2014 YAZ KAMPANYASI

Etiketlenen üyelerin listesi

Deprem Nedir?Nasıl korunuruz?Tarihsel depremler

DEPREM NEDİR VE NASIL KORUNURUZ ? ÖZET Bu makalede, çeşitli veriler değerledirilerek ve derlenerek, ilgili okuyucuya deprem hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. Ülkemizin bir deprem ülkesi olması ve deprem şiddet ve büyüklüğünün sürekli karıştırılması bu yazının derlenmesi gereksinimi ortaya koymuştur. Ayrıca depremden korunma yöntemleride kısaca özetlenmiştir. 1. GİRİŞ Yerkabuğudaki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak

Bu konu 14331 kez görüntülendi ve 1 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Deprem Nedir?Nasıl korunuruz?Tarihsel depremler

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 14331 kez incelendi.


Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Deprem Nedir?Nasıl korunuruz?Tarihsel depremler

    DEPREM NEDİR VE NASIL KORUNURUZ ?

    ÖZET

    Bu makalede, çeşitli veriler değerledirilerek ve derlenerek, ilgili okuyucuya deprem hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. Ülkemizin bir deprem ülkesi olması ve deprem şiddet ve büyüklüğünün sürekli karıştırılması bu yazının derlenmesi gereksinimi ortaya koymuştur. Ayrıca depremden korunma yöntemleride kısaca özetlenmiştir.

    1. GİRİŞ

    Yerkabuğudaki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları sarsma olayına deprem denir.

    Deprem,önlenemeyen bir doğa olayıdır.( 1-13).

    Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal
    kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.


    Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, ülkemizin %92’sinin deprem bölgeleri içerisinde bulunmaktadır. Son 60 yıl içerisinde depremlerden, 58.000 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.000 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.000 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.000 vatandaşımız ölmekte ve 7.000 bina yıkılmaktadır(12-13).

    Türkiye’de 1976-2005 yılları arasında gerçekleşen 38 depremde ortaya çıkan ekonomik hasar 16 milyar dolar oldu. Sadece Marmara Depremi’nin zararı 8.5 milyar doları buldu.



    2. DEPREMİN OLUŞ NEDENLERİ VE TÜRLERİ


    Üzerinde yaşadığımız dünya 6370 km yarıçapına sahip bir küredir. Yeryüzeyinden dünyanın merkezine kadar olan kısımlar dıştan içe doğru


    1.Litosfer (katı)

    2.Astenosfer (viskoz,akıcı)

    3.Manto (yarı viskoz,yarı katı)

    4.Çekirdek (katı)


    katmanlarından oluşmaktadır. Yaşamımızı devam ettirdiğimiz kalınlığı 70-80 km olan Litosfer; sıcaklığı 1500-2000 C olan ve erimiş sakız kıvamındaki Astenosferin üzerinde bulunmaktadır. Litosfer bu sıcak ve viskoz olan katmanın üzerinde hareket halindedir. Bu hareket sırasında olusan tektonik kuvvetlerin etkisiyle fay denilen yırtıklar boyunca belirli periyotlarla ani hareketler oluşur. Bu ani hareketler sonucu meydana gelen titreşimler Litosfer boyunca hareket ederek hasar verici depremleri meydana getirir. Günümüz teknolojisi ile depremin tam zamanlı tahmin edilmesi yada ertelenmesi mümkün değildir. .Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Astenosfer de oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler(1,2,3,5).


    Yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve fay adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Kuramlara göre, herhangibir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir.


    Faylar, genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara ”Doğrultu Atımlı Fay”denir. Ülkemizdeki Kuzey Anadolu Fayı doğrultu atımlı faydır .Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir. Doğrultu atımlı faylar şiddeti(tahribatı) büyük olan deprem üretme potansiyeline sahiptir. Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da ”Egim Atımlı Fay”denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.


    2.1. DEPREM TÜRLERİ


    Depremler oluş nedenlerine göre degişik türlerde olabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa başka doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır. Yukarıda anlatılan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle tektonik depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında olusurlar.Yeryüzünde olan depremlerin %90’ı bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir. İkinci tip depremler volkanik depremlerdir. Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar.Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin maydana geldiği bilinmektedir. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar.

    Japonya ve İtalya’da olusan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır. Bir başka tip depremler de çüküntü depremlerdir. Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan blokunun çökmesi ile oluşurlar. Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçük sarsıntılara neden olduğu bilinmektedir.

    Odağı deniz dibinde olan Derin Deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dalgalar oluşur ki bunlara (Tsunami) denir. Deniz depremlerinin çok görüldüğü Japonya’da Tsunami’den 1896 yılında 30.000 kisi ölmüstür.

    DEPREM PARAMETRELERİ

    Herhangibir deprem oluştuğunda, bu depremim tariflenmesi ve anlaşılabilmesi için deprem parametreleri olarak tanımlanan bazı kavramlardan söz edilmektedir. Aşağıda kısaca bu parametrelerin açıklaması yapılacaktır

    Odak Noktası ( Hiposantr)

    Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır.Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir. Gerçekte , enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır , fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

    Dış Merkez (Episantr)

    Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır.Burası aynı zamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli larak hissedildiği noktadır. Aslında bu , bir noktadan çok bir alandır.

    Odak Derinliği:

    Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığı, depremin odak derinliği olarak adlandırılır. Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilir.Bu sınıflandırma tektonik depremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km.derinliğinde olan depremler sığ deprem olarak nitelenir. Yerin 70-300 km.derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin 300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir.Türkiye’de olan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km. arasındadır..Sığ depremler daha büyük hasarlar yapabilirler.

    Öncü Deprem (Foreshock): Daha büyük bir depremden ya da ana şoktan birkaç saniye ya da birkaç hafta önce gelen ve büyük depremin kırılma alanının içinde ya da yakınında ortaya çıkan küçük titreme.

    Tsunami (Deniz Dalgaları): Okyanus tabanında meydana gelen büyük çaplı hareketlenme sonucu ortaya çıkan dev deniz dalgaları.

