Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı, araştırmaların, çok oynamayan ve kendisine dokunulmayan çocukların beyninin yaşıtlarına göre yüzde 20-30 daha az geliştiğini ortaya koyduğunu bildirdi.


Türkiye Özel Okullar Birliğince düzenlenen Okul Öncesi Eğitimi Sempozyumu, Antalya'da başladı.


Sempozyumun açılışında konuşan Remzi İnanlı, okul öncesi eğitimin Türkiye'de geç anlaşıldığını ve ihmal edildiğini ifade etti.


Türkiye'de yakın zamana kadar okul öncesi eğitimin anne ve babaları çalışan çocukların bakılması olarak görüldüğüne dikkat çeken İnanlı, son zamanlarda okul öncesi eğitimin Türkiye'nin gündemine oturduğunu söyledi.


İnsan beyninde ortalama 100 milyar hücre olduğunu belirten İnanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Bunu bilim adamları böyle tespit etmiş. Beyin hücrelerinin yüzde 90'ı yapı taşı işlevi üstlenen glialardan, yüzde 10'u nöronlardan oluşuyor. Ortalama bir beyin bir katrilyon bağlantıya sahip. 2 yaşındaki çocuğun beynindeki her bir sinir hücresi 15 bin bağlantı yapma kapasitesine erişir. 2 yaşındaki çocuğun beyni, yetişkin bir insanın harcadığının iki katı enerji harcıyor. Çocuk 6 yaşına geldiğinde beynindeki bağlantı temellerinin yüzde 60'ı oluşuyor. Sinir hücreleri arasındaki bağlantılar kişinin deneyimlerine göre şekilleniyor. Burada okul öncesi eğitim devreye giriyor. Bu durum 10-12 yaşına kadar devam ediyor. 12 yaşından itibaren zayıf bağlantılar gidip güçlenme geliyor. 18 yaşında beyin elastikiyeti azalır ama güç kazanır. Araştırmalar, çok oynamayan ve kendisine dokunulmayan çocukların beyninin yaşıtlarına göre yüzde 20-30 daha az geliştiğini ortaya koyuyor. Beyin, uyaranların bol olduğu deneyimlerle gelişir. Okul öncesi bu dönemde devreye giriyor. Deneyimli insanların elinde yetişen çocukların zekası o oranda gelişiyor.''

Okullaşma oranı

Remzi İnanlı, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı'ndaki hedefleri yakaladıklarını, okul öncesi eğitimde 30'dan fazla ilin yüzde 40, 50 ve 60'ların üzerinde okullaşma oranına ulaştığını dile getirdi.


Ancak bazı illerin hala yüzde 10'ları geçmediğini vurgulayan İnanlı, ''Onlar yüzünden bizim ortalamamız düşüyor. Birkaç il var, onlar hamle yapsa yüzde 35'in üzerine çıkacağız. 9. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda hedef yüzde 50'dir'' dedi.


İnanlı, 2013'e kadar kademeli olarak 1 yaş grubunun da zorunlu eğitime alınacağını söyledi.


1 yaş grubunda Türkiye'de 1 milyon 300 bin, 2 yaşta 2 milyon 600, 3 yaşta 4 milyon öğrenci bulunduğunu ifade eden İnanlı, ''0-6 yaş grubunda Türkiye'de 8 milyon öğrenci var. Ben bunu Brüksel'de katıldığım toplantıda söylediğim zaman durdular. Bizi tenkitten vazgeçip '8 milyon çocuğu birden okullaştırmanız mümkün değil' dediler'' diye konuştu.


Remzi İnanlı, 2003-2006 yılları arasında resmi ana okulu sayısında yüzde 189, resmi ana sınıfı sayısında yüzde 195, toplam kurum sayısında yüzde 180, çocuk sayısında yüzde 200, resmi okul öğretmen sayısında yüzde 134, kadrosuz usta öğretici sayısında yüzde 212 artış sağlandığını bildirdi.


Okul öncesi eğitim hizmetlerinin yüzde 91'inin resmi okullarda, yüzde 6'sının özel okullarda, yüzde 3'ünün Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından verildiğini belirten İnanlı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı yaklaşık bin 400 kurum ve 7 okulun Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması için kanun tasarısı hazırlandığını, tasarının komisyonlardan geçtiğini söyledi.

0-6 yaşın önemi

Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Rüstem Eyüboğlu da 2006 yılının Ocak ayında yapılan sempozyumda okul öncesi eğitim kurumlarının yöneticileri tarafından okul öncesi eğitimin de gündeme alınmasının istendiğini, dolayısıyla bu yıl sempozyumu 3 güne çıkararak bir günü okul öncesi eğitime ayırdıklarını söyledi.


Türkiye'de okul öncesi eğitimin her yıl daha da önem kazandığını belirten Eyüboğlu, okul öncesi eğitimin bir ülkenin geleceği olduğunu dile getirdi. Eyüboğlu, şöyle konuştu:


''2023 yılında cumhuriyetin 100. yaşında, paylaşmasını bilen, ülkesini seven, ana dili yani Türkçe'yi daha iyi kullanan birden fazla yabancı dil öğrenebilen bir nesil yetiştirmek istiyorsak bugünden okul öncesi eğitime önem vermeliyiz. Örgün eğitimin insan hayatındaki yeri göz önüne alındığında okul öncesi eğitimin önemi bir gerçektir. Çocuğun gelişiminde en hassas dönem 0-6 yaş dönemi olup zeka gelişiminin yüzde 70'inin bu dönemde gerçekleştiği uzmanlarca belirtilmektedir. Böylesi önemli bir yaş döneminde ülkemizde yaklaşık 6-7 milyon çocuğumuz bulunmaktadır.''


Eyüboğlu, Türkiye'de çalışan annelerin oranının yüzde 30'ları geçmesinin bu gruptaki çocuklara bakım ve eğitim gereksinimi de artırdığına dikkat çekti.


Okul öncesi eğitim alan öğrenci oranının dünyada oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Eyüboğlu, ''Belçika, Hollanda, Almanya ve Avusturya'da bu oran yüzde 80'lerin üzerinde, Ukrayna'da yüzde 60, Türk cumhuriyetlerinde yüzde 47, Hindistan'da yüzde 35, Çin'de yüzde 24. Ülkemizde bu oran son yıllarda yüzde 25'lere yaklaşmıştır.''