Çocuklarınıza zamanı verimli kullanmayı ve planlı bir şekilde hareket etmeyi yaşayarak öğretiniz. Dershane ve okulla ilişkilerinizi mümkün mertebe sıkı tutmaya çalışın. Çocuğunuzla baş başa konuşabileceğiniz ortamlar arayın.

Onu dikkatlice ve önemseyerek dinleyin.

Çocuklarınızın ders gelişimlerini izleyin, daha iyi notlar alması için cesaret verin.

Problemlerini beraberce nasıl aşabileceğinizi sorun.

Zayıf not aldığında aşağılamayın ve başkalarının çocuklarıyla kendi çocuğunuzu asla kıyaslamayın.

Yapmasını istediğiniz davranışı yapmasını söylemek yerine, o davranışı önce siz gösterin. Sizden görürse aynısını o da yapacaktır. Çünkü siz, çocuğunuzun takip edeceği en önemli insansınız. ’Yaptıklarımı yapma, söylediklerimi yap’ gibi bir şey söylemeyin, kesinlikle tesir etmez.

Gazete okumasını istiyorsanız, sizi gazete okurken görmeli. Kitap okumasını istiyorsanız, sizi kitap okurken görmeli. Yanlış bir şey yapmasını istemiyorsanız, sizi o yanlışlığı yaparken görmemeli.

Her zaman yaptığı yanlışları görmek yerine doğruların üzerinde durulmalı ve o doğruların devamı sağlamalıdır. Yaptıkları yanlışları görmemezlikten gelmek doğru olmayabilir. Yeri geldikçe doğrusunu göstermeliyiz ve yaptığının yanlış olduğu kanaati verdirilmelidir.

Böylece yapılanın yanlış olduğunu söylemekten daha çok bu etkili olacaktır. Çocuklardan,’İyi bir şey yaptığımda kimse görmüyor ama hatalarımı da kimse unutmuyor’ sözü çokça duyduğumuz bir serzeniştir. Gururlanmasına sebebiyet vermeden, onun duyacağı şekilde, annesine, yaptığı iyi bir davranışın sizi ne kadar memnun ettiğinden bahsedin.

Hayatın bazı zorluklarıyla karşılaştığında yanında olmak, hareket etme tarzını öğrenmesi bakımından ve o zorlukları kolayca güvenli bir şekilde aşması için önemlidir. Sorumluluk bilincinin gelişmesi gayesiyle ev işlerinden bazılarının sorumluluğu yükletilebilir.

Çocuğunuzun dershanesi hakkında verdiği bazı bilgileri öğretmen ve dershane süzgecinden mutlaka geçirdikten sonra hareket tarzınızı belirlemelisiniz.

Öğrenci, cezayı gerektirecek bir davranışın içinde olduğunda taraf tutmamalısınız, benim çocuğuma bu ceza nasıl olumlu bir davranışı kazandıracak diye düşünüp hareket etmelisiniz.

Bazı tatillerde ‘Bugün evin reisi sen olsaydın !’ oyunu oynamak, çocuğa yapmak isteyip de size söyleyemedikleri ve bazı farkında olmadığınız şeyleri açıklamasını sağlar.

Ne kadar meşgul olursanız olun, günde en az bir öğün yemekte beraber olmaya çalışın.

Yemek esnasında televizyonun mutlak surette kapalı olmasına özen gösterin.

Tatlı konuşmalarla aile hayatınızı renklendirin, aile bağlarını kuvvetlendirin.

Çocuğunuzla diyalogunuz o kadar kuvvetli ki, bir şeyi yasakladığınızda size kızsa dahi, onun iyiliği için yaptığınızı bildiğinden psikolojik problemler meydana gelmemektedir.

Evde bazı temel kurallar olmalıdır. (Oda düzeni gibi) Bu kurallara mümkün oldukça uyulmalıdır. Evde ki kurallara uymaya alıştırma, kırmızı ışıkta geçmeyeceksin anlamını taşımalıdır. Bu yüzden bazı isteklere ‘’hayır’’ demekten çekinmemeyiz.