    DALGA TÜRLERİ

    ’P’ dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğun yapısına göre 1,5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür. P-dalgaları, basınç /birincil dalgalar (Pressure /Primary waves ) , boyuna veya sıkışma dalgalardır. Deprem dalgaları, mekanik dalgalar olup ses dalgaları ile aynıdır. Ses dalga hızı; havada 330 m/s, suda 1450 m/s, demirde 5000 m/s, granitte 5000 m/s ( 1 saniyede 5 kilometre) (1,9,10).

    ’S’ dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı ‘P’ dalgasının hızının yüzde 60’ı ile yüzde 70’i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisi yüksektir. S- dalgaları enine ( Shear waves, transverse waves) ve yüzey dalgalarından oluşur (surface waves, Rayleigh-love) ve bazen İkincil dalgalar ( secondary waves) olarak bilinir. S dalgaları katı ortamlarda ortaya çıkar. Bu s-dalgalarının genlikleri, P-dalgaların genliğinden çok daha büyüktürler. Yüzey dalgaları, büyük genlikte, daha yavaş, uzun süreli yıkıcı dalgalardır. Bunlarda Rayleigh ve Love dalgaları diye ikiye ayrılırlar.


    İLK DEPREM ÖLÇÜM CİHAZLARI

    İlk sismoskop M.S. 132 yılında Çinli filozof Chang Heng tarafından icat edilmiştir. Bu aygıt ayaklı bir vazo üzerine eşit aralıklarla yerleştirilmiş 8 tane ejderha başı ile vazonun ayağı üzerine yerleştirilmiş 8 tane kurbağadan oluşur . Kurbağların açık olan ağızları ejderhalara doğru dönüktür. Deprem sırasında ejderlerden bazıları ağızlarındaki bilyeyi kurbagaların ağzına düşürür. Hangi ejderin bilyesi düşmüşse sarsıntının doğrultusu o yödedir. Aletin kendi bulunduğu yerde hissedilemeyen yaklaşık 750 km uzaklıklardaki depremleri algılayabildiği söylenmektedir. Aletin gövdesini oluşturan vazonun içerisinde ne tür bir düzenek olduğu bilinmemektedir. Bu konudaki en yaygın görüş, vazo içerisine çok duyarlı bir sarkaç’ın yer aldığı görüşüdür. (1-13)


    DEPREM HAKKINDA BAZI İNANIŞLAR


    Doğa olaylarından biri olan deprem, çok eski çağlardan beri dünyanın bir çok ülkesinde farklı inanışlarla ifade ediliyor Bilimsel dayanağı olmayan bu batıl inanışlar bazı ülkelerde hala önemini koruyor Batıl inanışlara göre depremlere hayvanlar, yaratıklar ve tanrılar yol açıyor.

    Hindistan: Kaplumbağanın üzerinde 4 fil Dünya, bir kaplumbağanın üzerinde duran dört fil tarafından tutuluyor. Kaplumbağa da bir kobranın üzerinde dengede duruyor. Bu hayvanlardan herhangi biri hareket edince dünya sallanır.

    Assam (Bangladeş ve Çin’in arasında): Yer yüzeyinde insan olup olmadığını anlamak için zaman zaman yer sallanıyor. Çocuklar sarsıntıyı hissettiklerinde, “Yaşıyorum, yaşıyorum”diye bağırdıkları zaman dünyanın içindeki insanlar yer yüzeyinde insan olduğunu anlarlar ve sarsıntıyı
    keserler.

    Sibirya: Dünya kızak üzerinde Dünya, bir kızak üzerindedir ve bu kızağı kullanan kişi Tanrı Tuli’dir. Birkaç pireli köpek de bu kızağı çeker. Köpekler kaşınmayı durdurduklarında dünya sallanır.
    Meksika: El Diablo’nun yarıkları El Diablo isimli bir canavar, dünya üzerinde dev yarıklar açıyor. Bu yarıklar da şimdiki faylardır.O ve şeytansal arkadaşları, yeryüzünü karıştırmak istedikleri zaman bu dev yarıkları kullanıyor ve deprem oluyor.

    Mozambik: Ateşlenen ve üşüyen dünya Dünya, yaşayan bir yaratıktır ve problemleri insanlarınki ile aynıdır. Bazen yaratık ateşlenir ve üşür, biz de titrediğini hissederiz.

    Belçika: Kızgın melek günah savuruyor Dünya üzerinde yaşayan insanlar, aşırı günahkar oldukları zaman Tanrı, insanlara gezegenimizi çevreleyen havayı savurmak üzere kızgın bir melek gönderir. Meydana gelen fırtınalar, dünyada bir dizi şok şeklinde hissedilen bir müzik tonu ortaya çıkarır.

    DEPREMİN BÜYÜLÜKLÜĞÜ VE ŞİDDETİ

    Magnitüd ve Şiddet arasındaki fark nedir?

    Magnitüd depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

    Örnek verecek olursak türkiye’de 7 richter büyüklüğünde bir deprem mercalli şiddet cetveli’nde 9’a,hatta 10’a karşılık gelirken, japonya’da aynı büyüklükte bir deprem mercalli cetveli’nde 8’e karşılık gelebilir. (1,9,10)

    Depremin Magnitüdü Nedir?

    Deprem büyüklüğü(magnitüdü) aletsel büyüklüktür. yani, yer hareketinin sismograf ve akselograflarla alınan kayıtlarına ve site araştırması denilen, faylanma yapısının ve kırık uzunluklarının yerinde incelenmesi sonucu tanımlanan, deprem hareketinin mesul olduğu yerdeki dalga hareketlerinin sayısal ifadesidir.Depremin Magnitüdü, belli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır. (Richter-ML, mb, MS, MW) Depremin büyüklügü ise kirilan yüzeyin büyüklügünü, ve dolayisiyla ortaya çikan enerjinin düzeyini belirten bir ölçüdür. Gerçekte, depremin büyüklügü sadece kirilan yüzeyin alani ile oranli degildir. Büyüklügü etkileyen iki etmen daha vardir: atim ve berklik (rijidite). Atim, kirilan yüzeyin iki tarafinda kalan kayaçlarin birbirlerine göre bagil olarak ne kadar yer degistirdigini belirtir. Depremle olusan yerkabugu dalgalanmalari yayildigi yöne bagli olarak çok farkli degisimlere ugrayabilir. Depremi farkli yönlerden ve farkli uzakliklardan izleyebilmis birçok simometre ölçümünün ortalamasi alinarak daha güvenli bir sonuç elde edilir.

