Bütün baðlantýlarýn aktif olduðu , kýrýk link olmayan , TEK LÝNK olan , partlarýn olmadýðý , son sürat indirme hýzýyla , bekleme derdi olmayan , 7/24 profesyonel destek ve olmayan paylaþýmlar için istek hakkýna sahip olduðunuz , güncel yada eski Film , Dizi , Program , Oyun , E-kitap arþivimize yani CSHTR sunucularýna eriþim saðlamak istemez misiniz ? Cevabýnýz EVET ise CSHTR VIP yani MeGaCaSh için T I K L A Y I N I Z
1 fotoðraf 1000 kelimeye bedeldir derler.. ama bunlar DÜNYA'ya bedel
Aðlamamak elde deðil,onlarýn arasýnda kimimizin akrabalarý var, kimimizin dostlarý...
Amerika'lý ünlü tarihçi Prof. J. Macharty : Ermeni katliamý yoktur; Ermeniler Türkleri katletmiþtir Ünlü Türk Romancýsý Orhan Pamuk : 1 milyon Ermeniyi katlettik
Hangisi gerçek... Ýþte bir kaç belge.
Bilinçlenme zamaný... Özellikle de bu konuda belgesiz ve bilgisizce konuþan art niyetlilere karþý...
Kars'ta, birbirlerine baðlanmýþ ve Ermeniler tarafýndan canice katledilmiþ Türk askerleri.
25 Nisan 1918'de, Subatan'da Ermeniler tarafýndan öldürülen Türk çocuklar, kadýnlar ve karýnlarý deþilerek bebekleri çýkarýlan anneler.
Silvan civarýnda, Beþnik ermeni köyüne Van ve Tolorya'dan gelip, Doryan Dano ve kardeþlerinin baþýnda bulunduðu Ermeni çeteleri tarafýndan 11 Haziran 1915 tarihinde Þeytankaya mevkiinde þehit edilen milis subayý Hamid Efendi komutasýnda bulunan erzak kafilesi, jandarmasý ve subaylarý.
Erzincan'da Ermeniler tarafýndan ýrzýna geçilerek öldürülen Pakize adlý bir Türk kadýný.
ubatan Köyü'nde, Ermeniler tarafýndan öldürülen kadýn ve çocuklar.
26 Þubat Katliamý
Göz ardý edilen korkunç gerçekler !!! ....
Yer: Azerbaycan, Hocalý 26/02/1992 Elleri bir aðaca arkadan baðlanan hamile bir kadýnýn baþýna dikilmiþ olan iki Ermeni yazý tura atýyordu. Bu kanlý kumarý yaklaþýk 100 yýl önce Anadolu topraðýnda Kars'ta Aðrý'da Van'da Erzurum'da da atalarý oynamýþtý.Onlardan duymuþlardý. Karný burnunda çaresiz bir Azeri kadýnýn doðumu oldukça yakýn görünüyordu. Çaresiz kadýn bir hazan yapraðý gibi titriyordu. Elbiseleri yýrtýk, ayaklarý çýplaktý...Ermenilerin uzun boylu olaný elindeki AK-47 model Rus yapýmý otomatik tüfeðinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayý çýkartýrken, diðeri elindeki demir parayý havaya attý :
-Akçik, manç?.. (Kýzmý, oðlan mý?)
-Akçik... (Kýz) Bu cevap üzerine 'oðlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadýnýn karnýný bir hamlede yarýp çocuðu çýkarttý.Kan bürülü gözleri bebeðin kasýklarýna kilitlendi.
-Tun þahetsar,ýnger... (Sen kazandýn, yoldaþ)
-Yes þahetsapayts ays bubriký inç bes bidigiþdana... (Ben kazandým ama bu bebek nasýl beslenecek?)
-Mayrigý bedge giþdatsine. (Annesi besleyecek elbette) Bunun üzerine daha kýsa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiði bebeði annesinin göðsüne yapýþtýrdý:
-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuða meme ver)
Ayný dakikalarda Hocalý'nýn baþka bir semtinde tek kale futbol maçý hazýrlýðý vardý. Ýki kesik Azeri kadýn baþýný kale direði yapmýþlar, top arayýþýna girmiþlerdi.
Baþý týraþlý bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle baðýrdý:
-Asixn ma/,çimi yev býzdýge, aveg gýndýrnadabidi. Gýdýresek... (Bu hem saçsýz hem de küçük, iyi yuvarlanýr. Kopartýn...) Ayný anda çocuðun gövdesi bir tarafa,baþý da orta yere düþmüþtü... Ermeniler zafer naralarý! atarak, kanlý postallarý ile kesik çocuk baþýna vurarak kanlý bir kaleye gol atmaya çalýþýyordu.
Bu iki olay Hocalý'da bundan çok deðil yalnýzca 14 yýl önce yaþandý. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarýna bizzat þahit olan görgü tanýklarýnýn anlatýmlarýdýr. Ne yazýk ki 26 Þubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahþice katledilmiþtir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hýzla geçerken, arþý titreten aðýr bir vahþet yaþanan Hocalý halkýndan geri kalanlar ise çaresizlik içinde kývranýyordu. Türkiye'de büyük bir dehþet uyandýran katliama iliþkin ilk görüntüler ise TRT aracýlýðý ile duyurulmuþtu. Bütün olanlarý batýlý gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Þubat'ta güçlü silahlarla donatýlmýþ Ermenistan silahlý kuvvetleri ile Hankendi'nde konuþlanmýþ bulunan Albay Zarvigarov komutasýndaki 366'ncý Rus Motorize Alayý, Hocalý'ya saldýrarak tarihin en vahþî katliamlarýndan birini yaptýlar. 26 Þubat! gecesi Rus motorize alayýnýn tanklarýndan açýlan top ve roket saldýrýlarý ile Hocalý Havaalaný kullanýlamaz hâle getirilerek kentin dýþ dünya ile iliþkisi de tamamen kesildi. Savunmasýz kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaþlý, kadýn, bebek demeden birçok insanýmýzý vahþîce katlettiler. ermenilerin iþgal ettikleri Hocalý'da dehþet verici olaylar yaþandý. Canlý canlý insanlarýn kafa derilerini yüzdüler, Sað olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir iþkenceye ve týbbî deneylere tâbi tutarak, insanlýk dýþý muamelelere maruz býraktýlar. Hýzar ve testereler ile diri diri insanlarýn kol ve bacaklarýný kestiler. Genç kýzlarýn önce saçlarýný,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanýn gözü önünde evladýný, evladýn gözü önünde babayý kurþunlara dizdiler. Kesik kafalarý sepetlere doldurdular. Peki neydi bu düþmanlýk? Ermenistan'daki okul duvarlarýnda asýlan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ýn bayraðýnda Türkiye hudutlarý içindeki Aðrý Daðý'nýn resmi varken, Ermenistan Millî Marþý'nda 'Topraklarýmýz iþgal altýnda, bu topraklarý azat etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, baþkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanýrým. Daðlýk Karabað Bölgesi'nde bulunan Hocalý'ya, eski Sovyet Ýttifaký Silahlý kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ýn desteði ile Ermeni Sýlahlý Kuvvetleri tarafýndan düzenlenen saldýrýlar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatýný kaybettiði resmî olarak açýklandý. Ancak kayýp sayýsýnýn bu rakamlarýn çok çok üstünde olduðu bilinmektedir. 56 hamile kadýn karný yarýlmýþ durumda bulunmuþtur. Bu alçak saldýrýda 487 kiþi aðýr yaralanýrken, 1275 kiþi ise rehin alýnmýþ,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canýný kurtarmýþ ancak bu olayýn tahribatýndan ruhlarý ve hafýzalarý asla bir daha kurtulamamýþtýr.
Þahitlerin anlattýklarýný dinleyenler önce kulaklarýna inanamadý.! Fakat katliam sonrasý Hocalý'ya girdiklerinde ise, görgü tanýklarýnýn abartmadýðýný kýsa sürede anladýlar. Hocalý'da katliam bölgesini gezen Fransýz gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karþýsýnda söyledikleri, katliamýn boyutunu da anlatýyordu: 'Pek çok savaþ hikâyesi dinledim. Faþistlerin zulmünü iþittim,ama Hocalý'daki gibi bir vahþete umarým kimse tanýk olmaz' Peki 26 Þubat 1992 günü yaþanan bu katliamýn emrini kim vermiþti; Ermenistan Devlet Baþkaný sýfatýný taþýyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden baþkasý deðildi. Yaptýðý terör faaliyetlerinin oraný nispetinde terfi eden Taþnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Baþbakaný oldu.
Karabað'da barýþ istediði için aþýrý milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yýlýnda ondan boþalan Devlet Baþkanlýðý koltuðuna,'Hocalý Katlia! mý' baþ sorumlusu olan azýlý terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk hamile kadýnlarýna tecavüz edip karnýný hamile olduðu halde taþ ile doldurup öldürmüþler ve küçük Türk kýzlarýna tecavüz edip öldürmüþlerdi.
Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüþ yaptýlar ve o kadar araþtýrdýlar ama hiç bir insan kalkýp ta bu masum insanlara iþkence edilip öldürüldükleri için yürüyüþ yapmadý..
Yazýklar olsun ÞÝMDÝDE HEPÝNÝZ ERMENÝ MÝSÝNÝZ?????
Ermenilerin Türklere yönelik katliamlarý Anadolu'yla sýnýrlý kalmamýþ, Kafkaslar'da ve Azerbaycan topraklarýnda da sürmüþtür. Bu konudaki bilgi ve belgeleri, Prof. Dr. Fahrettin M. Kýrzýoðlu'ndan naklediyoruz:
"1919 Aðustosunda, Nahçývan ve Þerür çevresindeki 45 köye Ermeniler asker birlikleri ile hücum etmiþler ve demiryolu boyuna yakýn köyleri, zýrhlý vagonlardan ateþ altýna almýþlardýr.