Sık sık çocuğunuza yaşına uygun olarak yapabileceği görevleri ve sorumlulukları verin.

Ona sık sık kendini nasıl hissettiğini sorun.

Olaylar karşısında onunda fikrini ifade etmesini sağlayın, yani ona kendi fikrini sorun ve düşünmeye sevk edin.

Söylediği şeylere önem verdiğinizi hissettirin.

Onun iyi yönlerini ve başarılarını takdir edin, ön plana çıkarın ve ödüllendirin.

Onun kabiliyetlerinin gelişmesine zemin ve imkan hazırlayın.

Hatalı davranışlarını konuşarak onu yargılamadan anlatmaya çalışın, olayların ve yaptıklarının hatalı taraflarını fark etmesini sağlayın.

Sık sık onu sevdiğinizi ve onun aileniz için ayrılmaz bir parça olduğunu ifade edin.

Onun kendini ifade etmesini kolaylaştırmak için karşılıklı olarak siz ona kendinizi ifade edin, ondan da kendini ifade etmesini isteyin, sık sık karşılıklı konuşup sohbet edin.

Onun yapabileceği şeyleri kendisine bırakın, onun yerine bazı şeyleri yapmayın. Bu, çocuğun kabiliyetlerinin gelişmesini ve kendini ortaya koymasını engeller.

Onunla kaliteli ve hoş bir şekilde vakit geçirin.

Onun olaylar karşısındaki duygularına değer verdiğinizi belli edin.

Onun sosyal ortamlardaki arkadaşlıklarını ve girişimlerini uygun olduğu ölçüde destekleyin.

Onun aile içi herkesle olan bağlarının kuvvetlenmesini sağlayın. Unutmayınız ki bu günün çocukları, yarınların büyükleri olacak, çocuğunuzun bu günden davranış ve kişilik gelişimi iyi yönlendirilirse, gelecekte hem onun hem de sizin açınızdan ideal olan gerçekleşmiş olacaktır.

En iyi ödüllendirme, maddi ödüllendirme yerine duygusal ödüllendirmedir. Anne babaların genel anlayışı, çocuğa maddi hediyeler almanın en iyi ödüllendirmeymiş gibi algılanmasıdır. Maddi hediyelere alıştırılan çocuk gün gelecek, en iyi ve en pahalı hediyelerle bile doymayacaktır.

Oysa anne babasının öpmesi, kucaklaması, gezdirmesi, onunla ilgilenmesi, ona güzel sözler söylemesi gibi ödüllendirmeler, en sağlıklı ve en başarılı ödüllendirmelerdir. Anne babalar ilgi-sevgi ve heyecan veren bu türlü duygusal ödüllerin yanı sıra imkanlar ölçüsünde sınırlı olarak ek maddi hediyeler de verebilirler. Anne babalar, çocuklarına aldıkları hediyelerin maddi değerleri yerine, onlarda oluşacak duygusal değerlerin ön plana çıkarılmasına özen göstermelidirler.

Bebeklik döneminde öpme, sevme, kucaklama, onunla oynama, onu besleme, gezdirme, onunla meşgul olma, onunla konuşma ve onu sevdiğini hissettirme gibi ödüllendirme şekilleri geliştirilmelidir.

Okul öncesi dönemde öpme, sevme, kucaklama, onunla ilgilenme, onunla gezme, birlikte vakit geçirme, sözle onu onaylandığınızı vurgulama, onun hoşuna gidecek iltifatlar söyleme, onun sevildiğini hissettirme ve onun gelişim dönemine uygun hediyeler alma şeklinde ödüllendirmelidir.

Okul döneminde sevme, onunla birlikte gezme, birlikte ders çalışma, onu onaylandığınızı hissettirme, onun kabiliyetlerini ön plana çıkaracak program ve aktivitelere yönlendirme ve onun hoşuna gidecek iltifatlar söyleme şeklinde ödüllendirilmelidir.