    Süreye Bagli Büyüklük (Md)

    Daha büyük bir depremin, sismometre üzerinde daha uzun bir süre için salinimlara yolaçacagi ilkesinden hareket edilir. Depremin, sismometre üzerinde ne kadar uzun süreli bir titresim olusturdugu ölçülür ve deprem merkezinin uzakligi ile ölçeklenir. Bu yöntem küçük (M<5.0) ve yakin (Uzaklik<300 km) depremeler için kullanilir.

    Yerel (Lokal) Büyüklük (Ml)

    Bu yöntem 1935’da Richter tarafindan depremleri ölçmek için önerilen ilk yöntemdir.


    Bu yöntem de görece küçük (büyüklügü 6.0’dan az) ve yakin (uzakligi 700 km’den az) depremeler için kullanilir. Dogru degerlerin bulunmasi için sismometrelerin çok iyi kalibre edilmis olmasi esastir.

    Yüzey Dalgasi Büyüklügü (Ms)

    Bu yöntem ilk iki yöntemin yetersiz kaldigi büyük depremleri (M>6.0) ölçmek için gelistirilmistir. Diger yöntemlerin aksine bu yöntemin güvenilirligi uzak mesafeden yapilan ölçümlerde daha da artar.

    Cisim Dalgasi Büyüklügü (Mb)

    Yer kabuğunun içinde yayılan dalgalardır. Sismometreler bu dalga türünüde kaydedebilir.

    Moment Büyüklügü (Mw)

    Bu büyüklük türü, digerlerine göre en güvenilir olanidir. Uygulamada, sadece belli bir büyüklügün üzerindeki depremler için (M>4.0) Moment Büyüklügü hesaplanabilir. Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Enerjinin doğrudan doğruya ölçülmesi olanağı olmadığından, Amerika Birleşik Devletleri’nden Prof.C.Richter tarafından 1930 yıllarında bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü olan “Magnitüd” tanımlanmıştır. Prof .Richter, episantrdan 100 km. uzaklıkta ve sert zemine yerlestirilmis özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10 tabanına göre logaritmasını bir depremin “magnitüdü” olarak tanımlamıştır. Bugüne dek olan depremler istatistik olarak incelendiğinde kaydedilen en büyük magnitüd değerinin 8.9 olduğu görülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2 Mart 1933 Sanriku-Japonya depremleri). Genel olarak, cisim dalgalarından hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzey dalgalarından hesaplanan mağnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Her iki magnitüd değerini birbirine dönüştürecek bazı bağıntılar mevcuttur.

    Richter Ölçeği bir alet değildir; depremin magnitüdünü tanımlayan matematiksel bir formüldür. ML (Richter Ölçeği), dalga genliğinin logaritması olarak tanımlanır. Diğer tüm ölçekler Richter ölçeği temel alınarak geliştirilmiştir.Depremin büyüklüğünü belirlemek amacı ile güncel olarak ML dışında dört yolla magnitüd hesaplanmaktadır:

    P ve S Dalgalarından ( body-wave magnitude ( m b) ) mb= log10 ( A/T ) + Q( D,h )

    Burada A tanecik titreşimlerinin (ground motion) genliği (micron); T peryot (saniye); Q( D,h ) düzeltme faktörü, episantır ile kayıtçı arasındaki uzaklığın ( D -derece ) ve odak derinliğinin ( h-kilometre ) fonksiyonu.

    Deprem Dalgalarının kayıt süresine bağlı büyüklük

    Depremin Şiddeti Nedir?

    Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişik olabilmektedir. Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkileri sonucunda ve uzun yılların vermiş olduğu deneyimlere dayanılarak hazırlanmış olan “Şiddet Cetvelleri”ne göre değerlendirilmektedir.Her ülkedeki bina kalitesi o ülkenin ekonomik koşullarına göre biçimlenir yani, türkiye’de orta kalite sayılabilecek bir bina, japonya’da düşük kalite sayılabilir. Bu izlenimler Şiddet Cetveli’nde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa, depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir. Deprem Şiddet Cetvellerinde, şiddetler romen rakamıyla gösterilmektedir. Mercalli Cetveli (MM), XII şiddet derecesini kapsamaktadır. Bu cetvele göre,şiddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapılarda hasar meydana getirmezler ve insanların depremi hissetme şekillerine göre değerlendirilirler. VI-XII arasındaki şiddetler ise, depremlerin yapılarda meydana getirdiği hasar ve arazide oluşturduğu kırılma, yarılma, heyelan gibi bulgulara dayanılarak değerlendirilmektedir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeğidir (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.

    Tablo.1. Bu bağıntılardan şiddet ve magnitüd değerleri arasındaki dönüşümleri aşağıdaki gibi verilebilir (1-13). ,
    Siddet
    Richter
    Magnitüdü

    IV V VI VII VIII IX X XI XII
    4 4.5 5.1 5.6 6.2 6.6 7.3 7.8 8.4

    Magnitüdlerine göre 1 yılda tüm dünyada kaç tane deprem olmaktadır?

    Tanım - Büyüklük - Yıllık Ortalama
    Çok Çok Şidetli (Great) 8 >= 1
    Çok Şiddetli (Major) 7 - 7.9 18
    Şiddetli (Strong) 6 - 6.9 120
    Orta Şiddette (Moderate) 5 - 5.9 800
    Hafif (Light) 4 - 4.9 6,200 (tahmini)
    Çok Hafif (Minor) 3 - 3.9 49,000 (tahmini)
    Çok Çok Hafif (Very Minor) < 3.0
    Magnitüd 2 - 3: günde yaklaşık 1,000


    TARİHTEKİ BÜYÜK DEPREMLER

    İnsanoğlu, Japonya gibi deprem inşaatı teknolojisinde en ileri düzeydeki ülkelerde dahi halen doğa karşısında çaresiz kalırken, bugüne kadar tarih boyunca meydana gelen depremlerde milyonlarca kişi hayatını kaybetti. Bazı depremler tarihte çok büyük yıkımlara yol açarken, 1556 yılında Çin’in Şançi eyaletinde meydana gelen büyük depremde 830 bin kişi ölmüş, bölgedeki kasaba ve köyler tamamen yok olmuştu.

