selamlaştık onlar da interrail ile ilk gezilerini yapıyorlarmış bu çok ii oldu çünkü biz de ilk olayını gerçekleştiriyorduk gezdik dolaşdık tarihi mekanlar kadar insanlara saygı da var bu da güzel dedik eğlendik ama hamburg kadar eğlenceyi yakalayamadık zaten oraya bu sene gittim bu da önce ki sene ye ait bence her yer güzeldir çünkü her yerin kendine ait bir kokusu ve özlemi varır herkes den önce gidip orayı sizin bulmanız gerekiyor yapın derim haritayı alın ve diyin ki ha ben bu ay nereye gitsem yazın ben bu yaz mesala yurtdışı veya yurtiçi düşünüyorum hele ispanya ve portekiz öbür yıl japonya sonra da amerika ve sonra da prag ve moscow geliyor böyle bir düşüncem var inşALLAH uygularum güzel olucağını benim şimdiye kadar yüzde 1.20 ülke anlatım da bulundum geriye 5 ülke kaldı bunlara gerek olduğunu pek zannetmiyorum ben yaşadıklarımı sizle paylaşmaya çalıştım gerçekten yaşamı değerlendirmeye çalışın ben dün derken 5 yıl birden geçiyor işin ilginç yanı ben bir bilgisayar delisiyim bırakıp da gidebiliyormuş olması tabii kı bu şubat ayın da bir de istanbul a geliyorum ordaki dostlara bi uğrayalım ne halt ediyorlar diye herşey çok güzel olsun diyorum içtenlikle saygılarımla.

  7. #7

  8. #8

    Standart

    <tt><tt>Herşeyi anlatmak isitiyorum.bugüne sığar mı bilinmez ama olsun diyorum
    ve başlıyorum. 2003 yıllarının şubat aylarında idim çalışmıyor ve
    işsiz güçsüzdüm ayaklarımı uzatmış son derece yatar vaziyet de bir
    yaşamım vardı ahh ahh ne güzel idi sonra gezi turlarına bakmaya
    başladım uçakla gezi olsun trenle gezi olsun birden bire genctur un
    sayfasından interrail olayını görünce şoke oldum çok da güzel geldi
    bana 1 ay ordasın anne baba kardeş den uzak bir yaşam ne kadar güzel
    görünüyordu içine daha da girdim her yerden bilgi toplamaya
    başlamıştım. google sağolsun bütün bilgileri almaya başladım nasıl
    olsa zamanım boşdu çok şey öğrendiğimi inkar etmiyorum bütün
    uçaklardan bütün festivallere kadar herşey mesajlaşmaya başlamıştım
    herkes ile buluşma ayarladım izmir karşıyaka dan bir grup ile tanıştım
    tren garının orda anlatmaya başladılar herşeyi planladıklarını
    belirttiler önce gemi ile italya ya daha sonra ise bütün hotelleri
    dahi ayarladıklarını belirttiler sadece ekip 1 kişiye daha ihtiyaç
    duyuyordu ama 1800 veya yukarısı bi para istiyorlardı
    interrailcılık aklıma geldi birdenbire zenginlik olayı ile ilgisi yok
    parayı çok kısmak ile yolu çok uzatmak ile hippi olayını ortaya koymak
    ile ilgisi vardı daha sonra ilaç aldığımı belirttim onların ise ana
    fikri birdenbire şöyle oluverdi seni 15 gün gezdiririz daha sonra ise
    uçakla evine yollarız demeleri beni çok sinirlendirdi hatta öldürsem
    mi diye söylendim içimden ama olmadı olmazda zaten şaka şaka) daha
    sonra orçun vardı onla mesajlaşmaya başladım o da karşıyakada
    oturduğunu söyledi onla mavişehir de oturduk iskele tarafında bir
    yandan o bir yandan da ben nereye gideceğimizi anlatıyorduk aklıma
    orçun daha çok yatmıştı bir arkadaşım daha var dedi o da yine
    internetten tanıştık kendisi ege ünv. den bora dedi tamam dedim ama
    onun sınavları olduğu için belli değil katılacağını belirtti yine de
    ne güzel dedim gerçekten de gideceğiz galiba dedim. Planımız ise
    Yunanistan ıtalya Fransa ıspanya Portekiz Almanya Belçika Hollanda idi
    tabi tam da olmadı ama neyse. yarın karşıyaka pazarına gelir misin
    dedi orda Bora ile tanışırsın olayı vardı okey dedim saat 12.00
    civarları idi geldiğim de hemen tanıdım orçun u selamlaştık daha sonra
    Bora ile selamlaştık nasılsın keyif hal hatır olayı soruldu ardından
    da Bora yurtdışından gelen 2 bayanla tanıştık. Daha sonra ise gezindik
    Bora çanta olayını sorun etmeyin ben de bir tane var dedi orçun a bir
    tanesini verdi zaten bende de vardı daha sonra ayrıldık ordan
    konuştuklarımız sadece gidiyoruz dememiz oldu o kadar ardından da
    orçun ile pazara gittik. çankaya da bulduk 2 mat uyku tulumu alındı
    bir mat ı kendisine diğerini bora ya ardından da araştırma yapalım
    dedik ve artık nerde ne hosteli varsa onları da araştırmaya başladık
    amacımız burdan yer ayırtmak değil sadece nerde ne olduğunu görmek idi
    öyle de oldu daha sonra ise haziran ayı idi sanırım orçunla birlikte
    vize bölümüne gittik sabah saat 5:30 du yuh dersiniz gibi evet 5:30
    ilk biz oraya adımızı yazdıracakken gevrek yiyelim dedik 5. olduk kötü
    oldu ama oldu girenler çıkanlar oluyor yanda ki yunanistanlı olanlar
    ve gidecekler olanlardan nasihatlar alıyorduk nasıl davranılmalı
    içeride ne söylenmeli olayına daha sonra sıra bize gelmişti orçun ilk
    önce girdi yaklaşık 10 dak. sonra o çıktı ardından ben girdim çıkan
    orçun oldu ben içeri girdim sizin ülkenizi görmek isitiyorum
    dedim mal varlıklarımı da ortaya dökdüm uzun lafın kısası zenginim
    apartmanlarım ve evlerimin yazlıklarımın olduğunu belirttim bu arada
    bekarım.)) her neyse daha sonra ordan italya ve diğer avrupa ülkelerine
    gideceğimi söyledim tamam dediler bunun yanın da lisan var mı dediler
    sadece anladığımı o kişiyi söylediğim izah edemediğimi ama bazen
    konuştuğumu da belirttim. ardından da tamam baktılar daha sonra Londra
    ya gitdiğimi orda 1 ay kaldığımı söyledim yunanca birisiyle bişey
    konuştu cumartesi gelin alın dediler bu arada zengin misin dediler?
