2014 YAZ KAMPANYASI

Etiketlenen üyelerin listesi

Istenmeyen Davranişlarin önlenmesi

İnsanların bir arada yaşamasının temelindeki neden, yaşamı birbirleri için kolaylaştırmaktır. Bu basit gerçek insanların çoğunun düşüncesinde bile yoktur, bazılarınca da bilinçsizce, alışkanlık olarak uygulanır. Bu alışkanlığın bilinçli çabalara dönüşmesi, insanı "bir topluluğun üyesi" olmaktan kurtarır, "bir toplumun üyesi" yapar, iyi davranışı gösteren "ahlâk" da kendi çıkan ile toplum çıkan arasında bir denge kurabilmektir. İnsan davranışının temelinde bu algı yatıyorsa davranış olumlu, aksi

Bu konu 5498 kez görüntülendi ve 1 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Istenmeyen Davranişlarin önlenmesi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 5498 kez incelendi.


Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Arrow Istenmeyen Davranişlarin önlenmesi

    İnsanların bir arada yaşamasının temelindeki neden, yaşamı birbirleri için kolaylaştırmaktır. Bu basit gerçek insanların çoğunun düşüncesinde bile yoktur, bazılarınca da bilinçsizce, alışkanlık olarak uygulanır. Bu alışkanlığın bilinçli çabalara dönüşmesi, insanı "bir topluluğun üyesi" olmaktan kurtarır, "bir toplumun üyesi" yapar, iyi davranışı gösteren "ahlâk" da kendi çıkan ile toplum çıkan arasında bir denge kurabilmektir. İnsan davranışının temelinde bu algı yatıyorsa davranış olumlu, aksi halde olumsuz, istenmeyen olarak adlandırılır. İstenmeyen Davranışlar İnsan davranışlarının temelinde gereksinimleri yatar. Gereksinimler, onları gidermeye iten dürtü yaratırlar. Dürtü sonunda belli yönde etkinlik eğilimi olan güdüler oluşur ve insan uygun durumlarda güdüleri yönünde davranışa geçebilir. Davranışların istenir olup olmamasının ölçütü, davranışın davrananın, karşısındakinin, davranışın oluştuğu ortamın özelliklerine göre değişen şekilde, toplumun yazılı olan-olmayan kuralları ile bireysel yargılardır, istenen davranışı "bana göre" olmaktan çıkaran, kurallardır. Okulda, eğitsel çabalan engelleyen her tür davranış, istenmeyen davranış olarak adlandırılır. Bunların olumsuz etkileri derece derece olur. Bu açıdan istenmeyen davranışlar, "yıkıcı olmayan"dan, "çok yıkıcı olana" uzanan bir yelpazede sıralanırlar. İstenmeyen davranışlardan bazıları en büyük etkisini davranışı yapan üzerinde gösterir, ama bir kısmı bunun ötesinde öğretmeni, sınıfın tümünü ve dersi olumsuz etkiler . Hatta bazı olumsuz davranışlar, okula ve aileye de önemli zararlar verirler. Sınıftaki istenmeyen davranışlar, sınıf düzenini ve eylemlerini bozar, amaçlara ulaşmayı engeller, özellikle zaman kaynağının kötü kullanımına neden olur. Davranışın yanlışlığı, yerine, zamanına, sonuçlarına göre değişir. Amaçlanan sonuca zarar verici olmayanlar, yanlış davranış olarak görülmeyebilir. Örneğin, dersin gelişimine katkıda bulunuyorsa, tam yerinde ve zamanında yapılan, sırasını beklemeden konuşma eylemi, yanlış davranış sayılmamalıdır. Dersin son dilimi içindeki dikkatsizlikler de yanlış davranış sayılmayabilir.

    İstenmeyen davranışların bir kısım, bozucu davranış değil, ona yöneltici davranış olarak görülürler. Kitap-defter gibi ders araçlarını getirmeme, eşofmanını-spor ayakkabısını unutma, ödevini tamamlayamama, sınıf etkinliklerinden uzak durma, bunlar arasında sayılır. Öğretmen bunları önemsiz görüp gözardı etmemelidir. Bunlar, öğrencinin gelişimi açısından amaçlara ulaşmayı engelleyici olduğu kadar, bir iki basamak sonra istenmeyen diğer bozucu davranışları kolaylaştırır, onların nedeni olurlar. Hayalleme de istenmeyen bir davranıştır. Bazı öğrenciler sınıfta öğretmenin gözünün içine bakarak onu dinliyor gibi görünür, ama aklı başka yerde olur. Bu durum, öğrencinin anlamsız, boş bakışlarından belli olabileceği gibi, öğretmenin bilerek söylediği bazı yanlış bilgilere, sözlere tepki verip vermemesiyle de belli olabilir.

    Her bacak kendi koyunundan asılır, sözünü söyleyen öğretmene, herşey yolundaymış gibi boş gözlerle ve tepkisizce bakmayı sürdüren, hayal kuruyordur. Yaratıcılıkla hayal kurma arasında ilişki vardır, ama bunun yeri sınıf değildir, çünkü o zaman sınıftaki etkinliklerden yararlanılmamış olur. Temizlik ve görgü kurallarına uymama, kına ve küfürlü konuşma, başkalarını rahatsız etme, işini yaparken dikkatli ve özenli olmama, dersi dinlememe, başkaları konuşurken konuşma, başka işlerle ilgilenme, arkadaşlarının dinlemesini veya çalışmasını engelleme, arkadaşlarına ve hatta öğretmene kaba ve saygısız davranma, derste sık rastlanılabilen istenmeyen davranışlardandır.

    Okula, arkadaşlarına ve eşyalarına zarar verme sınıfta da rastlanan istenmeyen davranışlardır. Okula geç gelme ve nedensiz devamsızlık, kaynakların kötü kullanımı sonucunu doğuran önemli bir istenmeyen davranıştır. Sınavlarda hile yapmak da böyledir. Sağlığı bozucu alışkanlıklar olan sigara ve ilaç kullanımı, istenmeyen davranışların önemlilerindendir. Uyuşturucu ilaç alanların nabzı ve kan basına artar, esneme, uykusuzluk, kolay heyecanlanma, tat duygusu yitimi, üşüme ve deride soğukluk görülür, çabuk öfkelenir, kaygılı, mutsuz ve duygusuz olurlar.

