emlaklik & sedatyucel

Türklüğümüz, benliğimiz elden gidiyor!!!

Arkadaşlar ne zaman, nerde bu konuyu açsam aldığım tepkiler hep aynı üüüff yine baydın, yine başladın falan gibi tepkiler... Bu konu belki çok önemsiz gibi görünüyor fakat gerçekten çok önemli bi konu. şu "bye", "ok" kelimeleri falan... Bu kelimeler ingilizce değil mi? ıngilizce. Biz ingiliz miyiz? Hayır. Eeee biz neden bu kelimeleri kullanıyoruz ki?Kaç ingiliz"tamam" ya da "hoşçakal" diyor "bye" ya da "okey" kelimeleri yerine? Hiçbiri.Biz neden kullanıyoruz peki yaa? Kısaltmak için diyorlar.

Bu konu 1818 kez görüntülendi ve 24 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Türklüğümüz, benliğimiz elden gidiyor!!!

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1818 kez incelendi.


Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 25 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Türklüğümüz, benliğimiz elden gidiyor!!!

    Arkadaşlar ne zaman, nerde bu konuyu açsam aldığım tepkiler hep aynı üüüff yine baydın, yine başladın falan gibi tepkiler... Bu konu belki çok önemsiz gibi görünüyor fakat gerçekten çok önemli bi konu. şu "bye", "ok" kelimeleri falan... Bu kelimeler ingilizce değil mi? ıngilizce. Biz ingiliz miyiz? Hayır. Eeee biz neden bu kelimeleri kullanıyoruz ki?Kaç ingiliz"tamam" ya da "hoşçakal" diyor "bye" ya da "okey" kelimeleri yerine? Hiçbiri.Biz neden kullanıyoruz peki yaa? Kısaltmak için diyorlar. tamam yerine "tmm"ı kullanabilirsiniz? Belki biz farkında değiliz ama bir toplumun ayakta kalabilmesi için kültür birliğininolmasılazım.En önemlisi de dil birliği olması lazım. Hangi devlet bilmiyorum ama bir devlet dil birliğinin olmaması nedeniyle yıkılmıştı Bence bu kelimeleri kullanmayalım...

    Edited by - kopya_kalpler on 29/04/2006 17:31:01


  2. #2

    Standart

    sonuna kadar seni destekliyorum ve bende kullanmıyorum belki kimse farkında değil ama zaten amerikanın derdide bu dilimizi yok etmek
    Bir milleti millet yapan onun dilidir.
    Bir milleti yoketmek için yapilmasi gereken ilk iş o milletinin önce dilini ve sonra da kültürünü yok etmektir.
    teşekkürler...

  3. #3

    Standart

    tek kelimeyle mükemmel bi noktaya parmak bastın sayın kardeşim.. orhun kitabelerinde derki "yiğit oğlanlara çinlilerin isimleri verildi onlar k öle kızlarımızı da kendilerine cariye ettiler" bu yarım yüzyıl süren esaret zamanını anlatır..

    orhun kitabeleri aslında ne olduğumuzu ve nasıl olmamızı anlatan en büyük türk eseridir...


    &ldquo;çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. ıyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa, kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin!&rdquo;<o></o>


    Muvaffakiyetin şartı birlik ve beraberliktir.Milletimiz bunca zafere bu anlayışla ulaşmıştır.Ne kadar çok bilseler de daima istişare içerisinde olmuşlardır.Ne zaman ki birlik ve beraberliğimiz sekteye uğramış,işte hezimetler de bundan sonra peş peşe gelmeye başlamıştır.Bunu düşmanlarımız iyi etüt ederek aleyhimize kullanmışlardır.Yoksa kimse bu ceng&acirc;ver milletin kolunu bükemezdi.Savaş hiledir.Düşmandan mertlik beklemek ahmaklıktır.Her oyun kurallarına göre oynanır.Bizi savaş meydanlarında yenemeyenler bu gibi çirkin yollara baş vurmuşlardır.Bu gibi sıkıntıları yaşayan Göktürkler,balbal taşlarına şu hakikatleri kazıyarak günümüze mesajlar yollamışlardır:<o></o>


    &ldquo;Türk, Oğuz beyleri, milleti, işitin: üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan bilgili kağanınla, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hale soktun.&rdquo;<o></o>