    Çin, Japon, Sovyet ve Amerikan sismologlar, 1960’ların ortalarından başlayarak, depremin önceden öğrenilmesine yönelik çok sayıda araştırma yaptılar. Bu alanda
    çeşitli ilerlermeler sağlanmasına rağmen, depremlerin zaman, yer ve şiddetinin doğru ve kesin bir biçimde önceden kestirilmesine ilişkin bir yöntem geliştirilmedi.

    Dünyada meydana gelen büyük depremlerden bazılarının şiddetleri ve yol açtığı can kayıpları :

    Yer Yıl Şiddeti Ölü sayısı

    Girit 365 50.000
    Antakya 526 250.000
    Damgan/İran 856 200.000
    Yukarı Mısır 1201 1000.000 (?)
    Şançi/Çin 1556 830.000
    Kalküta/Hindistan 1737 300.000
    Gansu/Çin 1920 200.000
    Tokyo 1923 8.3 99.000
    Erzincan 1939 8.0 33.000
    Varto 1966 6.5 2.934
    Kuzey Peru 1970 7.8 67.000
    Lice 1975 6.7 2.385
    Çaldıran 1976 7.5 3.840
    Tangşan/Çin 1976 7.8 8.240
    Guatemala 1976 7.5 22.800
    İtalya 1980 7.2 2.300
    Erzurum-Kars 1983 6.0 1.226
    Mexico City 1985 8.1 10.000
    San salvador 1986 7.5 1.500
    Kuzeybatı Ermenistan 1988 6.9 25.000
    Kuzeybatı İran 1990 7.7 50.000
    Endonezya 1992 6.8 1.500
    Hindistan 1991 6.1 1.600
    Hindistan 1993 6.4 22.000
    Kolombiya 1994 1.000
    Japonya, Kobe 1995 7.2 6.500
    Rusya, Neftegorsk 1995 7.5 1.900
    Kuzey İran 1997 7.1 1.500
    Kuzeybatı Afganistan 1998 6.1 5.000
    Batı Kolombiya 1999 6.1 1171


    Tarihsel Depremler


    Tarih Saat Enlem Boylam Şiddet Yer

    BC222 36.50 28.00 Rhodos(Tsunami)




    BC 185 36.00 28.00 IX Rhodos,Cyprus

    BC 69 36.25 36.10 IX Antakya,Syria

    BC 26 37.85 27.85 IX Baf-Cyprus

    BC 17 38.40 27.50 IX Manisa,Aydin

    24 11 29 40.40 27.70 IX Iznik,Izmit

    60 37.90 29.20 IX Pamukkale,Honaz,Denizli

    105 38.90 27.00 IX Candarli Bay-Greece

    110 37.00 26.00 IX Izmir,Ephesus

    13 12 115 36.25 36.10 IX Antakya

    127 40.60 37.00 IX Niksar,Ladik,Susehri

    155 36.30 28.00 X Rodos,Mugla,Fethiye

    03 05 170 40.10 28.00 IX Bandirma,Erdek,Gemlik

    177 38.40 27.10 X Izmir,Sakiz,Sisam

    245 36.25 36.10 X Antakya

    253 39.10 27.15 IX Bergama

    325 41.00 29.00 IX Istanbul

    334 36.25 36.10 IX Antakya,Beyrut,Cyprus

    24 08 358 40.75 29.90 IX Kocaeli,Iznik,Istanbul-(Tsunami)

    427 41.00 29.00 IX Istanbul,Izmit,Iznik

    08 12 447 40.80 29.60 IX Istanbul,Izmit

    14 09 458 36.25 36.10 IX Antakya ve Northern Syria

    25 09 478 4080 29.00 IX Istanbul

    10 09 506 36.25 36.10 IX Antakya,Samandag

    29 05 526 36.25 36.10 IX Antakya,Samandag

    29 11 529 36.25 36.10 IX Antakya

    06 09 543 40.35 27.80 IX Erdek,Bandirma-(Tsunami)

    15 08 553 40.75 29.10 X Istanbul,Kocaeli

    30 09 587 36.25 36.10 IX Antakya-(60.000 deaths)

    688 38.40 27.00 IX Izmir

    715 40.40 29.70 IX Iznik,Istanbul

    08 04 859 36.25 36.10 IX Antakya,Lazkiye

    16 05 865 41.00 29.00 IX Istanbul

    867 36.25 36.10 IX Antakya

    869 40.00 44.00 IX Tavin,Erivan (12 000 deaths)

    03 09 968 41.15 34.75 IX Kastamonu,Corum,Amasya

    26 10 986 41.00 29.00 IX Istanbul,Trace-(Tsunami)

    1045 39.75 39.50 IX Erzincan

    23 09 1064 40.40 28.90 IX Iznik,Bandirma,Istanbul-(Tsunami)

    10 08 1114 36.50 35.50 IX Ceyhan,Antakya,Maras-(Tsunami)

    1268 37.35 35.80 IX Kozan,Ceyhan-(60 000 deaths)

    1268 39.75 40.40 IX Erzincan,Erzurum-(15 000 deaths)

    08 08 1304 36.50 27.50 X Rodos,Girit,Cyprus

    23 09 1344 41.00 29.00 IX Istanbul

    03 1354 40.70 27.00 IX Gelibolu,Bolayir,Malkara

    20 03 1389 38.40 26.30 IX Izmir ve Khios Island-(Tsunami)

    1458 39.75 40.40 X Erzincan,Erzurum-(32 000 deaths)

    1462 41.00 29.00 IX Istanbul

    03 10 1481 36.00 28.00 IX Rodos,SW Anatolia-(Tsunami)

    21 12 1482 39.75 39.50 IX Erzincan,Erzurum

    18 08 1493 36.75 27.00 IX Istankoy Island

    14 09 1509 40.75 29.00 IX Istanbul,Edirne-(13 000 deaths)

    17 06 1584 39.75 39.50 IX Erzincan,Erzurum-(15 000 deaths)

    1598 40.40 35.40 IX Amasya,Corum

    02 04 1647 39.15 44.00 IX Van,Mus,Bitlis

    23 02 1653 37.90 28.30 IX Aydin

    06 02 1659 41.00 29.00 IX Istanbul

    17 08 1668 40.90 36.00 IX Amasya,Tokat-(faulting 380km.)