    İstenmeyen davranışların farkına varmak için öğrencileri iyi tanımak, onlardaki günlük değişimleri görebilmek gerekir. Bu öğretmenin, sınıfta her an öğrencileri görebilecek bir konum seçmesine, dikkatli gözetimine, onlarla ilgilenmesine, sıralar arasında gezinerek onlara yakın durmasına, onları etkinliklere sık sık karmasına bağlıdır. Öğretmenler, sının bir bütün olarak görür ve bireysel özellikleri ayırt edemezse öğrencilerdeki günlük değinmeleri de fark edemezler . ilkokul öğrencileri bile, dersle ilgili gibi görünerek iş yapmama davranışlarını gizleyebilmektedirler.

    Öğrencinin yetenekli, başarılı olup olmamasına göre istenmeyen davranışa yönelimi de değişir. başarılı öğrenciler dersle ve araçlarla ilgilenirken, başarısızlar daha çok istenmeyen davranışlara yönelmektedir. Yetenekli öğrenciler daha çok dersteki bölümlerin sonunda, az yetenekliler ise ortasında, istenmeyen davranış gösterebilmektedir.

    Sınıftaki etkileşim sistemi, istenmeyen davranışı etkiler. Sözel olmayan iletişim yoluyla insanlar, birbirlerinin durumu ve gelecekteki davranışları, beklentileri konusunda ipuçları verirler. Bu ipuçları, karşımızdakinin davranışını etkiler. Başkalarını anlamaya çalışma ile insan, sınıftakilerin beklentilerini, nelerden hoşlanıp hoşlanmadıklarını kestirebilir. Karşı davranış, bireyin davranışının sonuçlan hakkındaki yorumumuza bağlıdır. Örneğin öğretmen, öğrencinin çaba yokluğu nedeniyle başarısızlığında başka, yetenek yokluğu nedeniyle başarısızlığında başka davranış sergilemelidir. Olmadığı için spor ayakkabısı getirmeyenle, bir neden olmadığı halde getirmeyen aynı davranışla karşılanmamalıdır. Bu, öğrenci davranışı için de geçerlidir. Öğretmen, hangi davranışın nerede ve nasıl yapıldığında uygun, nerede ve nasıl yapıldığında uygun olmadığı konusunda öğrencileri bilgilendirmeli, bu konuda onlara işaretler, ipuçları vermelidir. Böylece öğrenciler, bir durumda yapılırsa hoş karşılanabilen ama başka durumda istenmeyen davranışların farkına varabilmelidir. Eğer öğrenci öğretmenin hiçbir tepkide bulunmayacağını biliyorsa, kitap-defter getirmeme veya arkadaşını rahatsız etme gibi istenmeyen davranıştan sürdürebilecektir. İyi davranış, yalnızca karşısındakini mutlu etmek için değil, belli bir durumda kendini rahatsız hissetmemek için de yapılır.

    Okul gezisine yiyecek getirmeyi unutarak gelen bir arkadaşının karşısında yemeğini yiyen öğrenci, yiyeceğinin bir parçasını ona vermekle kendini daha iyi hissedebilecektir. İsteneni Destekleyici Davranışlar Hedef davranışlar yanında, hedef davranışa yardım edici, onu olumlu etkileyen davranışlar da istenen davranış grubuna girer. Bu tür davranışların pekiştirilmesi, istenmeyen davranışa yönelimi azaltır: Gürültü yapmama, rahat oturma, ellerini kendine saklama, kalemiyle oynamama, arkadaşlarıyla etkileşimde incelik ve işbirliği, sınıf etkinliklerine katılım ve ilgi, duruma uygun davranma, bu tür davranışlara örnek olarak verilebilir. İstenen davranışı sürekli gösterebilmenin ilk koşulu, o davranışın bilgisine sahip olmaktır. Bu sahip oluş ailede başlar. Aile, temizlik, düzen, bir yerde olmanın getirdiği hak ve sorumluluklarla ilgili davranıştan öğretmeli, bunlar okulda pekiştirilmeli, eksik olanlar tamamlanmalıdır.

    El yıkama, kullandıktan sonra sabunu temizleme, dişini fırçalama, kapıyı kapama, sandalyeden kalkınca yerine itme, yolun sağından yürüme, başkaları konuşurken dinleme, burnunu silerken gürültü çıkarmama, çiğnerken ağzını açmama, ağızda yiyecek varken konuşmama, zamanı uygun kullanma, bu tür davranışlara örnek olarak verilebilir. İstenen davranışlar konusunda okul-aile işbirliği yapılmalıdır. Ailelere gönderilecek küçük notlarla, öğrencinin değişik davranışlarının uygunluk denetimini yapmaları istenebilir.

    Varsıl aileler, paranın alabileceği şeyleri gözetir, çocuklarına birlikte yaşamanın kurallarım öğretmeye yeterince zaman harcamazlar. Ailelerin çoğu, temel eğitim görevlerini yerine getirmek için, okulun yardım ve ilgisine muhtaçtır. Bu, bilgilendirme olabileceği gibi hatırlatma da olabilir: Lütfen yarın sabah çocuğunuza dikkat eder misiniz, kahvaltıdan önce ellerini yıkadı mı, sonra dişerini fırçaladı mı, sof-raya otururken sizin veya kardeşinin .geçişini kolaylaştırdı mı... gibi sorular taşıyan basılı malzeme ile, öğrencilerin hepsinin ailelerince denetlenmesi, bu davranıştan bilmeyen ailelerin de eğitilmesine yardıma olur.

    Uygun davranışlar konusunda öğrencilerin bilgilendirilmesine okuldaki ilk yıl ve günden başlanmalıdır. Beğenilen, istenen davranışların açıkça belirtilmiş olması, onların yapılmasını kolaylaştırmaktadır . Bu işin görsel boyutu, öğretmenlerin ve üst sınıf öğrencilerinin davranışlarıdır. Öğretmenler, görüş birliği için de, öğrencilerin göstermeleri gereken davranıştan kendileri, öğrenciler n arasında iken sık sık, belirgin şekilde göstererek yapmalıdır. Öğrencilerin lavabosunda ellerini sabunlamak, kalabalık içinde burnunu mendiliyle gürültüsüzce silmek, alışveriş için sıraya girmek, karşılaşmalarda günaydın, iyi günler demek, bir yardım alınca teşekkür etmek, bu davranışlara örnek olarak verilebilir. Üst sınıftaki öğrencilere, kendilerinin alt sınıflardaki arkadaşlarından daha yetişkin oldukları, bunun onlara uygun davranma, örnek olma, diğerlerinin eğitimine destek olma sorumluluğu yüklediği anlatılmalı, istenen davranışları önce kendilerinin yapması gerektiği vurgulanmalıdır. Bu yolla, hem alt sınıflardaki öğrencilerin uygun davranış örnekleriyle sık sık karşılaşmaları sağlanmış, hem de üst sınıf öğrencileri daha bilinçli ve uygun davranışa yöneltilmiş olur. Derslerdeki bilgilerin edinilme ve kullanılma süreçlerindeki öğrenci davranışlarının uygunluğu öğretmence denetlenmelidir. Bu denetimin düzeltme ve geliştirme boyutunda öğretmen dikkatli olmalıdır.