    Maalesef millet olarak belli zaaflarımız vardır.Bunların başında da günü kurtarma anlayışı gelir.Oysa hedef bugünü geçiştirmek değil,yarınları hesaba katarak geleceği şekillendirmektir.Gelişmiş milletler, yaşadıkları çağı değil gelecek asırları düşünerek ileriye dönük yüz yıllık,iki yüz yıllık gibi uzun vadeli planlar yapmaktadırlar.Ufku geniş olmayan milletler, dünyayı yaşadıkları dar çerçeveden ibaret sanırlar.Bu konuyla ilgili Orhun Anıtları&rsquo;nda yükselen şu çığlığı kulaklarımıza küpe yapmalıyız:<o></o>


    &ldquo;Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. öyle olduğun için, beslemiş olan kağanının sözünü almadan her tarafa gittin. Hep oralarda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla her yere hep zayıflayarak, ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için, kağan oturdum. Kağan oturup; aç, yoksul milleti hep toplattım. Yoksul milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa, bu sözümde yalan var mı?&rdquo;<o></o>


    Akıllı insan ve basiretli müslüman aynı delikten iki kere ısırılmaz.Yaşanan tecrübelerden istifade etmezsek onları tekrar yaşamaya mecbur kalırız.Bu yüzden &ldquo;Tarih tekerrürden ibarettir&rdquo; denir.Bu da hem zaman,hem de madd&icirc; ve manev&icirc; açıdan pek çok kaybı beraberinde getirmektedir.Dünyada devletler arası ilişkilerde dostluk yoktur;menfaat vardır.Bunun fazla eleştirilecek bir tarafı da yoktur.Zira keser hep kendine yontar.Bu, insanlar ve devletler bazında da böyledir.Ayakta kalabilmek ve dik durabilmek için güçlü olmak şarttır.Millet olarak Göktürk Kitabeleri&rsquo;nden alacağımız dersler çoktur.Bu değerli belgeleri l&acirc;yıkıyla koruyarak, verdikleri mesajı yarınlarımızın teminatı olan gençlerimize ulaştırmalıyız.çünkü malumdur ki &ldquo;Son pişmanlık fayda etmez.&rdquo;

  4. #4

    Standart

    bu konuda çok dolu olduğum için okurken istanbulda verdiği her konferansına gittiğim dünyanın en genç profesörü oktay hocaya bırakıyorum sözü:


    <b style=""><i style="">Bir Savaş Nasıl Kaybedilir II&mdash;Ulusun Ulus Olmaktan çıkarılması<o></o>[/i][/b]


    <o></o>


    <i style="">Yazan:[/i]<b style=""> [/b]Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu


    <o></o>


    Evet, savaşın (daha doğrusu işgalin) cephede değil, pek çok yıl öncesinden sinsi sinsi nasıl başladığını, dost postundaki düşmanı, vatanına göz dikilmiş hedef ülkenin ayarlanmış sahte aydın ve her daldaki üst kademelerinin nasıl kucaklayıp kendi ülkelerini kundakladığını, geçen yazımızda (I) gözden geçirmeğe başlamıştık. ıktis&acirc;d&icirc;, m&acirc;l&icirc; çökertmeyi ele aldık (1-7). şimdi daha da tehlikelisi, ulusun ulus olmaktan çıkarılmasına yol açacak derin ruhbilimsel savaş ameliyeleri ile (işlemleriyle) devam ediyoruz:


    <o></o>


    8) Bir ulusun madd&icirc; gücünün olması elbette m&acirc;nev&icirc; gücünün varlığına bağlı.Ulusun fertlerini bir arada tutup ortak ulusal (mill&icirc hedeflere yönelten de m&acirc;nev&icirc; unsurlar. Gizli düşman bunları yıllarca incelemiş, gerçek güç kaynaklarını tespit etmiştir. Onların aşındırılması, sonra yok edilmesi için adım adım sessizce ve sabırla çalışacak. En etkili yöntem olarak ta istediklerini hedef ülkenin kendi fertlerine yaptıracak (Bkz. (I)).


