emlaklik & sedatyucel

PES 2010 Sistem Gereksinimleri | Değerlendirmeler ve Oynanış | Tuş Kombinasyonu

Pes 2010 Sistem Gereksinimleri Minimum Gereksinimler Windows XP SP3,Vista,Win 7 İşlemci: Pentium 4 2.6 GHZ Ram: 1GB Ram Vista,Win 7: 1.5GB Harddisk Boş Alanı: 8GB Grafik Kartı:Nvidia 6800GT ve üstü -ATİ X800 ve Üstü

Bu konu 8362 kez görüntülendi ve 9 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: PES 2010 Sistem Gereksinimleri | Değerlendirmeler ve Oynanış | Tuş Kombinasyonu

    5 üzerinden 4.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 8362 kez incelendi.


Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Thumbs up PES 2010 Sistem Gereksinimleri | Değerlendirmeler ve Oynanış | Tuş Kombinasyonu

    Pes 2010 Sistem Gereksinimleri

    Minimum Gereksinimler
    Windows XP SP3,Vista,Win 7
    İşlemci: Pentium 4 2.6 GHZ
    Ram: 1GB
    Ram Vista,Win 7: 1.5GB
    Harddisk Boş Alanı: 8GB
    Grafik Kartı:Nvidia 6800GT ve üstü -ATİ X800 ve Üstü


    Önerilen Sistem Gereksinimleri
    Windows XP SP3,Vista,Win 7
    İşlemci: İntel Core2Duo 1.8 GHZ
    Ram:2GB
    Ram Vista,Win7: 2.5GB
    Harddisk Boş Alanı:10GB
    Grafik Kartı: Nvidia 8600GT 512mb Üstü -ATi HD3850 ve Üstü


    Fırsat buldukça başlıklar halinde güncelleyip uzatacağım bir makale olacak bu. Ortak paydada buluştuğum arkadaşların yazılarından uygun gördüklerimi de 1. sayfaya taşıyacağım. Böylece bir bütünlük içinde ilk sayfadan genelini takip edebileceksiniz. İlgilendiğiniz konu sadece misal ORTA AÇMAK ise "Kırmızı renkli" başlıklardan direkt o kısmı okuyabileceksiniz.Uzun yorumları okumayan arkadaşlar bu tartışmaya pek katılamayacaklar belki ama benim gibi her yorumu sonuna kadar okuyanlar futbol konuşmanın keyfine varacaklar. Nitekim burada hepimiz fikrimizi söyleyebiliyoruz, ve özellikle yaş ortalaması biraz daha fazla olanların günlük hayattaki sıkıntılardan sıyrılma biçimidir PES ve futbol sohbetleri. Futbolun olduğu yerde tartışmanın olmaması imkansız bir şeydir. Tartışma kavga gürültü demek değildir. Fikirlerin çarpışmasından şiddet doğmamalı. PES 6 için uzun uzun yazmıştım eskiden. Uzun zaman oldu ve 2010'nu mercek altına aldım. Son yazılanlarda yaş ortalamasının da yükseldiğini görerek ayrıntıların iyi irdelendiğini fark ettim. Katıldıklarım ve katılmadıklarımla birlikte yeni yorumlarımı foruma katmak istedim. Bütün arkadaşları selamlayarak paylaşmaya başlamak istiyorum.


    [B]TEMPO:

    Oyunun temposundan kastınız nedir bilmiyorum ama bence eskiye göre daha tempolu maçlara şahit oluyoruz. Rakip kendi yarı sahasında hazırlık pasları yapıyor ya da bizim yarı sahada top çeviriyor diye temposu düşmüş dersek, o zaman habire topu aldı mıydı hücuma geçmelerini bekliyoruz demektir. Tempodan kasıt bu ise ben zaten o tempoda bir arcade tarzı mücadele istemiyorum, basket maçı gibi bir futbol bu oyunun şanına yakışmaz. Zira maçın tempolu geçip geçmemesi biraz da biz oynayanların elinde. Rakibi taciz etmezseniz, dürtmezseniz hareketlenmelerini de pek bekleyemezsiniz. Klasik defans ve atak anlayışlarınızda yenilikler denemezseniz tempoyu korusanız da tek düzelikten kurtulamazsınız.

    ARA PAS ve KANAT:

