emlaklik & sedatyucel

Alen Markaryan-Yazıları

Gül VE Dikeni Küresel ısınmanın dünyamıza verdiği sakıncalı işaretler, İnönü Stadı''nın tribünlerinde kendine koltuk bile bulamıyordu. Cümle alem ve bilimum yazıcılar, futbolcuların o sıcakta çektiği eziyetten bahsederken; taraftar, Beşiktaş için çekilen bu eziyetten adeta zevk alıyordu. çünkü bu takım, bu eziyete değerdi... Son üç sezondur ilk defa taraftarın takımı değil de, takımın taraftarı galeyana getirip bağırttığına şahit oldum. O ne hırstı öyle... Yeni aşık olduğun birini sokakta

Bu konu 899 kez görüntülendi ve 2 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Alen Markaryan-Yazıları

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 899 kez incelendi.


Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Alen Markaryan-Yazıları


    Gül VE Dikeni
    Küresel ısınmanın dünyamıza verdiği sakıncalı işaretler, İnönü Stadı''nın tribünlerinde kendine koltuk bile bulamıyordu. Cümle alem ve bilimum yazıcılar, futbolcuların o sıcakta çektiği eziyetten bahsederken; taraftar, Beşiktaş için çekilen bu eziyetten adeta zevk alıyordu. çünkü bu takım, bu eziyete değerdi... Son üç sezondur ilk defa taraftarın takımı değil de, takımın taraftarı galeyana getirip bağırttığına şahit oldum. O ne hırstı öyle... Yeni aşık olduğun birini sokakta görmenin heyecanını nasıl yaşıyorsan, Delgado''nun topla buluşmasında da aynı yürek çarpıntılarını hissedebiliyordum. Burak Yılmaz denen vatandaşın, Avrupa kalitesindeki fiziği, tekniği, hatta fuleleri; gözlerimizin pasıyla ilgili sorunları bir çırpıda çözebiliyordu. Lakin, bir sürü tansiyon hastasının maça geldiğini düşünerekten "acil önlem kampanyası" adı altında Runje''ye bir chack-up şart. Lalezar içinde dolaşmanın keyfini çıkartacaklarına, ellerine batan bir gül dikeni için hastaneyi ayağa kaldıranlar, elbet bir gün şükür etmeyi öğreneceklerdir. şarap ve esrar kelimelerinin hakim olduğu bestenin söylenmemesi gerektiğini, biz de insanlara defalarca vurguladık. İki senedir de söylenmiyordu. Bu kadar güzelliğin içerisinde bir tek onun göze batması, bizim de gözümüze battı... Doğaçlama ve spontane gelişen ve enteresandır bütün stada birden yayılan bu duruma engel olunamadı... Lakin bu olayı, popülizm duvarlarını zorlarcasına, hatta kırarcasına "oradaki çocuklar bu kelimelerden kötü etkileniyor" diye olayı başka yerlere çekmeye çalışanlar; hiç de iyi şeyler yapmadıklarını, kötüyü afişe ederek kötüye prim verdiklerini bilmelidirler.

    Ve... Pekala bilinmektedir ki, at yarışı da bir tür kumardır ve bahsettiğiniz çocuklar için hiç de iyi değildir. şimdi biz de kalkıp, o reklamlarda niye oynuyorsunuz diye size ahkam mı keselim. öyle değil mi sayın hocam!

    Düzenleyen - MoNsTeR Tarih: 30/08/2006 00:04:02


  2. #2

    Standart


    üşüyorum
    Kadife bir kılıfın içinde oynaşan onca yazıcı, "sıcakları" maçların birer oyuncusu gibi lanse ederken; Tigana'nın bence akılcı taktiğini atlamış... ıkinci yarı, savunmaya yönelik oyunu beğenmeyenler şunu da düşünmelidir ki; maç tam saha oynanacağına yarım saha oynanıp enerjiyi kontrollü kullanmak, hele bu sıcaklarda daha dahiyanedir. Ortadoğu'da işlenen insanlık ayıbını irdelerken, bunun bir başka versiyonu olan "Delgado'ya linç girişimi" adlı filmi eleştirmeden geçemeyeceğiz. Hakemlerimiz yıldız oyuncuları UEFA'nın öngürdüğü ölçüde korumak zorundadır. Oysa daha üçüncü haftada, Adnan Polat tarafından yargılanan bu hakemlerimiz ne hikmetse ısrail birliklerinin, pardon rakip oyuncuların tekmelerine seyirci kalmakta. Nerede bu Birleşmiş Milletler!.. Ortadoğu'da süren can pazarı, iğdiş edilen bebeler, hunharca katledilen karnı burnunda gebeler ve sobecilik oynamakta ısrarcı Birleşmiş Milletler! Ve her taraf cayır cayır cehennem... Ve psikolojik sıcaklık 50 derece... Ve futbolumuzun son üç haftalık bilançosunda ağızlara sakız bir 40 derece evhamı. Tabii ki sıcakların gazabından aramızdan ayrılanlara Tanrı'dan rahmet, kurtulanlara geçmiş olsun diyoruz. Lakin ligler, ilk defa ağustosta başlamıyor ki... Senelerdir bu devran böyle dönüyor. Sonuçta bu işin adaleti sağlık kontrolleridir. Cooper testleri, efor testleridir... üzülerek söylüyorum, gerisi hikayedir... Lafın belini kırarsak; kışın oynanan maçları akşam vaktinden öğlene kaydırın; millet gecenin ayazında tir tir titriyor ve bir sürü insan zatürre oluyor dersek, haksız mı sayılırız? Yoksa yayıncı kuruluşun gazabına mı uğrarız?