    Ulusu ulus yapan, binlerce yıldan gelişe gelişe süregelmiş ulusal kültür. Ulusa mensubiyet hissi ise ulusal kültürle yetişmiş, onunla yoğrulmuş olmaya bağlı. Bu mensubiyet hissi kuvvetli olanlar, özellikle düşman ortada göründüğünde vatanın korunması, ulusun bekası için her şeylerini, hatt&acirc; canlarını bile fed&acirc; edebilirler. Ancak, iş o raddeye gelmeden, vatanseverlerin, adım adım ülke ve ulusun dibinin nasıl oyulduğunu, halkı bir arada tutan harcın nasıl eritildiğini fark etmeleri, ve bu sessiz istil&acirc;ya karşı bir araya gelerek düşmanın her sinsi adımına karşı halkı uyarmaları, karşı durmaları, aynı cinsten sessiz, ama etkili adımlarla mücadele vermeleri gerekmektedir.


    9) Kültür unsurları nesilden nesile eğitimle aktarılır: Ailede, köyde, sonra okulda, evrenkentte, ve gün-be-gün basın-yayınla, toplu sohbetlerde, ve konuşmacılarla; ayrıca filimlerle, hatt&acirc; musik&icirc; ile. O halde düşman önemli gördüğü kültür unsurlarını eritmek için aile, köy, okul, evrenkent düzenlerine el atıp onları sinsice bozacak ve yabancılaştıracak, basın-yayını ele geçirecek, yerli filimciliği ve musik&icirc;yi yok edecek, yerine kendininkinin bozuğu ile halkı topa tutacaktır.


    10) ülkeye mill&icirc; kimliğini veren, tapusunu o ulusun yapan, ulusun tarihinden gelen kent, kasaba, köy, dağ, ova, nehir adlarıdır. Düşman gezim (turizm) gibi bahanelerle z&acirc;ten geçim kaynağı kalmamış halkı uyutarak yer adlarını yabancı isimlerle değiştirecek, ama tabii bunu da, kilit noktalara yerleştirdiği ayarlı, &ldquo;beşinci kol&rdquo; cemiyet üyelerine yaptırtacaktır (son perdede ise bilinci kalmamış safdillere).


    11) Atalarının ülkeye mührünü basmış mir&acirc;sı yer adları olduğu gibi, bıraktığı t&acirc;rih&icirc; &acirc;bideler olduğuna göre, düşman bunları ihmal ettirecek, yıkıma terk ettirecek. Her ülkede insanın var olduğundan beri birikegelmiş binlerce yıllık katmanlar bulmak mümkün. On dokuzuncu yüzyılda başlayarak düşman ve bazen onun körüklediği göze görünür sömürgeciler, kazıbilimi (arkeolojiyi) bir ülkenin istil&acirc;sına dünya kamuoyunu hazırlamak için kullandılar. Katmanlardan işlerine gelenleri ön plana çıkarıp ulusun öz köküyle ilgili olanları örtbas ettiler (örn. Bkz. K&acirc;zım Mirşan&rsquo;ın buluşları, ve onları s&acirc;deleştirip özetleyen Hal&ucirc;k Tarcan&rsquo;ın kitabı, (&ldquo;ön-Türk T&acirc;rihi&rdquo;, Kaynak Yayınları, ıstanbul 1997). Bunda da hedef ülkenin evrenkentlerine, ve &ldquo;Kültür&rdquo; ve Gezim Bakanlıklarına önemli görev verildi. Pek çok ülkede bu etkinlik gerçekleştirildiyse de, en yoğunları ve sonuç alıcıları her Orta-Doğu ülkesinde ve Kuzey Afrika&rsquo;da oldu.


    12) Ataların m&acirc;nev&icirc; mirası ise özellikle edebiyat: Halk edebiyatı, okumuşların edebiyatı, felsef&icirc; edebiyat. Düşman bunları eğitim düzenine soktuğu çoğu görünmez &ldquo;danışman&rdquo;larıy la, imzaları basan ayarlı yetkililerce eğitim düzeninden önce tedricen, sonra toptan kaldırır, unutturur; ayarlı ve şişirilmiş yazarlarını ünlü kılarak köklü ulusal edebiyatı gözden düşürür. Son fasılda, gençler z&acirc;ten kendi dillerinde (okusalar bile) yazılmış olanları anlayamayacak, düşmanın v&acirc;cip gördüğü sulandırılmış bir yabancı dile bağımlı olacaklar, gittikçe düşünme ve hissetme yeteneklerini yitireceklerdir.


