Bir kucak elma ile bayırlar aşan bir genç kıza
rast gelmiş bozkır sıcağında...
yorgunluktan al almış kızın yanakları.

-'Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?'
diye sormuş.

Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız.
-'Sevdiğim çalışıyor orada.
Ona elma götürüyorum.'

-'Kaç tane' diye soruvermiş derviş baba.

Kız şaşkın;
-'İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?

...