Mayýs 1920 sonralarýna Doðru Ermeniler, Erivan'da Uluhanlý yanýndaki Karadaðlý adlý Ýslam köyünün ahalisini zorla yerlerinden çýkararak, eþyalarýný yaðma ile, kendilerini göçe mecbur etmiþlerdir.
23-24 Mayýs 1920 gecesi 300'den fazla Ermeni süvarisi, Uluhanlý'nýn 5 km. kuzeyinde Cebeçalý köyünü sararak, eli silah tutan Müslümanlarý bir araya toplayarak bunlarýn hepsini süngüden geçirmiþlerdir.
27 Haziran 1920 gecesi yine Erivan'da Hacýbayram ve Haberbegli köylerine baskýn yapan Ermeniler, ahalnin mallarý ile eþyasýný hep yaðmalamýþ, birçoðunu öldürmüþ; kýrgýndan kurtulan az bir kýsmý da, Aras ýrmaðýndan güneye geçerken, Ermenilerin baskýný üzerine boðulmuþlardýr.
Azerbaycan ve baþka yerlere gitmek üzere, Erivan'daki Azerbaycan Elçisi'nin verdiði pasaportu taþýyarak Erivan yanlarýndan trenle Gence'ye giden 500 Müslüman, Gümrü yakýnýnda vagonlardan indirilerek, hepsi öldürülmüþtür.
6 Nisan 1920'de Ermeniler, Zengezor, Ordubad, Vedi bölgelerindeki Ýslam köylerine, türlü askeri sýnýflardan kurulu nizami birliklerle saldýrarak, zulüm ve vahþiliðin en iðrenç biçimlerini, insanlýðýný nefret edeceði alçaklýklarý yapmýþlardýr.
Erivan þehrinin 15 dakika ötesindeki Haçaparak köyündeki Ýslam ahaliye Ermeniler, 16 Nisan 1920 gecesi saldýrarak, halkýný toptan kýrmaya giriþmiþlerdir. Bu zalim vahþilikten kaçýp kurtulamayan 6 erkek, kamalarla öldürülmüþtür. Kadýn ve kýzlarýn namusu çiðnenmiþ, sonra da yakýlmýþ veya öldürülmüþlerdir. Evlerin hepsi talana uðramýþtýr."
Ermenilerin Azerilere yönelik zulümleri, I. Dünya Savaþý yýllarýndaki katliamlarla sýnýrlý kalmamýþ, SSCB döneminde ve bu devletin daðýlmasýnýn ardýndan kurulan Ermenistan Cumhuriyeti döneminde de devam etmiþtir. Doç. Dr. Yasin Aslan, "Ermenistan Tarihi Yol Ayrýmýnda" isimli kitabýnda bu konuda önemli belgeler ortaya koymaktadýr.
Ermeniler, 13 Þubat 1988'de Daðlýk Karabað'ýn idari merkezi Hankendinde (Stepanakert) gösteri yaptýlar. Göstericiler, Daðlýk Karabað'ýn Azerbaycan'dan alýnýp Ermenistan'a verilmesini talep ediyorlardý. Bundan sonra istekler zinciri uzanmaya baþladý. 18 Þubat 1988'de ilk Azeri göçmenler Baku'ya gelmeðe baþladý. Onlar otobüslere doldurulup geri gönderildiler. Ancak, onlar kýsa müddet sonra yeniden geri dönmeye baþladýlar.
Göçmenler, bu defa Baku yerine Sumgayit'ta kendilerine barýnak buldular. Burada bazý olaylar oldu. Bunu diðerleri izledi. 180-200 bin Azeri, zorla Ermenistan'dan kovuldu. Tahminen ayný sayýda Ermeni Azerbaycan'dan çýkarýldý. Kýsacasý, 1988'den beri devam eden olaylar, bir milyondan fazla Azeri'yi göçmen durumuna düþürmüþtür.
1988'de baþlayan olaylar, aslýnda sürgün zincirinin son halkasýný oluþturmaktadýr. Zira, Ermenistan'da yaþayan Azeriler, bir kaç defa Sovyet rejimi döneminde olmak üzere tarihi topraklarýndan sürgün edilmiþlerdir. Ermenistan Komünist Parti baþkaný Arutunyan 1945'te Daðlýk Karabað'ýn Ermenistana verilmesi konusunda Stalin'e mektup yazmýþtýr. Stalin de konuyla ilgili olarak Azerbaycan Komunist Parti baþkaný Mir Cefer Baðirov'a mektub göndermiþtir.
Baðirov, Stalin'in mektubuna cevabýnda nüfusunun tamamýný Azerilerin oluþturduðu Þuþa'nýn Azerbaycan'da kalmasý gerektiðini, Azerilerin de Ermenilere karþý büyük toprak taleplerinin olduðunu yazmýþtýr. Bu tür yaklaþým, o zaman bu sun'i problemin kapatýlmasýna yardýmcý olmuþtur.
Ancak, eski Sovyetler Birliði Bakanlar Kurulu 23 Aralýk 1947 tarih ve 4083 sayýlý kararla, Ermenistan'da yaþayan Türkleri "Azerbaycanlý" adý altýnda Azerbaycan'ýn Kura-Aras Ovasýna sürgün etmiþtir. Ayný bakanlar kurulu iki-buçuk ay sonra, Stalin'in imzasýný taþýyan 10 Mart 1948 tarih ve 754 sayýlý kararla, daha önceki kararýn uygulamaya konmasýný saðlamýþtýr.
Karardan sonra, Ermenistan'daki Azeriler oradan çýkarýlmaya baþlanmýþ ve iþlem Stalin'in ölümüne kadar devam etmiþtir. Söz konusu dönemde 150 bin Azeri ata yurtlarýndan kovulmuþtur.
Asrýn baþlarýnda, Ermenistan'daki Azerilerin sürgün edilmesi muhtelif þekillerde gerçekleþtirilmiþtir. 1927'de Ýrevan nüfusunun % 70'ini Azeriler oluþturuyordu. Bu yýllarda 130 bin Azeri kovulmuþ ve onlarýn yerine Orta Doðu ülkelerinden 100 bine yakýn Ermeni getirilmiþtir. Bu iþlem daha sonraki yýllarda da devam etmiþtir. Ermeni tarihçilerine göre, geçen asrýn baþlarýnda, Ermenistan'daki 2300 köyün 2000'ini Azeri köyleri oluþturmaktaydý.
1936'dan sonra, Ermeni yetkililer, bu ülkedeki Azeri yer adlarýný deðiþtirmeye ve iptal etmeye baþladýlar. 1991'de de Ermenistan Cumhurbaþkaný Levon Ter-Petrosyan'ýn emrine uygun olarak 90 Azeri köyüne Ermeni isimleri verildi. 1960-1970'li yýllarda, Ermenistan Yüksek Sovyeti baþkan yardýmcýsý Hovanes Baðdarasyan'ýn baþkanlýðýnda yer adlarýnýn deðiþtirilmesine baþlandý.
Ýki asýr devam eden kovma ve göçürme iþlemi sonucunda, 1. 5 milyon Azerbaycan Türkü Ermenistan'daki tarihi yurtlarýndan kovulmuþ ve çeþitli bahanelerle göçürülmüþtür. 1988'de kovma iþlemi tamamlanmýþtýr. Þimdi Ermenistan'da numunelik için dahi tek bir Azeri kalmamýþtýr.
1988'de Ermeniler, ülke nüfusunun % 88. 6 sini oluþturuyordu. Asrýn baþlarýnda Ermenistan topraklarý 9 bin kilometrekare idi, Azerbaycan topraklarý sayesinde 29. 8 kilometrekareye yükselmiþtir. Buna, Ermenilerin son zamanlarda iþgal ettiði topraklar dahil deðildir.
Kabul etmek gerekir ki, Rusya-Ermenistan ikilisinin Azerbaycan üzerindeki baskýlarý yoðunluk kazanmýþtýr. Azerbaycan, hemen hemen Lübnan'a dönüþmek üzeredir. Parçalanma tehlikesi henüz ortadan kalkmamýþtýr. Ermeniler, Daðlýk Karabað'ý Ermenistan ile birleþtiren Laçin Koridorunun kontrolünü elinde bulundurmaktadýr. Azerbaycan topraklarýnýn % 20'si Ermeni iþgali altýndadýr. Diðer taraftan, Ermenistan Mayýs 1992'de Laçin ve Kelbecer bölgesinde "Kürdistan Cumhuriyeti" kurulduðunu ilan etmiþtir.
Ermenistan'daki muhalefetin yayýn organý Azatamart gazetesi Azadlig (Hürriyet) Radyosu Ermeni Servisinin eski baþkaný, Rusya-Ermenistan iliþkileri Teþkilatý baþkaný ve Daþnaksütyun Partisi'nin liderlerinden Eduard Oganisyan'ýn sansasyon niteliði taþýyan bir beyanatýný yayýnlamýþtýr. Oganisyan beyanatýnda, Ermenistan hükümetinin Rusya'yla birleþme konusunda gizli anlaþma imzaladýðýný ifade etmiþtir. Ancak, bu gerçek gizli tutulmaktadýr.
Ermenistan bölgede kendisine has bir rol oynamak istiyor. Onun ne tür rol oynamak istediðini öðrenmek için Rus ve Ermenistan basýnýnda yer alan yazýlara bir göz atmak yeterlidir.
Ermenistan Pedegoji Enstitüsü Felsefe ve Politoloji bölümü eleman- larýndan 1963 doðumlu Artur Gevarkyan'in Naþ Sovremennik (Muasirimiz) dergisinin 1993/4'cü sayýsýnda yer alan "Sovyetler Birliði Yerine Turan mý?" baþlýklý yazýsý bir çok bakýmlardan ilgi çekicidir. "Üçüncü Roma'nýn" diriltilmesini bir Rus'tan daha ateþli þekilde savunan Gevorkyan konuyla ilgili düþüncelerini kýsaca þöyle özetlemiþtir:
"Ermenistan, Rusya'nýn Kafkasya'daki destekçisi, tabii ve tarihi müttefikidir Ermeniler, Anglo-Sakson, siyonist ve Pantürkistlerden oluþan korkunç üçlüden, Pantürkistlerin (Turana giden) yolunu kesmektedir. Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Sirbistan ve diðer Hýristiyan milletlerin tek kurtuluþ yolu "Üçüncü Roma'yý" yeniden diriltmektir."