    13) Ulusun mayası, toplumun harcı, <i style="">a)[/i] din, <i style="">b)[/i] dil, ve <i style="">c)[/i] özünün tarihi bilincini, (o sırayla), düşman hedef alır. <i style="">a)[/i] &ldquo;Küresel kıraliyetçi&rdquo;nin birinci hedefi dünya çapında kollayıcı bir id&acirc;r&icirc; düzene sahip ve milyarlarca insanı kapsayan dinlerdir. çünkü böyle dinler, tek ülkenin dışında, bir çok ülkeyi içine alan bir direnme duvarı oluşturur, o ülkeler arasında dayanışmayı sağlar, düşmanın ince oyunlarına karşı halk kitlelerini m&acirc;nen koruyabilirler. Düşmanın bu duvarları yıpratması, sonra yıkması gerekmektedir. O dinden olanların arasına nifak sokulur, sahte mezhepler kurulur; bu mezheplere ilkel tavırlar takındırılıp aşırı işler yaptırılarak o dinin bütünü önce dünya kamuoyunda, sonra ülkelerin kendi içlerinde gözden düşürülür; merkez&icirc; m&acirc;nev&icirc; teşkil&acirc;ta bağlılık yok edilir; aynı dinden olan, eskiden birbirini kardeş gibi gören uluslarda ırkçılık, sahte (kültür, gönül, fikir esasına dayanmayan) ve sözde milliyetçilik (mill&icirc;lik yerine) teşvik edilir. Bu suretle, dindaşlar birbirine düşürüldüğü gibi, gerçek ulusal duygular, ulusal bağımsızlık, ulusal kültür kavramları da gözden düşürülür. Hedef ülkenin önce sahte aydınları, sonra daha geniş kitleler mill&icirc; menfaatlere, istikl&acirc;le big&acirc;ne kalırlar. Eski ve tarih&icirc; dindaşları milletlerin başına gelenler ise onları artık ne üzer, ne ilgilendirir; sırada kendilerinin olduğunu bile düşünemez, ibret alamaz olurlar.


    Hedef ülkelerde geniş dindar kitleler saptırılıp, dinlerinin özünde böyle bir şey olmadığı h&acirc;lde, kendi uluslarının l&acirc;fının bile edilmesine, ulusal dilden, kültürden, tarihten bahsedilmesine düşman kılınırlar. öbür yanda, ayrı bir kavim gibi davranmaya başlamış sahte aydın sınıfı, analarının, babalarının, dedelerinin (hakkında artık bir şey bilmedikleri) dinine düşman kesilmişlerdir.


    14) ışte bu hazır ortama yabancı misyonerler çıkagelir; önce usul usul, yabancı dil öğretmeni pozunda, sonra açıktan ve akın akın. Gelen misyonerler genellikle düşmanın istihbarat dairelerinden desteklidirler. çoğu, çok öncelerden düşmanın diğer yabancı ülkelerde kurdurduğu, oranın dini içinden çıkarılmış sapkın, sahte mezheplere aittir. &ldquo;Küresel kıraliyetçiler&rdquo;in, dünya köleleri için türettiği sahte din ve onun insancıllıktan uzaklaştırılmış, hurafelere boğulmuş sahte mezhepleri.


    Hedef ülkenin kültür, gezim, ve eğitim bakanlıkları, içindeki &ldquo;cemiyet üyeleri&rdquo; v&acirc;sıtasıyla yabancı misyoner faaliyetlerine perv&acirc;sız izin verdiği gibi, onların &acirc;det&acirc; ortağı gibi çalışır olurlar; yabancı sahte dini metheden kitapçıklar basar, dağıtırlar; ülkenin din&icirc;, t&acirc;rih&icirc; eserleri, anıtları yerine, yabancı dine aitmiş gibi yıkıntılar &ldquo;keşfeder&rdquo;, milletin parasıyla bunları onarır, yabancı tapınaklar inşa ettirir, &acirc;yine açarlar. &ldquo;Yurdu tanıtıyoruz; gezmen (turist) gelecek&rdquo; yutturmacasıyla, içerde ve dışarıda, ülkenin &ldquo;din&icirc;, t&acirc;rih&icirc; mir&acirc;sı&rdquo; , &ldquo;kutsal zenginlikleri&rdquo; diye o ulusun din&icirc;, t&acirc;rih&icirc; mir&acirc;sını değil, düşmanın istediği tarzda sahte yabancı dinin ve t&acirc;rihin, ülkenin kimliği olduğu intib&acirc;ını uyandırırlar. ülkenin kamu ulaştırma kuruluşlarının başındakiler de buna katılır. Yabancı ülkelerdeki, o ulusun dıştaki fertlerinden oluşan topluluklara dah&icirc; bu propaganda uygulanır. ülkenin kimliği değiştirilmekte, istil&acirc;cıya karşı direncini koruyacak bağışıklık (muafiyet) dizgesi yok edilmektedir.


