Efes Pilsen, yıllardan bu yana ters gelen Hırvat rakibi Cibona Zagreb karşısında dün yine "kendi silahıyla" kaybetti.
Avrupa'da basketbolun savunma yönünü en iyi uygulayan takımların başında gelen lacivert-beyazlılar, bu işi kendisinden çok daha iyi yapan Hırvat ekibine, üçüncü çeyreğin üç dakikalık bölümü hariç aynı dirençle karşılık veremedi, veremedikçe de oyundan düştü.






Sert ancak faulsüz yaptığı yardımlaşmalı savunmada büyük beceri gösteren Cibona, buna karşın 21 top kaybı ile Efes'e galibiyet için davetiye çıkardı. Ancak düşük şut yüzdesi, Granger'ın ve özellikle Domercant'ın el üstünden aceleci boş şutları, savunmada sürekli adam kaçırmaları ve tabii ki kenardan gelen oyuncularda da Cibona'nın 24'e 3 gibi ezici sayı üstünlüğüne karşı Efes'in maçı çevirmesi zaten olanaksızdı. Bunların yanında, Cibona'nın, Penn, Kus, Marcelic ve Warren yetmiyormuş gibi 2.10'luk pivot Markota ile bulduğu ve çoğu uzun menzilli "leblebi" gibi üçlükler (12/22) de Efes'in direncini kıran diğer bir önemli faktördü. Pota altında Efes uzunlarına göre çok daha hareketli olan Davison da, Prkacin'e karşı kritik anlarda büyük üstünlük kurdu. Ve olan, müthiş hırs ve gayretle maçı çevirmeye çabalayan Kaya ile Ender'in boşa giden emeğine oldu.
Sonuçta, Euroleague'de son üç yılda sona yaklaşırken hem şanssızlıklar, hem de beceri zaafları yüzünden hep hayal kırıklığı yaşayan Efes, ikinci raundun bitimine dört maç kala yine tık nefes.