Okul öncesi dönem, çocuklarda değerlere ilişkin bilgilerin temellerinin atıldığı ilk dönemdir. Değerler, temelde değişmez özellikler içerir; fakat yaşanılan çevre, kültürel özellikler, eğitim ve deneyimler gibi pek çok faktöre göre bireysel bazda farklılıklar gösterebilir.

İyi bir değerler eğitimi, akademik başarıyı da etkiler. Bir çocuk, okula başlama döneminde sorumluluk, kendini kontrol ve azim gibi kişilik özelliklerinde problem yaşıyorsa okul başarısında da çeşitli sorunlarla karşılaşacağı bilinmelidir. Şefkat, cesaret ve sadakat gibi değerler ise çocuğun okul başarısı için doğrudan gerekli değildir; fakat çocuğun diğer çocuklarla ilişkisinde önemlidir. Okul öncesi dönemde çocuklar doğrular ve yanlışlar arasındaki farkı tam olarak ayırt edemezler. Onların nasıl cesur, dürüst ve nazik olabileceklerini, ayakkabılarını yan yana koymayı öğrenme gibi öğrenmek zorunda oldukları belirtilmektedir.

Değerlere ilişkin eğitimde ailelerin dikkat etmeleri gerekenler:

İyi örnekler: Ahlâki eğitimde en etkili yöntem, yetişkinin kişiliğidir. Çocukların değerleri öğrenmesi için ciddi anlamda yetişkinlerin olumlu davranışlarını izlemesi ve bunları kendi gözleri ile görmesi gerekir. Eğer çocuk ailesinin sıkı çalıştığına, başkalarına nazik olduğuna, kendi rolleri ile ilgili sorumluluklarını yerine getirdiğine şahit olursa kendi davranışları da benzer şekilde gelişecektir. Eğer çocuk ailesinin yalan söylediğini ve başkalarını kandırdığını gözlemlerse dürüst olmayı öğrenemeyecektir.

Yüksek beklentiler: Küçük çocuklar ailelerinin beklentilerinden hoşlanırlar. Bu durum, yaptıklarından dolayı çocuğa kendisini iyi ve gururlanmış hissettirir. Standartlar açıkça belirlenmiş olmalıdır. Örneğin, arkadaşımıza vurmak yanlıştır, gibi. Çocuğun davranışlarına ilişkin uygulanabilir standartlar belirlemeli, bunlara uyması için onu teşvik etmeli ve davranışı gösterdiğinde de çocuğa sevgi göstermeliyiz.

Mantıklı kurallar: İyi davranışlara ilişkin kuralları, çocuğun hareketlerini kontrol eden yetişkinden ayırt etmek kolay değildir. En etkili yöntem, kalıplaşmış değerlerdir. Örneğin “Boyalarınla resim yaptıktan sonra kalemlerini kutunun içine koymalısın.” gibi bir yönerge, çocuğun sorumluluk ve iç kontrolü öğrenmesine ilişkin bir uygulamadır. Burada çok sıkı bir disiplinden söz edilmemektedir. Özellikle küçük çocuklar eğlenceli ve özgür oldukları bir çevrede bulunmalıdırlar. Fakat çocukların açıkça belirlenmiş ve sınırları kesin olan kuralları bilme gibi bir gereksinimleri vardır. Kurallar hayatın önemli bir parçasıdır ve çocukların bir şekilde bunlarla başa çıkmayı öğrenmeleri gerekmektedir.

İyi tavırlar: Davranışlara ilişkin kurallar, iyi tavırlar olarak adlandırılmaktadır. Öğretmenlerin vatandaşlıkla ilgili davranışları, çocuklar için oldukça önemlidir. Günlük yaşamda iyi tavırlara sahip olmak için kendi tutkularımızı kontrol etmeyi öğrenmeli ve başkalarına karşı kullandığımız kelimelere ve davranışlarımıza dikkat etmeliyiz. Bu tavırlara ilişkin uygulamalar, doğal yollarla ortaya çıkacaktır.
Çocukların iyi tavırlara ilişkin deneyimleri, oldukça karışıktır ve bunun için aileler yeterli değildir. İyi örneklerden oluşan bir çevre yapılandırma, hatırlama ve harekete geçme söz konusudur. Bu nedenle aileler, çocuklarına oyun arkadaşlarıyla ve başkalarıyla uygulamalar yapabilecekleri fırsatlar sağlamalıdırlar. Örneğin alışverişte kasiyerlere, yemek yenilen bir ortamda garsonlara veya taksi şoförlerine uygun tavırlar gösterme.

Birlikte değerlere ilişkin uygulamalar: Günlük aktiviteler içinde iyi davranışlara ilişkin uygulamalar olmalıdır. Eğer merhamet kavramını öğretmek istiyorsak hasta olan yakınımıza birlikte yardımcı olmalıyız. Arkadaşlık ve cömertlik kavramlarını öğretmek istiyorsak komşumuza birlikte bir kek hazırlayıp götürebiliriz.

Doğru ve yanlışlar hakkında konuşma: Çocuklar aileleri kendileri ile bir şey konuştuklarında bunun önemli olduğunu bilmelidirler. Çocuklarla değerler hakkında konuşmak, onlara öğütler vermek demek değildir. Bunun yerine konuşmalar, değerlerin dünyada nasıl olması gerektiğini ve insanların bunlara neden uymak zorunda olduğunu açıklamalar şeklinde olmalıdır. Bunun anlamı, çocuklara değerlerin ne anlama geldiğini açıklamadır. Örn. okul öncesi dönemde bir çocuğa “Eğer iki tane elmamız varsa bunun birini arkadaşımıza verebiliriz, arkadaşımızda iki tane elma varsa o da birini bize verebilir bu paylaşmaktır.” diyebiliriz. Burada çocukların iyi ve kötü örneklere dikkatini çekmek vardır.

Değerler hakkında kitaplar okuma: Sizin çocuklarınıza okuduğunuz hikâye ve şiirler, oldukça önemlidir. Bunlar çocukların iyi değerler geliştirmelerine yardımcı olur. Hikâyeler içindeki resimler çocuklara iyi ve kötü hakkında bilgiler verir. Küçük çocuklara hikâyelerdeki kahramanları ideal olarak görürler. Bu da onların iyi olanı sevme ve ona benzemeyi istemelerine neden olur.

Aileler, çocuklarının eğitimine katılmalı ve değerlere ilişkin olarak çocuklarının ilk eğitimcileri olmalıdırlar. Eğitimcilerin çocukların her zaman sahip olacakları değerlerle ilgili rolü de oldukça önemlidir. Eğitimciler, değerleri çocuklara okulda öğretmek zorundadırlar; fakat eğitimcilerin değerleri tek başına ve evde uygulanmasını sağlamadan gerçekleştirmeleri pek de mümkün değildir. Bu nedenle eğitimci - aile işbirliği çok önemlidir. Ailelerin evde başladıkları eğitime, eğitimciler okulda daha karmaşık bir şekilde devam edeceklerdir.