    Çocuklar, bilgisizlik, acemilik, çekingenlik, heyecan gibi nedenlerle, bazı davranışları eksik, yanlış yapabilirler. Öğretmen bu durumlarda öğrencilerin yanlışını yüzüne vurmadan, onu utandırmadan düzeltme yoluna gitmeli, çocukların cesaretini kırmamalı, yanlışının bile bir gerekçesini veya mantığım söyleyebilmeli, onları korkaklığa ve edilgenliğe itmemelidir. Örneğin, "kimse ilk yaptığı işi hatasız yapamaz" veya "ben bunu ilk kez yaptığımda daha kötü yapmıştım" gibi sözleri öğrencinin uygun davranış için yeni girişimlerde bulunmaktan kaçınmasını önleyebilir. Aile ve okul dışındaki yaşamda öğrencinin uygun davranışları öğrenebileceği durumlar yaratmaya çalışılmalıdır, istenen davranışların sergilendiği filmleri izlemesi, istenmeyen davranışları görebileceği arkadaşlarından uzak tutulması, istenen davranıştan sergileyebileceği ödevler verilmesi, bu tür okul etkinliklerinde görevlendirilmesi, istenen davranışlara yönelimi artırır. Bu konuda telefon ve küçük notlarla aile uyarılıp işbirliği yapılabilir. Okulda uygun davranışa yöneltici etkinlikler düzenlenebilir. Örneğin, oyun arkadaşlarıyla okul dışında birlikte olduğunda istenmeyen davranışlara yöneleceği düşünülen öğrencilerin, okul bahçesinde oynamaları sağlanabilir. Bu oyunda bir öğretmenin hakemlik yapması, öğrencileri istenmeyen davranışlardan uzak durup, isteneni göstermeye yöneltir. Okul dışında, oynarken kendine çelme takan arkadaşına küfür etme eğilimi gösterebilecek olan öğrenci, okul bahçesinde ve öğretmen hakemken bundan çekinecek, çelme takan da özür dileyebilecektir. Ayrıca, okul bahçesindeki oyunu seyreden çevredeki çocuklar, bu olumlu davranışları görebileceklerdir. Bu çocukların zaman zaman oyuna alınması, onların istenen davranışları kazanmasını sağlayacak, öğrencilerin sokakta karşılaşacağı davranışları uygunlaştırabilecektir. Öğrencinin istenen davranışı sürekli gösterebilmesinin başka bir koşulu tutarlılıktır. Okuldaki öğretmenler, istedikleri ve sergiledikleri davranışlarda tutarlı olmalıdır. Tutarlı olmanın bir yönü, öğretmenler arasındaki tutarlılıktır.

    Öğretmenlerin beklentileri, istenen davranış konusunda tutarlı olmalı, öğretmen değiştikçe değişmemelidir. Bu konular, öğretmen kurullarının gündemine alınıp görüşülmelidir. Sınıf, okul, sokak, aile ortamlarındaki davranışlar da tutarlı olmalıdır. Öğrencinin aile, oyun alanı, sınıf, sokak davranışları birbirinden farklı olabilir. Öğrencinin evde uymadığı kurallara okulda uyması zordur. Okul-aile-çevre ilişkilerinin geliştirilmesi, bu ortamlardaki davranışların benzerliğini artırır. İstenen davranışı sürekli gösterebilmenin bir koşulu da kişinin değil, davranışın değerlendirilmesidir.

    Öğrenciler farklı durumlarda farklı davranışlar göstereceklerinden, onları dürüst, yaratıcı, kendine güvenen, kaygılı, tembel gibi kişilik özellikleriyle etiketlemek yanlıştır. Bir durumda yaratıcılık gösterebilen çocuk, başka bir durumda gösteremeyebilir, bu onu yetenekleri konusunda kuşkuya düşürerek, yeni denemeler için çekingen kılabilir. Kişi yerine davranışı değerlendirilmelidir. "Yaptığın bu iş güzel olmuş", "arkadaşın yerine otururken kalkıp ona yer vermen güzel bir davranış" gibi. istenen davranışın gözlenebilmesinin başka bir koşulu uygun ortamdır. Ortamı uygun hale getirerek, istenen her davranış yaptırılabilir. Öğrencinin ellerini yıkamasını istiyorsanız, lavabolara sabun koyun. Birbirlerini rahatsız edici davranmamalarını istiyorsanız, uygun davranışa alıştırıncaya kadar onların içinde olun, gözünüzün üstlerinde olduğunu bilsinler. Burnunu eliyle silmesini istemiyorsanız mendil verin, çamurlu ayakkabılarla içeri girmelerini istemiyorsanız, giriş kapılarına ızgara ve paspas koyun... Okulöncesi eğitimde, çocukların bencilliklerini başkalarını düşünme ve yardıma dönüştüren işbirlikçi ortamlar yaratılabilir. Birlikte çalışmayı gerektiren, başkasını düşünüp yardım ettiğimizde bizim işimizin de kolaylaştığı ortamlar. Başkalarının düşüncelerinin dikkate alınmasını gerektiren işler yapılabilir: "Yaptığı oyuncağı bozduğun zaman arkadaşının ne hissettiğini düşünüyorsun?" "Oyuncaklarımızı niçin paylaşmalıyız?" gibi sorularla başkalarını anlamayı düşünme çalışmaları yaptırılabilir. İlkokulda, küçük gruplar oluşturarak, birinin konuşmasından ne anladığını bir başkasına söyleme, sözü kesmeden dinleme, belli durumlarda başkalarının duygularını tahmin ettirme, "sence iyi arkadaş kimdir" gibi sorularla duygularını açıklattırma etkili olur. Daha üst sınıflarda birbirlerini incitmemeye çalışarak, görüş ayrılıkları üzerinde tartışma ortamları yaratılabilir. Yasaklanan davranışın çekiciliği, uygun sınıf ortamı ile bozulabilir, onun yerini istenen davranış alabilir.