    Derken, <i style="">b)[/i] dil, ve <i style="">c)[/i] özünün t&acirc;rihi bilincine taarruz gelir. Dinden, onunla iç içe girmiş (her dinde olduğu gibi) o din öncesi ulusal kültür, ulusal yaşam tarzı ve yaşam felsefesi unsurlarının sahte din &acirc;limlerince ayıklanmasından sonra halk çapında zemin, ulusal dil ve tarihin yok edilmesine hazırdır. Bunların yok edilmesi, o dil yerine düşmanın uygun gördüğü sulandırılmış yabancı dille eğitimin önce yabancı okullarda, sonra devletin, nihayet özel, hatt&acirc; sözde din&icirc; vakıfların okullarında başlatılıp yurdun her köşesine yayılmasıyla olur. öldürücü darbe ise yabancı dille eğitimin anaokullarına kadar indirilmesi, artık öğretmenlerin de yabancı olmasıyla gelir. <i style="">[ ve bir miktar &rsquo;nin geniş işlenmesi için Bkz. O. Sinanoğlu, &ldquo;Bye-Bye Türkçe&rdquo;, &ldquo;Hedef Türkiye&rdquo;, ve &ldquo;Büyük Uyanış&rdquo; kitapları, Otopsi Yayınevi, ıstanbul (2000-2003)]. [/i]Küresel kıraliyetçilerin gizli kuyrukları kilit kademelerde görevlerini yapmışlardır. Ama bu kuyruklar da sonunda düşman tarafından ülkelerinin topraklarından sürülecekler, çoluk çocukları da soykırımdan kurtulamayacaktır.


    <o></o>


    ışte böyle. Yukarıda toplu h&acirc;lde özetlediklerimiz, iki Amerika kıtası, Avrupa, Asya, ve Afrika&rsquo;nın pek çok ülkesinde uygulanmıştır. Bu gün de çok yerde devam ediyor. Son perdeler oynanıyor. Bizim ülkemizin, ulusumuzun, bu savaşın, daha doğrusu istil&acirc;nın neresinde olduğuna okuyucu kendi karar versin. &ldquo;Peki bu vahim durumda nasıl ve ne yapmalıyız?&rdquo;ı da herkes düşünsün. Sonra bulduğumuz çareleri karşılaştıralım.


    <o></o>


    ********** <i style="">ınsanlık düşmanı dünya h&acirc;kimiyetçilerine karşı çıkacak, insanlığın kurtulmasına yol gösterecek bir ülkeden; 02 Nisan 2003.[/i]

  5. #5

    Standart

    kopya_kalpler gerçekten çok teşekkür ederim böyle bi konuyu açtığın için kesinlikle çok dikkat edilmesi gereken bi konu.

    ben aydın gibi ufak bi şehirde oturmama rağmen şehrimizin tek işlek bulvarı olan yerde(menderes bulvarı) türkçe dükkan ismine rastlamak çok zor.
    bu gerçekten çok üzücü bir olay. aydında oluşturduğumuz daha doğrusu yeni oluşmaya başlamış bir grup olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapmayı düşünüyoruz.

    örneğin bazı şehirlerimizdeki belediyeler alınan kararlara göre yeni açılan dükkan isimlerinin yabancı olmasına izin vermiyorlar. yani böyle bi yetkiye sahipler, peki bu yetki ellerinde iken bunu kaç belediye uyguluyor değil mi??

    insanlar bu tür yerlere rağbet ediyor ki onlarda isimlerini böyle koyuyorlar. toplum olarak bilinçi olmalıyız arkadaşlar.

    &quot;TüRK DEMEK TüRKçE DEMEK, NE MUTLU TüRKüM DıYENE&quot;
    ne güzel demiş atatürk.

    biraz önce bahsettiğim topluluk olarak gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerin diğer şehirlerde de gerçekleşmesi durumunda yardımlarınızı beklerim arkadaşlar.
    mesela isimleri türkçe olan dükkanlara teşekkür belgesi yabancı olanlara rica belgesi vermek gibi, bu da başka şehirlerde yapılmış çok mantıklı bi uygulama.

    duyarlı bilgili ve etrafımızı bilgilendiren vatandaşlar olmamız dileğiyle...

