Eski bir dostu uğurluyoruz: Elveda kaset!
Uzun otomobil yolculuklarının vazgeçilmezi, sabah sporunun değişmeyen eşlikçisi kaset tarih oluyor.
Geçtiğimiz haftalarda Hachette yayınevinde bir cenaze töreni düzenlenmiş ve ‘Sevgili bir dost’un ardından taziyeler bildirilmişti. Vefat eden dost ise bir insan değildi, eski teknolojinin bir ürünüydü: Ses kaseti.

Hachette’in audio bölümü tarafından düzenlenen cenaze töreninin davetiyesini yukarıda görmektesiniz.

Müzik endüstrisi tarafından Batı’da çoktan terkedilen kaset formatı audio-kitap formatı olarak hala devam ediyordu. Pek çok kişi kitapları okumaktansa kasetten dinlemeyi tercih ediyor olabilir ama Hachette açısından bakıldığında kaset şeklinde audio kitaplara talep o kadar düşmüş durumda ki artık Hachette’in audio bölümü kaset formatına kesin olarak son verdi.

KASET FORMATININ KADERİ

Yukarıda sözünü ettiğimiz sembolik cenaze töreninin aslında çok daha geniş bir anlamı var. Gelişen teknoloji ve ekonomik koşullar nedeniyle bir zamanlar plak formatını tahtından eden kaset, ucuz ve pratik olması nedeniyle çok geniş bir ihtiyaca cevap vermişti. Aynı piyasa kuralları çerçevesinde kaset de artık CD formatına yenildi.

Internet’ten müzik indirilmesi gibi nedenlerle CD formatı da müzik endüstrisinin gündeminden yakın zamanda çıkabilir ama bu da başka bir konu.

Kaset formatının en çekici tarafı herhalde kullanışlı olmasıydı. Müzik kaydı yapmak çok kolaydı, kaydettiğiniz kasedi –küçük boyutu nedeniyle- dilediğiniz yere taşımak kolaydı, ve tabii kasetçalarlar oldukça ve hemen her yerde bulunabiliyordu.

Bugün cep telefonlarıyla bile dijital ses kaydı yapılabildiği günlerdeyiz. 1994’te ABD’de 18 milyon kasetçalar satılmışken bu rakam 2007’de 480 bine düştü. Amerika’da 2012 yılında bile hala kaset çalarların satışta olacağı düşünülüyor çünkü insanların evlerinde o kadar geniş bir audio-kitap arşivi bulunuyor ki bunların yakın bir gelecekte tümüyle dijital formata dönüştürülmesi veya bir kenara atılması beklenmiyor.

CD ve iPOD KASETİN SONUNU HAZIRLADI


Kaset formatının ortaya çıkışı 1970’li yılların başlarında oldu ama asıl patlamanın yakalandığı zaman 1970’li yılların sonlarına doğru geldi. Sony’nin Walkman’i gençlerin sevgilisi olduğu anda artık kaset formatının altın çağına girilmişti.

Bugünkü iPod’larla karşılaştırıldığında Sony’nin ilk walkman cihazı adeta bir tuğla büyüklüğündeymiş gibi geliyor. Ama o zamanlar insanların yürürken, koşarken, yolculuk ederken ‘kendi kişisel müziklerini’ dinleyebilecekleri minik özgürlük alanları oluşturmuştu walkman. Büyük bir yenilikti.

Bugünlerde kaset formatının inişe geçtiği çok belirgin ölçüde görülüyor. ABD Billboard listelerinde ilk ona giren albümlerin hiç biri kaset olarak basılmadı bile. (Bazı albümler tekrar plak olarak da basılıyor ama bunun sebebi farklı)

Geçen yıl ABD’de sadece 400 bin kaset formatında müzik albümü satıldı, bu ise müzik endüstrisinin cirosu içinde binde birlik bir pay bile etmiyor. 1997’de bu rakam 173 milyondu. CD formatı müzik endüstrisinde kaset formatına çok ağır bir darbe indirdi ama asıl öldürücü darbe iPod’lardan gelmiş görünüyor.

Şimdilerde plak formatına nostaljik bir dönüş olsa bile, ileriki yıllarda kaset formatına dönüş yaşanmayacak. Plak formatı çok özel ve meraklılarının gözünde o kadar değerli bir objeydi ki, şimdilerde albümlerin tekrar plak olarak basılması (ve bu basımların nadide koleksiyon parçaları olarak değerlendirilmesi) normal karşılanıyor. Oysa kaset formatının bu türden bir cazibesi yok.

Bugün 15-16 yaşlarını süren gençlerden bazıları, kaset formatını yeryüzünden tamamen silindiği günleri görecek. Ama o zamana kadar çekmecelerimizin, dolaplarımın bir yerlerinde eski kasetlerimizi saklamaya devam edeceğiz ve bu eski dostun anısını saygıyla selamlayacağız.