    Sınıfta öğrencilere gelişimleri ölçüsünde karara katılma hakkı verilmesi, sorumluluk tanınması, yasakları azaltarak, sının, istenen davranışın gösterileceği ortam yapabilir. Sınıf ortamının yarışmacı olması istenmeyen, işbirlikçi olması istenen davranışlara daha çok götürücüdür. Sınıfın sosyal ortamı, ortak amaçlar için işbirliğine, kendini başkalarının yerine koymaya, hoşgörü ve yakınlığa, öğrenci özerkliğine, başkalarını düşünmeye götürücü olduğu oranda, istenen davranışlar görülüp yerleşebilir . Sınıf içi ve dışındaki davranışların denetiminde, öğretmenin öğrencilerden önce sınıfta olması, giriş çıkışlarda sınıf kapısında, teneffüste koridorlarda, bahçede bulunması, öğrencileri istenen davranışa yöneltir.

    Öğrencinin çalışması, istenen davranışları öğrenci-öğretmen arasında kalmamalı, boadan başkaları da yararlanabilmelidir. Bu sorumluluğun verilmesi, öğrenciyi çalışmaya, istenen davranışlara yönelmeye iter.

    Öğrencinin okuyacağı kitabı, çalışacağı projeyi, ne yazacağını seçme hakkının olması, onun kendini güçlü hissetmesini sağlayıp güdüleyebilir, sorumlu kılabilir, bu yolla istenen davranışlara yöneltebilir. Bir konuda öğrenciyi bilgilendirdikten sonra, uzun açıklamalı, tekrarlı anlatımlarla sıkıntıya sokmak yerine, etken ve yaratıcı olacaktan bir ortam oluşturup serbest bırakmak iyidir: Seminer ve grup çalışması, bir örneğe bakarak yeni durum oluşturma, yazım çalışması (oyun, öykü, ...), fotoğrafçılık, laboratuar raporu yazma, bir olayı tartışma gibi. Öğretmen denetimli bu ortamlarda istenen davranış daha çok görülebilir.

    Uygun ortamlar öğrencilerin, başkalarının niyet ve yanıtlarını doğru anlayabilecekleri iletişim ve anlayış ortamlarıdır. Sınıfta, istenen davranışların gözlenebileceği, yapılma olanağı bulunacağı, yanlış yapıldığında tehlikeden uzak olunacağı, istenen şekilde yapılamadığında utanma, cezalandırılma korkularının yer almadığı, ödül, destek ve övgünün görülebileceği ortam oluşturulmalıdır. İstenen davranışların sürekli hale getirilmesinin bir koşulu da pekiştirmedir. Bir davranışın yerleşmesi, güçlenmesi için önce o davranış dikkatle tanımlanmalı, davranış oluştuğunda da uygun bir pekiştireç verilmelidir.

    Pekiştireçler, davranış türüne göre, fizyolojik veya sosyal-zihinsel türde olmalıdır: dokunma, kutlama, müzik dinleme, işaret-yıldız, yenebilir pekiştireçler... Davranışın pekiştirilmesi sürekli veya aralıklı olabilir.

    Öğrencinin istediği bir davranışa izin verme, istemediği bir davranış için pekiştireç olabilir. Ödevini bitirirse veya odasını düzenlerse televizyonda maç izlemesine izin verilebilir. Pekiştirme, davranışın hemen arkasından gelirse daha güçlü olur. Pekiştirici övgü içten ve abartısız olmalı, inandırmalıdır. Pekiştirmede ödülün etkisi daha güçlüdür. Olumlu pekiştireçler olmadan davranışların benimsenmesi güçtür. Olumlu pekiştireçlerin istenmeyen yan etkilere sahip olması, olumsuz etki yapar. Çoğu kez olumsuz pekiştiriciler, dersten kopmuş öğrenciyi derse çeker. Belli bir davranış yapılırsa cezanın kaldırılacağının söylenmesi, o davranış için olumlu pekiştireç olur.

    İstenen davranışlara ulaşmada basamaklı gelişim sistemi de kullanılabilir. Birden çok davranışı içeren eylemlerin geliştirilmesinde, önce davranış basamaklara bölünür ve bunlar açıkça tanımlanır. Örneğin .bir tepegözün çalıştırılması, aracı hazırlama, malzemeyi hazırlama, ayarlama, gösterme ve değiştirme basamaklarına bölünebilir, istenen ve istenmeyen davranışlar ile bunların sonuçlan, istenen davranışların pekiştireçleri, bir üst basamağa geçiş kuralları belirlenir, sonuçlar öğrenciye gerekirse okula ve aileye iletilebilir. İstenen davranışın istenmeyene dönüşmesini önlemek için, öğrencinin mantığına seslenilebilir. Örneğin, bir tartışmada istenmeyen davranışa yönelmek isteyene "tartışmada üstün gelmek mi, yoksa arkadaşlığımız mı önemli?" sorusu sorulabilir . Sınıfı terkederken, işleri toplama, sınıfı sonrakiler için hazır bırakma davranışına yöneltmek için, "yarın sabah kendi sınıfınızı nasıl bulmak istersiniz?" sorusu sorulabilir. İyimserlik yolu ile, istenen davranışların görülmesi sağlanabilir. Öğretmenin gülümsemesi, içten davranışları, hem öğrencileri, hem kendisini etkiler. Başkalarının iyi davranışlarına değer verip saygı göstermek, övmek de böyledir. Övgü, genel bir yargıdan çok, belli bir davranışa yönelmelidir: sen iyi bir çocuksun yerine, paket taşıyan arkadaşına kapıyı açman iyi bir davranıştır demeli, öğrenci, övgünün davranışını değiştirmek için yapıldığı duygusuna kapılmamalıdır.