    Evet dedim. DipNot: Gerçeği tam olarak anlatıyorum size. şu an
    Cumartesi günü Orçun la birlikte yine orda idik aldık mutlu ve
    sevinçli idik gerçekten de istediğimiz yere gidebileceğiz olayı var idi
    artık kanımız da Bora aradı ve sınavlardan geçtiğini söyledi keşke 1.5
    ay alsa idiniz dedi ben aldım çünkü sizle sadece 1 ay olabileceğim
    dedi onu yemek istedim bir an için olsun diyorum ve şimdi de nerden
    gideceğimizi konuşmaya başladık yunanistan diyorduk bir yandan da
    izmir den feribotla ama bora ile ben selanik de daha Ata''nın evine
    gitmek istiyorduk o yüzden dolayı da istanbul dedik zaten ınterRail
    biletini daha almamıştık tamam dedik yunanistan a girelim sınırdan
    öyle gidelim olayı geçti geçmez olaydık çok zaman kaybettiriyior diyim
    size ıstanbul a önce bir pamukkale ile gittik giderken yahya yanlız
    oturur diye iddaa bile oynanmış kalleşler hep bunu yapıyorlar bana da
    gerçekten de yanlız oturdum daha sonra vardık o güzelim ıstanbul a
    sanki hiç görmemişler gibi çok sevinçli idim çok sevinmiştim şanlı
    boğazı görmek havanın güzel olması kuşların hava da seyretmesi ne
    güzel idi daha sonra taksim e bıraktı bizi münübüs biz orda yabancı
    gibi duruyorduk orçun tam bir meksikalı ben bir rus bora da bir
    polonyalı idik sanki. ilerliyorduk her yere bakıyorduk gençtur a
    gelmiştik hemen çıktık katına herkes hazır da idi o sırada hemen aldık
    niletleri ordan ama yarına idi her saat başı da tren yoktu ki saa
    sabahın 6.30 da tren hareket edecekti sığınmamız gerekti tabii ki bir
    pansiyona ama önce bir gezinelim daha sonra yer aramaya gidelim dedik
    daha öncesi karnı bi doyuralım dedik aşağıda smit kafesi vardı girdik
    atıştırdık sonra ise rica ettik çantaların kalması için rica kabul
    oldu ve dolaşmaya başladık saatlerce sonra da bineceğimiz yere gittik
    ve tren bilet gişesinden bilet aldık bi de orda para verdik daha sonra
    ise çıkışta sağ tarafta merdivenlerin solun da pansiyon var ona girdik
    üç kişi toplamda 35 verdik artık son aşamaya geliyoduk çantaları
    tekrar alıp odaya gtirdik ve kurulduk önemlileri yanımıza aldık
    gerisini koyduk dışarıda bir de balık yedik eskiden küçük kayıkçı
    tekneleri gelip yanaşırdı şimdi ıstanbul Belediyesi Saolsun öyle bir
    şey yok yazık ettiler o güzelimsi kayıkçılara da !!! yedik kılçık da
    var idi ben kılçıklı sevmem dedim ama yine de yedim geri çekilme
    olmasın dedim açtım be açın halinden kim anlar.)) daha sonra içeriye
    girdik orçun bira aldı herneyse daha sonra su aldık ve sabah olmuştu
    günün yavaş yavaş gelmesi saatlerin yavaş yavaş o saat de artık sen
    gidiyorsun demesi ne kadar korkunç birşeydi öyle de oldu toparlandık
    orçun her tarafı kontrol etti ve çıktık girdik trene hemen yer bulup
    oturalım dedik ama boş yer yoktu sanki ama orda bir bayan vardı önce
    izin aldık sonra oturduk oraya hemen tanışalım dedik kendisi de
    Yunanistan nın bir adasına gidiyormuş nişanlısı orda yaşıyormuş Bora
    durur mu o da konuşmaya bşaladı sohbet iice koyulaştı daha sonra ben
    böyle yerler var mı diyorum ki bir yandan da trenin rayların üzerinde
    gezinmesi tıngır edişi yok mu ne güzel diyorum içimden kooşsam daha
    yararlı olur mu diye düşünmedim değil.))) daha sonra ayrıldık yine
    Topkapı sarayını ve kız kulesini görmeden hep de böyle olur zaten ne
    bu olay ya ühühüh. gidiyoz ya bizler gerçekten de başlatmak
    istediğimiz olayın içindeyiz trenle birlikte içimizde ilerliyor artık
    kalbim sanki gidiyor ben de o kaçmasın diye arkasından koşuyorum
    saatlerce izledim o güzelliği gerçekten de Türkiye nin bu bölgesi çok
    güzelmiş hoşuma da gitti hani beğendim beğenmedim diye bir şey sö
    konusu olmadı. Evet ormanlık alan vardıdedim galiba geldik çünkü gürdü
    bayağı bir yer bi baktım askerlik olayı dedim ne güzel şimdi tam bir
    gırgır yapar bizimiler durur mu zaten bi baktım ordan mustafa hemen
    hello hi how are you diyor ben ise gülücem nerde ise lam olm komutan
    geldi hemen sıra tertibatı alınıyor bir yandan da el sallamalar eksik
    olmasın gerçekten bir yanının kırmızı beyaz diğer bir yanının mavi
    beyaz olması ne hoş idi güzelce geçiyoruz orayı çekmek de var dı
    aslında çekmişimdir belki de kasetler ise orçun da orçun da asker de.