Bazý Rus yetkililer, Kafkasya'yý dýþ ülkelerin etkisinden korumak için onun ateþ çemberine alýnmasýnýn gerekli olduðu tezini savunmaktadýrlar. Böyle bir durumda Türkiye ve Ýran gibi bölgeyle yakýndan ilgilenen devletler, bu ateþ çemberini yarýp bölgeye giremeyeceklerdir. Vadim Simburski'nin Segodnaya gazetesinin Nisan/1994 sayýlarýndan birinde yer alan yazýsý buna en güzel bir misaldir. Simburski düþüncelerini þöyle özetlemiþtir:
"Rusya'nýn çýkarlarýna direkt tehlike oluþturan tek bölge Kafkasya'dýr. Kafkasya'da milli devlet olarak kalmak isteyen 'Azerbaycan' ve 'Gürcistan' gibi küçük imparatorluklarýn olmasý Rusya'nýn çýkarlarýna uygundur. Söz konusu bölgede, Rusya'nýn çýkarlarýnýn korunmasý için çalýþacak inkýlapçý güçler mevcuttur. Bunun için bölgedeki 'Ýstikrarlý Ýstikrarsýzlýk' korunmalýdýr. Zaten, böyle bir durum yýllardan beri oluþmakta, Türkiye ve Ýran'ýn serbest hareketine engel olmaktadýr.
Bölgede anlaþmazlýklarýn devamlý olarak aþaðý seviyede seyretmesi, Rusya'nýn çýkarlarýna uygundur. Çünkü, böyle bir durum, Türkiye'nin bölgeye sokulmasýna engel olacak bir ateþ çemberinin oluþmasýna katkýda bulunacaktýr.
Rusya, Hazer'in batýsýnda bu tür davranýrken Hazer'in doðusunda istikrarý korumalýdýr. Çünkü, Kazakistan yari Rus bölgesidir. Kazakistan Rusya'nýn güney sýnýrlarýný koruyan Güvenlik Kemerine dönüþtürülmelidir.
Odenburg, Orta Asya'nýn yayýlmasýna açýk olacaktýr. Bu yüzden, Rusya Kazakistan ve diðer Orta Asya ülkelerini iç güvenlik kemerine dönüþtürmek için elinden geleni yapmalýdýr."
1992-1993 yýllarý arasýnda Ermenistan Savunma Bakaný olmuþ, þimdi ise muhalefetin gayri-resmi liderlerinden Vazgen Manukyan Nisan/1994'te Nezavisimaya Gazetesi ile röportajýnda, Daðlýk Karabað'ýn Azerbaycan'la federe devlet oluþturmasý zamanýnýn geldiðinden söz etmiþtir.
Rusya Cumhurbaþkaný Yeltsin'in siyasi danýþmaný ve Cumhurbaþkanlýðý Þurasý Üyesi Ermeni Andronik Migranyan'ýn teklifi ise bir çok bakýmlardan ilgi çekicidir. Migranyan, Nezavisimaya Gazetesi'nin Ocak/1994 sayýlarýndan birindeki makalesinde Azerbaycan ve Gürcistan'in Federe Devlete dönüþtürülmesini teklif etmiþtir. Migranyan, Federe Devlete dönüþtürülmüþ Azerbaycan ve Gürcistan'ýn Moskova'sýz yaþayamayacaðýný iddia etmektedir. Migranyan, Ermenistan'ýn Rusya'nýn güney sýnýrýnda istikrar ve denge unsuruna dönüþtürülmesi gerektiðini de beyan etmiþtir.
Levon Þirinyan da daha önce Azatamart gazetesindeki yorumunda ayný teklifi ileri sürmüþtü. Þirinyan, baþka bir yazýsýnda ise Nahçivan'in Ermenistan'a geri verilmesinin gerekli olduðundan bahs etmiþtir. Bu misaller zincirini bir hayli uzatmak mümkündür. Bu misaller, olaylarýn hangi merkezlerden idare edildiðini açýkça göstermektedir.
Türkiye-Ermenistan yakýnlaþmasýna engel olan, Türkiye aleyhine açýkça propaganda yapanlar, Daþnaksütyun Partisi ve onun çatýsý altýnda toplanmýþ bazý teþkilatlar, Moskova yanlýlarý, önce Gorbaçov'un daha sonra da Yeltsin'in etrafýnda toplanan Ambatsumov (Ambartsumyan), Migranyan, Kurginyan gibi danýþmanlar ve Rus hükümetinin deðiþik kademelerinde görev yapan Ermeniler ile özellikle Ermeni diasporasýdýr.
Daþnaksütyun Partisinin, halký tahrik etmek ve halk arasýnda panik yaratmak için 7 Aralýk 1993'te yayýnladýðý haber buna güzel bir misaldir. Daþnaksütyun Partisi Haber Merkezi yabancý kaynaklardan, özellikle de Fransa Ýstihbarat Teþkilatý'ndan elde ettiði bilgiye dayanarak Türk Ordusunun Medzamor Atom Elektirik Santrali de dahil, Ermenistan'daki bir çok hedefe füze saldýrýsýnda bulunacaðýný bildirmiþtir. Habere göre, Türkiye, bu hücumlarýna hak kazandýrmak için Ermenistan'daki PKK teröristlerinin varlýðýný bahane edecektir. Haber Nerkezi Baþkaný Bagrat Sadoyiyan'a göre, Türkiye, söz konusu hücumlarýný Nahcivan topraklarýndan yapacaktýr.
Rus ve Ermenistan basýnýnda Türkiye aleyhine çýkan yazýlar büyük yekun oluþturmaktadýr. Söz konusu yazýlarda, kamuoyu "Türk Faktörü" ile korkutulmak istenmektedir. "Uyanan Dev", "Uyanan Aslan", "Sovyet Ýmparatorluðunun Ölüm Meleði", "Osmanlý Ruhu Diriliyor" ve "Gelecek Ýmparatorluðun Ýki Sütunundan biri" gibi ifadeler sýk sýk kullanýlmaktadýr. Ermeni Politolog Andronik de bu tür yazýlarý dikkate alarak þunlarý ifade etmiþtir:
"Ermenistan, Rusya ve Ýran, Türkiye'nin Azerbaycan ve Orta Asya ile birleþmesini engelleyebilir. Ermenistan ve Ýran, Türklerin birleþmesine engel olan faktöre dönüþmelidir. "
Ermenistan, son bir kaç asýrdan beri Rus dýþ siyasetinde önemli yer tutmaktadýr. Ermenistan, Rusya'nýn Türk-müslüman dünyasýnda ileri karakol görevini yüklenmiþtir. Ancak ne var ki, Rus Milliyetçileri. son bir kaç yýldan beri Türk dünyasýyla dostluk iliþkilerinin gerekliliðininden bahsetmekte ve Ermenistanin Azerbaycana karþi tecavüzünü kýnamaktadýr. Rus milliyetçilerinin bir kýsmý artýk Ermenistan'ý Rusya'nýn sýrtýnda yük olarak görmektedir.
Moskova Gazetelerine göre, Rusya, Ermenistan bütçesinin % 57'sini ödemektedir. Ermenistan'ýn dýþ yardým olmadan geniþ çaplý bir savaþý sürdürmesi mümkün deðildir. Azerbaycan Meclis Baþkaný Resul Guliyev, Rus Televizyonuyla röportajýnda diþ yardim olmadan Ermenistan'ýn savaþý 5 yýl daha sürdürmesinin söz konusu olamayacaðýný ifade etmiþtir. Guliyeve göre, Ermenistan tek bir tank dahi alamayacak durumdadýr. Ermenistan'ýn destekçileri, muhacerette yaþayan Ermeniler, bazý batýlý ülkeler ve Baðýmsýz Devletler Topluluðuna üye bazý ülkelerdir.
Moskovskiya Novosti gazetesi 1992/13 sayýsýnda "Rusya'nýn Kafkasya'dan çýkmasýyla birlikte dengenin bozulacaðý ve bölgede Türkiye'nin nüfuzunun hýzla artacaðýndan bahsetmiþtir.
Gorbaçov Fonu'nun Daðlýk Karabað konusundaki raporu konuya baþka bir açýdan ýþýk tutmakta ve Rusya gibi büyük bir devletin bir çok bakýmlardan Ermenistan'a ihtiyacý olmadýðýný ortaya koymaktadýr. Ermenistan, Rusya için gönüllü müttefikten baþka bir þey deðildir. Rapordaki þu ifadeler oldukça dikkat çekicidir: "Rus-Ermeni iliþkilerinin tarihi geçmiþi, Rusya'yý Ermenistan'ý desteklemeðe mecbur ediyor."