    İstenmeyen Davranışlara Karşı Stratejiler ve Olumlu Yönde Gelişmesi Bir grup çocuğun, saatlerce birarada olduğu sınıfta, istenmeyen davranışlarla karşılaşmaktan kaçınılamaz. İstenmeyen davranış, çok sayıda insana ve fazla zarar vermemişse, hemen ortadan kalkmışsa, sık yinelenmiyorsa, doğal olarak kabul edilebilir, istenmeyen davranışları tümüyle ortadan kaldırmaya çalışmak, bunlarla birlikte, istenenlerin de gösterilmesini engelleyebilir. Öğrenciler, yanlıştan tümüyle kaçmak için doğruyu yapmaktan korkabilir, çekinebilir. Sınıfta, dersi ve öğretmeni diğer arkadaşları kadar sevmeyen öğrenciler, onları diğer öğretmenler kadar sevmeyen öğretmenler olabilir.

    Öğretmenin, dersin, öğrencinin özelliklerindeki farklılıklar, davranışlarda da farklılıklara götürür, istenmeyen davranış, istenenin bittiği noktada başlayan yelpazede, olumsuz etkileri birbirinden farklı davranışlardan oluşur. Bunlardan herbiri için, durum ve bireylerin özellikleri de gözetilerek, farklı ortadan kaldırma davranışları seçilir, istenen ve istenmeyen davranışlar bir terazinin iki yanı olarak düşünüldüğünde, istenmeyen davranışları azaltmanın bir yolu, istenenlerin başlatılması, çoğaltılması, güçlendirilmesi olur. îstenen davranışlar, gelecekte de o davranışın yapılması olasılığını artırır, olumsuzları azaltır. İstenen davranışları çoğaltmak yoluyla istenmeyeni azaltmak, istenmeyenlerle uğraşmaktan daha az tepki, daha çok destek görür, ödül yanı ağırlıklı olduğundan, daha başarılı sonuçlara götürür. Bir araştırmada, istenmeyen davranışlara karşı kullanılan tekniklerin, ne öğretmen başarısının, ne de öğrenci davranışının etkeni olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun aksine sonuç veren araştırmalar da vardır ama istenmeyen davranışla başa çıkma tekniklerinde çoğu zaman öğretmenle öğrencinin gücü karşı karşıya gelir. Oysa istenen davranışları sergileme yoluyla istenen davranışa ulaşmada güç çatışması yoktur, bu nedenle başarı şansı daha yüksektir. Bu yöntem dikkatle kullanıldığında, öğrenci ve öğretmen güçlerinin istenmeyen davranışa karşı birleşmesi, böylece istenen davranışın daha kolay görülmesi mümkün olabilir. Sınıfta öğretmen gücünün çeşitli temelleri vardır. Bunlardan ikisi, ödül ve ceza güçleridir. Ödül, istenen davranışın yarar getireceği beklentisine ilişkindir, ceza ise istenen şekilde davranmama durumunda, olumsuz sonuçlarla karşılaşacağı konusunda öğrencinin algısına bağlıdır. Öğrencinin, öğretmenin ondan birşeyler yapmasını istemeye hakkı olduğu konusundaki algısı, öğretmenin toplumsal-yasal gücünü oluşturur.

    İstendik güç, öğrencinin öğretmenle uyumlu olma (gözüne girmek, hoşuna gitmek...) isteğinden kaynaklanır. Uzmanlık gücü, öğretmenin bilgi-becerisinin öğrenci tarafından algılanması sonucu, öğretmene uyma isteğine götürür. Öğretmen bunları bilmeli, zorlayıcı gücü en az olmak üzere, hepsini zamanında ve yerinde kullanıp, istenen davranışları çoğaltabilmelidir. Örneğin, bir müzik aleti çalıyor olması, müziği seven öğrencilere; spordaki bir üstünlüğü, spora ilgi duyanlara, dersle ilgili ilginç bir becerisi, derse yönelik öğrencilere karşı uzmanlık gücü aracılığıyla etki sağlar. Öğrenciyi tanıyıp, onun hangi güçlerden daha çok etkileneceğini bilmeye çalışarak, gerekli durumlarda o gücü ustaca kullanmak, olumlu davranışların artıp, istenmeyenlerin azalmasına yardım edecektir.

    Bir araştırmada, davranış değiştirme teknikleri testi verilen iki yüz dört öğretmen, en çok kullandıktan ve en etkili buldukları yedi yöntemi şöyle sıralamışlardır: Davranış sonucunda ödül verme, davranış olursa ödül de olacağını duyurma, kişisel sorumluluk hissettirme, uzmanlık gücünü kullanma, kendine saygı duymasını sağlama, başkalarını düşünmesini sağlama, öyle davranmanın görev olduğunu düşündürme.

    Öğrenciyi istenen davranışlar yoluyla istenmeyenden uzaklaştırma yolları, aşağıdaki başlıklar altında toplanmaya çalışılmıştır: isteneni çağrıştırıcı davranmak, istenen davranışa inandırmak, istenen davranışı güçlendirmek, istenen davranışı kolaylaştırmak.

    İsteneni Çağrıştırıcı Davranmak

    1. Öğrenciyi istenen davranışlara yöneltmenin bir yolu, öğretmenin örnek, anlayışlı, destekleyici davranmasıdır, istenmeyen değil, istenen davranış gündemde tutulmalı, öğretmen bunun modeli olmalıdır. Tutarlı biçimde, iyi niyetle, kendine ve başkalarına saygılı, sorumlu bir genç olarak davranılan insanlar, olumlu davranışları daha çok gösterirler . Güvendiğinizi belli ederseniz, güvenilir davranış bulursunuz; günaydın derseniz, o da başkalarına ve size der; kasıtlı bir kötü davranışı iyi niyetle karşılarsanız, yinelenmeyebilir (örneğin, öğretmen arkasını dönünce öfkeyle kalemini yere atan çocuğa, dönüp kalemi verir ve kalemini uygun yere koymazsan işte böyle kolun çarpınca düşer, şuraya koyarsan daha iyi edersin diyebilirsiniz); size ve başkalarını saygılı davranmasını istiyorsanız, siz ona saygılı davranmalısınız. İletişimde kullanılan dil, öğrencinin kullanması istenen, olumluyu çağrıştıran olmalıdır. Yaramaz, haylaz gibi olumsuz sıfatlan zamanla öğrenci kendine mal ederek öyle olmaktan sıkıntı duymama, öyle olma eğilimi duyar.