    daha sonra geçiyoruz az ileride bir sınır birimi var geliyoruzz oraya
    doğru hatta geldik yanında bir türk bir yunan var bizden önce selamı
    alıyorlar sonra nereye ne için gideceğimizi soruyorlar biz de doğruyu
    sözlüyoruz tamam diyorlar pasaportlar onlar dakalıyor biz geçiyoruz
    bilet bölümüne o arada tren gidiyor değiştirilme yapılacakmış onun
    için biz de tamam diyoruz hemen bilet gişesinden gidip olayı
    öğreniyoruz iki tane tren varmış birisi 3 saat sonra geliyor diğeri
    ise 22 de geliyormuş bu da Türk ye de ki bi başka vaka olayını işaret
    ediyor herneyse biz tabii orda paraları veriyoruz artık kaç euro
    olduğunu bişmiyorum ama az dı tabii bundan önceyi kaçırdık çıkış da
    türk sınırında ise 45 euro aldılar şimdi ise 70 milyon alınıyormuş
    hatta ordan da içcekler aldık zannedersem ama ne alındığını unuttum 2
    yıl oldu siz de idare edin hadi. daha sonra tren gidiyor biz de bir
    yer bulmuşuz ben orda yım müzik arşivini çıkarıyorum tam tamına 15 cd
    hazırlamıştım keşke bir dvd olayını tanısa idi player iii olurdu o
    zaman 9.500 lük müzik arşivimi dinlerdim yani bence dinleyene kadar
    ben biterdim her neyse tren giderken orçun arka tarafta ki
    ispanyollarla konuşuyorlar geyik makarası olay isp. hiç susmuyorlar
    bora ise lonely planet delisi oldu okuya okuya bitiremedi kitabı ben
    de sevdiğim müzikleri dinliyorum çok da güzeldi selanik e gelmeden
    bora dan ses yahya olm manyak mısın niye adidas sportif
    ayakkabılarınla geldi başka yok du olm ne yapiyim yuh dedi olm sakın
    çıkarma çok kötü kokar şimdi onlar da tamam çıkarmam dedim ve
    çıkarmadım çok güzel ilerliyoruz ve selanik e gelmeden önce orçun
    direk atina dedi bora ise selanik diyip ata nın evi dedi ben de ata
    nın evi diyeceğime atina dedim demem de orçun etkili oldu çünkü onla
    gelmiştim sanki kazık atar gibi zannettim ama bi daha olsa idi selanik
    derdim kesinlikle. atina ya doğru tren gidiyordu bu arada bazı trenler
    sadece selanik e kadar gidiyormuş olm ne kadar şanslıyız ki biz atina
    ya kadar gittik hani indiğimizde saat 12:30 idi ne yapalım dedik önce
    bir nerden bineceğimizi bulduk indiğimiz tren garının arkasında duran
    bir tren istasyonu var yani merdivenden sağa gidin sonra sola
    ilerleyin 250 metre sonra sağda zaten görürsünüz gitmenize gerek var
    mı bence yok söyleyeceği şey çok basit interrail free muahaha ama arka
    sağ tarafta bir map çimiz var hemen map de anlar hehe aldın şimdi
    nerde olduğunu işaretle hemen ordan çıktığın gibi sağdan git daha
    sonra sola gir tekrar arka yolda sağ tarafta hotel leon var ona gir
    fiyatı ii youth hostellere göre ya da bunu anlamadıysan ilk geldiğin
    yere tekrar git bu sefer de yola çık ve sağ taraftan 300 metre sonra
    sol tarafta hotel leon yine gir oraya tamam herşeyi bıraktım ne apalım
    dedik hemen su alalım dikkatli olun bazıları gazozlu netural yani
    bildir bir olayı supermarket nerde diyorsunuz yine demi şimdi hotel
    den çıkın sağdan gidin ve löşe bölümü var birinici olan parkın yani
    basketin hemen yanında orada yol yukarı çıkıyo sen çık ve 2. den sağa
    gir yaklaşık 350 metre sonra sağ da ve görürsün rengi kırmızı idi hala
    değişip değişmediğini bilmiyorum.Geldik tren olayı ne zaman gideceğini
    bildiğimize göre artık önümüzde hiç bir engel yok gibi idi ne yapalım
    dedik artık saat 2 idi gezmek demek sabahtan başlar gün ağrıncaya
    kadar her yeri katetmek olayıdır bizim için tabii ki dedik elin
    bakalım hadi yürüyün dedik ve koyulduk yola elimizde bir harita var
    sadece geziyoruz haritaya gerek bile yok ana yolu bul sonra ise sağ
    git sonra ana meydandasın gezerken bile bir yandan da gerçekten şu an
    Avrupa mı burası demek hiç içimden gelmedi Türkiye nin tıpatıpı hiç
    birşey yok gelişmiş öğesi yok ana meydandayız güzel manitalar
    göremedik o an artık aklımızda bayan mı var gezmek mi var ayırt
    edemiyorum sadece bakınıyorum bir tane dağ vardı oraya baktım aha
    dedim sezar ın kalesi bulmuştuk zaten bütün yerler o dağa bakıyor ii
    yapmışlar şehrin çizimini hem turistik olarak görsel bir şölen
    edasındaydı geziyoruz kendi rakı türü oz.. türü rakısından içtim
    beğenmedim burada erkekler dikkatli olun bayanlar sizi bara soktuktan
    sonra parayı size ödettiriyorlar zaten Türkiye de bu hep den vardı.
    şimdi ise meydanda yemek yedik ardından da ezdik dolaştık fazla da
    değil oturduk bi kaç yere seyrettik mac donalds a gittik baktık 0.50
    cent ya aç olayında değiliz artık gezmeye baktık dolandıkça dolandık
    sonra hadi yerimize geri dönelim bu arada benim harita ile aram hiç
    yoktur çünkü harita gittiğim yeri hiç unutmam beni oraya brakın tekrar
    geri dönecek kadar vay be ne sistemim var her neyse döndük geri yarın
    ile ilgili hiç birşey kurmaya gerek yok zaten gidilecek yerler belli
    hepten dağ ve çevresi ondan sonra işte pazar olayı o kadar çünkü gün
    olarak pazar dayız şansızdık gün yönünden herneyse sabah uyanmışız
    hemen duş alındı sırayla ardından da üstler giyildi hadi dedik
    dolaşalım dolaşıyoruz dağa çık tam ileleyecekken bir dede bize
    seslendi merhaba siz Türk müsünüz demez mi evet dedik olm siz salak
    mısınız niye şapkasız geziyorsunuz dedi kimse de pek şapka bulunmadığı
    için dedik hayır dedi öğlenleyin bakın yerli halk yok niye mi çünkü
    hükümet çağrı yapmış bu saatte sokağa kimse çıkıp da ölmesin diye
    anladınız mı tamam dedik pek de takmadık sonra ayrıldık işte bu gibi
    girişlerde öğrenci bileti çok işe yarıyo indirim var diim bi daha ki
    girişte lütfen sahte kullanın bişeye baktıkları yok nasıl olsa
    hostellerde ise bakmıyolar belki de biz rastlamadık şansımız ne bol
    imiş gezdik gezerken dikkat edin taşlar kaygan orçun ise girmedi o bu
    gibi yerlere hiç girmedi zaten.((( daha sonra dolandık pek birşey de
    göremedik hala anlamadık niye mısır çağı burda da var diye ve bizim
    heykellerde orda vardı kaçırmış olabilirler. gezdik çıktık dışarı
    orçun orda oturmuş ne zaman gidelim sorusunda zaten orayı bir
    tanıyamadık 2 iyi gezemedik çünkü birimiz dışarda bu bize göre değil
    düşününce anlarsınız. bababa hehe her neyse sonra ise tekrar aşağı
    indik ve dolaştık pek de birşey yoktu barlara girip oturduk gece de