    Pas ve ara pasları yavaş bulanlarınız var. Az basmak çok basmak derken kasıt nedir bilmiyorum ama basılı tutarak verdiğiniz her türlü pas daha hızlı gidiyor. Zaten basılı tutuğunuz zaman parmağınızı çekmenize gerek kalmıyor biliyorsunuz o son limitinde topu ayağından çıkartıyor. Özellikle kanattan çizgiye verilen ara pas düğmesine :triangle: basılı tuttuğunuzda gayet hızlı hatta hafif sekerek giden toplar gönderebiliyorsunuz. İsabet konusunda kanat defansı araya girebiliyor elbette ve girecek tabii onun da görevi bu. Rakip takımın oyuncularını ve pası atacak oyuncuyu iyi tanımıyorsanız vay efendim paslar kötü dersiniz. Rakibin defans kanadı oyuncusu çevik ise basılı tutarak sert ara pası çıkartırsınız. Yer hakimiyeti çok ise :l1: + :triangle: çıkartarak arkasına uzatabilirsiniz. Dediğim gibi rakip takımın oyuncuları ile kendi oyuncularınızın özelliklerini ve yeteneklerini iyi tanımalısınız. Özellikleri boyları ve kullandıkları ayakları gibi kriterlerdir. Yetenekleri hızları, response’leri, ability leri gibi değerlerdir. Ve maçta bu oyunculardan hangilerinin çarpışacağını belirleyip ona göre bir kurgu geliştirmektir. Örneğin sol hücum kanadınızdaki Riera ile rakibin sağ savunma kanadındaki Dani Alves ile çarpışacaklardır. Boylarının ve özelliklerinin karşılaştırmasına göre kendi stratejinizi geliştirirsiniz. Benim Riera’m bu D.Alves’i hızı ile geçemeyecekse öyleyse boyu ile alt etmeli demeliyiz mesela. D.Alves hızlıdır Riera’ya yetişebilir baskı yapabilir ama aynı D.Alves çok ileri çıkar. Kaptırırsa kontranızda siz de sol kanattan çıkmayı düşünürsünüz ve amaç bu olmalı. Gerçek maçlarda izlediğimiz T.Direktörler ne diye bağırıyorlar sanıyoruz ki? Dudaklarını okuyamıyoruz ama bir şeylere öfkelendikleri belli. İşte böyle durumlara isyan ediyorlar. “Dani Alves ilerde topu kaptırınca sağ bekleri boş kaldı, kontraya çıkarken sen niye hala ters kanattan ya da göbekten oynamaya çalışıyorsun” gibi bir isyan ile bağırıyorlar oyuncularına. Elbette böyle uzun bir cümle ile hönkürmüyorlar yeşil sahaya Size izah edebilmek için ben öyle yazdım. “Bu taraftan gelsenize hayvan herifleeer” diye bağırıyor o T.Direktörler. Siz de Konami’ye çok bağırmak istemiyorsanız maç öncesi taktiğinizi ve maç içindeki uygulamalarınızı buna göre yapabilrisiniz.

    Atılan ara pasına oyuncusunun koşmamasından şikayetçi arkadaşlar var. Ara pasını attığınız anda pası almasını beklediğiniz oyuncu CPU nun belirlediği ilk hız ile koşar. Bu da genellikle beklediğinizden yavaş bir hızdır. Bunu sebebi siz attığınız anda ofsayta düşmemesi içindir, bir bakıma CPU burada sizi asiste eder. Pası atanın ayağından top çıktıktan sonra, pası alacak adamınızın hızını ve yönünü toparlayamadığımız için alamayabiliriz o topu. İşte bu noktada KONAMI görevi bize devreder. Ara pası alması gereken oyuncu saç baş yolduran bir hız ile topun ayağına gelmesini beklerken defans araya girer. Bize düşen o top hala yol alıyor iken :r1: + :r2: kombinesi ile topa doğru yönelmek ve :r1: ile maximum koşumuzu gerçekleştirmektir. Sonuç olarak güzel pas atmak yetersiz, kimse güzel pas almaktan bahsetmiyor. Ben pası attım ama adam pası alamıyor KONAMI rezaleti derken biraz gerçekçi olalım. Çünkü bu oyun Arcade değil Simulation...

    ÇALIM:

    Size burada bilmediğiniz hareketleri anlatmayacağım elbette. Ama PES 2010 çalım atamıyorum şikayetleri kendilerine eziyet. Süratli bir oyuncu ile topu sürüp adam geçmeyi çalım sayanlar, evet PES 2010’da pek çalım atamayacaksınız. Daha doğrusu çalım attığınızı zannedemeyeceksiniz. Adamın üstüne son sürat gidip Messi ve Ronaldo manevraları pek yemiyor bu oyunda değil mi Henry ile 100 m. rekoru kıramıyorsunuz değil mi? “Not:Henry sahiden de futboldan önce koşucu olarak başlamış spora”. Bu duruma en çok sevinenlerden biri benim. Bu yüzden arkadaşlarımla oynarken çok maç kaybettim. Çünkü ben sahada futbol oynamak isterken, oyuncularını atletizm koşucusu yerine koyan arkadaşlar beni yendiler. E ben böyle yenilmeyi değil, bu şekilde yenmeyi de sevmiyorum ki!.. Kazanacaksam atletizm sporu ile değil futbol oyun kurgusu ruhu ile kazanmak isterim. Kazanmayı da geçtim, sahada dolu dolu futbol olsun yeter, ben ve benim gibi futbol anlayışı estetik olan oyuncular böyle seviyoruz. Arkadaşlar yanlış anlamayın büyüklük taslamak için değil ama 33 yaşımdayım. Mexico 86’yı ayrıntıları ile hatırlayamasam da ITALY 90 WORLD CUP’ı ciddi ciddi takip etmiş biri olarak söylüyorum. Hollanda'nın 1988 ylındaki şampiyonluğuna şahit olan bir futbol tutkunu olarak yazıyorum. Futbolun o yıllardaki tadını arıyorum. Belki bu yüzden oyun stili farklı olanları anlamıyorumdur. Ama PES serisinde amaç yenmek için her yol mübah olmamalı. Tamam futbolda amaç yenmek ama sorarım size 1-0 ya da 2-1 lik galibiyet serileri olduğu halde futbolundan memnun olmayan bir çok taraftar vardır. Çünkü futbol görsel bir şölen beklentisi ile izlenir. Yoksa herkes skor takibi yapardı sadece. Futbol seyirciye oynanır, skorboard’a değil. Ters paslar, çapraz koşular, defansın arkasına top indirmeler, ver kaçlar, serbest vuruş yanıltmacaları vs. olmaz ise ben oynadığım maçtan pek keyif alamam. Roket gibi koşarken top ayağına yapışmış oyuncu ile gol atmaktansa başka şeyler denerim. PES 2009’da o roketler fezaya gönderilmiş, top ayağına yapışmış gibi koşan, kaybetse bile mıknatıs gibi ayağına geri çeken oyuncular pek yok çok şükür.

