Milli İstihbarat Teşkilatı ve ülke çıkarlarına hizmet eden yabancılara uygulanan bu yasa maddesi, neden Nobre için kullanılmıştı? Neydi Nobre'nin ayrıcalığı?


Yoksa Nobre MİT ajanı mı?




Medyada Aurelio ile Nobre yüzünden bir haftadır kıyasıya bir savaş yaşanıyor.
Birbirlerini faşistlik, ırkçılık ve anti-milliyetçilikle suçlayan yorumcular, sokakta karşılaştıklarında selamlaşmayacak kadar düşman oldular kısa sürede!
Ancak kim ne derse desin, hemfikir olmamız gereken bir nokta var;
Diğer spor branşlarında onlarca devşirme sporcu yıllardır ay-yıldızlı forma ile madalyaları toplarken sesini çıkarmayan ve ayakta alkışlayanlar, Aurelio'nun Türk vatandaşlığına geçmesine itiraz edemez.
Yasalar ortada.
Levent Bıçakcı Federasyonu'nun sırf "ömer Rıza milli takımda oynasın" fantazisi nedeniyle yaptığı talimat değişikliği de orada.
Fenerbahçe kulübünün yabancı kontenjanını boşaltmak için Aurelio'yu Türk statüsünde oynatma girişimi, beğenseniz de beğenmeseniz de yasa ve talimatlara uyuyor.

Biri açıklasın
Uymayan, daha doğrusu etik olmayan, Beşiktaş'ın ezeli rakibinden geri kalmamak için başvurduğu yöntem.
Marcio Nobre'nin Türk vatandaşlığına geçme isteğine itirazım yok.
Kuralına göre ve vakti gelince hay hay.
Ancak ortada, yarın tehlikeli gelişmelere neden olacak bir uygulama var.
Şimdiden Nobre'yi örnek gösteren bir dolu yabancı futbolcu vatandaşlığa geçmek için sıraya girdi.
403 sayılı Türk vatandaşlığı yasasında kimlerin hangi koşullarda T.C. kimliği alacağı son derece net.
Aurelio'nun yararlandığı "Genel olarak vatandaşlığa alınma" başlıklı 6. maddenin fıkrası "Müracaat tarihinden itibaren geriye doğru Türkiye'de 5 yıl ikamet etme" zorunluluğu getirirken, Nobre bu koşula uymadığı için Beşiktaş kulübü "İstisnai haller" başlıklı 7. maddenin (e) fıkrasını devreye soktu ve benzeri görülmemiş bir şekilde Brezilyalıya vatandaşlık yolunu açtı.
(Bu arada Nobre'nin aynı yasa maddesinin (d) fıkrasındaki "Türkiye'ye sanayi tesisi getiren, sosyal, ekonomik alanlarda veya bilim teknik veyahut sanat alanlarında olağanüstü hizmeti geçmiş ve geçeceği düşünülen kişiler" kaleminden vatandaş olduğu yorumları, yanlış bilgilenmeden kaynaklanıyor. çünkü bu fıkra spor alanını kapsamıyor)
Yani Nobre'ye - buraya dikkat edin - sadece olağanüstü durumlarda kullanılan "Vatandaşlığa alınması Bakanlar Kurulunca zaruri görülenler" fıkrası uygulandı.
Şeytanın bile aklına gelmezdi ama, babası İçişleri bakanı olan Beşiktaş ikinci başkanı Murat Aksu'nun aklına geldi.
Söyler misiniz, Nobre'nin vatandaşlığa alınmasındaki "zaruret" neydi?
Biri çıkıp açıklasın, Nobre cebinde Türk futbolunun kurtuluş reçetesini mi taşıyordu?
Yoksa Brezilyalı oyuncunun bizim bilmediğimiz bir misyonu, özel bir görevi mi vardı futbolun dışında?
Neydi Nobre'nin ayrıcalığı?
Milli İstihbarat Teşkilatı ve ülke çıkarlarına hizmet eden yabancılara uygulanan bu yasa maddesi, neden Nobre için kullanılmıştı?
Sırf siyah-beyazlılar Fenerbahçe'den bir adım geri kalmasın diye mi?
"Aldık sana ne?" diyorsanız susarım.
ülkede yasalar bu kadar keyfi yorumlanıyor, adamına göre uygulanıyorsa pes doğrusu.
Yarın Ankarasporlu Jaba'nın da aynı maddeden yararlanarak vatandaşlığa geçme talebi gündeme geldiğinde, Nobre'nin başvurusunu elden ele dolaştırarak jet hızıyla imzalayan Bakanlar Kurulu kendisine ne yanıt verecek, merak ediyorum.
Acaba "Boyun kısa, senden istihbaratçı filan olmaz" mı denecek?
Nobre'ye böyle bir hak tanıdıysanız, gerisine "dur" diyemezsiniz.
Açtığınız kapının menteşeleri yerinden fırlayıncaya dek geleni buyur edeceksiniz...
Bakanlar Kurulu'nun Nobre ile ilgili kararnameyi imzalamasından sonra gözlerim bir umut, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e çevrilmişti.
İyi bir hukukçu olan Cumhurbaşkanı'nın "Nobre'nin vatandaşlığa alınmasındaki zarureti sorgulayacağını" düşünüyordum ki...

İş başa düştü
Sayın Sezer'in bizimle aynı kaygıyı taşımadığını gördüm. Şaşırdım...
Anlaşılan iş başa düştü.
Bu abukluğa son vermek yine Futbol Federasyonu'na kaldı.
Federasyon derhal harekete geçip talimattaki " A milli takımda oynama uygunluğu" ifadesini kaldırmalı ve işin cılkını çıkaranların önünü kesmeli.
Ocak ayını beklemeden hemen yarın yapmalı bu değişikliği.
Yoksa bir tarafta yeni Mertler, Mehmetler ve Ahmetlerle tadının neye benzediği belli olmayan bir SüPER ligimiz...
öte tarafta ise "çok milliyetçiler", "az milliyetçiler" ve "milliyetçi olmayanlar" diye sınıflara ayrılmış bir spor medyamız olacak.