    yattık olay bitti. Yarın sabah olmuş ne yapalım demiyoruz çünkü patras
    a gidiyoruz artık hemen trene geldik oranın nescafe gibi ama köpüklü
    bir coffee olayı var için derim zaten sabahları herkes onu içiyor ya
    trene biniş o biniş uzaklışıyoruz ordan.tren yine yine çufçuf ediyor
    uzaklaşma var bi yandan da oturmuşuz güzelce gidiyoruz 5 saat sonra
    ordayız patras dayız patras a gelmeden sağ tarafa bakın orda bir köprü
    var güzel bir köprü çekin fotoğrafları patras kıyı limanı olan bir yer
    artı ticaret merkezi biçiminde yerler var gidin gemi bileti almaya
    diyin ki onlara interrail free olun sadece vergiyi ödeyip çıkın
    geminin her tarafını kullanıyorsunuz çok acaip öbür insanlar da
    interrail kullanıyor mu acaba??? freeshop lara girin herşey var çok
    güzel zıkkımlanın ben öyle yaptım 3 tane şampanya burda 40 ise orda 5
    çok küçük bi masraf oluyor kaçırmayın derim biz geminin arka
    güvertindeyiz 3 tane yer bulmuşuz çok da güzeldi yazdı be abi yan
    tarafta ispanyollar arka da italyan bayanlar onlarında arkasında iki
    güzel bayan her neyse akşam olmadan konuşuyoz ama dedim ben dedim de
    kafalarına ediyim olmadı gittiler de 2 italyanla konuştular arkada ki
    almanlar daha güzeldi akşam olmuş en sonunda dayanamadım gidip sorduk
    konuşalım mı diye cevap şu idi Türkçe hali keşke bizimle konuşsaydınız
    biz öyle bekliyorduk ama sizin onlar ile konuşmanıza bir anlam
    veremedik iki kafa atardım 3 tane de rövaşata ben bu olayın içine
    diyorum başka birşey demiyorum artık öyle değil mi. Bu kızlar akşam
    bize italyanlar birlikte coffee olayı yapalım bizim eve gidelim
    demişlerdi sabah oldu baktım ki o da ne arabaları ile el
    sallayasallaya gidiyorları muhahaha)))))))))))))))))))))))))))
    Yunanistan The End. DipNot: Yazım yanlışlıklarından ötürü kusura
    bakmayın bu arada bol bol dondurma yedim hatta patras da bi
    supermarket var orayı da hemen tarif ediyim otobüs garı var sağına
    gidin yukarı bil yol çıkıyor cadde üzerine geldiğinizde karşıya geçin
    ara yoldan gidin 2. apartmanın altı saygılarımla alın dondurmalar çok
    farklı idi sevmiştim onları ben.</tt></tt>


    Edited by - yahya on 16/03/2006 17:16:39

  9. #9

    Standart

    <tt><tt>Ah a bari mi idi brindisi mi idi geminin akşamı ile sabahın bir olduğu
    bir zaman dilimde bizler duş alımına çıktık gemi kız veya erkek göz
    etmeden duş kabinlerini aynı yere koymuş idi ne hoş.)) daha sonra
    sabahın oluşu free shoplardan en son alışlarımız ben cote d'or
    istemiştim ve almıştım yanında da içki çok iidi yaww. daha sonra ise
    gemi limana yanaşmaya başladı herkes italya ya giriş yapmıştık kıyıya
    adım atar atmaz bir sıcaklık bizi kavuruyordu bunu hissedeceksiniz
    onlarca kişi orda bekleşiyordu niye olduğu belli değil gibi düşünenler
    bizdik anladık ki minibüsler gelip de bizleri alıcakmış bekledik geldi
    herkes girdi biz de arkada 3 bayan kalmıştı bi ara düşündüm yoksa
    onlara yer mi versek diye. uzaklaştık ordan düz daha sonra da sağ
    yaptı bir de sol ve tren istasyonuna yaklaşık 500m kala durdu yolda
    indirildik hemen karşıya geçip hemen ordan ayrıldık nedense güzel bir
    yere benziyor gibi idi kalsamıydık acaba italya ya şimdi ise tren
    saatleri için hemen gişeye yöneldik sizin gibi birçok kişi de orda
    onlardan ya yararlanırsınız ya da bilgi alışverişi yüzünden başınız
    patlayabilir ehe dikkatli olun lütfen daha sonra yine trenin içindeyiz
    nereye gidiliyor sorusu hemen aklıma geldi hemen ordan bi yer
    belirledik çünkü istediğiniz saat bir yere gidebilirsiniz hemen karar
    verildi ve floransa denildi evet o kadar güzel bi yer denilmişti
    gerçekten öyle mi idi yoksa kötü bir yer mi idi bilinmiyordu biz de
    bunu merak ettik çıktık yola ordayız 5 saat sonra evet çok da güzel
    gibi görünmese de ilk bakışta daha sonra otobüs terminalini yürüdük 1
    dakka sürdü daha sonra herkes bilet alıyodu saylav da tutturdu biz de
    alalım diye biliyorsunuz ki burda kimse sizin bilet atıp atmadığınıza
    bakmıyor sadece ani kontroller var o bölüm kötü işte bizler biletimizi
    aldık otobüs geldi ve gidiyoruz aslında bundan önce yürüyüş yaptık
    gezindik orda 1 saat kadar çantalar belimizde olayı ile daha sonra
    bize bir camp dan bahsettiler ama oraya otobüsle gitmenin daha ii
    olucağını vurgulayınca biz tekrar geri döndük ne diyelim daha sonra
    kamp dayız herkes indi sırtımızda yine o ağır yük vardı kapıdan
    girmeden şöyle bir yazı dikkatimizi çekti eyer çadırınız varsa ücret
    de azalıyor yoksa 15 euro veriyorsunuz olayı varsa da 6 euro idi biz
    de düşündük şimdi çadır al gel çok iş dedik orda verdik hemen bir yer
    buldular yine çadırlı bir yer kavuniçi idi çadırlar çok da şirin oraya
    ilişiverdik hemen yine duş aldık giyecekleri yıkadık daha sonra da
    akşam oluyordu zaten bari camp yerinin barında takılırız dedik oturduk
    bir bira filan daha sonra zaten benim kameramla ben iş başındayım
    çekiyorum ilk başta dikkat etmedim ama türkçe sesler duydum
    ilgilenmedim o arada orçun ile konuşuyorduk zaten diğer bir yandan da
    bora bi başka kıza writer olayını gerçekleştiriyordu kızlarda tam bir
    discotek havası vardı bana göre değildi zaten Türk dedim ben de
    kalırdım gerçekten arka tarafın türk olduğunu anladık hemen orda
    tanıştık ıst. dan dı yanlış hatırlamıyorsam onlar da meraklarından
    yola çıkmışlar ve buraya gelmişler yarında roma ya gideceklerini
    söylediler ne güzel dedik akşam saat 8 civarı manzara bi harika idi
    biz hala yukarda idik sanki bizi bir çekim gücü elinin altına almışdı
    daha sonra hadi diyip dolaşaım dedik biraz yandan çıkıp sağdan gittik
    hemen yanımızda bir restraunt varmış ne de güzelmiş oraya gidemedik
    param onu kaldırmaz diye olsa gerek gerek.)))) fazla takmadık
    çöplerden yedik yediğimiz kadar daha sonra heryere bakan bir meydanın
    tam üstündeydik ne yapalım dedik geri dönüp en iis sabahtan yola
    çıkalım zaten kitabımız olan bora da yanımızda idi hehe sonra ise
    oturduk tekrar aynı masaya hiç kimse yok gibi idi camp yerinde bi
    bayan yanımıza geldi birşeyler zırvalıyordu meyersem öğretmenmiş
    buraya gezmeye gelmiş bu camp da kalan birisi o da bizim gibi bizden