    Haa bu adam hiç mi çalım sevmiyor. Sevmez olur muyum, benim neyi sevmediğimi anlayan anladı. İşte uyguladığım birkaç çalım tarzı: PES 2009’da okları boş bırakıp :l1: +:r1: kombinesi ile yaptığımız çapraz yengeç koşuşunu 2010’da daha farklı yapıyoruz. Üstelik 2009 daki gibi bunu herkes yapamıyor defans oyuncularının dışındakiler genellikle yapabiliyorlar. Taaa FIFA 98’deki bir hareket gibi, :r2: + ok. Yani :r2: ’ye basılı tutarken bir tık aşağı ya da yukarı yön tuşu. Adamımız topu yan yan sürmeye başlar. Üstelik sahayı da 2009’daki gibi çapraz değil enlemesine kat ederek. Bu hareketin karşı karşıya pozisyonlarda etkisini görürsünüz. Çünkü bu yan yan yengeç koşuşu oyuncumuzu rakibinin yanından hemen depara geçirecek çekilde aportta hazırlar. Teyakkuzdaki oyuncunuz yan yan yavaşça koşarken bir anda :r1: +yön ile karşısındaki rakipten sıyrılabilir. Bu hareket sizin yaratıcılığınıza kalan bir çok varyasyonlar kullanılabilir. Mesela çok keyif alacağınız bir hareket önermek isterim. Bu yengeç koşuşu kombinasyonuna geçtiniz, artık ellerinizi boş bıraksanız bile adamınız aynı hız ve güzergahta koşuyor, birden yön tuşu ile ters istikamete bastığınızda topuğu ile topu ayağından açarak harika bir manvra yapıyoruz. Özellikle sırtınız rakip kaleye dönükken bu hareketi denerseniz güzel sonuçlar alabilirsiniz. Defansı pazara gönderdiğiniz gibi önünüzde bir boşluk ve sizi bekleyen ceza sahası Not:”Bu hareket Ribery ile çok nefis oluyor, ama diğerleriyle de deneyiniz.


    ORTA AÇMAK:

    Orta açmayı beğenmeyen, isabetsiz bulduğunu söyleyenleriniz var. Bir kez orta açma düğmesine bastığımızda her şeyin beklediğimiz gibi gerçekleşmesi ne kadar zevk verirdi acaba. Daha full’ü çıkmadan oyundan soğurduk bence. 2009’a göre ortaları ben daha çok beğendim. Yetker ki biraz konsantrasyon biraz da futbol ruhu. Ortaları güzel açamadığını söyleyen arkadaşlarımız için yazıyorum, bilenleriniz vardır zaten. Aşağı kanattan topla koşuyorsunuz, bir şekilde defansla da aranızda orta yapacak mesafeyi de aldınız. “Bir kez basınca normal, X2 yapınca alçak, X3 yapınca yerden ortayı, [R2 + Orta] çok yüksel ortayı hepiniz biliyorsunuz”. Eğer orta yaparken “directional” dediğimiz “yön tuşları & oklar” a hiç müdahale etmezseniz umduğunuzu pek bulamayabilirsiniz. Şimdi zaten ortanın yükseklik ve alçaklık derecesinin ne olduğuna karar verdik ve ortalayacağız. Ama henüz ortanın ön direğe mi arka direğe mi, kala çizgisine mi, ceza yayına mı orta yapacağımızı bilmiyoruz. Örneğin aşağıdan, sağ kanattan, sağdaki rakip kaleye giden oyuncunuz ortayı açarken AŞAĞI OK’a basarsak ön direğe güzel toplar kesebiliriz. Şimdi bunu kombineleştirelim. [R2 + 1X ORTA DÜĞMESİ + AŞAĞI OK] Bu vuruş ön direğe ayağınızdan çıktığında gayet havalanıp, ön direğe yaklaştığında alçalan bir orta olacaktır. Aynı kombinasyonda [1X yerine 2X ORTA DÜĞMESİ] ini denerseniz daha sert giden ve çabuk alçalan orta açarsınız. Aynı kombinasyonda [AŞAĞI OK yerine SAĞ AŞAĞI ÇAPRAZ OK]’u denerseniz ön direkten daha geriye defansın kollayamayacağı bir bölgeye düşürebilirsiniz topu. Buna benzer kombineler ile denemeler yaparsanız yaratıcılığınız ve FUTBOL bilgisi ile iyi sonuçlar alabilirsiniz.