    10 07 1688 11:00 38.40 27.20 Izmir-(15 000 deaths,Tsunami)

    25 05 1719 40.70 29.50 IX Istanbul,Izmit,Karamursel

    04 04 1739 4:30 38.40 27.20 IX Izmir

    07 06 1751 37.75 27.00 X Sisam Island,Aegean Sea

    29 07 1752 20:00 41.70 26.50 IX Edirne,Havsa

    02 09 1754 21:45 40.80 29.40 IX Izmit Bay,Istanbul

    22 05 1766 41.00 29.00 IX Istanbul-(Tsunami)

    13 08 1822 36.40 36.20 X Antakya,Iskenderun-(20 000
    deaths,Tsunami)

    18 10 1843 36.25 27.50 IX Rodos,Ege Denizi-(6 000 deaths)

    12 10 1845 39.10 26.20 X Midilli Island

    21 06 1846 37.75 27.00 IX Sisam Island,Soke

    28 02 1851 36.50 29.10 IX Fethiye,Mugla,Rhodos-(Tsunami)

    24 07 1852 39.90 41.30 IX Erzurum

    28 02 1855 40.20 29.00 IX Bursa,Kemalpasa-(300 deaths)

    11 04 1855 40.20 29.10 X Bursa-(faulting 20 km,1300

    deaths)

    12 10 1856 36.25 28.00 X Rhodos,Karpatos,Girit-(Tsunami)

    13 11 1856 38.25 26.25 IX Rhodos, Aegean Sea

    02 06 1859 10:30 39.90 41.30 IX Erzurum-(15 000 deaths)

    03 11 1862 3:00 38.40 27.70 IX Turgutlu,Manisa

    22 04 1863 36.50 28.00 IX Rodos

    23 07 1865 21:30 39.40 26.20 IX Midilli,Canakkale,Gelibol

    07 03 1867 39.10 26.50 IX Midilli-(500 deaths)

    23 04 1868 40.00 41.70 IX Erzurum,Kars

    02 04 1872 7:45 36.25 36.10 IX Antakya,Samandag-(1800 deaths)

    01 02 1873 1:00 37.75 27.00 IX Sisam Island, Izmir,Aydin

    03 05 1875 9:00 38.10 30.10 IX Dinar,Civril-(1300 deaths,20 km
    faulting)

    10 1875 40.20 26.40 IX Canakkale

    01 11 1875 10:00 39.90 41.30 X Erzurum

    13 05 1876 6:00 38.80 30.50 IX Afyonkarahisar-(many deaths)

    29 07 1880 4:40 38.60 27.10 IX Menemen,Emiralem,Izmir-(many deaths)

    03 04 1881 11:30 38.25 26.10 X Khios Island, Aegean Sea-(4000
    deaths)

    30 05 1881 38.50 43.30 IX Van,Bitlis,Mus

    15 10 1883 15:30 38.30 26.30 IX Cesme, Aegean Sea (1500
    deaths)

    29 02 1885 18:30 37.20 27.20 IX Aegean Sea

    25 10 1889 23:20 39.30 26.30 IX Midilli,Sakiz,Izmir

    20 05 1890 39.90 38.80 IX Refahiye,Erzincan

    31 03 1893 38.40 38.70 IX Malatya-(469 deaths)

    10 07 1894 12:30 40.60 28.70 X Prenses Island,Istanbul

    19 08 1895 37.80 27.80 IX Aydin

    20 09 1899 10:30 37.90 28.10 IX Nazilli,Aydin,Denizli,Usak

    3.1. TARİHTE İSTANBUL DEPREMLERİ

    İstanbul’da, 325 yılından bugüne kadar 13 şiddetli deprem meydana geldi. Bu depremlerde binlerce kişi hayatını kaybederken, kiliseler, surlar, camiler yıkıldı, dev dalgalar ve toprakta yarıklar oluştu. Türkiye Deprem Vakfı’ndan (TDV) alınan bilgiye göre, 325, 427, 478, 865, 986, 1462, 1500, 1509, 1719, 1754, 1766 ve 1894 yıllarında aletsel büyüklüğü tahmini 7 şiddetinde, 553 yılında da aletsel büyüklüğü tahmini 7.6 şiddetinde önemli 13 deprem meydana geldi.

    553 yılında meydana gelen 7.6 şiddetindeki depremde kentteki birçok kilise ile surların bir kısmı yıkıldı, Marmara Denizi’nde sismik dalgalar oluştu.

    1500 yılındaki depremde ise kentin alçak semtlerinde çok büyük hasar meydana gelirken, 109 cami ile 1070 ev yıkıldı. Surlar ve saray surları kısmen yıkılırken, tahmini 13 bin kişi öldü. Deprem Gelibolu ve Dimetoka’da da hasara neden oldu.

    İstanbul’da tahribe neden olan depremlerden 1894 yılında meydana gelen depremde ise deniz kıyısında çatlaklar oluştu, Rumeli yakasında sağlam olmayan binalar yıkıldı ve Kapalıçarşı’nın tavanı çöktü. Adalar’da Karamürsel’de büyük hasar meydana geldi.

    Öte yandan, Kocaeli’de 715 yılında meydana gelen depremde de İstanbul’un üçte biri yıkıldı. Bu arada, İstanbul’un tarihi binaları merkez üssü Kocaeli olan depremi, hasarsız atlattı. Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya Müzesi, Beylerbeyi Sarayı ve tarihi camiler sarsıntıyı ilk tespitlere göre hasarsız atlatırken, Dolmabahçe Sarayı’nın Kabul Salonu’nun üst kısmında ufak çatlaklar oluştu, bazı vazolar devrilerek kırıldı.