    sigara için ateş istedi ateşi verirseniz sizinle herşeyi yaparım
    demesi de cabası galiba olsa gerek orçun yok dedi benim ilk baştan
    içenlerle işim olmaz dedi bi an da orda mum oldum ben de sarılması hoş
    idi ama olmadı yanda ki 2. masaya gitti orda 2 erkekle konuştu hemen
    muhabbeti kurdu son gördüğümüz ise 2 erkek bi bayanla uzaklaşıyordu
    gerisi size kalmış artık. sabah olmuş böyle alt tarafta bi supermarket
    gibi bi yer var aldık yiyecekleri ordan artık gei olayına bakıyoz
    tamam dedik yürümeye başladık yürüyoruz çıkış da sağdan 250 metre
    sonra meydan var sanki bir kafesi andırıyordu bakınıyoruz her tarafa
    bizim gibi bir çoklarda orda bakınıyorlar zaten hemen bizim dallama
    atladı bir büyüteç olayına bedavayı buldu kondu bi amle ile de işi
    bitirdi kapandı olay hemen bora dan cevap geldi bir türk ün yapıcağı
    işte bu kadar olur olayına orçun dan karşı atak olm değdim gitti olayı
    ben ise bunları halen kayıt ediyorum bıkmadan. aşağı doğru inmeye
    başladık ama oranın güzelliği bir başka yukardan gideceğimiz yerlere
    bakıyoruz en önce şurda ki köprüden geçelim diyoruz ondan sonra halk
    bizi götürücek zaten diyoruz ve ilerliyoruz çöp diye birşey yok idi o
    kadar çok şey var ki yeşillik bol idi belki de trustik bir yer olduğu
    içindir kimbilir sonra ise aşağıdayız soldan ilerliyoruz hemen
    400metre sonra sağda ferrarinin garajı var hayretler içindeyim en
    sevdiğim yerlerden birisi de odur ferrarinin müzesine gidemedim ya
    hadi neyse ilerliyoruz hemen sağda ki dönemçten dönüyoruz işte o ünlü
    prüleri adını bilmesem de güzel dondurmaları var diim alın ve yiyin
    ben ise çok çikolata merakım olduğu için sırf çikolatadan aldım öbür
    tadlardan mahrum kalsam bile çikolata benim için vazgeçilmez bir aşk
    gibidir var mı böylesi canım her neyse hemen orta tarafta su alanı
    herkes ordan dolduruyor zaten italyanın her tarafında böyle doğadan
    gelme yerler var çok güzel bu olay bence köprüde ki evler de ise
    eskiden yapılanları size anlatıyordu güzeldi yani bence daha sonra
    şehri gezmeye başladık bir yerden bi başka meydana giriyorduk şık
    pazarlara resim çizen insanlara kadar her bi yer meydan gibi idi adeta
    ondan sonra bi kapı gördük kapı saf altından diolardı o zaman niçin
    korunmuyo aptalca buldum olayı kesin sahte idi korunmaması buna
    paralel bir belge gibi duruyordu adeta daha sonra hemen klisenin
    sağına geçtik o arada artık benim ayakalarım kötü kokuyodu hissetmemek
    elde değil taaa Türkiye den beri aynı şeyler ile geziniyorum insan
    küçülse bayılır gider yani o durum az iler de bir adidas mağazası
    vardı ona girdik tolga bir tane al dedi ben ise okey diyip üçümüz
    girdik içeri olm dedim öğrenci indirimi var mı yoksa almam dedim olm
    manyak mısın sen dedi burası Türkiye mi dedi seçmeye başladık yeni bi
    ürün gördüm çok da güzeldi hoşuma da gitmişti dedim hemen bu kaç lira
    hemen cevap verdiler 75 euro idi orda zaten Türkiye gibi pahalı şeyler
    yokdu hemen okey dedim çünkü ayağın içine oturması bırak ayağım soluk
    almış gibi idi orda öbürkülerini sardık acaba dedim kargo yolu ile
    eveme göndersem olur mu ya bi de kargocu ile mi uğraşıcam çanta arkası
    ağırlık olucak ama olsun dedim bi ana hafifledim gibiydim daha sonra
    arka sokakları aynen beyoğlunda ki inşaat çalışmalarında yerin yara
    alır gibi insanı da bedenen etkilemesi ile herkes çok güç hareket
    ediyordu her yere bakmıştık bütün yerleri geziyoruz en sonunda bir yer
    bulduk girdik o cafeye hemen oturup internet olayına başladık çok
    ilginç bi yer idi çünkü dükkanın ilk sağ tarafında şaraphane vardı sol
    da ise int. cafe ilginç di yani ya da bana öyle gelmişti. ordan çıkmak
    istemedim çünkü int. hızımız 5mb idi ya da hafıza kaybı yaşıyorum
    artık olayında yurdum insanına bakıyordum kuzu koyun olayı hafif
    kalıyor yanında ordan sağ yapıp ilerliyoruz sol dönemeçte bir
    interrail grubu çalgılı kemanlı filan grup oluşturmuşlar hem
    çalıyorlar hem de para topluyorlar aferin gruba tebrik ediyorum
    kendilerini de burdan daha sonra ana meydana geldik baktık her yer
    kabalaık şimdi görün olayı şuraya oturalım dedik birden bire dükkanın
    sahibi temizleyeceğini söyledi çaktınız mı köfteyi insanların ordan
    alışveriş yapmasını istiyor oturup önünü kapatmasını değil biz de
    küfür edicekken birden bire Türk çıktı işte işte bir Tğrk zekası burda
    da araya girdi herneyse çıktık yine dolaşdık sonra üst taraflara
    geldik ne yapalım dedik çıkalım dedik her bir ağazdan bu geliyordu
    hemen akşam trenine binip gidelim burdan nereye olayı geçti roma dedik
    tamam dedi grup roma ya gidiyoz yine tren koşturması filan girdik
    içeri bize de hep boş yerler geliyo hem de ranzalı acaba o trenler
    bize şans eseri mi geliyordu yoksa biz mi şanslıydık anlamadım gitti
    neyse roma int. istasyonuna gelmeden kendini belli etti köprü ayakları
    ile belli etti gerçekten de ben buyum diyordu bi bakıma biz çıkışta
    hadi dedik yine arıcaz hostel olayını ama hiç meraklanmayın bu sefer
    çok farklı olucak çünkü 131. sokak tan sonra 132. sokak gelmiyo ehe 75
    geliyo ne garip değil mi biz bulana kadar yer değiştirdik denilebilir
    bi ora bi bu bura en sonun da 139 du zannedersem oraya girdik hostelin
    dolu olduğunu fakat alt da bir teyze hem hostel den para kapıyo bir
    yandan da yasak çalıştırdığı bir ev vard ordan ne kadar güzel be ben o
    teyzeyi sevdim ya akıllıca gidiyo her neyse asansör paralı ulan ne
    üçkağıtçılık var idi ilk gidiş de teyze gil bedava çıkarttı o bize
    yetti.herkes yataklara giriş yaptı ne yapalım dedik yarın ve öbürgün
    için hemen bir yeme hazırlayalım ama önca supermarket bulmalıyız dedik
    aramaya başladık sokağın yan tarafında doğal su çeşmesi bulduk bu
    birinci şans idi ikinicisi ise bizim oturduğumuz yerin sağ tarafında
    ağaçlık bir alan var orda hemen sağa girin yol kapalı gibi durur
    ilerleyin sağ da ise supermarket ne garip yerlere koyuyorlar değil mi
    gözüken değil de gözükmesin için bi gayret vardı bunlarda da kafayı
    hepten sıyırmışlar hemen tost ekmeklerini balıkları çikolataları aldık