    2. İstenen Davranışa İnandırmak İnsanları kandırmak kolay, inandırmak güçtür, inandırmak için, uzun süreli, sabırlı, örneklemeli, somut durumlar yaratıcı çabalar gerekir. Bunun için kullanılacak çeşitli yollar vardır. Bunlardan biri, istenen davranışın yararını belirtmek, istenen, zevk veren sonuçlarını göstermektir. Hoşuna gideceğini, mutlu edeceğini, bir sıkıntıdan kurtaracağını, ödül getireceğini göstererek inandırma sağlanabilir. Başkalarından sağlanacak yararlar da gösterilebilir: Başkaları sana saygı gösterecek, seni değerli bulacak, senden hoşlanacak şeklindeki yararlar, istenen davranışın somut sonuçlan olarak örneklerine inanma sağlayabilir

    3. İstediğini belirtmek de bir yoldur: Böyle yapmanı istiyorum, senden bunu bekliyorum, ben böyle yapmanı yeğlerim demek, istendik gücün devreye sokulması olur. Davranışın kişisel ilişkiye olumlu etki yapacağının belirtilmesi de bu yöntemle ilgilidir: Böyle yaparsan senden daha hoşnut olacağım, sana saygım artacak, seni takdir edeceğim, senin hakkında daha olumlu düşüneceğim... Davranışın, gruba ve başka insanlara karşı görevi olduğunu söyleyerek inandırma da bir yöntemdir. Grubun böyle davranmana ihtiyaç var, grup senin böyle davranmana bağlı, böyle yaparsan, başkalarına şöyle yardımcı olursun, böyle yapman başkalarını mutlu eder, yararlandırır şeklinde, toplumsal gücün kullanımı, istenen davranışa yöneltebilir. Davranışı için sorumluluk duymasının sağlanması, istenen davranışı hem pekiştirir, hem sürekli hale getirir (Brophy, 1983: 12).

    4. İstenen Davranışı Güçlendirmek İstenen davranışın bir kez yapılmasını sağlamak yetmez, davranış yerleşinceye kadar izlenmeli, uygulanan yöntem sürdürülmeli, gerektiğinde değiştirilmelidir (Hull, 1990: 80). îstenen davranışların gösterilmesini ve yerleşmesini sağlamanın yolları olarak, övgü ve ödülle destekleme (olumlu pekiştireç), övgü ve ödülü kaldırma (ara verme), istenmeyen bir sonuca son verme (olumsuz pekiştireç), acı ve sıkıntı veren bir uyarıcı verme (ceza) önerilmektedir. Başarı sevincini paylaşmak da güçlü bir pekiştireçtir; "Sınıfa geldiğimde sizi dersinizi yaparken buldum, bu benim işimi kolaylaştırdı, kendimi, takdir eden biri olarak hissetmemi sağladı" demekle Öğretmen öğrencilerin basanlarından duyduğu sevinci onlarla paylaşmış olur. Bu tür iletilerin olumsuzları da kullanılabilir: "Bütün sorulan sen yanıtlarsan, diğer arkadaşlarının konuyu bildiğinden kuşkulanırım" demek, "söz verilmeden konuşma" demekten daha iyidir. Çünkü, eylemi gönüllü olarak değiştirmeye götürür, öğrenciyi suçlanan olmaktan kurtarır, öğrenci-öğretmen ilişkisinin zedelenmesini önler . İstenen davranışın birkaç parçadan oluşması, yapılmasının güç olması veya öğrenci düzeyinin o davranışın bütününü birden yapmaya yetersiz olması durumlarında, pekiştirme, basamaklı (zincirleme) pekiştirme veya biçimleme şeklinde yapılabilir. Biçimlemede öğretmen istenen davranışa yakın bir davranışı seçip pekiştirir, istenen davranışa gittikçe daha çok yaklaşan davranışlar, küçük ilerlemelerle pekiştirilerek, sonunda istenene ulaşılır. Basamaklı pekiştirmede, istenen davranışa giden yol basamaklara ayrılır, bu basamaklar sıra ile pekiştirilir, her basamak sonunda ödül veya övgü kullanılır.

    5. İstenen Davranışı Kolaylaştırmak İstenen davranışı göstermek bazı engellerin aşılmasına bağlıysa, öğrenci bu davranışa yönelmede isteksiz, çekingen olabilir. İstenen davranışın gösterilmesi, istenmeyenin gösterilmesinden daha kolay olduğunda, öğretmenin işi kolaylaşacaktır. Bunun sağlanması, sınıfın fiziksel, eğitsel, sosyal düzenine bağlıdır. Fiziksel düzenlemelere ve eğitsel özelliklere daha önceki bölümlerde yer verildiğinden, burada dikkatin bu konulara bir kez daha çekilmesiyle yetinilmiştir. Sınıf ortamı seçenek sağlayıcı olmalı, öğrenciyi, kişisel özelliklerine uygun farklı durumlarla, olanaklarla karşı karşıya getirmelidir. Bu, öğrenci özelliklerinin işe uyumu olarak da söylenebilir . İstenen davranışları kolaylaştırmaya yardım edip öğretmen davranışlarına örnek olarak şunlar verilmektedir : Öğrencilerle ilgili kayıtlan okumak, sağlıklarını, ev çevrelerindeki değişiklikleri kontrol etmek, yakın davranıp sık sık gülümsemek, arkadaşça ilişki geliştirmek, yanlış davranışa eğilimi olanlara daha çok dikkat etmek, istenen davranışları ve küçük başarılarını övmek, işini beğenmediğini arkadaştan yanında söylememek veya beğenmez davranmamak, karşılaştığı güçlüklerde yardıma olmak, başarısız olduğunda karşılaştığı güçlükleri sınıfa açıklamak, gruba almaları ve olumsuz davranışlarına hoşgörü göstermeleri için arkadaşlarını ikna etmek, beğenilen, hoşlandığı görevler vererek statüsünü yükseltmek.

