Var mı Avrupa’da böyle bir futbolcu? Avrupa’dan gelip bize transfer olan bir futbolcunun ufacık bir problemi olduğu zaman sahaya çıkartabiliyor musunuz? “ dedi

Milli Takım ve Galatasaray’ın savunmadaki başarılı yıldızı Servet Çetin içini Milliyet’e döktü. Hem kendisine yöneltilen eleştirilere cevap veren, hem de ay-yıldızlı ekibin gruptaki son durumunu değerlendiren tecrübeli oyuncunun işte çok özel açıklamaları;
“Bosna Hersek ve Estonya maçlarını kazanarak yolumuza emin adımlarla devam etmek istiyoruz. Tabii ki oldukça fazla sakat var. Sadece Milli Takım’da değil, kendi takımlarımızda da bu sene bir aksiliktir gidiyor. Bunun bayağı bir sıkıntısını yaşıyoruz. Her şey nasip kısmet. Futbol oynuyorsanız sakatlıklar olacak ama bu sene bu oldukça fazla. Açıkçası, bu bizim biraz canımızı sıkıyor.
Galatasaray’deki performansımdan rahatsız değilim. Çünkü farkındaysanız, çok fazla hücumcuyla oynuyoruz. Bunu daha önce konuştuğumda yanlış yazıldı, yanlış yerlere çekenler oldu. ‘Yok, hocanın taktiğini eleştiriyor’, ‘yok şöyle konuşuyor’ diye... Ama benim hocanın taktiğini falan eleştirdiğim yok. Ben işçiyim. Hoca da takımın patronu. Hoca bana görev verir ben çıkar oynarım. Hocanın taktiğini eleştirmek bana düşmez, bana da yakışmaz. Ama insanlar yanlış anlıyorlar.

‘Güçlü olmam lazım’

Geçen sene de sezonun ilk üç dört haftası aynı durumdaydım. Hem adaptasyon sorunu vardı, hem de yeni gelmiştim. Ondan sonra alıştım. O dönemde hocam bende ısrar etti ve oynattı. Gün geçtikçe performansımın üstüne koydum. Bu sene de kötü başlamadım. Tabii ki, bazı sorunlarım vardı. Avrupa Şampiyonası’ndan sakat döndüm. Ne tatil yapabildim, ne kafamı rahatlatabildim. 15 gün sonra hemen takıma katıldım. Ama işin açıkçası sezon başı kampını yemedim. İstanbul’a döner dönmez de takımla birlikte çalışmadan Steaua Bükreş maçında çıkıp oynadım. O maçta da kötü oynamadım ama güç olarak kendimi iyi hissetmiyordum. Bayağı bir eksiğim vardı. Fiziki açıdan güçlü olabilmek benim için çok önemli. Sadece onun bir rahatsızlığını yaşıyorum.
Bursa maçında hatam vardı. Atmış olduğum bir uzun topun kısa düşmesi neticesinde kontradan golü yedik. Ama bir şekilde bunu kapatmamız gerekiyordu. Çünkü çok maçta öyle hatalar oluyor ve bir şekilde kapatabiliyoruz. Golde hatalı görülebilirim ama maç genelinde iyi oynuyorum. Hocanın maçtan sonra beni eleştirmesini de şuna bağlıyorum. Beni fazla tanımıyor. Hücuma biraz daha faydalı olabilmek için fazla çıkıyorum. Yoksa işin en kolayını yaparım. Topu keser önümdekine veririm. Bakarım işime ve herkes bana ‘süper top oynadı’ der. Ama fazla işlere kalkıştığım için hata yapıyorum. Ama şunu bilsinler ki ben oynadığım zaman, giymiş olduğum formayı en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum.

‘Bu tempoyu kim kaldırır?’

İşin açıkçası, hiç de ara vermeden oynuyorum. Allah’a şükür, Allah’ım sağlık sıhhat verdikçe de böyle oynamak istiyorum. Dikkat ederseniz, üst üste birkaç maç oynayan futbolcu da hemen sakatlık oluyor, bir şey oluyor. Adalesi çekiyor. Çok şükür benim öyle bir sıkıntım yok. Ben hemen hemen bütün maçlara çıkıyorum. Geliyorum burada milli takımda oynama şansını bulursam çıkıp oynuyorum. İnsanlar buna dikkat etmiyorlar. Başka bir insan olsa, bu kadar tempoyu kaldırabileceğini düşünmüyorum.
Çok maçta ben risk alarak oynadım. Bir insanın kaburgasının kırık olması ya da bir yerinin yırtık olması onu ne kadar etkiler? Tabii ki çok fazla etkiler. Ama ben eleştirilere kulak asmadığım için, çıktım bir şekilde oynamaya çalıştım. Bir de sağlam olduğumu düşünün. Ben bu riskleri alıp oynuyorum ama insanlar bakmak istedikleri şekilde bakıyorlar. Yazmak istedikleri şekilde yazıyorlar. Futbolcuyu yıpratmak kolaydır. Futbolcu kötü oynadı diye yazmak kolaydır. Niye böylesi şeylere daha dikkat etmiyorlar?