    sardık bi çanta vardı ben onun içine attık hepsi çanta çok kötü koktu
    onu bi daha görmedim taki 2. çıkışıma kadar her neyse herşey çok
    değişikti tuvalette bile kıç yıkama yeri ayak yıkama yeri duş yeri yan
    her bişey vardı güzeldi bi mutfak vardı ama mutfak ise çok değişikti
    herşey üstüste girmişti ben bi an akılhastahanesi sandım orayı da
    çıkdık dışarı oh be dedik ne güzel yer imiş aşağı doğru indik birazdan
    roma nın collesumu sonra bilmem neresi geldi hepsinie giriş yaptık
    Bora daha önceden burda olduğu için o bizden ayrı takıldı gezdik
    gezdik kliseler olsun diğer bütün eserler birbirinin kopyası niteliği
    özlelliği taşımakta herşey aynımış gibi koymuşlar tabii trustik
    salaklık nitekim bi klisye girdiğiniz de klisenin camlarına dikkat
    edin bir olayı anlatıyor size önce den yaşanmış değişik olayları
    adamlar ne ilginç gelirde bu insanları çeker diye camlara koymuşlardı
    artık onlara baktık daha sonra zıkkımlandık çıktık dolaştık ileriye
    gittik geriye gittik artık akşamın tam olarak seyrinde idik bir
    pizzacı bulduk girdik roma da hemen sağ taarafında ise dilek çeşmesi
    vardı pizzacı çok güzel yapıyordu hemen bitirdim o anı hiç unutmam
    anlamsız şekilde ağladığım tek gündü ben de nalamdım zaten neden
    ağladığımı da ne oldu dediler galiba sinir harbi yaşadım kendi içimde
    daha sonra ise merdivenlere filan gittik orda da oturduk bakıyoz her
    tarafa çok güzeldi orası hoşuma gitmişti hatta bi olay dahi oldu bir
    zenci orda içkili idi birşeyler diyor herkesi korkutmaya çalışıyordu
    diğer bir yanda da bir grup vardı onlar da ona destek veriyorlardı
    birdenbire polis geldi gçz alımına uğraştırdılar grup birden bire
    yuhhh yuhhh yuhhh çekmeye başlayınca halk galyana geldi ve herkes hep
    bir ağızdan yuhladı birdenbire polis şaşkınlığa uğramış idi polis
    birşeyler dedi galiba emin misiniz sorusundan okey filan diyip basıp
    gittiler alkışlanmalar oldu o kadar yani bir zenci ye bile güveniliyor
    ya çok ii özgürlükçü yaşam ne güzel daha sonra ise sağa girdik tekrar
    dilek çeşmesindeyiz yanlışsa söyleyin lütfen daha sonra ise bizim gibi
    2 bayanla karşılaştık onlar da bizim gibi idi fakat son günlerini
    yaşıyorlardı yarın gideceklerini söylediler orçun bu tam bana göre
    dedi kızlar disco bar olayını açtılar biz daha orda barı bulamadık ama
    sora sora gidelim dedik ama kızlar hiç değilse bulamazsak bile içkimiz
    olsun öyle gezelim dediler hemen orçun ile içeri girdiler orçun 20
    saniye filanlığına dışarı çıktı birden Bora içerdeydi kızlar ellerinde
    2 tane su ile çıktılar orçun şaşırmış vaziyete düştü kızlara su
    almalarını ben rica ettim dedi Bora biz şaşırdık hatta Orçun orda onu
    temizleyebilirdi ama oldu yazık oldu hani)) herneyse orçun laf saydı
    mı bilmem ama içinden ben de yuh dedim yani ondan sonra sokaklardan
    herkese sora sora ilerledik yok yani koca roma da o yerleri bulamıyoz
    ya başka bir yere taşındılar ya da biz başka bir yere göç ettik gibi
    idiler. ondan sonra bari bi başka yere gidelim demeden kaybolduk
    dediler ben ise diyom sağdan gidip soldan tren istasyonuna varıcaz
    diom anlamıyolar benim harita olayım çok güçlü yani 10 yıl önce nerde
    yaşamışsam orayı anında bulurum bana bir yer söyleyin orayı buluyorum
    çok garip yani herneyse bana güvenmediler galiba sonra kime soralım
    filan demiyoruz yanımda duran bi lamborgini fark ediyorum o ondan
    sonra arka tarafta bulunan motorunda kaldı gözüm ilerledik daha sonra
    bir yere geldik polis binasının sağındayız birden bire yine olmadı
    diyolar ben bi türlü inandıramıyorum ben de boşverdim ordan bir polis
    arabası geçerken lütfen durur musunuz diyip tren ana merkezinin nerde
    olduğunu soruyorum onlar da bir benim tarif ettiğim gibi söylüyorlar
    daha sonra daha teşekkür etmeden Bora ile Orçun yahya saen deli misin
    ya sorry filan diyolar ya varya ben orda onların ..............
    diyorum başka birşey demiyorum bi kere bu grup çoktan kafayı yemiş
    bence herneyse gidiyoruz bi yere kızlarla selamlaşıp tabii gün
    içerisinde bizimkiler anne ve baba kardeş abi dede nine ve dost ve
    arakdaşlar kartpostallar gönderdiler o kadar ana yerlerde pahalı ama
    sokak aralarında ise çok düşük olabiliyor hatta sokak arasında
    gerçekten de burda supermarket olmaz denilen yerlere gidin var kuytu
    yerlerde hepsi daha sonra ise sabah oluyor paralar daha önceden
    verildiği için yatak altı görevi de orçunda olduğu için her yere
    baklılıyor orçun hatta her yeri topluyor bora da olm sen manyak mısın
    paranı verdin bi de topluyorsun olayındalar yani deliyiz bence
    ayrılıyoruz hemen istasyona gidip ordan da doğru venedik yapyoruz.
    venedik ya denizin kent ile içiçe girdiği kış aylarında ise denizin
    kenti devr aldığı bi yer çok güzel ilk çıkışımız akşam saat 6.30
    civarları idi hemen yer bulmamız lazımdı orda bulunan bir hostelci
    hemen orda başka bir yer de yer bulamazsanız diye söylendi size
    verecğimiz yer bir ev 25 euro dedi biz zaten çok kötü bi durumdayız
    her gelene verecek edasıyla duruyoruz yani kabul ettik orda iki küçük
    prü den sonra sol da 1 sokak ilerde o ev var ama evi gösteren hostel
    ise o evin sokağından girip sağdan gidin duvardan sol yapın zaten ya
    hotel ya da hostel yazısı orda var girin oraya bi de bu tren
    istasyonunda çıktıktan sonra sağdan gidin sol tarafta bulunuyor
    hosteller ama ben pek bimiyorum sadece duydum o kadar eve giddik ne
    yapılır ev de uyulur kalkılır ama burası öyle biryer değil artık bizim
    için açız çünkü açlık başımıza vurmuş gün de pazar artık zaten heryer
    kapalı pazara geçtik olm ne yapalım diyoruz sabah olmuş çok acız oraya
    gittik buraya gittik yok hiçbirşey pazar günleri kapalı imiş
    öğlenliyin saat 12.30 gibi açıyorlar bi de çıldırdık orda mac donalds
    yapıp 0.50 cent e 9 tane hamburger yedik içine ettik bi de oranın tam
    dar kapsamlı sokaklar futbol maçı için ideal bence sokaklar o kadar
    güzel ki belki de olabilir keşke fotoğraf makinam olsa idi çok resim
    çekerdi insan çok meydanını biliyorsunuz zaten gondollar var bayanlara
    bedava dahi olabiliyo ama erkeklere ise 75 euro yuh dedim bi kere
    daha karşıda ada olarak eski bir hapishane vardı.