    3.2. TARİHTEKİ TÜRKİYEDE OLAN BÜYÜK DEPREMLER

    No TARİH SAAT YER ŞİDDET Mag (Ms) Can Kaybı Hasarlı Bina

    1 29.04.1903 01:46 Malazgirt (MUŞ) IX 6.7 600 450

    2 09.08.1912 03:29 Mürefte (TEKİRDAĞ) X 7.3 216 5540

    3 04.10.1914 00:07 BURDUR IX 6.9 300 6000

    4 13.09.1924 16:34 Horasan (ERZURUM) IX 6.8 60 380

    5 07.08.1925 08:46 Dinar (AFYON) VIII 5.9 3 2043

    6 22.10.1926 21:59 KARS - ERMENİSTAN VIII 6.0 355

    7 31.03.1928 02:29 Torbalı (İZMİR) IX 6.5 50 2500

    8 18.05.1929 08:37 Suşehri (SİVAS) VIII 6.1 64 1357

    9 07.05.1930 00:34 TÜRK –İRAN SINIRI X 7.2 2514

    10 19.07.1933 22:07 Çivril (DENİZLİ) VIII 5.7 20 200

    11 04.01.1935 16:41 Erdek (BALIKESİR) VIII 6.4 5 600

    12 19.04.1938 12:59 KIRŞEHİR IX 6.6 160 -

    13 22.09.1939 02:36 Dikili (İZMİR) IX 6.6 60 1235

    14 21.11.1939 10:48 Tercan (ERZİNCAN) VII 5.9 43 -

    15 27.12.1939 01:57 ERZİNCAN X-XI 7.9 32968 116720

    16 13.04.1940 08:29 YOZGAT -KAYSERİ VIII 5.6 - 1000

    17 23.05.1941 21:51 MUĞLA VIII 6.0 - 200

    18 10.09.1941 23:53 Erciş (VAN) VIII 5.9 192 600

    19 12.11.1941 12:04 ERZİNCAN VIII 5.9 15 -

    20 15.11.1942 19:01 Bigadiç (BALIKESİR) VIII 6.1 16 2187

    21 21.11.1942 16:01 Osmancık (ÇORUM) VIII 5.5 2 150

    22 20.12.1942 16:03 Erbaa (TOKAT) IX 7.0 3000 32000

    23 20.06.1943 17:32 Hendek (ADAPAZARI) IX 6.6 336 2240

    24 27.11.1943 00:20 Ladik (SAMSUN) IX-X 7.2 4000 40000

    25 01.02.1944 05:22 Gerede-Çerkeş (BOLU) IX-X 7.2 3959 20865

    26 25.06.1944 06:16 Gediz (UŞAK) VIII 6.0 21 3476

    27 06.10.1944 04:34 Ayvalık (BALIKESİR) IX 6.8 30 5500

    28 20.03.1945 09:58 Ceyhan-Misis(ADANA) VIII 6.0 13 2500

    29 21.02.1946 17:43 Ilgın (KONYA) VIII 5.5 12 3349

    30 31.05.1946 05:12 Varto-Hınıs (MUŞ) VIII 5.9 839 3000

    31 23.07.1949 17:03 Karaburun (İZMİR) IX 6.6 - 7 - 65

    32 17.08.1949 20:44 Karlıova (BİNGÖL) IX 6.7 450 3500

    33 08.04.1951 23:38 İskenderun (ANTAKYA) VIII 5.8 6 13

    34 13.08.1951 20:33 Kurşunlu (ÇANKIRI) IX 6.9 50 3354

    35 03.01.1952 08:03 Hasankale (ERZURUM) VIII 5.8 41 701

    36 22.10.1952 19:00 Ceyhan - Misis (ADANA) VIII 5.6 10 617

    37 18.03.1953 21:06 Yenice (ÇANAKKALE) IX 7.2 265 6750

    38 07.09.1953 05:58 Kurşunlu (ÇANKIRI) VIII 6.0 2 230

    39 16.07.1955 09:07 Söke - Balat (AYDIN) IX 6.8 23 470

    40 20.02.1956 22:31 ESKİŞEHİR VIII 6.4 1 2819

    41 25.04.1957 04:25 Fethiye Rodos (MUĞLA) IX 7.1 67 3200

    42 26.05.1957 08:33 Abant (BOLU) IX 7.1 52 5200

    43 25.04.1959 02:26 Köyceğiz (MUĞLA) VIII 5.9 - 775 44

    23.05.1961 04:45 Fethiye Rodos (MUĞLA) VIII 6.3 - 61 45

    19.09.1963 18:58 Çınarcık (İSTANBUL) VIII 6.3 1 230

    46 30.01.1964 19:45 Tefenni (BURDUR) VIII 5.7 39 47

    14.06.1964 15:15 MALATYA VIII 6.0 8 847

    48 06.10.1964 16:31 Manyas (BALIKESİR) IX 7.0 23 5398

    49 13.06.1965 22:01 DENİZLİ VIII 5.7 14 488

    50 07.03.1966 03:16 Varto (MUŞ) VIII 5.6 14 1100

    51 19.08.1966 14:22 Varto (MUŞ) IX 6.9 2396 20007

    52 22.07.1967 18:56 Mudurnu (ADAPAZARI) IX 6.8 89 7116

    53 26.07.1967 20:53 Pülümür (TUNCELİ) VIII 5.9 97 1282

    54 03.09.1968 10:19 Bartın (ZONGULDAK) VIII 6.5 29 2478

    55 23.03.1969 23:08 Demirci (MANİSA) VIII 5.9 - 945

    56 06.04.1969 05:49 Karaburun (İZMİR) VIII 5.9 53 3072

    57 28.03.1970 03:48 Alaşehir (MANİSA) VIII 6.5 53 3072

    58 28.03.1970 23:02 Gediz (KÜTAHYA) IX 7.2 1086 19291

    59 19.04.1970 15:29 Gediz (KÜTAHYA) VIII 5.8 - 1360

    60 23.04.1970 11:01 Demirci (MANİSA) VIII 5.6 - 411

    61 12.05.1971 08:25 BURDUR VIII 5.9 57 3227

    62 22.05.1971 18:43 BİNGÖL VIII 6.8 878 9111

    63 06.09.1975 12:20 Lice (DİYARBAKIR) VIII 6.6 2385 - 8149

    64 24.11.1976 14:22 Muradiye (VAN) IX 7.5 3840 - 9232

    65 05.07.1983 15.01 Biga (ÇANAKKLAE) VIII 6.1 3 - 85

    66 30.10.1983 07:12 ERZURUM - KARS VIII 6.9 1155 3241

    67 18.09.1984 15:26 Balkaya (ERZURUM) VIII 6.4 3 570

    68 05.05.1986 06:35 Doğanşehir (MALATYA) VIII 5.9 7 - 824

    69 06.06.1986 13:39 Doğanşehir (MALATYA) VIII 5.6 1 - 1174

    70 07.12.1988 09:41 Kars (ERMENİSTAN) X 6.9 4 - 546