    İSTENMEYEN DAVRANIŞLARIN DEĞİŞTİRİLMESİ

    İstenen davranışları gösterebilen insanlar yetiştirmek olan eğitim çabalarının bu sonucu vermesi, birçok değişkenin uzun süre denetlenmesini gerektirir . Çevre, aile, okul, öğretmen, eğitim ortamı, eğitsel hazırlıklar, ilişki düzeni, istenen davranışı pekiştirici ve istenmeyeni önemleyici çabalar bütünleştirildiğinde, istenmeyen davranışlar azaltılabilir. Eğitsel çabaların engellenmesi için, istenmeyen davranışların değiştirilmesi gerekir. Okulda düzeltilmeyen davranışlar, yaşam boyu sorun olabilir. İstenmeyen

    Davranışlara Karşı Yaklaşımlar İstenmeyen davranışlar, farklı özelliklerdeki öğrencilerce, farklı nedenlerle yapılabilir. Davranışlardaki bu görelik, onlara karşı eylemleri de çeşitlendirir. Bu eylem yaklaşımları üç grupta toplanabilir : İstenmeyen Davranışlara Karşı Eylemler Öğrencilerin istenmeyen davranışları karşısında yapılabilecek eylemler şöyle sıralanabilir: Küçük yanlıştan görmezden gelme, kışkırtıcı eylemleri bilmez davranma, göz ilişkisi kurma, yaklaşma, uyarma, azarlama, yerini değiştirme, gülmeceyi kullanma, sözü değiştirme, ara verme, konuşma, hak ve ayrıcalıktan yoksun bırakma, sınıfta alıkoyma (geciktirme), isteğini yapmama, ailesiyle ilişki kurma, anlaşma yapma, fiziksel olmayan ceza verme Bu seçeneklere yönelmede önce yapılması gereken, istenmeyen davranışı anlamak, nedenlerine ulaşmaktır. Ancak bundan sonra, hangi eylem strateji ve türünün seçileceği, nasıl uygulanacağı açıklık kazanır.

    Sorunu Anlamak Davranışın tanınması, belirlenmesi, yorumlanması aşamalarını içerir. Tanıma ile, davranışın türü ve istenmedik düzeyi belirlenir. Öğrenci, son beş dakikada başkasının sözünü kesti ise, bu davranışın türü, başkasına saygısızlık mı, yardım mıdır? Eğer söz kesme, tam sözün kesildiği noktaya yerinde bir katkı yapıyorsa, bu katkı "taşı gediğine koyma" niteliğindeyse, bu davranış saygısızlık değil, yardım olarak adlandırılabilir.

    Görmezden Gelmek Bazı sorunların görülmesinden ve onlarla uğraşılmasından daha iyidir. Sorun fazla bozucu değilse, hemen olup bitiyorsa, bu yol, soruna gereğinden fazla önem verilip büyütülmesini önler, onu söndürür. Öğretmen, hangi davranışın görmezden gelineceğini kestirmek için ipuçlarına bakmalıdır. Bozucu davranışlara yol açmayan, uğraşıldığında ilgi çekip yinelenebilecek olan küçük sapmalar görmezden gelinmelidir. Bozucu davranışlarla uğraşmaktan çok, akademik etkinliklere yönelen, ufak dikkatsizlikleri görmezden gelen öğretmenler, daha etkili olmuşlardır .

    Uyarmak Öğrenci, yalnızca yaptığı davranışın istenmezliğinin değil, o anda o davranışı yaptığının da bilincinde olmayabilir. Burada bilincinde olma, ne yaptığının farkında olma, yaptığının diğer eylemlerden farklı taraflarını anlayabilme anlamında kullanılmıştır. Bilgi olarak sahip olma olan bilmek, anlamaktan farklıdır. Öğrenci davranışını biliyor olsa bile, anlamamış olabilir. Özellikle gençler yaptıklarının yeterince farkında olmayabilir, kültürleriyle bağımlı olarak, yanlış bilgilerle beslenmiş olabilirler. Uyarma, hem bilmeyi, hem anlamayı sağlayıcı olarak kullanılabilir. Öğretmen, bu nedenlerle, her yanlış davranışı bilinçli ve kasıtlı olarak algılan? amali, bu peşin yargıya göre davranışta bulunmamalıdır. İstenmeyen davranışa karşı öğretmenin beklemeden uyarma eylemine geçmesi önerilmektedir

    Derste Değişiklik Yapmak İstenmeyen davranış, derse ilginin azaldığını, koptuğunu gösterir. Ders öğrenci için ilginç olmaktan çıkmıştır, öğretmenin sınıfı ilginç bir yer yapması gerekir. Dersin düzeni, akış hızı ve yönetsel basan ile ilgili kararsızlık ve gecikme, ders dışı davranışı artırmaktadır Sorumluluk Vermek Yapacak bir işi olmadığını düşünen veya işi ona ilginç gelmeyen öğrencinin istenmeyen davranışlara yönelmesi doğaldır. Bu durumda ona bir iş vermek, işini ilginç olanla değiştirmek yararlı olur. Bunun için öğrenci iyi tanınmalıdır.

    Özet çıkarma, rapor yazma, kayıt tutma, dersteki sunu sırasını yazıp sırası geleni duyurma, araç getirip götürme ve kullanma konularında yardım etme, karartma-aydınlatma görevi, kura çektirme gibi sınıf içinde yaptırılabilecek işler, sınıf dışında, eğitsel kol etkinliklerinde daha geniş seçeneklerle, öğrencinin işe yöneltilerek istenmeyen davranışını değiştirmede kullanılabilir. Öğretmenler, sınıfın en yaramazına sınıf başkanlığı görevi verip onu izleyerek, başkalarına örnek olması gereken sınıf başkanının, önce kendisinin uygun davranışlara yönelmesini sağlama yolunu bilmektedir.

    Öğrenciyle Konuşmak Öğretmenle öğrenci arasında işaretler dışında, sorunu dolaylı yolarla çözme girişimleri istenen sonucu vermezse, veya sorunun önemi nedeniyle veremeyeceği baştan beli? olursa, sorunu konuşarak çözmeye çalışmak gerekir. Konuşmanın amaç, diğer yöntemlerle yanlışlığını anlayamayan öğrencinin bu anlayışa ulaşmasını, öğretmenin kararlılığını bilmesini sağlamak, davranışının düzelmesine yardım etmektir. Okul Yönetimi ve Aileyle İlişki Kurmak Sınıf içinde sıkıntı yaratan durumlarla yalnız uğraşmak yerine, gerektiğinde okul yönetimi ve aile ile yardımlaşılmalıdır. Öğretmen zor durumda kaldığında, onların desteğine gereksinim duyduğunda, sorun okul veya aileden kaynakladığında veya çözüm onların katkısını gerektirdiğinde, bu yolu kullanmalıdır.

    Okulla ailenin kültür farklılığının, evde hoş görülebilen davranışların okulda hoş görülemeyeceği gerçeğinin öğrencide çatışmaya neden olmaması için de aileyle görüşmek gerekir. Öğrencinin istenmeyen davranışlarının çoğunun nedeni ailede bulunabilir. Öğretmen-aile yardımlaşması, öğrencinin aile içinde kötü davranışlarla karşılaşmasına neden olmamalıdır. Bunun için öğretmen aileyi tanımalıdır. Öğretmen, öğrencinin yanlış davranışlarının kaydını tutarak değişim ve gelişimini izlemeli, gerektiğinde aile ve okulu bilgilendirmelidir.