    biz zaten orda pek gezmedik gondollara bak bayanlara bak o kadar el
    verdi ruhumuz orda bundan önce vatikan vardı sırada ama oraya
    gidişimiz çok kolay oldu yürüdük 1 saat bekledik girdik oraya herşey
    çok güzeldi kayıp olma ihtimali çok güçlü sakin olun ve ortada
    toplanın demiyorum gezmeye bakın yer altı sığnaklarını görüyorsunuz
    çok güzel eserler var gerçekten insanları hayretler içerisinde
    bırakacak türden eserler şahane idi bi de yan tarafta dua ediyolardı
    herkes bakyodu ben bakmadım içeriye atladım sadece gezindik sonra
    sağdan gittik bazı yerler paralı idi girmedik gerçekten o devirleri
    bir daha görmek mi istiyorsunuz ıtalya yı es geçmeyin derim fazla da
    kalınca kültürünüz artıcak her tarafa bakabaka deli olma ihtimaliniz
    bile var kalesi vardı bilmem 5 euro filandı herhalde vazgeçtik ondan
    da dolaşa dolaşa bitmiyor tanrım ne yer ama trenlerde uyuyacağınız yer
    italya olmasın bir cafe den 10 kişi çıkardılar anladığım kadarı ile
    birisi hırsızlık yapmış ama kim olduğu bilinmiyor 4 tane polis önde
    bir de arkalarında bir polis var action olayı olacak belli biz de
    sanki sinemadan çıkan bir görüntüyü izler gibi izliyoruz daha sonra ne
    olduysa oldu biraz bulgar biraz da rus görünümlü bir 27 yaşlarında
    deri ceketli birisi aniden koşmaya başladı arkasından da 5 polis
    arkadan biri çelme çakıyor ve hırsız yerde hemen arkadan bağlıyorlar
    kafa ile yer birbirine bağlı halde artık o biçime gelmiş sonra kelepçe
    takılıp götürüldü bir olay daha akşam dı aslında biz roma ya
    geldiğimizde dinlenelim dedik uyuduk birdenbire iteklenme ne oluyoruz
    dedik polisler her 3 saat de bir kontrol yapıyorlar içi hırsızlardan
    korunmamız için güzel değil mi bence ii birşey. burda burası da
    bitmeden çok güzel olduğu gerçek siz de çok güzel yerler
    bulabilirsiniz.Vatikan a lütfen erken gidin çok sıra bekliyorsunuz.
    Kalıcağınız yer ise Camp de Camp olsun bir havuz
    içerisinde piknik alanları bir de karşı şeritte devasa bir
    supermarket var. Daha siz düşünün orada bir de disco olması
    iyi çünkü kimse pek de dışarıya çıkmıyor.
    Italy The End.</tt></tt>


  10. #10

    Standart

    <tt><tt>Almanya yı az kalsın es geçicektim. şimdi hatrıma geldi. Münih deyiz,
    artık herşey çok güzel olucağı buradan belli idi. Almanya nın
    yollarında sadece 1 günlüğüne günübirlik idi olayımız. Geziceğiz yine
    hep de sabahın 6.30 u idi. her taraf güzel girdik bir yerden bir yere
    diyemicem çünkü her taraf kapalı idi geziniyoruz yerler de çöp dahi
    yok gezindik ama ne gezinme barlara gidiyoruz şuraya gidiyoz filan
    daha sonra dedik ki ya biz ne yapıyoruz hiç değilse bide kendimiz
    olalım bu şeehirde ii dedi,k ve ayrıldık. 3 saat dolaşalım daha sonra
    yine buluşalım dedik ve ayrıldık orda işte ben her yere bakmaya
    başladım hatta orda bi silah satıcısı vardı oraya girdim adamlara eski
    silah tabirini almanca zaten söyleyemiyorum söylemeye çalışıyorum
    ,adamlar anlamıyor ben de sıvışıyorum dolaşıyorum da yine hep aynı
    yerler, var yanımda , önümde, arkamda birşey olduğu yok. son derece
    açık yani .hemen tekrar o yere geldim o arada herkes geldi açık artıma
    bölümüne gittik sokak üstü idi görük ben bir ara katiliyim dedim.
    çünkü gümüşlere dayanamam. Geçtik ordan aşka olaylar da arar ama bu
    kadar işte tren istasyonlarında altında duş yapabileceğiniz yerler
    var. Metro sistemleri çok ilginç daha hızlılar hayatı daha ii
    yaşıyorlar sadece daha kolay bir yere gidebiliyorsunuz
    işlerinizi daha hızlı yapıyorsunuz ordan buraya burdan oraya yürümek
    çocuk oyuncağı.Burdan bi not daha ne yaparsanız yapın bu şey sadece 1
    kerelik oluyor daha sonra ise hiç yapamaya bilirsiniz bir daha ii
    düşünün görülecek yerler için ise o yerleri görün, gidilecek yerleri
    kahve içilecek yerleri, ünlü yerleri , ünsüzleri görün, sarhoışların
    takıldığı, gay barların olduğu yerleri , tarihi veya sapık aleme
    dalın, kusun , yiyin, için, o birşeyleri yapın ben ve benim gibiler
    yaptılar sıra sizde
    .............................. .............................. ..........
    Berlin'e gidelim dedik. Bu sefer de çıktık yola gidiyoruz, trenle
    giderken tren bir yerde bozuldu.Herkes ne yapıcağız olayına girdi.
    Hemen konnaktör bu trenden sonra gelen ıce ıı trenine bineceksiniz
    demişti. Herkes bekleşiyordu. Aslında içini de merak ediyorum aynı bir
    uçağa benziyordu gelişi zaten, füzeydi galiba ik başta ben öyle
    zannettim. Sonra yanaştı herkes kapılarının açılmasını bekledi ama,
    olmadı. çünkü tren merkezi olarak gideceği yer de kapıları açıyordu.
    Yani bilgisayara göre gidiyor nerde durucaksa orda da kapılar
    açılıyordu. Güzel bir özellik bu, uzun uğraşlar ardından kapılar
    açıldı. Merdivenler aşağı indi bizde çımaya başladık sanki çok da
    çıkıyoruz gibi, ehe daha sonra sağ da ki kabinlere çantaları,
    sol da ve sağ da bulunan oturma yerlerine oturdu gruplar çok güzeldi
    be. Herşey çok konforluğu işaret ediyordu. Karşı taraf ile oturduğumuz
    yer arasında bir masa o masanın yanları sol ve sağ olsun kulaklık
    girişleri var idi. Birdenbire garson geldi ve birşey arzu eder misiniz
    demesi ile ben şoke oldum tamam belki öbür trenlerde de böyle birşey
    var idi. Ama bu daha zenginleştirilmişti. Beyaz eldivenler giymişti.
