Gulyas dev cüssesiyle boyalı alanı parsellerken, gelen giden ona takılıyordu. Mahalle kabadayısı gibi Ffriend’i sindirirken, geçen haftalarda potaların derebeyi olan Ffriend kocaman beyaz adam karşısında, korkudan 8 top kaybı yapıyordu.




Gulyas hücumda ise aldığı toplarla dönüp dönüp, kolayca sayıya ulaşırken, coach Ergin Ataman ona koskoca maçta 19 dakikalık ömür biçti.

Neden Ergin böyle yaptı ben pek anlayamadım. Çünkü Gulyas’ın oyundan çıktığı anlarda Kartal derin bir nefes alıyordu. Oysa Gulyas’ın olduğu dakikalarda fark kapanmıştı. Aslında daha vahimi, oyun kurucular Gulyas’a oynadığı dakikalarda biraz daha top aktarabilse işleri daha kolay olacaktı. Ama bu sene Ülker ne çektiyse oyun kurucuları yüzünden çekti. Onlar iyi servis yapamadığı için birçok maç kayıp hanesine yazıldı. Jeneriklik smaçlarla alkışı hak eden Trapagnier ve Haislip sahada yokları oynadılar. Oyun kurucu Cüneyt, ama daha çok Stefanov pazar tatilini biraz uzun tuttular. Oysa Ergin Ataman onlara o kadar güveniyordu ki... İbrahim bir iyi, bir kötü derken papatya falında çok çok kötü bir gününe denk getirince 0/5 üçlük atarak kendi rekorunu egale etti.


Mirsad bir şeyler yapabilmek için çabaladı. Ama onun gücü Beşiktaş’ın direnci karşısında kayboldu gitti...


Üst üste 14 maç galibiyetle lige devam eden ve liderliğini devam ettiren Ülker’le yazıya başladım. Her zaman söylerim. Efes’i ve Ülker’i bir kere yenersin ya sonra! İşte Murat Didin’in rolü burada başlıyor. Siyah-Beyazlı oyuncuların mükemmel oynadığını sanmayın. Bu maçın gerçek ve tek galibi Murat Didin’dir. Size nedenlerini anlatayım. Bir takım, Ülker gibi güçlü bir takım karşısında her şeyden önce 17 top kaybı yaparsa! O maç nasıl kazanılır? İlk yarıda sahanın en iyi oyuncusu Kerem ikinci yarıda sustu. Barış ve Ellis inanılmaz top kayıpları, yanlış seçilmiş şutlarla ellerindeki, maçı zora soktular! Çaktırmadan 24 sayıyı rakip potaya bırakan Wright ve 12 sayı atan Kerem dışında kimse çift haneli sayıya ulaşamadı. İyi mücadele vardı. En önemlisi ribaundlarda Ülker’e ezilmeyince ibre Kartal’a döndü. İyi de, oynasa kötü de, sahaya mücadelesini kanının son damlasına kadar akıtan Beşiktaş ve onlara inanan, yalnız bırakmayan seyirci “Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet” diyen coach Didin’in inanılmaz cinlikleri ile maçı alıp götürdüler.