    Orta açma konusunda hassas bir mevzu ise genellikle ceza sahası hizasında, “otomatik ortalar potasına” girince yaptığımız ortalardır. Ceza sahasının 18 çizgisinden 1 cm geri kalmış olsak top out’a gider, zaman zaman bunu yaşamışızdır. Fakat benim asıl sevdiğim ortalar ise o potaya girmeden önce açtığım kavisli ortalardır. Ceza sahası potasına girmeden [L1 + ORTA DÜMESİ]’ne bastığımızda en uçdaki adama doğru topu ortalar. O uçdaki adam isterse kanatta olsun topu o bölgeye doğru havadan kavisle gönderir. Eğer bu hareketi şu kombinasyonlarla yaparsak Torres gibi geriden çıkıp kaleci ile karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan Forvetlerimize tam istedikleri topları gönderebiliriz. Kombinasyonum şöyle. Aşağı kanattan gidiyoruz, ceza sahasın potasına daha var, [L1 + R2 + 2X ORTA DÜĞMESİ]…Hızlı, kavisli, Yüksekten alçalan nefis bir orta ile karşı karşıya forvetimiz. Ama beklerse olmaz. Defans mani olmaya çalışacaktır. Forvetimizin hızını ve yönünü daha top yeni havalanmışken, bir kere R1+R2 aynı anda basıp çekip toparlamalıyız. 2010’daki geliştirilmiş göğüste yumuşatma fonksiyonundan yaralanıp topu önünüze düşürebilir ve kaleci ile karşı karşıya gelebilirsiniz. Kaleci ile karşı karşıya kalamasanız bile önünüzdeki rakip defansı geçmeniz de mümkün, çünkü top direkt yerde değil hafifçe sekiyor. Ve ayağınızda hafifçe seken top ile ileriye doğru yapacağınız ani manevralar hoş çalımlarla sonuçlanabilir. Hafif seken toplar hem çalım atarken, hem şutlarken, hem ortalarken daima avantajdır. Yerdeki top ile yapacağınız aynı hareketin 2-3 katı daha fazla randıman alırsınız. Ve elbette ortayı karşılayan forvetiniz ile topu önünüze düşürmek yerine direkt kaleye de vurabilirsiniz. Ama biliyorsunuz ince ayar bir zamanlama işidir bu. Top ayağınıza otursa bile rakibin müdahalesi ile kesilebilir. Ya da size dokunan rakip defans dengenizi bozabilir ve gelişine direkt şutunuz dağ bayır gidebilir.

    Ceza sahası potasında otomatik orta yerine bir diğer alternatif [L1+Ara Pas] denemelerine ilaveten [L1 + R2 + Ara Pas] da ilginç plase vari ortalar çıkartır. Orta sahanın biraz gerisinden kanada doğru bu şekilde de güzel toplar atabilirsiniz ve kanat oyuncunuz topu önüne alıp ileriye kadar sürükler. Yalnız burada ufak bir püf noktası, havadan pası atacak oyuncunuz paralel değil, atacağı kanat yönünde çapraz yönde ve hızlı koşmuyor olmalı.

    Son bir ufak ip ucum da şu olsun. Bildiğiniz gibi koşturduğunuz oyuncunuzu bıraktığınızda hemen durmaz, yavaşlaya yavaşlaya durur. Ortalarınızı pozisyonunuz müsait olursa işte o anlarda ve hafif kaleye çapraz dönükken yapın. Yani gittiğiniz yönde dümdüz değil de hafif kale hizasına dönük iken. Koşturma tuşunu bırakın, yön tuşunu da bırakın, bırakın adamınız rölantisinde bir iki adım atsın ve [2X + ORTA TUŞU] harikalar yaratabilir. Tek başına klasik orta da iyi sonuç verir eğer pozisyon ve hızınızı iyi ayarladıysanız. MUZ ortalar dilerim


    TACTICS & TEAM STYLE:

    Şimdiye kadar yazdığım değerlendirme ve önerilerin kaynağında aşağıda anlattığım taktikleri kullanmamın büyük etkisi var. ARA PAS, ÇALIM, ŞUT ÇEKME vs. gibi fırsatları bu style'ler ile buldum daha çok. Direk maça girmektense ufak bir göz atmaca ve ayarlamaca fena olmaz hani. Oyun hakkında ve maçların analizi anlamında farklı düşünceler edinebileceğinizi düşündüğüm yeni yazımı paylaşıyorum.

