Basketbol Milli Takımı Koçu Bogdan Tanjevic birkaç gün arayla devletin ajansına konuştu. “Bayram değil, seyran değil. Hayırdır inşALLAH” deyip okuduk.



Okudukça da dehşete düştük. Milli Takımı kime emanet etmişiz, 4 yıl için 2 milyon euro’yu (federasyonun geçen yıl yarısını devletten aldığı toplam geliri 4.5 trilyon lira, yani 3 milyon euro) koç diye kime ödemişiz? Biz bu kafayla Japonya’ya değil Mançurya’ya da gitsek çeyrek finalden ötesini göremeyiz. Her cümlesini burada analiz edecek değiliz ama ana başlıklarıyla neden dehşete düştüğümüzü sizlerle paylaşalım. Hazret, ilk röportajında bozuk plak gibi takım oyuna takılmış. Bir de örnek yakalamış; Yunanistan. Son Avrupa Şampiyonu Yunanistan’da kimse lider değildi, Yunanistan doğruyu yaparak şampiyon oldu” demiş. İtirazımızı koyalım; lideri yok denilen Yunanistan’ın Rusya’yı yendiği 66-61 yendiği çeyrek final maçında Papaloukas 23 sayı attı, en yakın Ntikoudis 11 sayı, ilk 5’in tamamı ise 19 sayı üretti. 78-62 biten finalde ise yine Papaloukas 22 sayı attı. Ona en yakın Zizis 13 sayı. Zizis dışında ilk 5’in diğer 4 adamı toplam 19 sayı atmış. Bu iki maçta da 29 yaşındaki Papaloukas sonradan girdi ve en çok oynayan oyuncu oldu.

Şimdi bu Papaloukas lider değil de kırmızı başlıklı kız mı? Lideri olmayan Yunanistan bu mu? Tanjevic’e sorarım; 14 gün bizzat yaşadığın bir şampiyonadan sonra dersine çalışmak, analiz çıkarmak bu mu? Buna bizim buralarda işkembe-i kübradan atmak denir hocam ve anında yakalanırsın. Daha cümlesinin sonunu getirmeden hocanın aklına finalist Almanya gelmiş; “Ama Nowitzki sahada herşeyini ortaya koydu, sahada bir dakika bile dinlenmeden mücadele etti” kelamını buyurmuş.

Bir iddian varsa, haksızsan bile sonuna kadar savun. Önce takım oyunu sonra tek yıldızlı sistem dersen milletin de oyuncunun da aklı seninki gibi karışır. Mehmet ve Hidayet’i ilk röportajda fazla hırpaladığın mı söylendi ki, üç gün sonra ikisini de yalayıp yıkayan bir başka açıklama yapma gereği duydun? Hoca bir de hatalarını saymış ders aldığını söylemiş ama en sonunda Hüseyin’i milli takıma almayacağını söyleyerek bir çuval inciri berbatetmiş: “Hüseyin’i izliyorum, başarılı bir performans sergiliyor ama Milli Takım’a çağırmayı düşünmüyorum. Asım’ı da öyle. Pota altında Mehmet, Kaya, Ermal, bunların yanısıra Kerem Gönlüm ve alttan gelen Fatih Solak var. Ayrıca Oğuz ve Semih var ki ben onlara henüz süre verme şansı bulamadım.” Birincisi saydığın 3 temel oyuncu ve bunların yanısıra diyerek 2. plana attığın Kerem Gönlüm pivot değiller. Mecburiyetten pivot oynuyorlar ama verimleri çok azalıyor.

İçlerinde pivot oynamayı en iyi bilen Ermal son Avrupa Şampiyonası’ndan beri cezalı. Alttan gelen dediğin Fatih nüfus kayıtlarına göre 26 yaşında ve oynadığı bir şey de yok. İkincisi sen oyuncu seçerken kaşına gözüne mü bakıyorsun? Performans, istatistik, form durumu önemli değil mi? Sana tavsiyem boşuna Mayıs’ı bekleme, şimdiden açıkla Milli Takımı. Nasıl olsa ne oynadıklarının bir önemi yokmuş.