Ermeniler bunun farkýndadýr ve mevcut ortamdan maksimum faydalanmanýn yollarýný aramaktadýrlar. Levon Þirinyan Ermenistan'da yayýnlanan Azatamart gazetesindeki yazýsýnda görüþlerini þöyle ifade etmiþtir:
"Hiç þüphesiz, yakýn gelecekte Rusya, Kafkasya'da en güçlü devlet olarak kalacaktýr. Þimdiye kadar, Amerika da dahil bir çok ülke bölgede Rusya'nýn çýkarlarýna meydan okumaya kalkýþmamýþtýr. Rusya - Doðu Avrupa'yý kaybetmesi ve güneydeki stratejik çýkarlarý onu Ermenistan'a yaklaþtýrmaktadýr. Ermenistan'ýn görevi, Rusya'nýn Kafkasya'daki siyasi manevralarýný dikkatlice izlemek ve onlardan maksimum yararlanmanýn yollarýný aramaktýr. Baðýmsýz Devletler Topluluðu çerçevesinde ve karþýlýklý iliþkiler þeklinde iþbirliðini kabul etmek gerekir. Aksi halde, diðer bir ülke veya ortak, zayýf ve asalak Ermenistan'ýn yerini alacaktýr. "
70 yýldan uzun bir zamandan beri, Ermenistan'ýn Türkiye politikasý, batý alemini Türklerin 1. 5 milyon Ermeni'yi öldürdüðüne inandýrma ve 1921 anlaþmasýyla Türkiye'nin kuzey-doðu bölgesinde Türkiye'ye býrakýlan topraklarýn geri alýnmasýna yönelik kampanyaya dayanmaktaydý.
Ayrýca, Ermenistan'daki bütün siyasi partilerin programlarýnda, Türkiye'ye terk edilen topraklarýn geri alýnmasý ve Türkiye'yi, Osmanlý Devleti döneminde öldürülen Ermeniler için özür dilemeðe mecbur etme prensipleri yer almaktadýr. Bilindiði gibi, Ermenistan'ýn Kurtuluþu için kurulan ve kýsaca ASALA olarak bilinen "Ermenistan Gizli Ordusu" bu maksatlar için 1974-1985 yýllarý arasýnda 45 Türk diplomatýný ve onlarýn aile üyelerini öldürmüþtür.
Ter-Petrosyan'ýn baþkanlýðýnda 1990'da Ermenistan Umum Milli Hareketinin iktidara gelmesiyle birlikte, Ermenistan'ýn Türkiye siyasetinde önemli deðiþiklikler baþ göstermeye baþlamýþtýr. Ermenistan, Sovyetler Birliðinden ayrýlma giriþimleri çerçevesinde Türkiye ve Ýran'la ekonomik ve ticari iliþkilerini geliþtirme sürecine girmiþtir. Bu yeni yaklaþým, Aðustos 1990'ya yayýnlanan Baðýmsýzlýk Bildirisinde de kendi ifadesini bulmuþtur. Baðýmsýzlýk Bildirisinde, soykýrýmýn uluslararasý kamuoyu tarafýndan tanýnmasýnýn tekrarlanmasýna karþýn, Türkiye'ye karþý herhangi toprak iddialarýna yer verilmemiþtir.
Sovyetler Birliðinin daðýlmasý, hassas Türkiye-Ermenistan yakýnlaþmasýný tehlikeye sokmuþtur. Türkiye'nin, Azerbaycan'ýn baðýmsýzlýðýný tanýyan ilk ülke olmasý da geliþmekte olan iliþkileri olumsuz yönde etkilemiþtir.
Kasým/1992'de, bir Ermenistan hükümet heyeti Türkiye'ye gelmiþtir. Türkiye, iki ülke arasýnda iliþkilerin geliþebilmesi için 4 þart iler sürmüþtür:
Ermenistan, Türkiye ile Ermenistan arasýndaki mevcut sýnýrlarý tanýmalýdýr;
Ermenistan, 1915'teki soykýrýmýn uluslararasý kamuoyunda tanýnmasýna yönelik kampanyasýný durdurmalýdýr;
Ermenistan, Türkiye'nin içiþlerine karýþmamalýdýr; (Burada özellikle Ermenistan'ýn PKK'ya yaptýðý yardým göz önünde bulundurulmuþtur)
Ermenistan, Azerbaycan'ýn istediði þartlarda Daðlýk Karabað'da ateþkesi kabul etmelidir.
Taraflar, ilk üç madde konusunda anlaþmaya varmýþ, hatta Türkiye ve Ermenistan enerji bakanlarý Ermenistan'a elektrik verilmesi konusunda bir de protokol imzalamýþtýr. Zamanýn Türkiye Dýþiþleri Bakanýnýn, protokolün içeriðini ve önemini izah etmeye yönelik giriþimleri Azerbaycan Liderleri ve Türkiye'deki muhalefeti ikna etmemiþtir. Bu yüzden, Türkiye, anlaþmayý uygulamaya koymaktan vazgeçmiþtir.
Bu geliþme, elektrik sýkýntýsý çeken Ermenistan hükümetine büyük bir darbe olmuþtur. Bilindiði gibi, Ermenistan, enerji ihtiyacýnýn % 96'sýný dýþarýdan karþýlamaktadýr. Ermenistan, tabii gaz ihtiyacýnýn % 80'ini Azerbaycan'dan karþýlýyordu. Azerbaycan, 1991'in sonbaharýnda Ermenistan'a gaz vermeyi durdurdu. Ermenistan, bu yüzden Türkmenistan'dan gaz almaða baþladý. Gaz boru hattý, Gürcistan'da Azerilerin yaþadýðý eski adý Borçali, yeni adi Marneuli bölgesinden geçmektedir. 1995'te, boru hattýna en az 10 defa sabotaj yapýlmýþtýr.
Türkiye'nin, Ermenistan'a gidecek uçaklarýn kendi hava sahasýndan geçmesine izin vermesi ise, dünya kamuoyunu tam karþýsýna almamak için Azerbaycan'a yaptýðý yardýmlarý dengeleme giriþimi olarak deðerlendirilmiþtir.
Dünya kamuoyu, Rusya'nýn Çeçenistan'a hücumuyla meþgulken, Karabað Komitesinden ayrýlan Ermenistan Umum Milli Hareketine baþkanlýk eden Cumhurbaþkaný Levon Ter-Petrosyan, Gorbaçov'un 1988'de Karabað Komitesine karþý gerçekleþtirdiði büyük operasyondan beri ilk defa ülkede geniþ çaplý siyasi temizleme kampanyasýna baþladý. Bilindiði gibi, Gorbaçov, Ter-Petrosyan da dahil olmak üzere, Karabað Komitesinin 11 üyesinin yakalanmasýný emretmiþti.
Ter-Petrosyan, 28 Aralýk 1994'te tek bir emirle Ermenistan Devrimci Federasyonu olarak bilinen "Daþnaksütyun Partisi" faaliyetlerini geçici olarak yasakladý. Bundan baþka, Daþnaksütyun Partisi'ne baðlý bir çok teþkilat ve gazeteyi de kapattýrdý.
Ter-Petrosyan, siyasi temizleme giriþiminden sonra yaptýðý televizyon konuþmasýnda Daþnaksütyun Partisi'nin uyuþturucu kaçakçýlýðý yaptýðýný, siyasi cinayetler iþlediðini ve DRO adli terörist teþkilatýn 50 kiþilik grubunu içinde barýndýrdýðýný ifade etmiþtir. Ter-Petrosyan, ayni zamanda DRO'nun devlet güvenliðine tehlike oluþturduðunu ve silahlý kuvvetler konusunda casusluk yaptýðýný da sözlerine eklemiþtir.
Ter-Petrosyan'ýn bu giriþimleri sürpriz olmamýþtýr. Çünkü, o, uzun zamandan beri Daþnaksütyun Partisi'ne karþý mücadele etmekteydi. Mesela, Haziran/1992'de muhaceretten olan parti lideri Hrair Marukyan'i yeniden Yunanistan'a sürgün etmiþtir.
Parlamento sözcüsü Babken Ararktsiyan, Ter-Petrosyan'ýn siyasi temizleme giriþimlerini deðerlendirirken, Daþnaksütyun Partisi öncülüðünde gerçekleþtirilen son olaylar ve yürüyüþlerin ülkede siyasi istikrarý bozmaya yönelik olduðunu ifade etmiþtir.
Anayasa Mahkemesi, herhangi bir siyasi partinin yurtdýþýnda þube açamayacaðýný ve lider kadrosunda yabancýlara yer veremeyeceðini beyanla Daþnaksütyun Partisi'nin faaliyetlerini geçici olarak yasaklanmýþtýr. Parti liderlerinin Ermeni olmasýna karþýn, onlarýn çoðu baþka ülke vatandaþlarýdýr. Ermenistan'da ise þimdiye kadar çifte vatandaþlýða izin verilmemiþtir. Daþnaksütyun Partisi'nin dünyanýn bir çok ülkelerinde yaþayan Ermenilerden üyeleri ve Ermenilerin toplu olarak yaþadýklarý ülkelerde þubeleri vardýr. Parti merkezi Atina'dadýr.
Sovyetler Birliðinin daðýlmasýndan sonra Ermenistan'a dönen tek siyasi parti Daþnaksütyun deðildir. "Rankavar Azatakan" (Liberal Demokratlar) da ülkeye geri dönmüþtür. Söz konusu parti, daha ilimli bir çizgi izlemektedir. Daþnaksütyun Partisi milliyetçidir ve bir çok konularda hükümete karþý çýkmaktadýr.
Faaliyeti yasaklanan Daþnaksütyun Partisi daha önce sol kanat partilerden oluþan bloðun bir parçasý olarak seçimlere katýlmayý düþünüyordu. Söz konusu blok, Karabað-Ermenistan Grubu, Aydýnlar Birliði, Anayasa Haklarý Birliði ve Miras Hareketi gibi kurum ve kuruluþlarý çatýsý altýnda birleþtirmiþti. Ancak, Merkezi Seçim Kurulu sol bloðun seçimlere katýlmasýna izin vermedi. Diðer taraftan Monarþist Parti ve Ermenistan Kadýnlarý Partisi'nin de seçimlere katýlmasý engellendi.
Ter-Petrosyan, 5 siyasi partiyi de yanýna alarak oluþturduðu "Cumhuriyet Bloku'yla" seçimlere katýldý. Seçimlere katýlma oranýnýn % 55 civarýnda olmasýna karþýn, Cumhuriyet Bloku 114 milletvekili çýkararak parlamentoda çoðunluðu oluþturmuþtur. Þamiram Kadýnlar teþkilatý ikinci sýrayý alýrken, Ermenistan Komünist Partisi kendisinden beklenen baþarýyý gösterememiþtir.