    DıLıMıZE SAHıP çIKALIM ! !

  6. #6

    Standart



    aaa bu çok güzel bi uygulama yaa keşke herkes bu kadar duyarlı olabilse değil mi?Herkesin beyinleri saçmasapan şeylerle sulanmış. Artık bu gün bile baktığımızda gazetede en çok okunankonular genelde magazin v.s oluyo ne kadar üzücü bi durumdeğil mi?


  7. #7

    Standart

    aslında düşününce sanki bizi biz batırıyoruz neden hiçbir ülkede ingilizce ders olarak okullarda gösterilmezken bizim ülkemizde gösteriliyor ?


    dükkanların isimlerinin ingilizce olmasına da üzülerek bakıyorum neden bu vurdum duymazlık neden hiç birşeyi umursamıyoruz varsa yoksa daha çok müşteri daha çokpara


    arkadaslarımla bu konuyu tartıştığımda &quot;biraz yenilikçi ol, neden yeniliklere bu kadar karşısın, seni ab ye almıcakla&quot; hahaha yok arkadasım yok eğer dilimizi, kültürümüzü yok etcekse bu ab ve yenilikçi olmak kültürel değerlerimizi unutturacaksa sağolun ben almim alanada mani olmiiyim
    teşekkürler



  8. #8

    Standart

    kuzey afrika daki bir öğrenci için dünya dili fransızca, hayali pariste okıumak orayı görmek, türk cumhuriyetlerindeki biri için dünya dili rusca moskovayı görmek ve orada okumak ister, türkiye deki biri için de dünya dili ingilizce gitmek istediği yer amerike ya da ingiltere..... ya hepsi dünya dili ya da dünya dili die bize yutturdukları yalanlar var...

  9. #9

    Standart

    konuya canıgönülden katılıyorum. özellikle televizyonlardaki yozlaşmaya ben dikkat çekmek istiyorum, hemen her programda yabancı kelimeler, spikerlerin türkçe fakiri konuşmaları beni deli ediyor .
    Tabi malını satabilmek için dükkanına yabancı isim koymayı bir görev edinen esnafımız da cabası.
    Ama madalyonun öbür yüzüne bakalım:

    Türk halkı özentili bir halkdır. Yabancı adlı dükkanlarda yabancı markalı ürünleri tercih ederiz, nedenmi? çünkü çalıp çırpmayı hayat gailesi sayan Türk zihniyetinin ürettiği Türk mallarının kalitesinden hep korkarızda ondan.
    Mesela; M.p markası yabancımı? değil ama adam açık adını yazsa ayakkabı satamayacağını biliyor da ondan kısaltma koyuyor.
    öte yandan vatandaş bir programın adını yabancı kelimeli gördümü programı kaliteli sanıyor.
    Son dönemde beni en deli edn program Habertürk adlı tv de.
    Kanalın adında Türk kelimesi geçtiğine bakınca insan bişi sanıyor , ancak adamlar her hafta sonu yayınlanan haber programının adını &quot; habertürk weekend&quot; koymakta bir sakınca görmüyor.
    Yüzsüzlüğün de bu kadarı...

  10. #10

    Genel Yönetici

    Standart

    Wallane diyimbilmiyorum içimden hepinizin yazılarını alt alta koymak geçiyor. hepinize çok teşekkür ediyorum.hepinizin yazdıklarına katılıyorum.FTH''''ın MARMARALI''''nın CADI''''NIN CaGRiAksiN''''ınKOPYAKALPLRıN' '''inyazilarina katılıyorum


    Edited by - PoLKeReM on 01/05/2006 15:49:27

Benzer Konular

  1. Aslan seçime gidiyor!
    Konu Sahibi legolas91 Forum Galatasaray-1905
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2011, 23:11
  2. Sıfır Ürün Sıfır Blackberry Torch 9800 | Acil Ankara Elden Satış
    Konu Sahibi tuncayh Forum Kişiden Sıfır Ürün ve 2.El Satış | Aradıklarınız | Takas
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Aralık.2010, 19:57
  3. Roberta Carlos Gidiyor
    Konu Sahibi Genzo Forum Fenerbahçe-1907
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Haziran.2009, 09:24
  4. 'Tribünleri keyiflendirmek hoşuma gidiyor'
    Konu Sahibi e.M.R.e Forum Fenerbahçe-1907
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 11.Ağustos.2008, 19:59