    Tactics / Team Style / Player Support:

    Ofansif ya da defansif anlamda takımınızın oyuncu desteğidir. Normalde düşük olan bu değeri 80’in üzerinde tutun. Böylelikle orta saha ve defans hattı da atakları destekleyeceği gibi ileri adamlarınız da daha çok rakip alanı besleyecektir. İleriye attığınız ARA PAS ve HAVADAN PASLAR ileride daha çok yerini bulacaktır. Bu değeri arttırmadan önce defansım ile ileriye hava topları gönderdiğimde saç baş yoluyordum. Çünkü ben ileriye hava topunu gönderirken forvetim de orta sahaya doğru geri koşuyordu. Aşağıdaki birkaç ayarla birlikte artık forvetim, kendi yarı alanımın orta kısımlarından attığım hava toplarında geriye dönmüyor. Elbette ofansif düşünen arkadaşlar için 80 üzeri makbuldür.

    Tactics / Team Style / Support Range:

    Sahaya yayılmak olarak tabir edebiliriz. Bu değer hazırda 50 civarındadır. Ve oyuncularınız dengeli bir biçimde sahaya yayılmışlardır. Ama biz bu hali ile oynamaya kalktığımızda özellikle UZUN TOPLARIMIZ (ara pas ve havadan) dan pek memnun kalmıyoruz. Bu değeri yüksek tutarsak oyuncular birbirlerine daha yakın konumlarda yer alıyorlar. Azaltırsak birbirlerinden daha açık mesafede konumlanıyorlar. 50 değeri de dahil daha yüksek değerlerde birbirlerine yakın oynatırsak daha çok koşmak zorunda kalıyorlar. Sahanın alanlarına sızmakta zorluk çekiyorlar. Yakın tutarak kısa paslarla ilerlemek, rakibin yapay zekası bakımından zor olabiliyor. Orta alanda 4 hatta 5 oyuncu ile pres yapabiliyorlar (ki bunu yaşamışsınızdır). E bizde bir biçimde topu ayağımızda tutmaya çalışınca çalım da yapamadan kaptırıyoruz. Pas ile toptan kurtulmaya çalıştığımızda yakın mesafeye pas çıkartmak zorunda kalıyoruz. Ve aynı alanlarda top ve oyuncular sıkışıyor ve MAÇ KISIRLARŞIYOR. Bir başka değişle tempo da düşüyor. ORTA SAHA MÜCADELESİ’nin ağırlıkta olduğu bir maç olşuyor. Tercihi bu olanlar için iyi, ama uzun toplar ya da kontralar için hiç ideal değil. Hele ki kanat akınlarından başarılı çıkmak çok zor. Bu yüzden ben 30 civarını kullanıyorum. Özellikle hazırlık paslarında ofansif orta saha özellikli ve forvet oyuncularım ileriye koşulara başlıyorlar. Pas atacak adam sayınızda alternatifler artıyor. Daha çok açık alan oyunları olduğundan ÇALIM yapma olanaklarınız da var. Defansif kanadınız ile ofansif kanadınız arasındaki anlaşmalar daha verimli geçer. Hatta defans kanadınız ile orta sahadan yardım alıp ver kaçlarla ileriye sürebilirsiniz. Oyuncularınız alanları sıkıştırmadığından boşluklar bulup daha fazla uzak şut girişimleri yakalarsınız.

    Tactics / Team Style / Position Switch:

    Pozisyon değiştirmek diyelim. Ama ne tür değişiklikler. Çapraz koşuları sever misiniz? İşte bu ayar bunu için de gayet faydalı olabiliyor. Normalinde 50 civarında bir değere sahip. Bu hali ile orta sahanın göbeğindeki iki adamınız yer değiştirerek hücuma başlıyor. Yani koşuya geçtiklerinde yer değiştirebiliyorlar, biri orta göbeğin solundan alıp sağa çapraza giderken diğeri de sol tarafa koşup o boşluğu doldurabiliyor. Bu değeri düşük tutarsanız ataklarınızda kimsenin yer değiştirmesini pek beklemeyin. “Herkes yerinde mevkisinde oynasın kardeşim” diyenleriniz için sistematik bir plan olabilir. Ama ben bu değeri hatırı sayılır şekilde arttırıyorum. 80 civarına çektiğiniz zaman sadece orta saha ekürileri yer değiştirmekle kalmıyor, kanat ile forvet de yer değiştirebiliyor. Ataklarınızda bu gibi manevralar “sistem kararsızlığı” gibi rakibi şaşırtabiliyor. Forvetiniz marke edilirken ve rakip defansın dikkati onun üzerindeyken bir anda geriye orta alana koşu yapıyor ve onları da sürükleyebiliyor. Dikkatler o yöne çekilirken kanattan gelen adamınız da ileri uca yönlenmiş olur. Şaşırtıcı paslar yapabileceğiniz gibi forvet ile o anda yer değiştiren kanat oyuncunuz ceza sahasına yüklenirken, arkanızda kalan asıl forvete şut atmalık paslar çıkartılabiliniyor. Ben bu özelliği çok sevdim ki, ben sol çapraz koşarken ileriden sağ çapraza depar atan forvetlere ters paslar çok keyifli oluyor. Bunu sevenler 80 üzerine çeksin