Cumhurbaþkaný Yardýmcýsý Gagik Harutunyan aþýrý milliyetçi blok ve komünistlerin yenilgisini izah ederken, onlarýn iyi bir programdan yoksun olduklarýný ve egoist davranýþlarýnýn seçim sonuçlarýný etkilediðini ifade etmiþtir. Halbuki, seçim öncesi yapýlan kamuoyu araþtýrmalarý, komünistlerin oylarýn en az % 20'sini alacaklarýný gösteriyordu.
Ermenistan, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaþýyor. Çok tehlikeli bir dar boðazdan geçme gayreti içindedir. Halk yoksulluk içinde yaþýyor. Minimum emeklilik bir Dolardan azdýr. Devlet Ýstatistik Dairesi verilerine göre, ortalama maaþ 2, 5 Dolara eþittir. Diðer taraftan, Merkezi Seçim Komisyonunun 1991 ve 1994'e ait verileri, son üç yýlda ülke nüfusunun % 30 azaldýðýný göstermektedir. Baþka bir ifadeyle, 1993'ün baþlarýndan beri yaklaþýk 1 milyon Ermeni ülkeyi terk etmiþtir.
Karabað'daki Ermeniler oradan kaçmaktadýr. Rusya ve batýya giden Ermenilerin sayýsý süratle artmýþtýr. Ermenistan Bilimler Akademisi Sosyoloji Araþtýrma Merkezinin baþkaný Georg Pogosyan'in sözlerine göre, Ermenistan nüfusunun % 70'i potansiyel göçmendir. Araþtýrmalar, Ermenilerin yalnýz soðuk ve açlýk yüzünden ülkeyi terk etmediklerini göstermektedir. Bunun kendine özgü sosyal ve siyasi sebepleri vardýr.
Ermeni gazeteleri, son zamanlarda 1993-1994 yýllarýnda ülkeyi terk eden Ermeniler arasýnda yapýlan bir sosyolojik araþtýrmanýn sonuçlarýný yayýnlamýþtýr. Fikirlerine baþ vurulan Ermenilerin % 45'i polis ve buna benzer kuruluþlarýn keyfi davranýþlarý, % 24'ü sosyo-ekonomik sebepler yüzünden ve % 12'si ise serbest ticarete imkan saðlanmadýðý için ülkeyi terk ettiðini bildirmiþtir.
Ermenistan'ýn Daðlýk Karabað ve Azerbaycan'ýn bazý bölgelerinde sürdürdüðü savaþ ve savaþa baðlý olarak Azerbaycan ve Türkiye'nin Ermenistan'a uyguladýðý ambargo hayatý olumsuz yönde etkilemiþtir.
Ermenistan, Gürcistan üzerinden Denize açýlmak da dahil, komþularýyla özellikle de Rusya ve Ýran'la iliþkilerini geliþtirme gayreti içindedir. Rusya-Ermenistan iþbirliði kendisini hemen hemen bütün sahalarda göstermektedir. Bu bakýmlardan, Rusya-Ermenistan yakýnlaþmasý oldukça dikkat çekicidir.
"Soðuk Savaþ" döneminin sona ermesine karþýn, jeopolitik savaþ hala devam etmektedir. Rusya'nýn zayýflamasýna paralel olarak, batili petrol þirketlerinin bölgeye gelmesi ve bölgesel milliyetçilik hareketlerinin güçlenmesiyle birlikte, özellikle Hazer Havzasý'nda özel bir uluslararasý sistem oluþmaktadýr.
Rus Ordusu, Çeçenistan'ýn stratejik Argun, Þali ve Gudarmes bölgelerine hücum ettiði zaman Rusya Savunma Bakani Graçov'un cephe hattý yerine Ermenistan ve Gürcistan'ý ziyaret etmesi tesadüfi deðildir. Graçov, hem söz konusu cumhuriyetlerdeki Rus ordularýný ziyaret etmiþ, hem de ülke liderleriyle askeri iþbirliði meselelerini tartýþmýþtýr.
Yeri gelmiþken hatýrlatalým ki, Rusya, Çeçenistan'a yönelik hücumlarýnda Ermenistan ve Gürcistan'daki üslerinden de faydalanmýþtýr. Rusya'nýn Ermenistan'daki askeri üsleriyle ilgili anlaþma Mart/1995'te imzalanmýþtýr.
Rusya'da Kafkasya Halklarýna karþý antipatinin güçlenmesine karþýn, Rusya hükümeti ve hatta bazý aþýrý ýrkçý ve milliyetçi Rus teþkilatlar Ermenistan'ý çok önemli bir müttefik olarak görmektedirler. Aþýrý saðcý Rus teþkilatlar, Ermenistan'ý anti-Türk ve anti-müslüman siper olarak deðerlendirmektedir. Ermenistan, Rusya için Türkiye'yi Kafkasya'dan uzak tutmaya ve Azerbaycan üzerinde baskýyý sürdürmeye yarayan bir araçtýr.
Ermenistan, baþta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere, komþularýný rahatsýz eden problemlerin çözümünde ileriye ilk adýmý atmalýdýr. Silahlý Ermeni çeteleri, iþgal altýndaki Azerbaycan topraklarýný terk etmeli ve Daðlýk Karabað problemi, Azerbaycan'ýn toprak bütünlüðü çerçevesinde çözümlenmelidir. Mevcut durum, Karabað Meselesinin artýk "Kendi Kaderini Tayin Hakkinin" sýnýrlarýný aþmýþtýr. Ermeniler, Daðlýk Karabað'a kendi topraklarý gözüyle baktýklarý gibi, "Üçüncü Ermenistan'dan" bile bahs etmeðe baþlamýþlardýr.
Levon Þirinyan'ýn Azatamart Gazetesi'nde yer alan yazýsý buna güzel bir misaldir. Kendisinden çok emin görünen Þirinyan, Ermenistan yaylasý ve onunla komþu bölgede 20 milyon Kürt'ün "Milli Devlet" fikrine sýkýca sarýldýðýný, bu yönde ilerlediðini, artýk hiç kimsenin onlarin haklarini görmezlikten gelemeyeceðini beyanla, geleceðin daha korkunç olaylara gebe olduðunu ifade etmiþtir. Þirinyan'ýn hangi kaynaktan su içtiðini anlamak zor olmasa gerek.
Bu tür yazýlarla zihinleri bulandýrýp bir sonuca varmak mümkün deðildir. Þimdi, milleti içinde bulunduðu aðýr durumdan kurtarmak için uyanma ve sað duyulu hareket etme vaktidir. Tarihi tecrübeler, kin ve nefrete dayalý politikalarýn iflas ettiðini ve gelecekte de iflas edeceðini göstermektedir. Bu yüzden, bölgedeki son geliþmeler ve Ermenistan'daki genel durum, Erivan'ýn sað duyuyla hareket etme ve bölgede istikrarýn saðlanmasý için cesur adýmlar atmasýnýn zamanýnýn geldiðini göstermektedir.
Dünyanýn odak noktasýnda yer alan Türkiye, bölgede istikrar unsurudur. Bu kuru bir iddia deðildir. Pravda Gazetesi, Kafkasya ve Orta Asya ile yakýndan ilgilenen ülkelerin, özellikle de Ýran'ýn bölgeye katkýlarýndan söz ederken, özellikle Türkiye gerçeðini vurgulamýþtýr. Pravda'ya göre, Türkiye, ciddi yatýrým imkanlarý, modern teknolojisi ve laik sistemiyle Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri için en uygun modeldir. Türkiye'nin bu hedeflere doðru yürümesi, yalnýz ülkede deðil, ülke sýnýrlarýnýn dýþýnda da istikrar ve barýþa katkýda bulunacaktýr. Özellikle Sovyetler Birliðinin daðýlmasýndan sonra, bir çok batili ülke, bölgede oluþan yeni jeo-politik ortamda Türkiye'nin önemli rol oynadýðýný kabul etmektedir.
Financial Times Gazetesine göre, Batý Avrupa ülkeleri Türkiye'yi doðu Akdeniz'de siyasi ve ticaret merkezi, Kafkasya ve Orta Asya'da ise istikrar unsuru olarak görmektedirler. Bütün Avrupa ülkeleri ve Amerika ise Türkiye'yi "Bölgesel Güç" ve "Laik Demokratik Model" olarak deðerlendirmektedir. Financial Times Gazetesine göre, Türkiye, Balkanlardan Kafkaslara, Orta Doðudan Orta Asya'ya kadar uzanan bölgede büyük bir istikrar unsurudur.
