1 Mart'a Kadar KAMPANYA

Etiketlenen üyelerin listesi

Atilla İlhan Hayatı ve Şiirleri

http://www.dosthane.de/atillailhan.jpg http://www.antoloji.com/siir/sair/rs/39/39_b_575.jpg :900: Attila İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. CHP ŞİİR

Bu konu 3212 kez görüntülendi ve 131 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Atilla İlhan Hayatı ve Şiirleri

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 3212 kez incelendi.


Sayfa 1 Toplam 14 Sayfadan 1234511 ... SonuncuSonuncu
Toplam 132 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Thumbs up Atilla İlhan Hayatı ve Şiirleri

    :900:


    Attila İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.

    CHP ŞİİR ARMAĞANI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI

    Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.

    İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.

    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.

    1950’Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU

    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.

    Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.

    ’YASAK SEVİŞMEK’ VE ‘AYNANIN İÇİNDEKİLER’

    1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

    1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.

    ‘SEKİZ SÜTUNA MANŞET’, ‘KARTALLAR YÜKSEK UÇAR’ VE ‘YARIN ARTIK BUGÜNDÜR’

    İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

    2005 yılında İstanbulda hayata gözlerini yumdu.


    ESERLERİ
    ŞİİR


    Duvar
    Sisler Bulvarı
    Yağmur Kaçağı
    Ben Sana Mecburum
    Belâ Çiçeği
    Yasak Sevişmek
    Tutuklunun Günlüğü
    Böyle Bir Sevmek
    Elde Var Hüzün
    Korkunun Krallığı
    Ayrılık Sevdaya Dâhil
    Kimi Sevsem Sensin

    ROMAN

    Sokaktaki Adam
    Zenciler Birbirine Benzemez
    Kurtlar Sofrası
    Aynanın İçindekiler
    Bıçağın Ucu
    Sırtlan Payı
    Yaraya Tuz Basmak
    Dersaadet’te Sabah Ezanları
    O Karanlıkta Biz
    Fena Halde Leman
    Haco Hanım Vay
    Allahın Süngüleri-Reis Paşa

    ÖYKÜ

    Yengecin Kıskacı

    DENEME-ANI

    Abbas Yolcu
    Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler

    ANILAR VE ACILAR

    Hangi Sol
    Hangi Batı
    Hangi Seks
    Hangi Sağ
    Hangi Atatürk
    Hangi Edebiyat
    Hangi Laiklik
    Hangi Küreselleşme

    ATTİLÂ İLHAN’IN DEFTERİ

    Gerçekçilik Savaşı
    ‘İkinci Yeni’ Savaşı
    Faşizmin Ayak Sesleri
    Batı’nın ‘Deli Gömleği’
    Sağım Solum Sobe
    Ulusal Kültür Savaşı
    Sosyalizm Asıl Şimdi
    Aydınlar Savaşı
    Kadınlar Savaşı

    CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ

    Bir Sap Kırmızı Karanfil
    Ufkun Arkasını Görebilmek
    Sultan Galiyef
    Dönek Bereketi
    Yıldız, Hilâl ve Kalpak

    ÇEVİRİLERİ

    Kanton’da İsyan (Malraux)
    Umut (Malraux)
    Basel’in Çanları (Aragon)

    tespihdar ve kızım_07 bunu beğendi.

  2. #2

    Standart

    34 FN 346

    geceyarıları
    tenhadır buraları
    ne in ne cin
    kırmızı lambası
    sanki kan damlası
    demiryolu geçidinin

    dağılmış su dumanı şimşekli bir karanlığa
    yağmurun altında çınar
    çınarın altında o karaltı
    bırakılmış bir araba
    34 FN 346
    sağ arka lastiği yırtılmış
    camlarında kurşun delikleri
    içinde barut kokusu var
    hala çalışıyor silecekleri
    bir sola bir sağa
    bir sola bir sağa

    geceyarıları
    tenhadır buraları
    ne in ne cin
    kırmızı lambası
    sanki kan damlası
    demiryolu geçidinin

    şimşekler yaladıkça nikelajını
    tırnak uçlarında çıtır çıtır
    yoğun bir elektrik sokağa
    bu araba mutlaka çalınmıştır
    şüpheli ne zaman bulabilecekleri
    dışarda unutmuş bir ayağını
    bir genç direksiyona yıkılmıştır
    kanı sımsıcak damlıyor
    dirseklerinden koltuğa
    roman çoktan bitmiş
    yol bitmiş bitmiş kavga
    hala çalışıyor silecekleri
    bir sola bir sağa
    bir sola bir sağa
    bir sola bir sağa

    geceyarıları
    tenhadır buraları
    ne in ne cin
    kırmızı lambası
    sanki kan damlası
    demiryolu geçidinin
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  3. #3

    Standart

    ADIM SONBAHAR

    nasıl iş bu
    her yanına çiçek yağmış
    erik ağacının
    ışık içinde yüzüyor
    neresinden baksan
    gözlerin kamaşır

    oysa ben akşam olmuşum
    yapraklarım dökülüyor
    usul usul
    adım sonbahar
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  4. #4

