Batı kapitalizminin tüketimi kamçılayan cinliklerine diyecek yok doğrusu.
Maddeyle tatmin olmaya çalışan insanları tüketim çılgınlığına sevketmek amacıyla
tuhaf tuhaf günler keşf dünyaya ihraç ediyorlar.
“Sevgililer günü”de bunlardan biri.
Her gün için bir hikaye uyduruluyor ya!
Sevgililer günü’nün hikayesini Milliyet gazetesi yazarı
Güngör Uras köşesinde şöyle açıklıyor;

“Bize göre Sevgililer günü diyor isek de,
bugünün adı St. Valantine Day.Türkçesi Aziz Papaz Valantine günü’ dür.
Kim bu papaz efendi, ne yapmışda bugün sevgililer günü olmuş?
Roma İmparatoru II. Cladius’ un
askere gidecek gençlere evlenme yasağı getirmesine rağmen,
papaz Valentine efendi, imparatoru dinlemeden
askerlere nikah kıymış. İmparator bunu öğrenince,
270 yılının 14 Şubat günü kafasını kestirmiş.
İşte şimdi biz de 14 Şubat ’ta
Sevgililer Günü olarak bundan 1736 yıl önceki
bu hazin olayı kutluyoruz!

Anlışılacağı gibi St. Valentine Day (Sevgililer günü)
Hıristiyan kültürüne ait bir kutlama.
Ama kendi değerlerini yitirip batının bütün değerlerini
sosyal bünyeye uyup uymadığını düşünmeden,
sorgu sual eylemeden medyanın da pompalamasıyla
olduğu gibi kabul eden modernite yanlıları
bu günü de karşılıklı hediye alma yarışı içinde
çılgınca kutlama isterisi içinde geçiriyor.
Bu günden kasıt;

Medyada hediyelik reklamları arasında yayınlanan flörtü ön plana çıkararak
“Herkesin bir sevgilisi olmalı” mesajını vermek midir?
Yoksa her türlü sevgiyi içine alan bütüncül
“sevgi”yi gündeme getirmek midir?
Gönül rahatlığı içinde esas olan;
Bütüncül sevgiyi bir günlüğüne de olsa
topluma hatırlatmak diyorsanız.
Canım efendim,
işte burada duralım;
Bunun için Papaz Valatine efendiye ihtiyacımız var mı?

Bizim kültürümüzde bütün yaratılmışları sevmemiz öğütlenir.


Bizim kültürümüzde bütün yaratılmışları sevmemiz öğütlenir.
Aşk eri Yunus’umuz bu gerçeği nasıl da dile getirir;
Dinleyin ey yarenler, aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül misal-i taşa benzer