HOCALI KATLÝAMI
HOCALI KATLÝAMI 1991 yýlýnda Azerbaycan Parlamentosu’nun halktan gelen baskýlar karþýsýnda Daðlýk Karabað’ýn özerk bölge statüsünü ilga etmesine karþýlýk Daðlýk Karabað Parlamentosu bir referandum düzenleyerek cevap vermiþtir. Çoðunluðu Ermenilerin oluþturduðu bölgede referandum sonucunda Daðlýk Karabað Parlamentosu baðýmsýzlýðýný ilan etmiþtir. 1992’de Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiþtir. Hocalý’da gerçekleþtirilen katliama giden süreçte, Ermenileri Ruslarýn desteklediði yönünde ciddi bulgular bulunmaktadýr. Ermeni gönüllülerden oluþan silahlý gruplar Karabað’a yerleþtirilmiþtir. Ardýndan Gorbaçov, 25 Temmuz 1990’da yayýmladýðý bir kanun ile SSR (Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) kanunlarý dahilinde olmayan silahlý gruplarýn kurulmasýný yasaklamýþ ve kanunsuz olarak saklanan silahlara el konulmasýný saðlamýþtýr. Bu kanunla birlikte Azerbaycan’ýn bütün bölgelerinde av silahlarý da dahil olmak üzere silahlar toplanmýþ, Daðlýk Karabað’da ise bu görev Rus askerleri tarafýndan yerine getirilmiþtir. 1990 yýlýnýn Aðustos ve Eylül aylarýnda Ermeniler saldýrýlarýný doðrudan Azerilere yöneltmeye baþlamýþlar, otobüs baskýnlarý, yol kesme gibi terör eylemlerine kalkýþmýþlardýr. 1990 yýlý baþlarýnda yaklaþýk 186 bin Azeri, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanmýþtýr. Ekim 1991’de ilk Azeri köyü Ermenilerce ele geçirilmiþtir. Hocalý Katliamý, Rus askerlerinin desteðiyle 25–26 Þubat 1992’de Hocalý’ya ulaþan Ermeni kuvvetlerince gerçekleþtirilmiþtir. Rusya olaylarla ilgisinin olmadýðýný iddia etse de, Rus ordusuna ait 366. alayýn 1991’in sonbaharýndan beri Ermenilerin safýnda savaþtýðý, alaydan kaçan dört askerce doðrulanmýþtýr. 10 bin nüfuslu Hocalý’da olaylar sýrasýnda yaklaþýk 3.000 Azeri bulunmaktaydý. Saldýrýda ölenler hakkýnda verilen resmi rakam 613 kiþi olmakla birlikte, katledilen toplam Azeri sayýsýnýn 1.300 kiþi olduðu söylenmektedir. Saldýrýlar sýrasýnda Hocalý’da yaþayan Ahýska Türkleri de evlerinde yakýlarak öldürülmüþtür. Kadýn, çocuk ve yaþlýlar da dahil olmak üzere siviller katledilmiþtir. Katliamýn ilk gecesinde sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüþ, 700’den fazla çocuk anne ya da babasýný kaybetmiþtir. Yaralýlar ise 1.000’in üzerindedir. Katliama tanýk olan bir gazeteci, yaþananlarý þu þekilde aktarmaktadýr: “Daðlýk Karabað’ýn Hocalý kentinin düþüþünü bir gün boyunca yaþadým. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüþünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalý katliamý anlatýlamaz bir vahþetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaþkaný Ayaz Mütellibov, olayý dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalýþtýlar. Bütün Azerbaycan þok olmuþtu. Ermeni býçaklarýndan, kurþunlarýndan kurtulmayý baþaranlar; kadýnlar, çocuklar, ihtiyarlar karlý daðlarda tipi altýnda Agdam’a gelmeyi baþardýklarýnda çoðunun ayaklarý donmuþtu. Bazýlarýnýn ayaklarý ise kangrenden dolayý kesilmiþti. Ermeniler vahþetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmýþlardý. Ýhtiyar dedelerin, yaþlý analarýn yüzleri jiletlerle doðranmýþ, genç kadýnlarýn göðüsleri peynir gibi kesilmiþ, bebeklerin kafa derileri yüzülmüþtü. Hocalý ile Agdam arasýndaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmiþti.” Geliþmelere seyirci kalan BM ve Batýlý devletler, Ermenilerin yaptýklarý katliamlara ve iþgal hareketlerine ciddi bir tepki göstermemiþlerdir. Ermenilerin Mayýs 1992’de Nahçývan’a saldýrmalarýndan sonra Türkiye 1921 Kars Anlaþmasý çerçevesinde bölgeyi korumak için askerî müdahalede bulunabileceðini açýklamýþtýr. Uluslararasý toplum, ancak Ermenilerin nüfusu 60 binden fazla olan Kelbecer’e saldýrmasýyla harekete geçti. BMGK, 822 sayýlý kararý ile Ermeni kuvvetlerinin iþgal altýndaki topraklardan çekilmesini istedi, ancak bu sonuç vermedi. Kararýn ardýndan AGÝT bünyesinde arabuluculuk çalýþmalarý baþlatýldý. 1994 yýlýnda iki taraf arasýnda ateþkes ilan edilmiþtir. Savaþ sonrasý çözüme kavuþturulamayan bir diðer sorun da, ülke içerisinde yerinden edilen ya da sýðýnmacý durumuna düþen bir milyon civarý Azeri’dir. Bunlarýn büyük bir çoðunluðu Azerbaycan sýnýrlarý dahilinde yaþamaktadýrlar. Azerbaycan nüfusunun %10’undan fazlasý ülke içinde yerinden edilmiþ sýðýnmacýlardan oluþmaktadýr ki bu, kiþi baþýna dünyada yerinden edilmiþ en büyük nüfus hareketlerinden biri anlamýna gelmektedir. Bu insanlar hâlâ Ermenilerce iþgal edilen topraklarda bulunan evlerine geri dönmeyi beklemektedirler. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaþadýðý yeri terk etmek zorunda kalan veya baþka ülkelerden Azerbaycan’a gelen Azerbaycan vatandaþlarý, Azerbaycan hükümeti tarafýndan “göçkün” olarak adlandýrýlmaktadýr. Sorunlarýna hâlâ kalýcý çözümler bulunamayan göçkünler; mesken, iþ, yiyecek, saðlýk, eðitim ve can güvenliði gibi birçok sorunla karþý karþýyadýrlar. Bu kiþiler Bakü ve çevresinde, zor koþullar altýnda çadýrlarda, barakalarda, okul ve yurtlarda, pansiyonlarda, dükkanlarda, yük vagonlarýnda, hatta yol kenarlarýnda yaþam mücadelesi vermektedirler.
Atatürk'ün ermeni mezalimiyle ilgili sözleri
Rum, Ermeni gibi unsurlardan ayrý ayrý oluþan bir takým çeteler, adi hýrsýzlýkla, ara sýra da öldürmelerle meþgul olmuþlar, Rum ve Ermeni sürgünü esnasýnda bu unsurlardan ortaya çýkan bazý çeteler ise siyasi bir hüviyet kazanmýþtýr. Ruslarýn istilasý baþlayýnca, memleket içinde karýþýklýk meydana getirmek için bunlar, Ruslar tarafýndan da teþvik ve denizden de desteklenmiþlerdir. (22 Mayýs 1919)
Ermenilerin siyasi emellerini fiilen elde etmek ve asayiþi bozuk göstermek maksadýyla Doðu vilayetleri içine çeteler geçireceklerini pek muhtemel görüyorum. (24 Mayýs 1919)
Ermenilere vilayetlerimizi peþkeþ çekmeleri de (...) ihtimal bulunuyor. Böyle bir vaziyette Ýngiliz birliklerinin Ermenilere öncülük edeceði çok muhtemeldir. ... böyle bir hali biz düþmanlýk olarak görmeye ve saymaya, meþru topraklarýmýzý ve milli baðýmsýzlýðýmýzý kurtarmak için mecburuz.... (30 Mayýs 1919) Rum ve Ermeni komitacýlarýyla, bunlarýn ileri gelenleri, devamlý þekilde temasta bulunduklarý Ýngiliz subaylarý ile bazý Amerikan memurlarýndan çok yüz buluyorlar. (5 Haziran 1919) .... tehcir sýrasýnda Merzifon'da esasen çokça kalan Ermenilerin bu kez baþka yerlerden de gelenler ve göçten dönenler yüzünden miktarlarýnýn daima artmakta olduðu Merzifon Amerikan Mektebi'ne getirilen eþya sandýklarýnýn üzerinde Otoman Amerikan markalarý görüldüðünden bunlarýn herhalde silah olduðunda þüphe býrakmýþtýr. (6 Haziran 1919) ... Ýngiliz subaylarý tarafýndan sevk ve idare edilen altý bin kiþi olduklarý tahmin edilen Ermeni kuvvetinin Nahcivan ve havalisini iþgal ettikleri ... (11 Haziran 1919) ... bir Ýngiliz subayý Iðdýr'dan Bayezit'e gelerek, Mutassarýf'a: Ýngiltere himayesinde teþekkül eden Ermenistan'a Bayezit havalisinin de býrakýldýðýný bir aya kadar on beþ bin Ermeni muhacirinin Ermeni düzenli birlikleri himayesiyle eski yurtlarý olan Bayezit sancaðýna sevk edileceðini bildirmiþtir. Doðu vilayetlerinden bir karýþ topraðýn bile Ermenistan'a býrakýlmasýnýn mümkün olmayacaðý, bir tek Ermeni askerinin sýnýrýmýzýn bu tarafýna geçmesinin ateþle karþýlýk göreceði (12 Haziran 1919) ... Doðu vilayetleri halkýnýn, Ermeni çetelerinin acýmasýzlýðýna ve taarruzlarýna hedef olmuþ, en büyük felaketi görmüþ bir unsur olmak sýfatýyla, birlik ve fedakarlýk lüzumunu en önce takdir ettikleri iftiharla görülmektedir. (16 Haziran 1919) ... Devlet ve milletimizin parçalanmasý ve Ermeni ve Yunan esaretine düþülmesi söz konusudur. Altý yüz elli sene efendilik eden bir milletin köle mevkiine düþmesi kolay bir hadise deðildir. (6 Temmuz 1919) ... Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni emellerine kurban etmemek için açýlan milli mücahede uðrunda milletle beraber serbest surette çalýþmaya resmi ve askeri sýfatým artýk mani olmaya baþladý. Bu mukaddes gaye için milletle beraber nihayete kadar çalýþmaya mukaddesatým adýna söz vermiþ olduðum için pek aþýðý bulunduðum yüce askerlik mesleðine bugün veda ve istifa ettim. (8 Temmuz 1919) Osmanlý tebaasýndan olan Ermeni unsurlarý, gördükleri teþvik ve yardýmýn neticesiyle de, milli namusumuzu yaralayacak taþkýnlýklardan baþlý****** nihayet hazin ve kanlý safhalara girinceye kadar küstahane tecavüzlere koyuldular. Vatanýn parçalanmasý söz konusu ve karar olarak, Doðu Vilayetleri'mizde "Ermenistan", Adana ve Kozan havalisinde "Kilikya" adý ile yine Ermenistan; bu milletin, esarete, kölelik payesine indirilmesi ve nihayet bu devletin tarih sayfasýný kapatarak ebediyet mezarýna defnetmek gibi, insaniyet ve medeniyetle ve hele milliyet esaslarýyla baðdaþmayan emeller kabul ve onay yeri bulmuþ ve görülüyor ki, tatbikat devresi de baþlamýþtýr. Bir istila fikri besleyen Ermeniler, Nahcivan'dan Oltu'ya kadar bütün Ýslam ahaliye baský ve bazý mahallerde katliam ve yaðma yapýyorlar. Sýnýrlarýmýza kadar Ýslamlarý mahva mahkum ve göçe mecbur ederek Doðu Vilayetleri'miz hakkýndaki emellerine doðru emniyetle yaklaþmak ve bir taraftan da 400 bin olduðunu iddia ettikleri Osmanlý Ermenisini bir dayanak olmak üzere memleketimize sürmek istiyorlar. memleketimizde külliyetli yabancý parasý ve birçok propagandalar cereyan ediyor. Bundaki gaye, pek aþikardýr ki, milli hareketi neticesiz býrakmak, Yunan, Ermeni emellerini ve vatanýn bazý mühim kýsýmlarýný iþgal gayelerini kolaylaþtýrmaktýr. (23 Temmuz 1919) ... Doðuda Ermeniler Kýzýlarmaða kadar geniþleme hazýrlýklarýna ve þimdiden sýnýrlarýmýza kadar dayanan katliam siyasetine baþladý. (4 Eylül 1919) ... vatanýmýz içinde baðýmsýz Ermenilik teþkili gayesine yönelik harekata karþý birlikte müdafaa ve mukavemet meþru esasý kabul edilmiþtir. (11 Eylül 1919) ... Mütareke gününden beri Rum ve Ermenilerin, Ýtilaf Devletleri teþvik ve himayesi altýnda nasýl milli izzeti nefsimizi yaraladýklarýný, ne suretle saltanat ve hükümet hakkýný ayaklar altýna aldýklarýný ... (17 Eylül 1919) ... Ermenilere hiçbir kötü kastýmýz yoktur. Bilakis onlarýn her türlü tabiiyet haklarýna tamamen riayetkarýz. Bunun aksi olarak yayýnlar, düzmeceden ve Ýngilizlerin aldatmacasýndan ibarettir. Ermeni facialarýnýn hala mevcut eserlerinin gösterilmesi uygun olur. (21 Eylül 1919) Ateþkes sonrasýnda hükümetimizin Adana ili ile Antep, Maraþ, Urfa sancaklarýný býrakma güçsüzlüðünde bulunmasý, bu yörede Fransýz ve Ýngiliz koruyuculuðu altýnda Ermeni iþgalini ve örgütlenmesini kesinleþtirmiþ ve bunlar, o il ve sancaklarý Ermenileþtirmek amacý ile bir yýla yakýn bir süre çalýþma göstermiþ 1. Þimdiye dek yapýlan saldýrýlarýn türü aþaðýda özetlenir: A. Fransýz ve Ýngiliz görevlileri ile Ermeni komitelerinin ve oralarda bulunan Ermeni topluluðunun açýktan açýða Müslümanlarýn haklarýna saldýrmalarý. B. Osmanlý topraklarýnýn deðiþik yerlerinde oturan Ermenilerin buralara göçlerinin kolaylaþtýrýlmasý ve burada sayýlarýnýn artýrýlmasý. C. Yabancý üniformasý ile Ermeni birliklerinin buralara gönderilmesi ve buradakilerle birleþtirilmesi. D. Ýslam halkýn az zamanda ekonomik ve baþka baskýlarla yok edilmesi ve öldürülmesi ve göçe zorlanmasý. E. Aralarýna aþamalý olarak sokulan bölücülükle Ýslam halkýnýn yabancý koruyuculuðunu istemek zorunda býrakýlmasý. (22 Eylül 1919) Merkezi Erivan olan Ermeni Cumhuriyeti'ne karþý dostça olmayan hiçbir niyetimiz yoktur.... Bu yeni devletteki Ermeniler, Ermeni müfreze kumandanýnýn emirleriyle, Müslüman unsuru imha etmek üzere faaliyette bulunuyorlar. Bu emirlerin suretlerini gözlerimizle gördük. Erivan'daki Ermenilerin, Müslümanlarýn imha siyaseti güttükleri ve bu kanlý vahþet dalgasýnýn sýnýrlarýmýza kadar geniþlediði, sýnýrlarýmýzýn, öbür taraftan, ölümden kaçan sayýsýz Müslümanla dolu olmasýyla da teyit edilmiþ oluyor. Ýngilizler, bu hareketlerin cereyaný esnasýnda, bir yandan Ermenilerin Müslümanlara karþý tutumlarýný teþvik ettiler, hatta onlarý bu konuda kýþkýrttýlar, diðer taraftan Ermenilerin tecavüzlerini bize sayýp döktüler ve bunlarý tahammül edilemez hareketler olarak nitelediler ve bu komþu devlete saldýrarak misillemede bulunmaya bizi zorladýlar. Fakat biz hakikatin kendini göstereceðinden emin olarak Ermeni tahriklerine tahammül ettik ve Ýngilizlerin öfkelerini fark etmemiþ göründük. Hakikaten, bizi Ermenilere saldýrmaya teþvik eden ve bu þekilde kendi bölüklerini o topraklara gönderebilmelerini saðlayacak bir ortam yaratmayý planlayan Ýngilizlerin tutumlarýný meydana çýkarabileceðimizi düþündük. Ýngilizlerin bütün bu manevralarý, Kafkasya'yý boþaltmalarý mecburiyetini hissettikten sonra, onlarýn subay ve temsilcileri tarafýndan baþlatýldý. Erzurum ve Van'daki Müslümanlarýn ve bilhassa sýnýr bölgelerinde yaþayanlarýn; Ermenistan'da cereyan eden katliama dair her gün aldýklarý haberler ve ölümden kaçan ve aðlanacak vaziyette olan mültecilerin manzarasý karþýsýnda, büyük heyecana kapýlmalarý çok normaldir. (24 Eylül 1919) Adana dahilinde, Ermenilerin Fransýzlar tarafýndan silahlandýrýldýðý ve Ýslamlarla boðazlaþmaya sevk edildikleri. (23 Ekim 1919) Maraþ'a Fransýz kuvvetleri girmekte ve oradaki Ermeniler vasýtasýyla Müslüman kardeþlerimize karþý bir katliam icra etmekte olduklarý haber alýndý. (1/2 Kasým 1919) Maraþ'tan alýnan saðlam malumatta, Maraþ'ý iþgal eden Fransýz kýtalarýnýn yüzde yirmisi Fransýz Cezayirli olup, geri kalaný Osmanlý Ermenilerinden meydana gelen fedailerdir. Bunlar þehirde namuslu Ýslam kadýnlarýna taarruz etmekte ve Müslüman ahaliye zulüm ve iþkence yapmaktadýr. Dükkanlar bütünüyle kapalý, ahali heyecandadýr. (7 Kasým 1919) Küçük - Ermenistan teþkiline ve Kilikya'nýn Fransýzlar tarafýndan tamamen iþgaline mani olmak için, mülkiye memurlarýnýn ve askeriyenin el ele vererek Adana vilayetinde ve baðýmsýz sancaklarda karþý koyma vasýtalarýný hazýrlamalarý ve hazýr bulundurmalarý bütün alakadarlara yazýldý. (10 Kasým 1919) Adana'da Fransýzlar ve Ermeniler tarafýndan yapýlan zulümlerin ve tecavüzlerin artmasýndan dolayý Ermeni zulümlerini görmek üzere milletlerarasý bir heyetin Adana'ya yollanmasý (16 Kasým 1919) Ermenileri geri çekerek, Ýslamlar aleyhindeki zulme nihayet vereceklerini söyleyen Fransýzlarýn bu defa birlikte Ýslam halký katliam eyledikleri son derece dikkate deðerdir. (11 Ocak 1920) Adana'da 1170, Toprakkale-Islahiye þimendifer hattý üzerinde 270, Osmaniye-Adana üzerinde 200, Katma'da 300, Kilis'te 600, Antep'te 1200, Maraþ'ta 1200 kadar Fransýz sömürge ve Ermeni askeri olmak üzere iþgal kuvvetleri bulunduðu anlaþýlmýþtýr. (24 Ocak 1920) Maraþ'ta, Fransýzlar, Ermeniler, Müslümanlarý katliam etmektedirler. insanlýk aleminden bu katliama nihayet verilmesini. (25 Ocak 1920) Maraþ'ta, Fransýz ve Ermeniler tarafýndan Müslümanlarýn katliamý, insanlýðý dehþete düþürecek þekilde devam ediyor. (29 Ocak 1920) On yedi günden beri Maraþ'ta cereyan eden feci ve kanlý vakalara nihayet verilmesi hakkýnda, medeniyet ve insanlýk aleminin duyup öðrenmesi için yükseltilen feryat ve acýnýn yankýlanacak bir yer bulmadýðý, hala bu vahþetin devamýyla sabit oluyor. (8 Þubat 