Resim dilinden anlayanlar “ne usta ressammis” derler ve resimdeki ise, resimdeki incelikleri gorup zevk alamazlar ve sadece madde gozuyle bakarlar. Tabiattaki essiz tabloya baktigimizda her cesit ve renkte canlilari musâhede ederiz. Tabiî ki burada hepsini birden incelemek mumkun degil, onun icin goz kamastirici canlilar icinden sadece kuslarin bir kismi uzerinde duracagiz. Birbirinden guzel kuslarin resimlerini seyretmek bile insani mest eder. Kaldi ki yaradilislarindaki harikuladelikler, mukemmellikler insanin basini dondurur ve “Kudret-i Sonsuz olan Allah ne buyuktur” dedirtir.



PELIKAN (Pelecanus onocratalus)




“Gagasi midesinden daha fazla besin alan kus” diye un yapan pelikanin boyun torbasi hemen hemen 10- 12 litre alabilmektedir. Bu da kusun mide kapasitesinin iki-uc katidir. Pelikan bu keseyi umumiyetle balik yakalamak icin bir kepce gibi kullanir. Besini torbada suyu bosaltincaya kadar tutar, sonra da avini yutar. Acaba bu haliyle, bugunku buyuk kepcelerin yapilmasinda ilham kaynagi olmus olabilir mi?



AGACKAKAN (Chrysoculoptes tucidus)




Gagasi, sert agaclan delip gececek ve icindeki kurtlari rahatlikla cekip cikaracak bir ozellige sahiptir. Gagasiyla agaci oyarken, meydana gelen darbelerin beyni tahrip etmemesi icin, gaga ile beyin arasina -arabalardaki amortisor gibi - sarsintiyi tesirsiz hâle getiren bir tampon doku yerlestirilmistir. Bugun kullanilmakta olan beton kirma makineleri ise henuz bu teknige erisemediginden calisanlarda bircok norolojik ve ortopedik ârizalar ortaya cikarmaktadir.



KAYA KARTALI (Aquila chrysaetos)




Usta ve guclu penceleriyle yakaladigi avlarini (fare, sincap, tavsan vs) kayaliklara goturerek, keskin bir kanca seklindeki gagasiyla parcalama isine girisir.



FLAMINGO KUSU (Phoenicoptams ruber)




Gagasina camurlu sulardan bulacagi kucuk kabuklu hayvanlari ve su yosunu, kucuk solucan, bocek larvasi, kucuk yumusakca gibi diger yiyecek kirintilarini ayirabilen bir filtre yerlestirilmistir.



Ozellikle, tuzlu sularda bol bulunan kucuk kabuklulardan “Artemia salina” adli bir kabuklu turu en cok sevdigi besin kaynagidir.



Beslenirken ust gagalari alta, alt gagalan da uste gelerek tulumba vazifesi gorurler. Boylece su ve camur, ust gagadaki yariklardan ve dildeki suzgec gorevini yapan dise benzer uzantilardan suzulur.



CULLUK (Scolopax nisticola)



Cullugun temel besini boceklerdir. Bu masum yuzlu cullugun gagasi, cakillarin arasindaki ve tatli su batakliklarindaki kabuk ve yosunlarin altindaki kucuk deniz canlilari, solucanlar ve bocekleri cikarabilecek ozellikte yaratilmistir. Cimbiz seklindeki gagasinin sadece ucunu acarak usta bir cerrahin pens kullanmasi gibi camurun dibindeki avini kapabilir.



KASIKCI KUSU (Platalea lencorodia)



Deniz kiyilarina yakin yerlerde, batakliklarda ve sazliklarda beslenirler. Kasik seklindeki yan acik gagalarini suya biraz sokarak, ilerler ve yururken tipik bir sekilde baslarini saga sola cevirirler. Yenilecek bir seyle karsilastiklarinda gagalarini kapatirlar. Her kusu beslenmesine uygun, avini yakalayacak bicimde hususi bir gagayla techiz eden Kudreti Sonsuz, bu kusa da kasik seklinde bir gagayi uygun gormustur.



MASKELI MUHABBET KUSU (Agapornis personata)



Maskeli muhabbet kusunun gagasi, tahil urunlerini ve tohumlan kirip, kolaylikla yiyebilecek yapida kisa ve kuttur. Suru halinde yasarlar ve tarim alanlarinda yuva kurarlar. Findik, ceviz gibi sert kabuklu meyveleri kirmak icin hassas bir dinamik yapiya ve fizikî uygunluga sahip olan gaganin bu hususiyeti sayesinde âciz ve zayif kuslar ac kalmaktan kurtulurlar.



TOKO TUKANI (Ramphastos to.co)




Toko Tukani'nin gagasi, mukemmel bir meyve toplayici ve yapi muhendisliginin sahane bir misalidir. Ayrica iri atmaca ve sansarlara karsi da kuvvetli bir savunma silahi olarak gorev yapar.



ERGUVANI BALIKCIL (Ardea purpurca)




Hemen her yerde gorulebilen bu balikcillarin sesleri cikmaz. Duygularini gagalarini takirdatarak belirtirler. Gagasinin sivriligi ve uzun olusu, tarim alanlarinda ve batakliklarda iri bocek, balik, kurbaga, yilan gibi gidalari rahatca yakalamasini saglar.