    Siyah takım elbise vardı. Bi anlığına vay be ne oldu anam olayına dahi
    girdik orda. kapılar otomatik açılıyordu tuvalete girerken bile
    kırmızı ile kapıları kapatıyorduk tuvalet için, yeşil ile açıyorduk.
    En ön tarafında zaten restraunt var ama burası daha iidi. Oturduğumuz
    yer bile deri idi. halılar kırmızı var mı daha güzeli bundan başka.
    treni anlatıyorum anlatmazsam daha iii olucak çünkü tren giderken bile
    sanki gitmiyor gibi idi sanki havada süzülüyordu. Ben bile şaştım bu
    işe niye bir ses çıkmıyordu. Yoksa tren mıknatısın üzerinde mi
    gidiyordu? Kim bilir.250kmhz ile gidiyordu ve hızlı ve ray da artık
    ray mı başka bir şey mi bilemiyorum yani, en sonun da Berlin'e geldik.
    Berlin tren kapısından iner inmez ne yapalım dedik? burda birgün
    geçiririz, daha sonra ise , Hollanda ya geçiş yaparız hep bir ağızdan
    kabul ettik. Hemen orda locker doorlar var. Bayağı geniş idi hemen sol
    taraftan çıkışa doğru gelin sol da kalıyor. Geniş bir yer vadrı.
    Kapılar öncelikle açık oluyor bu güzel idi. Açtık inceledik, daha
    sonra ise gerekliler biz de kalacak şekilde, aldık gerisini de koyduk
    bozuk paralarınızı yanınıza almayı sakın unutmayın. Daha sonra ise
    akşama ayarladık olayı, ve çıktık ordan zaten saat de 6.30 gibi
    sabahın körü ne yapalım dedik . Biraz da soğuk idi, hemen daha
    koymadan hırka, ne biliyim ince ama ,içinizi ısıtacak bazı şeyler
    alın. Bu arada daha geziye başlamadan küçük bir yastık almaya dikkat
    edin lütfen. Daha sonra çıkış yapıp önce tren garının karşısında ki
    , mac donalds a gittik. Daha sonra ise abur cubur alıp tıkındık. çok
    ilginç birşey di, kalabalıktı daha o saatte cillop gibi bayanlar da
    vardı!!! hani vay be ne güzellerdi. Daha sonra yemek yedik. Karnımız
    doymuş vaziyette idi. Hemen yan da bulunan internet cafesine girdik
    orayı işleten de Türk idi. (Bayan işletiyordu). Orda hemen eve,
    arkadaşlarıma mesaj attım bana göre artık kartpostalların ömrü digital
    den dolayı bitmiştir. herşey bi tıklama kadar yakındı. Neyse ondan
    sonra hadi dedik sağa kırdık ve yürüyoruz. Ne diyim yürü yürü
    bitmiyor yol. Aslında en güzel olay sadece yürümemizdi. gerçekten de
    modern bir çevre vardı. Her yerden geçiyoruz ben bir 3DMAX sinemasına
    girmek istedim ama olmadı kötü oldu benim için, ama olsun ne yapiyim
    daha sonra ilerledik çok gittik küçük sokaklara girmeden yol
    üstünden gittik ve birden bire yolun sonuna geldiğimizi anlamıştık
    çünkü sağ da büyük bir apartman sol tarafı ise yeşillik ilerde bir de
    uzun dil bir heykel üzerinde de sarı bir şey vadı çok uzak diyorum ya
    bi ara oturduk düşünüyoruz nereye gidelim diye o ara ben de sağa
    baktım o büyük devasa apartman değildi. Biraz 10 katlı idi. Oraya
    insanlar giriş yapıyordu. Acaba evleri mi vardı yoksa başka bir yer mi
    idi? çok merak etmiştim girelim dedim karşıya gittik. Daha sonra ise
    içeriye ilk girişimizde dışarda bile kendini tanıtmayan yer alışveriş
    yeri çıkmaz mı elektronik alanda şoke olduk bi an için hemen bakındık
    çook güzeldi. Elektro gitar 50 euro idi yarısı siyah yarısı beyaz idi.
    Alamadım kırarsın dediler. Almadım ben de araba teyplerine bakıyoruz
    ucuz gibi idiler. Daha sonra dolaşıyoruz çığrından çıktı ama çok ucuz
    arkadaşlar diim bundan önce Münih den o radio için hep Orçun suçlandı
    hep de suçlanmaya devam edilecek. Ondan sonra çıkış yaptık ordan da .
    Gidiyoruz her taraf yeşillik berlin statı mı var idi yoksa başka bir
    saha mı anlıyamadık gezindik en sonunda durduk kuleye yaklaştıkça
    sanki o uzaklaşıyor gibi idi. Daha sonra ise yan tarafta park vardık
    oraya attık kendimizi bakıyoruz tuvalet hali ne yapıcaz dedik kuytu
    bir alan bulduk. ınanır mısınız bilmem ama meydan var ,trafik
    işaretleri var, tam yanı geli giden bize bakıyor bundan ii
    komedi olur yawwww. ))))))))))))))) daha sonra açtık sofrayı
    bulutlara bakıyordum yeter diyordum artık nerdeyiz lam olayı geçti.
    bilmiyorum nerde olduğumuzu ama 2 saat oturduk orda
    öylesine baktık insanlara herkes yanızızdan geçiyor biz de
    aldırmıyoruz aten. Pek de takar gibi mi görünüyoruz daha sonra ise
    kalktık ne yapalım şuraya gidelim daha sonra sağa dönelim
    filan dedik ilerlerken de yan tarafta çırılçıplak yatan insanlar vardı
    bi arada aralarına dalıp soyunmak aklıma geldi niye yapmadım ki zaten
    ne kaybede bilirim ki hiçbirşey di ama olmadı. be gerçekten de omadı
    ardından bakabaka gittik. Giderken başkaları da bize bakıyorlardı o
    arada..))) döndük saat kaçtı bilmiyorum ama artık gerçekten de yorgun
    insanlar görüyordunuz terlemiştik zaman daha geçmemişti hemen trene
    atlıcağımızı biliyorduk gittik bir de yemek yediğimiz alanlar hep mac
    donlads olması beni kötü etkiledi. başka yerlere de adım atın lütfen.
    En sonunda yine alanımıza gittik bir yandan çevre bir yandan da
    güneş ama olsun varsın tren istasyonuna girdik ve ver elini Almanya
    için kısa konuştum çünkü çok kısa geçti benim için.</tt></tt>


Benzer Konular

  1. Yurtdışı Eğitimde Ülkeler arası genel karşılaştırma
    Konu Sahibi Derya Forum Eğitim Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Şubat.2008, 10:13
  2. Türkiye Yurtdışı İnternet Çıkış Hatlarında Sorun?
    Konu Sahibi CaSh Forum Magazin Haberleri
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 24.Mart.2006, 21:00