    Tactics / Team Style / Attackin Style:

    Aslında orijinal adından biraz farklı bir özelliği var. Defans, Orta Saha ve Forvet olarak sahayı 3 bölüme ayırırsak, yan yana oynayan oyuncuların birbirlerine yakınlığı diye de tanımlanabilir. Paralel olarak enlemesine yakın durmalarını istiyorsak değeri arttırıyoruz. Bu daha az top kaybı, ve sahanın o bölgesindeki mevkii oyuncularından daha fazla destek almak anlamına gelir. Benim tercihim ise 30 larda seyrediyor. Yan birbirlerinden daha mesafeli konumlar. Neden? Çünkü ADAM DEĞİL TOP KOŞSUN mantalitesi 2010’da bizlere verilen ilk İLKE. Evet İLKE dedim. Çünkü KONAMI mühendislerinin asıl devrimi budur arkadaşlar. Klasik “bu örneği çok verdik yapanlar alınmasın” topu alırım giderim işleyişinden KONAMI yapımcıları da çok sıkılmış. 80 lerin futbol ruhunda olan YERLEŞİK ve HAREKETLİ adamlarda pas yapma, oyun kurma ve TAKIM OYUNU Pes 2010’un bize dikte ettiği bir tarz aslında. Eski BİREYSEL oyun stili de yeteneği olanlar için mümkün aslında. Ama TAKIM OYUNU oynamayı istemeyenler biraz zorlanacaklar. Dolayısıyla bu ayar mevkileri daha iyi parselleme anlamında çok iyi olmuş. Ve kanat akınları gayet randımanlı. Kanat çizgide oynamayı sevenler için nefis. Ve ceza sahasın hizasında gelmeden MANUEL ORTA yapmak için de nice fırsatlar sunuyor. Sahayı enlemesine kullanmak için de daha elverişli.

    Tactics / Team Style / Pressing:

    İsminden de anlaşıldığı üzere pres yapmak. Ama bildiğimiz defans pressi gibi değil tam olarak. Bu daha çok rakibin ataklarını hangi bölgede kesmeye çalışacağımız ile ilgili. 50 ve üzerinde olursa forvet ve ofanslarımız atakları başlamadan kesmeye çalışabiliyor bazen. Ya da en azından top kapmaya çalışıyorlar. Fakat bu değeri 50’nin altında düşük tutarsak Ofanslarımız pek kendilerini yormazlar. Rakip atağa geçerken “üzerime vazife değil kondisyonumu ataklarıma saklayayım” mantığı da doğru olabiliyor kimi zaman. Fakaaat bu değeri düşürürseniz şöyle bir güzellik de oluyor. Ben Orta alanada pek pres yapmayayım rakibi üstüme çekeyim, çekeyim çekeyim deyip Ofans ile birlikte geri çekilirler. Kalabalıklaşırsınız, rakibin atağını kendi yarı sahanızda kesip kontraya çıkabilrisiniz. Bu ayarı düşük ya da yüksek tutmak genel oyun stilinizin dışında hangi rakip ile oynadığınızla ilgili olmalı daha çok bence. Master Lig’de çok güçlü bir rakiple karşılaşıyorsanız, fark yememek direnmek istiyorsanız, deplasmandaysanız bu ayarı düşük tutmak bence daha mantıklı mesela.

    Tactics / Team Style / Compactness: Top rakipteyken topun olduğu bölgeye oyuncularınızı yoğunlaştırmanız ile ilgili bir değer. Değeri 50’den yukarılara taşırsanız tüm oyuncularınız topun olduğu bölgeyi doldurmaya çalışacaklardır. Özellikle rakip topla sizin yarı alanınızda iken forvetiniz de yardıma gelebilir. Ayar düşük tutulursa karşı akınlarda sizin oyuncularınız mevkilerinde takılmaya devam ederler. Orta sahadan da pek destek görmez defansınız. Ya da orta sahada atak durdurmaya çalışan oyuncularınıza, defans yardıma pek gelmeyebilir.


    Son olarak da benim çok önerdiğim bir ayar Oyun içindeyken Menü/Playing Options/Change Curser: Semi As yapın. Bunu bilenleriniz elbette çoktur ama yine de öneririm. Adam seçme de CPU’nun karar yetisini biraz kısıtlamak özellikle DEFANS ve ARA PASLAR açısından biraz faydalı oluyor.