    Ceza Vermek En kötü aracın bile kullanılması gereken yerler, durumlar olabilir, ceza da bunlardan biridir. Burada ceza, öğrenciyi istemeyeceği, hoşlanmayacağı bir durumla karşı karşıya getirmek anlamında kullanılmıştır.

    Ceza, istenmeyen davranışları önleme, düzeni sağlama araç olarak da kullanılabilir . Ceza, istenmeyen davranışlara karşı en son başvurulabilir olmalı, diğer seçenekler işe yaramadığında düşünülebilmelidir. Öğretmen, cezadan çok önleyici yöntemlere başvurmalı, ama ceza vermemeye çalışmak uğruna dersin engellenmesine de izin vermemelidir Karşı Eylemler Sıradizini İstenmeyen davranışlara karşı eylemlerin seçimi, eylemin türüne, şiddetine, başkalarını etkileyişine, eylemin amaçlarına ve olası sonuçlarına göre değişir. Yine de bu eylemlerin bir sıraya göre yapılması önerilmektedir . Yapılacak her tür eylemin ilk basamağının, anlamaya çalışmak olduğu söylenebilir. Eylemin nedeni ve öğrencinin niyetine uygun yöntemin seçimi buna bağlıdır. Örneğin arkadaşı ile konuşan biri için, eylem kısa sürüyorsa görmezden gelmekle başlanabileceği gibi, kitap-defter getirmeyen için dersten sonra konuşmakla işe başlanabilir.

    Karşı Eylemlerde Gözetilmesi Gerekenler İstenmeyen davranışta bulunan öğrenciye karşı eylemde bulunurken, bu eylemin amaçlan, öğrenciyi, sinin, dersi, öğretmeni nasıl etkileyeceği gözetilmelidir. Bu gözetim gerekleri, aşağıdaki iki altbaşlıkta ele alınmıştır. Sınıf Ortamının Bozulmasını Önlemek Davranışı hedeflemiş olan eğitim, her öğrencinin davranışıyla tek tek ilgilenilmesini gerektirir. Ama bir öğrencinin istenmeyen davranışını değiştirirken, sınıftaki diğer öğrencilerin istenmeyen davranışlara veya bunlarla ilgili tutumlara sahip olmasına yol açmamak gerekir. Bunun için de bir sorunla uğraşırken sınıfın o andaki işleyişi olasınca az engellenmeye çalışılmalıdır.

    Öğretmen, öğretimden çok düzenle uğraşmamalıdır. Bu yönelim sınıfın duygusal havasını, öğrenme ortamını bozar. Ama öğrenci istenmeyen davranışı yapar ve sürdürürse, bu da öğrenme ortamım bozar, istenmeyen davranışlarını değiştirmeden okulu terk eden veya bitiren öğrenciler, toplum içinde sorun yaratırlar. Okulundan uzak kalan öğrenci, diğer arkadaşlarından da geri kalarak, istenen davranışlara yeterince sahip olamayabilir. Öğretmen bu ikilemi denge içinde çözebilmeli, ne öğrencinin istenmeyen davranışı südürmesine, ne de sınıf ortamının bozulmasına izin vermemelidir .

    Öğrenci Direncinin Yönetimi Öğretmenin, istenmeyen öğrenci davranışına karşı tepkisi, öğrencilerce her zaman istenerek benimsenmez. Öğrenci bu tepkiyi açık veya gizli bir dirençle karşılayabilir. Sınıf tartışmalarına az katılma, bu direncin gizli, dersle ilgili olarak öğretmenle sık sık tartışma da açık şekline örnek olarak verilebilir. Gençlik kültürü, öğretmen tepkisinin uygunluğu, öğrencinin kültürü, öğretim yaklaşımı, öğrenci direncinin etmenleri olarak sayılabilir. Gençlik kültürü, otoriteye başkaldırma, benliğine sahip çıkma, arkadaşları yanında kendini kanıtlama, olumlu olmasa da tanınma yönelimli bir yaşama biçimidir.

    Öğretmen, öğrencinin bu yanlarını tehlikeye atmayan tepkiler göstermelidir. Örneğin, öğretmenin, istenmeyen davranışla ilgili açıklaması ciddi ve saygı gösteren bir tavırla olmalıdır. Öğretmen saygı gösterirse saygı görür, öğrencinin direnci azalır Sistemli bir şekilde öğrenci davranışı gözlemlenip biçimlenebilir, bu biçime uygun karşı davranış ilkesi uygulanarak değiştirilebilir. Örneğin, davranışı yaratan bir güçlendirici varsa, söndürme ilkesi uygulanarak güçlendirici ortadan kaldırıldığında, o davranış da gözlenmemeye başlayacaktır. Bunun için uygun süreçler olarak, ortadan kaldırılacak davranışın belirlenmesi, güçlendiricinin tanımlanması, güçlendiriciyi ortadan kaldıracak bir plan yapılması, planın uygulanıp değerlendirilmesi sayılabilir. Ortadan kaldırılan bir davranışın yerini başkası alır ilkesi gereği, ortadan kaldırılan davranışın yerine hemen olumlusunun konmasına çalışılmalıdır. Davranışın istenen biçimi alabilmesi için, bir güçlendirici ile desteklenmesi gerekir .

    Mersin RAM

    mahal ve regedit bunu beğendi.

  2. #2

    Standart

    paylaşımın için çok teşekkürler çok güzel olmuş eline sağlık ama bunu nerden alıntıladığını da yazarsan çok sevinicem. kaynakçası yani... çok acil, umarım beni cevapsız bırakmazsın..
    TeAcHeR bunu beğendi.

Benzer Konular

  1. Cevap: 9
    Son Mesaj : 08.Mart.2011, 07:50
  2. PSG'de istenmeyen adan Kezman
    Konu Sahibi Roc72 Forum Avrupa - Bahis ve Tahminler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 31.Ekim.2008, 11:19
  3. Istenmeyen öğrenci Davranişlari
    Konu Sahibi Derya Forum Rehberlik & Anne-Baba-Çocuk Eğitimi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Mayıs.2008, 16:43
  4. Cevap: 2
    Son Mesaj : 14.Nisan.2008, 20:55
+Sedat Yücel