Hem Türk futbolcusu Avrupa futbolcusu gibi değil, oynayamıyor diyorlar. Hem de eleştiriyorlar. İşte bütün maçlarda çıkıp sakatlığımıza rağmen oynuyoruz. Var mı Avrupa’da böyle bir futbolcu peki? Avrupa’dan gelip bize transfer olan bir futbolcunun ufacık bir problemi olduğu zaman sahaya çıkartabiliyor musunuz? Maçta oynatabiliyor musunuz? Oynatamıyosunuz! Ben bunu övünmek için söylemiyorum ama ben sadece elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Risk almam gerekiyorsa da alırım. Ben hata yapmaktan korkmuyorum. Hata yapacağım tabii ki. Kim hata yapmıyor ki ? Dünyanın en iyi futbolcuları diye bakılan insanlar da hata yapıyor. Yapacağız tabiki. Bizim ülkemizde eleştiriler biraz ağır oluyor ama ben böyle şeylerden yıkılacak bir insan değilim. Ben çıkarım işimi en iyi şekilde yapmaya çalışırım.
Yorumlara sitem etti

Ben gerçekten Galatasaray’ı çok seviyorum. Uzun yıllar da hizmet etmek istiyorum. Avrupa’ya gitmek istememdeki sebeplerin en büyüğü işte böylesi insanların açıklamaları. Gideceksin Avrupa’ya, sadece futbolun konuşulacak. Bir Almanya’dan bir de İngiltere’den teklif vardı. Devre arası bir şey olur mu bilmiyorum ama sezon başında böyle bir durum yaşandı, olmadı. Açıkçası şu an ben de transferi düşünecek değilim. Çünkü sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Takımın başarısı daha önemli. UEFA’da oldukça zorlu rakipler çıktı. Şimdi kafamı transfere yormak istemiyorum, Galatasaray’a faydalı olma derdindeyim.”

Yabancılar çok kaliteli

Galatasaray’daki yabancılarımızın hepsi kaliteli. Onların da biraz uyum sorunu olacak. Biz Türkiye’de bir takımdan başka bir takıma giderken nasıl sıkıntı yaşıyorsak, adamlar Portekiz’den Brezilya’dan geliyorlar. Sıkıntı yaşamaları normal. Bana, ‘Song’la oynuyordun. Bu sene Meira geldi. Bu yüzden mi sıkıntı yaşıyorsun?’ diye soruyorlar. Kesinlikle yanlış. Ayrıca ben geçen sene ikinci yarıda hep Emre Güngör ile oynadım. Niye Emre hakkında hiç kimse konuşmuyor? Niye Emre ile Servet birlikte iyi oynadı denmiyor ? Herhalde işlerine gelmiyor.

Bizi fazla etkilemez

Skibbe hakkında yapılan eleştiriler oyuncuları öyle çok fazla etkilemez. Çünkü bizi de çok fazla eleştiriyorlar. Kendimizden alışkın olduğumuz için, hocaya da yapılması gayet normal. Biz yıllardır büyük takımda oynadığımız için bunu biliyoruz. Büyük takımda beraberlik bile alırsanız eleştirileceksiniz. Bir insan sizi sevmiyorsa, iyi gitmedikçe eleştirecektir. Galatasaray için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bizi eleştirseler de çıkıp ertesi gün oynamak zorundayız. Hoca için de aynı şey geçerli.

UEFA Kupası hayal değil

Geçmişte UEFA Kupası’nı kazanmış bir takımda oynuyoruz. Bu kupayı kazanmak artık bizim için hayal olmaz. Ama çok fazla sakatımız var. Kocaelispor maçından sonraki o yanlış anlaşılan konuşmamda da bunu anlatmaya çalıştım. Orta sahada savunmaya destek veren arkadaşlarımızın hepsi sakattı. Yine tekrarlıyorum. Şimdi oynayan bütün arkadaşlarımızın hepsi hücumcu oldukları için geriye dönüşlerde biraz sıkıntı yaşıyoruz. Sakatlar düzelip takıma katılırlarsa, bu kupayı neden almayalım? Neden olmasın?