Bilim insanları tartışmalı Evrim Teorisi’ne ışık tutacak, 3.3 milyon yıllık bilinen en eski insansı canlının tepeden tırnağı iskeletini gün ışığına çıkardı.

NEW YORK / LONDRA - Etiyopya’nın Dikika bölgesinde keşfedilen 3.3 milyon yıllık iskelet, şimdiye dek bulunan en eski insansıya ait kalıntı. Uzmanlara göre, maymundan insana geçişe evsahipliği yapan Doğu Afrika’da keşfedilmeyi bekleyen birçok kalıntı olabileceğini düşünüyor. Bilim insanları bu iskeletin sahibinin dik yürüdüğünü düşünüyor, buna ek olarak da ataları gibi ağaçtan ağaca zıpladığı da tahmin ediliyor.

Uzmanlar iskeletin sahibi olan canlıya Australopithecus afarensis adını verdi; bu türün 4 ila 3 milyon yıl önce yaşadığı tahmin ediliyor. Şimdiye dek bulunan en eski insansı fosili olan Lucy dahi, yeni keşfedilen canlıdan 100.000 yıl daha eski.
Selam adı verilen insansının kemiklerinin son derece iyi korunmuş olduğu ifade edildi.

İskeletin ait olduğu kişinin öldüğü sırada 3 yaşında olduğu tahmin ediliyor. Bir çocuğa ait olan iskelette, zihinsel fonksiyonların maymunlara göre daha geç geliştiği öne sürülüyor. Zihinsel fonksiyonların geç gelişmesi insanlara ait bir özellik olarak değerlendiriliyor.

Şimdiye dek bilinen en eski insanı kalıntısı olan ‘Lucy’ Etiyopya’nın Hadar bölgesinde 1974’te bulunmuştu. İki türün birbirleriyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar iskelete Arapça’da barış anlamına gelen ‘Selam’ adını koydular. Selam, Lucy’ye göre daha fazla maymunsu özellikler gösteriyor.

Araştırmayı Almanya’nın Leipzig kentindeki Max Planck Enstitüsü uzmanı Zeresenay Alemseged ve İngiltere’den University College London uzmanı Fred Spoor yaptı. İskelet ilk olarak 2000 yılında Etiyopya’nın kuzeydoğusunda keşfedilmişti. Ancak bilim insanlarının iskeleti kumun içinden zarar vermeden çıkarması ve bütünlemesi 5 yıl aldı.




AĞACA TIRMANMA TARTIŞMASI
Bilim insanlarının şimdi önünde şu soru duruyor: Dik yürüyen Selam aynı zamanda da ağaçlara tırmanıyor muydu? Ağaçlara tırmanmak için uzun ve esnek kollara ihtiyaç var ve Selam’ın veya bilimsel adıyla Australopithecus afarensis‘in iskeletinde yapılan incelemede kollarının dizlerine kadar indiği ortaya çıkarıldı. Bilim insanları, insansı Australopithecus afarensis‘in kollarının uzunluğunu gerçekten ağaca tırmanmada kullanıp kullanmadığı ise bilinemiyor. Ancak, ağaca tırmanma alışkanlığının kaybolması insanlığa geçişin bir şartı sayılıyor.




ANATOMİK ÖZELLİKLER
Araştırmayı yürüten Fred Spoor, Australopithecus afarensis‘in vücudunun alt kısmının insanı, üst kısmının ise daha çok maymunu andırdığını vurguluyor. Spoor’un incelemesinde öne çıkan anatomik özellikler şunlar:
* Omuzlar gorillaların omuz yapısına benziyor.
* Boyun, maymun türlerinde olduğu gibi kısa ve kalın.
* İç kulaktaki denge organları maymuna daha çok benziyor.
* Parmaklar insana göre çok daha kıvrımlı, bu özellik ağaca tırmanma ile özdeşleştiriliyor.
* Ağız yapısı, maymunlarınkini andırırken, insan gibi lisan özellikleri göstermediği düşünülüyor.
* Kafatasında beyin için görece büyük bir boşluk bulunuyor.