    GENEL:

    1.Oyuncuların karakteristik stillerinin oyunda mevcut olduğunu zaten biliyoruz. Fakat her takımın kendine has karakteristik özellikleri de zannettiğimden daha iyi entegre olmuş. Örneğin Almanların oyun stili oyuna çok iyi yansımış. İtalya karşısında 3-1 öndeler ve hem defansta kapanıyorlar hem de kaptıkları topu en az 3 kişi ile rakip kaleye taşıyorlar, top çevirmece yok, tempoyu düşürmek yok. Ben İtalyaydım ve benim takımım da gerçek hayattaki stilleri gibi bir düzen içersindeydiler. Son yılların italyası gibi yeterince organize olamayışlar, kanattan top getirememeler ve defansif zaafiyetler. Sonuç olarak her takım, gerçek hayatındaki ruhuna sahip bu oyunda.

    2.Serbest vuruşları oldukça doyurucu buldum. Pes serisinde daima canımı sıkan free kick pozisyonları bu sefer daha tatminkar. Topun falso alışı ve yukarıdan aşağı alçalarak yönelişi harika.

    3.Daha PES 5 zamanında bir makale okumuştum. Maçın başında hatalar yapan oyuncuların ve gol yiyen takımın moralinin düştüğüne dairdi. Zaman zaman oynarken bu makaleyi hatırlar ve acaba doğru mu yoksa kimi zaman böyleymiş gibi olması bir tesadüf mü diye. Fakat PES 2010'da bunun aslında bir hurafe olmadığına inandım arkadaşlar. Takımınız maça yenik başlayıp bir de fark 2 ye çıktığı zaman gerçekten de oyuncunuzun attığı depar daha bir yavaş, boş alana koşmacalar daha bir isteksiz, açtığınız ortaya vurabilecek oyuncunun bulunmaması ve defansınızın "maç bitse de bu ızdıraptan kurtulsak" gibi bir hali oluşuyor. Elbette bu oynadığınız takım için geçerli. Bu durumu rakibe uyarladığımızda tam tersi olabiliyor, çün otomatik olarak taktik & strategy değiştiriyorlar. Maçı çevirmek için gayretli olabiliyorlar. Ama gerçek hayattaki gibi; eğer 2-0 malup iken maça ortak olmak ya da çevirmek gibi niyeti olanların o yetenekte hırslı oyuncuları olmalı. Örneğin siz İtalya olun ve Almanlar karşısında 2-0 malup duruma düşerseniz, italyanlarla bu maçı kotarmanız çok zor. Ama eğer İspanya iseniz o zaman daha mümkün

    4.Herkes oyunun içinde. 22 kişi de bir şeylerin peşinde. Dostluk maçları olmasına rağmen kupa finali gibi bir arzu ile başlıyorlar oynamaya. Hep temposu yüksek maçlar. Ayrıca skor ne olursa olsun maç sürekli her ihtimale açık seyrediyor. Yenilirken kesin malup olursunuz ya da Kazanırken kesin maçı alırsınız gibi bir şey yok. Eski serilerde malesef maçın yarısından sonra sonucu kestirmek güç değildi. Ama artık daima oyunun içinde olan 22 kişiden bahsediyoruz. Sanırım artık Winning Eleven değil WINNING TWENTY TWO diyebiliriz. Çünkü bu sefer Konami kendini aşmış.

    5.Şut Barı'nın 2009 a göre daha yavaş dolması benim hoşuma gitti. Hangi limitte keseceğimi daha rahat belirleyebiliyorum. Orta düğmesi ile yaptığım hava pasları da Bar'ın yavaş dolma özelliği sayesinde daha isabetli denk geliyor. Orta demişken, kornerlerde ya da serbest vuruşlarda Orta açmak eskiye oranla tam istediğime yakın olmuş. Verilen falso gözle görülür hissediliyor ve barı kısa tuttuğumuz halde fezaya yükselmiyor hemen. En önemlisi ise beni neredeyse 2009 dan soğutacak olan hava topunun alçalma fiziği bu sefer düzelmiş. Bir top sürekli mi yükseklik kazanarak gider. Gitmez...İşte o yüzden Konami bu fiziği de hayli yansıtmış. Eğer doğru directionali verebilirseniz ortalarınız ve hava toplarınız yükseldikten sonra doğru bir eğimle oyuncunuza doğru inişe geçecektir...



    Yakında "Defans Yapmak" başlığı ile devam edecek...


    BeBeGiM, Curtis, FBeyza ve 8 kişi daha bunu beğendi.

  2. #2

    Standart

    Breh Breh Breh GÜzel açıklamalar bu akşam deneyecem ben de çok heyecanlıyım

  3. #3

    Standart

    çok güzel ve ayrıntılı bir açıklama olmuş anlatılan oyun ruhuna bende katılıyorum c.ronaldo ile topu alıp gitmeler defansı ipe dizip gitmeler bu oyunda yok sanırım daha oyunu kurmadım ama anlattığınız gibiyse ,ki öyle olduğundan eminim bu oyun gerçek bir futbol maçı havası vericek biz gerçek pes severlere. teşekkürler anlatım için.