    71 13.03.1992 19:08 ERZİNCAN VIII 6.8 653 8057


    72 15.03.1992 18:16 Pülümür (TUNCELİ) VII 5.8 - 439

    73 06.11.1992 21:08 Doğanbey (İZMİR) VII 6.0 - 55

    74 28.01.1994 17:45 MANİSA VI 5.1 - 44

    75 01.10.1995 17:57 Dinar (AFYON) VIII 6.1 90 - 44

    76 05.12.1995 18:49 Kığı (TUNCELİ) VI+ 5.7 1 -

    77 14.08.1996 01:55 Mecifözü (AMASYA) VI+ 5.6 1 2606

    78 22.01.1997 17:57 ANTAKYA VI+ 5.4 1 - 1841

    79 13.04.1998 18:14 Karlıova (BİNGÖL) VI 5.0 - 148

    80 27.06.1998 16:55 Ceyhan (ADANA) VIII 6.2 146 31463

    81 17.08.1999 03:01 Gölcük (KOCAELİ) X 7.8 17480 73342

    82 12.111999 18:57 DÜZCE IX 7.5 763 35519

    83 06.06.2000 05:41 ÇANKIRI VII 6.1 1 - 1766

    84 15.12.2000 18:44 Sultandağı (AFYON) VII 5.8 6 - 547

    85 25.06.2001 16:58 OSMANİYE VII 5.5 - 66

    86 03.02.2002 09:11 Çay - Sultandağı (AFYON) VII 6.4 44 *--622

    87 27.01.2003 07:26 Pülümür (TUNCELİ) VII 6.2 1 - 50

    88 01.05.2003 03:27 BİNGÖL VII 6.4 176 - 6000

    89 25.03.2004 21:30 Aşkale (ERZURUM) VII 5.6 9 - 1280

    90 02.07.2004 01:30 Doğubeyazıt (AĞRI) VII 5.1 17 - 1000

    91 25.01.2005 Merkez-HAKKARİ 5.4 82

    92 14.03.2005 Karlıova-BİNGÖL 5.9 560

    93 17.10.2005 Urla-IZMIR 5.8 96


    4. DEPREMDEN KORUNMA VE SONUÇ

    Deprem bir doğa olayıdır ve önüne geçmek mümkün değildir. Gerekli önlemleri alarak vereceği zararı ve tahribatı azaltabiliriz(1,3,6,14)

    4.1. Deprem öncesi alınacak önlemler:

    1) Yerleşim bölgelerini titizlikle belirlemeliyiz. Kaygan ve ovalık bölgeleri iskana açmamalıyız. Evimizi gevşek toprağa sahip meyilli yerlere yapmamalıyız.

    2) Yapıları deprem etkilerine karşı dayanıklı yapmalıyız. (Yapı Tekniğine ve İnşaat Yönetmeliğine uygun, sağlam olarak)

    3) İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalıdır.

    4) Dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine bina yapılmamalıdır.

    5) Çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlarda bina yapılmamalıdır.

    6) Mevcut binaların dayanıklılıklarını arttırmalıyız.

    7) Sigorta sistemine dahil olmalıyız.

    8)Ev satın alırken yukarıda belirtilen konuları göz önünde bulundurmalıyız.

    9) Bu önlemlerin yanı sıra, günlük kullandığımız eşyalarımızın ev içerisine yerleştirilmesinde aşağıda sayılan önlemleri almalıyız:

    - Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemelerin kayarak düşmesini önlemek için plastik tutucu malzeme kullanmalıyız.

    - Soba ve diğer ısıtıcıları sağlam malzemelerle duvara veya yere tespit etmeliyiz.

    - Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyaları birbirine ve duvara tespit etmeliyiz.

    - Duvar bölmeleri ve panoları zikzak düzende yerleştirip, yere tespit etmeliyiz.

    - Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazları bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde tespit etmeliyiz.

    - Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeleri düşmeyecek bir konumda sabitlemeli ve kırılmayacak bir şekilde depolamalıyız. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler koymalıyız.

    - Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortalarını otomatik hale getirmeliyiz.

    - Binadan acilen kaçmak için kullanılacak yollardaki tehlikeleri ortadan kaldırmalı, bu yolları işaretlemeli, buralara gereksiz eşya ve malzeme koymamalıyız.

    - Bir deprem planı hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğinin tatbikatını zaman zaman yapmalıyız.

    - Bina yönetimince önceden belirlenen, mesken veya işyerinin özelliği vebüyüklüğüne göre uygun yangın söndürme cihazını mutlaka bulundurmalı ve periyodik bakımlarını da yaptırmalıyız.

    - Asansörlerin kapı yanlarına "Deprem Sırasında Kullanılmaz" levhası asmalıyız.

    - Gerekli İlk yardım malzemesi, yedek pil ve pilli radyo, el feneri, temizlik malzemeleri, sinyal düdüğü, mum, kibrit, kuru gıda ve bisküvi gibi malzemeleri bir çanta içerisinde her an hazır bir şekilde bulundurmalıyız.

    - Aile bireyleri ile topluca deprem sırasında nasıl korunacağımız hususunda sohbet ve alıştırmalar yapmalıyız.