    Standart

    Adımla Nasıl Berabersem

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
    koşar gibi yürüyüşün
    karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
    karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

    adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
    koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    aynı şartlar altında kısmet olmıyan
    gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın



    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  5. #5

    Standart

    Ağır Kan Kaybı

    Biz yalnızlıktan doğduk o dağdağalı sudan
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

    Buzlu mehtap alçakca kesmişti yolumuzu
    Bütün kapılardan açıkca kovulmuştuk
    Silahımız avcumuza yapışmıştı soğuktan
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
    Kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

    Ne kadar korkmuştuk elimizden tutmadılar
    Doğrudur kendi içimizde daraldığımız
    Kim neyi savundu bilinmez nereye kadar
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Başka bir yalnızlıkta boğulduk / havasızlıktan
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Ne solculuğumuz solculuktu ne sağcılığımız
    Karanlık bir kapı ölüp üstümüze kapandılar
    Kimse bizi sevmedi / ağır kan kaybıyız



    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  6. #6

    Standart

    Ağustos Çıkmazı

    Beni koyup koyup gitme, n'olursun
    Durduğun yerde dur
    Kendini martılarla bir tutma
    Senin kanatların yok
    Düşersin yorulursun
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

    Bir deniz kıyısında otur
    Gemiler sensiz gitsin bırak
    Herkes gibi yaşasana sen
    İşine gücüne baksana
    Evlenirsin, çocuğun olur
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun



    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  7. #7

    Standart

    Ah


    yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
    bulutlu siyah ah bulutları eflatun
    o boy aynasından çıktı fransızın malı
    vişne asidi vardı tadında rujunun
    ah sinema yıldızı filan olmalı
    ağızlığı kristal son derece uzun

    bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
    alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
    ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
    saçlarından incecik su tozu dökülüyor
    sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
    karartma başlamış ışıklar örtülüyor

    ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
    kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
    çok vapurun battığı bir liman ******su
    bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
    ay ışığında deniz akordeon solosu
    pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam

    görkemli çadırında italyan lunaparkın
    sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
    ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
    sutyenler tutmuyor çılgın göğüslerini
    kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
    kim görse şaşırır sakalının süslerini

    tavana asılmış sosyalist saçlarından
    ah sabah sabah omuzları kan içinde
    işkence sonrası genç bir kadın militan
    yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
    adı bile çıkmamış dudaklarından
    doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde ...


    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  8. #8

    Standart

    Allende Allende

    Allende Allende

    ölüm birden boşalmasıdır insanın kendisinden
    gizli titreşimler uçar belki boşlukta sesinden

    güneş vurunca parıldar görünmez ayak izleri ki
    beyhude korularda eski bir yaz gezmesinden

    solgun bir gülümseme hani ay büyürken görünür
    ..........
    ..........

    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  9. #9

    Standart

    An Gelir

    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı'nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür




    Attila İlhan
    elifkorkmaz bunu beğendi.

  10. #10

    Standart

    Arabesk

    ıslığında usturalar bileniyor
    bıyıkları marşandiz katarı
    zulasında eroini esrarı
    tutuklandıkça yenileniyor

    kafası kızdı mı taksim'de akşam
    bütün lahmancunlar ondan sorulur
    oğlanın birine takıldı / tamam
    çengelköy'lü sevtap diye meşhur

    göğüsleri hakikat birer kumru
    eskiden de süslenir boyanırmış
    ayak ayak üstüne atıp oturdu mu
    insanda can mı bırakırmış

    sabaha karşı bir büyük rakı
    yıldız tozuması külüstür mehtap
    arabada sevişmek başlıca merakı
    ne kanun tanıyor ne de kitap

    bu yollara düşecek adam mıydı
    çiçek yaptırmalar parfüm filan
    bu sefer yakasını fena kaptırdı
    sevtap başını yiyecek anlaşılan

    boşversene / daha ölmedik ulan




    Attila İlhan

Benzer Konular

  1. Atilla İlhan - Kadınlar
    Konu Sahibi amazon Forum Resimli Şiirler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Mart.2011, 23:17
  2. Louis ARAGON Hayatı ve Şiirleri
    Konu Sahibi Derya Forum Türkçe - Edebiyat - Kitap Özetleri
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 06.Ağustos.2008, 00:06
  3. Necati Cumalı Hayatı ve Şiirleri
    Konu Sahibi Derya Forum Türkçe - Edebiyat - Kitap Özetleri
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 05.Mart.2008, 11:13
  4. Can Yücel Hayatı ve Şiirleri
    Konu Sahibi BeBeGiM Forum Türkçe - Edebiyat - Kitap Özetleri
    Cevap: 78
    Son Mesaj : 25.Şubat.2008, 12:40
  5. Atilla İlhan Hayatını Kaybetti
    Konu Sahibi MaHiYeT Forum Magazin Haberleri
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 13.Ekim.2005, 14:27
+Sedat Yücel