  4. #4

    Standart

    pes tam bi hayal kırıklığı tarihinin en kötüsü 2008 ve 2010 oldu...oynanabiilrlik çok kötü kalitesiz oyun hızı çok fazla demoda öyledeğildi.gerçekçilik arayanlar için oyun 10 üzrenden 4

  5. #5

    Standart

    vlad Nickli Üyeden Alıntı
    pes tam bi hayal kırıklığı tarihinin en kötüsü 2008 ve 2010 oldu...oynanabiilrlik çok kötü kalitesiz oyun hızı çok fazla demoda öyledeğildi.gerçekçilik arayanlar için oyun 10 üzrenden 4
    Bence alakası bile yok. Oyunun oynanabilirliği çok muhteşem. Şu an oyunda bir tek C.Ronaldo topu defanstan alıp gol atabilir diyebileceğim oyuncu. Ki bu da doğru maçlarına bakarsanız. Artık PES bir oyun değil bunu unutmayın PES artık bir Futbol simülasyonu gerek animasyonlar ve görüntü gerek yapay zeka inanılmaz. Ancak gerçekten demodan biraz daha hızlı oyun hızı fakat çok da değil.

  6. #6

    Standart

    bu oyun beni kanser edecek . oyun güzel olmuş eyvallahta , preslerde ve ikili mücadelelerde oyunda çok hatalar var.

  7. #7

    Standart

    eline saglik guzel calisma ....

  8. #8

    Standart

    KONAMİ' nin çıkardığı en güzel oyun PES 2009 dur.Yapmak isteyip yapamadığım çok asz şey var.Ama 2010 da oyuncu direk çapraz dönüş yapamıyor!Vurur gibi yapıp fake atamıyosun.Yani çok yavaş kalıyor.daha sayamadığım çok eksik var.Görsellik iyi ama oynanabilirlik gittikçe kötüleşecek gibi.

  9. #9

    Standart

    ugrtrkgvn Nickli Üyeden Alıntı
    KONAMİ' nin çıkardığı en güzel oyun PES 2009 dur.Yapmak isteyip yapamadığım çok asz şey var.Ama 2010 da oyuncu direk çapraz dönüş yapamıyor!Vurur gibi yapıp fake atamıyosun.Yani çok yavaş kalıyor.daha sayamadığım çok eksik var.Görsellik iyi ama oynanabilirlik gittikçe kötüleşecek gibi.
    Bence görsellik arttıkça oynanabilirlik azalmamakta gerçekçilik artmakta ki bunu 2011 de çok hissediceğiz, demosunu oynadıktan sonra 2010 a geri döndüğümde 2010 ianılmaz hızlı ve basit geldi..

  10. #10

    Standart

    Mu-2 Nickli Üyeden Alıntı
    Bence görsellik arttıkça oynanabilirlik azalmamakta gerçekçilik artmakta ki bunu 2011 de çok hissediceğiz, demosunu oynadıktan sonra 2010 a geri döndüğümde 2010 ianılmaz hızlı ve basit geldi..
    Gerçekçilik için bişey diyemem ama oynanabilirlik azaldı bence.Oyuncuların talimatlara tepkileri çok geç oluyor.Ara paslarda kaymak isteyince pas yerine ulaştıktan sonra kayıyor ya kırmızı kart yada penaltıyla sonuçlanıyor..Buda oyun sırasında insanı çileden çıkaran bi durum.

LinkBacks (?)

  1. 13.Nisan.2013, 20:32
  2. , 18:59
  3. 29.Ekim.2012, 18:42
  4. 24.Ekim.2012, 19:33
  5. 10.Ekim.2012, 20:39
  6. , 23:00
  7. 20.Ekim.2011, 11:13
  8. , 17:54

Benzer Konular

  1. RapidShare Yeni Sistem Hakkında Bilgilendirme!! | GÜNCEL | 07.07.2010
    Konu Sahibi TyLer Forum CshTR.com Site Kullanımı , Kurallarımız ve Hakkımızda
    Cevap: 105
    Son Mesaj : 11.Kasım.2013, 16:59
  2. Call of Duty : Black ops sistem gereksinimleri yardım !
    Konu Sahibi rapforever Forum Oyun Teknik Yardım | Games Support
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Mart.2011, 00:03
  3. Sistem Performansı
    Konu Sahibi alperbjk Forum Sorunlarınız ve İstekleriniz | Teknik Servis
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 07.Mart.2011, 22:45
  4. Mafia 2 Sistem Gereksinimleri Açıklandı ! | Oyun | Haber | 09.07.2010
    Konu Sahibi Mysterio Forum Oyun Dünyasından Haberler
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 17.Aralık.2010, 18:47
  5. Medal of Honor'ın Sistem Gereksinimleri Açıklandı
    Konu Sahibi Oguzcanni Forum Oyun Dünyasından Haberler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 26.Eylül.2010, 21:59