Nasıl yani
Büyüdük mü biz şimdi.
Hasta olunca kimse bakmayacak mı ateşimize
Harçlığımız bittiğinde babamız sıkıştırmayacak mı üç kuruş
Ağladığımızda ayıplayacak mı insanlar
Bundan sonra arkadaşlıklarımız çıkar üzerine mi olacak

Nasıl yani
Keyifle seyredemeyecek miyiz güneşin batışını
Bundan sonra hiç mi yok çılgınca davranmak
Düşünmeden yarını
Uzanmak kumlara
Umursamadan hayatı
Atılmak tuzlu sulara
Piknik yapmak göl kenarında
Mangal yakmak gözüne güzel görünen ilk yerde

Nasıl yani
Bunlarsız hayat olur mu
Ağlamadan gülünür mü
Sarılmadan arkadaşına
Uzaklardayken özlememek sevdiğin birini
Öyleyse;
Ben vazgeçtim büyümekten
Elli yaşında atılmak istiyorum umarsızca sulara.
Çok mu geç kaldım acaba

Yusuf Demirtaş



'Bazı şeylerin gitmesine izin vermek işte bu nedenle çok önemlidir.
Onları serbest bırakmak...
Gevşek olanı kesmek...
İnsanların hiç kimsenin işaretli kağıtlarla oynamadığını anlaması gerekiyor;
bazen kazanırız ve bazen de kaybederiz.

Hiçbir şeyi geri almayı bekleme,
Yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme,
Ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme ya da aşkının anlaşılmasını.
Daireyi tamamla.
Gururlu,
Yetersiz ya da kibirli olduğun için değil,
Sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için.
Kapıyı kapat,
Plağı değiştir,
Evi temizle,
Tozdan kurtul.
Geçmişte olduğun kişi olmayı bırak ve şu anda kimsen o ol.

Paulo Coelho