    - Aile bireylerimiz ile iletişimi nasıl sağlayacağımızı ve eve ulaşamayacağımız durumlar için alternatif buluşma yerlerini planlamalıyız.

    - Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağımızı pencerenin önünden ve eşyaların dökülebileceği yerlerden uzak yerleştirmeliyiz.


    4.2. Deprem sırasında alınacak önlemler:

    I. Bina İçerisinde

    1- Kesinlikle panik yapmamalıyız. Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durmalıyız. Varsa sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelmeli veya uzanmalıyız. Başımızı iki elimizin arasında alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korumalıyız. Sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.

    2- Tekerlekli sandalyede isek tekerlekleri kilitleyerek başımızı ve boynumuzu korumaya almalıyız.

    3- Mutfak, imalathane, laboratuar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazları kapatmalıyız. Dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşmalıyız. Birinci maddede belirtildiği şekilde kendimizi korumalıyız.

    4- Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatmalıyız. Soba ve ısıtıcıları söndürmeliyiz. Diğer güvenlik önlemlerini almalıyız ve daha önceden hazırlanmış acil durum çantası ile gerekli olan eşya ve malzemeyi yanımıza alarak derhal binayı daha önce tespit ettiğimiz yoldan terk edip toplanma bölgesine gitmeliyiz.

    5- Merdiven, balkon, koridor ve geniş sahanlı yerlerden, kolonlardan ve pencerelerden uzaklaşmalıyız.

    6- Okulda isek sınıfta kalarak sağlamsa sıra altlarına ya da sıra yanına birinci maddede belirtildiği şekilde başımızı korumalıyız.

    7- Kesinlikle asansör kullanmamalıyız. Asansörde isek kat çıkış düğmesine basarak asansörü terk etmeliyiz.

    II. Bina Dışında

    1- Enerji hatlarından, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşmalıyız. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olmalıyız.

    2- Deniz kıyısından uzaklaşmalıyız.

    3- Toprak kayması, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunmamalıyız. Böyle bir ortamda isek en seri şekilde güvenli bir ortama geçmeliyiz.

    4- Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olmalıyız.

    5- Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olmalıyız.

    III. Araç Kullanırken

    1- Bulunduğumuz yer güvenli ise durmalı ve araç içinde kalmalıyız. Araç karayolunda seyir halinde ise; yolu kapatmadan sağa yanaşıp durmalıyız. Kontak anahtarını yerinde bırakıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklemeliyiz. Ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gitmeliyiz.

    2- Normal trafikten, ağaçlardan, direklerden ve enerji nakil hatlarından mümkün olduğu kadar uzaklaşmalıyız.

    3- Araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse; aracı durdurmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak aracı terk etmeli ve açık alanlara gitmeliyiz.

    IV. Metroda veya Diğer Toplu Taşıma Araçlarında

    1- Gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inmemeliyiz. Elektriğe kapılabilir veya diğer bir tren çarpabilir.

    2- Trenin içinde, sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunmalıyız.

    3- Metro veya tren personeli tarafından verilen talimatları izlemeliyiz.

    4.3 Deprem sonrası alınacak önlemler

    1- Kesinlikle panik yapmamalıyız.

    2- Sarsıntı kesilince önceden hazırladığımız afet çantası ile acil ihtiyaç duyulacak diğer malzemeleri (giysi, battaniye, su ve gıda gibi) yanımıza alarak derhal bulunduğumuz yeri önceden belirlediğimiz yollardan terk etmeli ve toplanma yerine gitmeliyiz.

    3- Yıkılan binalarda yardıma ihtiyacı olanlara kurtarma, İlk yardım ve enkaz kaldırma
    çalışmalarında yardımcı olmalıyız.

    4- İkinci sarsıntı ihtimaline karşı tedbirli olmalıyız.

    5- Telefon hatlarını meşgul etmemeliyiz.

    6- Yollarda hasta ve yaralı nakli yapılacağı için trafiği engellememeliyiz.

    7- Deprem hakkında söylenti ve dedikodulara inanmamalıyız.

    8- Aile içinde birbirimizle dayanışma halinde olmalıyız. Özellikle çocukları olayın etkisinden uzaklaştırmalıyız.

    9- Kurtarma ve sosyal yardımlar sırasında panik ve kargaşaya yol açmadan ilgili ve görevlilere yardımcı olmalıyız.

    10- Bina zarar görmüş ise içeri girmek için en az bir saat beklemeliyiz. İlgililerin duyurusu doğrultusunda hareket etmeliyiz.

    11- Deniz kenarı yerleşimlerinde, dev dalgaların oluşması olasılığına karşı deniz kenarından uzaklaşmalıyız.

    12- Toplu iskan bölgelerindeki kurallara ve yöneticilerin talimatına mutlaka uymalı, kargaşa, dedikodu ve huzursuzluğa izin vermemeliyiz.

    13- Özellikle iskan bölgelerinde halkın sağlığı için temizlik kurallarına uymalı ve uymayanları uyarmalıyız.

    14- Başkalarının da ihtiyacı olabileceğini düşünerek ihtiyacımızdan fazla yardım malzemesi talebinde bulunmamalıyız.

    TeAcHeR bunu beğendi.

  2. #2

    Standart

    Edit Tamamlandı. Paylaşım için Teşekkürler.


Benzer Konular

  1. Torrent Nedir ? Nasıl Kullanılır ? Nasıl İndirilir ? Resimli Anlatım
    Konu Sahibi jrdn23 Forum CshTR Yardım - Yararlı Bilgiler
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 03.Kasım.2013, 09:32
  2. Paypal Nedir ? | Nasıl Kullanılır ? | Nasıl Kayıt Olunur ?
    Konu Sahibi Mysterio Forum CshTR Yardım - Yararlı Bilgiler
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 23.Ekim.2010, 19:52
  3. Cevap: 4
    Son Mesaj : 20.Ekim.2009, 00:09
  4. Klonlama Nedir, Nasıl Yapılır?
    Konu Sahibi Derya Forum Fen Bilimleri
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 28.Nisan.2008, 09:35
+Sedat Yücel