  3. #3

    Standart

    Düşündürücü
    Kopma noktasının 'cuma' gecesine rastlayan bölümünde haz, hız ve his kelimelerinin yoğunluğunda yastığıma gömüldüm. Uyandığımda binbir keyif içeren sabah şeriflerine 'merhaba' dedim. Akşamdan kalan mutluluğumun devamı için bir sürü gazete siparişi verdim. Spor sayfalarını tatlı dokunuşlarla bir gece evvel yaşadıklarımı bir de okuyarak yaşamak için araladım. Birden suratım düştü. 3-1 kazanmış bir takımın ardından yazılanlar komik ve düşündürücüydü. Burak'ın elle düzeltip attığını yalnızca üç Konyalı'nın gördüğü golü, geçen sene Anelka'nın elle attığı ama bütün dünyanın gözü önünde işlenen cinayetle denk tutan, üstüne de özür bekleyen bir zihniyetle karşılaştım. Siz özür dilemiş miydiniz sayın özdemir? Beşiktaş camiasının isyan sesi belki o elle atılan gole rastlamıştı ama haykırışlarımızın tek nedeni; 3 sezondur devamlı bize rastlayan adaletsizliklerdi.

    Düşünün sayın özdemir!
    "El değmemiş temiz bir lig istiyoruz" flamasının ana temasını bize soracağınıza bütün kulüplerin o flamayı size karşı niye açtığını oturup düşünmenizi rica ederiz sayın Nihat özdemir. Bab-ı Ali duayeni olarak gördüğüm bir gazeteci büyüğüm, 30 bini aşkın kişinin yüreğini ve sesini hiçe sayarak hala geçen senenin kırıntılarıyla uğraşmakta. "Gol gol gol" tezahüratına burun kıvırıp, futbolculara olası bir yağmurda şemsiye hazırlamakta. O ses 'Beşiktaşlıyım' diyen herkesin tüylerini diken diken etmekte. O yüzden bu görüşünüze katılamıyoruz sevgili Attila (Gökçe) ağabey... Başka bir yazıyı okuduğumda az evvel düşen suratımı aramaya başladım. "Korkutmaz bizleri musalla taşı'' diye başlayan tezahüratın "Ne biçim'' olduğunu, "bununla futbolcular asla motive olamaz'' yorumlarını okudum. Futbolcular ölümden korkarmış, ters etkilenirlermiş ve daha niceleri. Türkiye Kupası finalinin uzatmalarında 2-2 giden maçta bu tezahürat tam 25 dakika söylenmiş, bütün Türkiye televizyonda ibretle izlerken Beşiktaş o motivasyonla üçüncü golünü atmıştı. Beşiktaş'ı "iyi'' takip etmenizi rica ederiz sevgili Faik (Gürses) ağabey... Mamafih her insan gibi bana da devamlı mutluluk düşmedi ve ben hala düşen suratımı arıyorum...

Benzer Konular

  1. Duvar Yazıları
    Konu Sahibi _karamelek_ Forum Resim | Şiir | Fıkra
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 14.Eylül.2008, 00:13
  2. Alen Buraya
    Konu Sahibi DeBu Forum Beşiktaş-1903
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Aralık.2007, 05:39
  3. Alen Markaryan - Maskeli Balo
    Konu Sahibi WisEaglE Forum Beşiktaş-1903
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Ağustos.2007, 08:06
  4. Alen Markaryan - AKRABA MUHABBETİ
    Konu Sahibi WisEaglE Forum Beşiktaş-1903
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Ağustos.2007, 13:32
  5. Alen Markaryan
    Konu Sahibi WisEaglE Forum Beşiktaş-1903
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 02.Ağustos.2006, 15:19