ITIR ESEN


Yapmayın…

Yazmayın…

Konuşmayın…

Yıllardır Beşiktaş üzerinden ekmek yiyorsunuz, eliniz varıp doğru düzgün iki satır yazamıyorsunuz.

İlk fırsatta Beşiktaş’ın tepesine biniyorsunuz.

Bulduğunuz küçücük dedikoduları değerlendirip yerden yere vuran yine sizlersiniz…

Dün Beşiktaş sezonun en iyi futbolunu oynadı aslında;

Ama içinizde, gizliden tuttuğunuz takımların renkleri ağır bastığı için bunu da yazamamışsınız.

Bu sabah gazeteleri açıp baktığımda gördüğüm manzara beni hiç şaşırtmadı.

Rakip yazarları tabii ki bu işin dışında tutuyorum.

Sözde(!) Beşiktaş kalemlerinin ucundan kan damlıyor maşallah…

Holoskon’nun tartışılan pozisyonu, Galatasaray aleyhine olsaydı, bugün eski hakemlerin çoğu, köşe yazarlarının hemen hepsi, yüzde yüz “gol” değerlendirmesinde bulunurlardı.

Durum tam tersine yorumlanmış.

Hayret!

Etmiyoruz…

Merak ediyoruz.

Niye biz Beşiktaşlılar gazetelerde yazan birçok yazarımız olduğu halde yalnızız?

Allahın bildiğini kuldan saklamayalım, hepimiz gerçekleri biliyoruz.

Haaa… Bu arada hala sağlam Beşiktaşlılar var…



Ben, renkli kalemleriyle siyah beyaz yazmaya çalışanlara sesleniyorum,

Yazmayın, istemiyoruz…

Okumuyoruz…

Beşiktaşlı olmayanlar,

Beşiktaşlıymış gibi davranmasınlar.

Gölge etmeyin yeter…

***

Fırat kardeşş!

“Yapmakla olup bitseydi bu iş,

Hemen yapardın olup biterdi.

Ama bu işlerin, daha burada görülüyor hesabı.

Hesap görmek, hesap etmekten zordur kardeşş!”


Önce hakem olmayı öğreneceksin, kardeşş…

Basiret diye bir şey var…

Kararlılık.

Otorite.

Karizma.

Daha ilk dakikalarda maça ağırlığını koyamadığın için kardeşş,

Sonra, golü veremedin, penaltıyı çalamadın, Keita’ya kırmızı kartı gösteremedin…

Doğruluğun şaşmaz eliyle çalmak lazım o düdüğü kardeşş…

ITIR ESEN / HABER1903

Not: Koyu renkli satırlar Shakespeare’in muhteşem dizeleri, Ramiz dayı söylemiyle…
22.02.2010 13:34:35