1920) Adana'da heyecan ve asabiyet ziyadeleþmiþtir. Ermeniler, kilise ve mekteplerde sýk sýk toplanmaktadýrlar. Ýnekler ve Bahçe Ermenileri, Güller ve Zencirli Ýslam köylerini yaðmalamýþ ve ahalisini pek vahþiyane katliam etmiþlerdir. (10/11 Þubat 1920) Medeniyet maskesine gizlenen Fransýzlar ve onlarýn öncüsü olan Ermeniler, Urfa ve havalisinde Ýslam ahali hakkýnda zalimane katliamlara baþlamýþlardýr. (14 Þubat 1920) Tarihte emsali görülmemiþ olan bu vahþetin faili Ermeniler olup, Müslümanlar ancak namus ve hayatlarýný muhafaza kaydýyla mukavemet ve müdafaada bulunmuþlardýr. Yirmi gün devam eden Maraþ katliamýnda Müslümanlarla birlikte þehirde kalan Amerikalýlarýn bu hadise hakkýnda Amiral Bristol'a çektikleri telgraf, facia sebeplerini, tekzip edilemez bir þekilde tayin etmektedir. General Keret'in geri çekilmesiyle neticelenen bu muharebelerden sonra Kuvayi Milliye'ye teslimiyet arz eden muharip Ermeni kuvvetlerine karþý hiçbir ceza tatbik etmeyip bilakis onlarý þefkatli sinesine ve himayesine alan milletimizin alineceplýðýný Maraþ Ermenileri de minnet ve þükran ile teyit etmektedirler. Þu halde Ermenilerin intikam fikri ve tecavüzleri neticesi meydana gelmiþ bazý vakalar var ise, bunlarýn mesuliyeti milletimize deðil bizzat Ermeni milletine ve onun tahrikçilerine ait olmak lazým gelir. (20 Þubat 1920) Hiçbir yerde Ermeni kýtali (kýrýmý) yapýlmakta deðildir. Maraþ hadisesinden bahsedilmek murat ediliyorsa, orada Fransýz askerleriyle beraber milletimize taarruz eden Ermeniler katledilmiþ olmayýp, bilakis Fransýz askeri kendilerini terk edip çekildikten sonra Ýslamlar tarafýndan himaye ve þefkate mazhar olmuþlardýr. milletimiz sebepsiz hiçbir yerde hiçbir yabancý unsura mütecaviz deðildir. (22 Þubat 1920) Kozan'da birçok Türklerin kiliseye doldurulduðunun tesbit edildiði, Feke ilçesinin 80 Ermeni tarafýndan sarýldýðý bildiriliyor, ayrýca Saimbeyli'ye az zamanda takviye yetiþtirilmediði takdirde Türklerin sonunun fena olacaðý, silahlý olmayan Ermenilere hiçbir sebeple taarruz edilmemesi.... (2 Mart 1920) Bir uydurma Ermeni kýrýmý meselesi ve tüm dünyayý aldatmak için yaratýlan bu kin ve hýrs ürünü propagandalarýn niteliði hakkýnda uygarlýk ve insanlýk dünyasýnýn bir kere daha aydýnlatýlmasý ve bu suretle haksýzlýða uðramýþ Türk ulusunun iðrenç ve alçakça bir suçlamadan arýndýrýlmasý. (7 Mart 1920) Bugün Kozan, Haçin (Saimbeyli), Feke gibi bölgelerde fiilen kendisini göstermiþ olan Ermeni mezaliminin bir an önce söndürülmesi gereklidir. Yalnýz þu aralýk her türlü islam hareketlerini Ermeni kýrýmý biçiminde göstermek istenildiði anlaþýldýðýndan harekatýn her halde bu gibi yanlýþ söylentilere ve suçlamalara yer býrakmayacak þekilde idaresi. (9 Mart 1920) 13 Mart tarihli Temsp gazetesinde Lord Curzon Avam Kamarasýnda irad ettiði nutukta Ermenilere dair demiþtir ki: Bana öyle geliyor ki siz Ermenileri sekiz yaþýnda pek temiz ve masum bir kýz gibi zannediyorsunuz. Bunda pek yanýlýyorsunuz. Zira Ermeniler bilhassa son harekatý vahþiyaneleri ile ne derecelere kadar hunhar bir millet olduklarýný bizzat kendileri ispat eylemiþlerdir. (27 Mart 1920) Fransýzlar Maraþ ve Urfa'da yaptýklarýný Adana'da da yaparak Ermenileri silahlandýrýyorlar. Bunlar Ýslam halkýna saldýrýyor. Kozan çevresinde Ýslam halkýndan toplanan silahlar ve hayvanlar saldýrgan Ermenilere veriliyor. Kozan çevresindeki Ham*** Kurtoðlu Çiftliði, Çolak Hasan, Yassýçalý, Mehmet Aða ve Kabasakal köyleri Ermeni jandarma ve gönüllülerince bütün olarak yakýlmýþtýr. Buçak yakýnlarýnda birkaç köyün daha yakýldýðý da haber alýnmýþtýr. Kilikya'da ve çevresindeki iþgal bölgelerinde Fransýzlarýn yarattýðý durum, Türkler ve Ermeniler arasýnda karþýlýklý olarak bir öç alma duygusunu beslemek ve bunun sonucunda da, iþgalin kaldýrýlmasý ile birlikte yerli halkýn birbirlerini boðazlayacaklarýný dünyaya yayarak amaçlarýna varmaktýr. (31 Mart 1920) Esirlerin hastalýk sebebiyle bile olsun elimizde ölmeleri dini ve milli ahlakýmýza uygun düþmedikten baþka vatani çýkarlarýmýzý da gerçek biçimde yaralar. (13 Nisan 1920) Düþmanlarýn bütün çalýþmasý, barýþ esaslarýnýn kararlaþtýrýlacaðý þu sýralarda memleketimizi dýþarýda ve içeride güçsüz bir durumda býrakarak istedikleri her þeyi kabul ettirmeyi amaçlýyordu. Geleceðe yönelik çýkarlarýný, çeþitli baskýlarla bütün dýþ ülkeleri aleyhimize çevirmekte gören bazý kuruluþ ve unsurlar ise, tarafýmýza yöneltilen bu akýmý temelinden yýkmak ve bütün dýþ ülkelerin milletimiz lehine, düþüncelerinde deðiþiklikler olmasýna fýrsat vermemek için, tümüyle yalan olan en son Ermeni soykýrýmý uydurmasýný düzenlediler ve açýkladýlar. Ýngilizler, bir yandan dýþ durumumuzu yeni toplu öldürme iftiralarý ile sarsarak tasarladýklarý Ýstanbul iþgalini kolaylýkla uygulayabilecek bir ortam hazýrlýyorlardý Anadolu'da yerleþmiþ Ermenilerin ve Rumlarýn hükümet emirlerine ve milli amaçlara karþý gelmedikçe her türlü saldýrýdan korunmalarý ve tam anlamý ile mutlu ve rahat bir hayat yaþamalarý öteden beri kabul edilmiþ bir ana konu idi. Kilikya ve dolaylarýnda ve doðu hududumuz dýþýndaki resmi ve resmi olmayan Ermeni kuvvetlerinin dindaþ ve ýrkdaþlarýmýza karþý yapýlan cinayete varan saldýrýlarý karþýsýnda bile, ülkemizde yaþayan Ermenilerin her türlü taarruzdan korunmasýný saðlamayý pek önemli bir medeni görev kabul ettik ve Anadolu'nun dýþ dünya ile iliþkisinin kesik olduðu bu günlerde yüce vatan çýkarlarýný amaçlayan önlemler içinde Ermeni halkýnýn esenliðinin korunmasý gerekliliðini bütün makamlara bildirdik. Ýþte, Ýstanbul'un yabancý kuvvetlerce iþgalinden bu güne kadar geçen acý günlerinde hiçbir dýþ ülkenin fiili korumasýna eriþemeyen Anadolu Ermenilerinden hiçbir kiþinin, en küçük bir anlamda bile, saldýrýya uðramamýþ olmasý, bize her nedenle cinayet yükleyen ve medeni duyarlýlýðý kendi tekelinde sanan entrikacý Avrupalýlarýn yüzlerini kýzartacak ve milletimizin yaradýlýþýndan sahibi bulunduðu insanlýk törelerinin yücelik derecesini ispat edecek çok önemli bir konudur. (24 Nisan 1920) Adana, Maraþ, Ayýntap ve Urfa gibi en eski Ýslam memleketleri Fransýz zabitlerinin idaresinde Ermeni kin ve öfkesine, Ermeni ruhunun yýrtýcý kabalýk ve düþmanlýðýna yenecek, parçalanacak bir av gibi terkedildi. (09 Mayýs 1920) Üç Sancak'taki Türk halký Ermeniler tarafýndan devamlý olarak katliam edilmektedir. Ermenilerin böyle hareket ettiklerini Avrupalýlar da kabul etmektedirler. (13/14 Haziran 1920) 11 Haziran öðleden sonra saat üçte bu zavallý halk, Kahyaoðlu Çiftliði'ne vardýðýnda silahlý otuz Ermeni'den kurulu bir çetenin saldýrýsýna uðrayarak erkekler bir eve, çocuklarla kadýnlar bir baþka eve doldurulmuþ, kýrk üç erkek, yirmi bir kadýn ve sayýsý saptanamayan çocuklar kamadan geçirilmiþlerdir. Ayrýca, dördü erkek ve on sekizi kadýn olmak üzere yirmi iki yaralý vardýr. Kadýnlarýn kollarýný keserek bileziklerini ve küpelerini almýþlardýr. Adana'nýn 10 km doðusundaki Ýncirli köyünde 9 Haziran 1920 günü Ermeni çeteleri bütün köy halkýný bir yere doldurup bomba ile havaya uçurmuþlardýr. (13 Haziran 1920) Bolþeviklere Azerbaycan'da muhalifler vardý. Onlar bir karþýt hareket yaptýlar. Azerbaycan'da bizim kendi arkadaþlarýmýz vardý. O arkadaþlarýmýza Ýngilizler dediler ki: "Bolþeviklerle muharebe ediniz. Türkiye bizimle anlaþtý." Orada bulunan arkadaþlarýmýz da ellerindeki kuvveti çarptýrdýlar ve tabii maðlup oldular. Maðlup olduktan sonra biz de iþittik. Haber gönderdik, filan ettik. Halbuki Bolþeviklerle bu muharebe baþlayýnca ahali-i Ýslamiyenin katline baþlanýldý. Ermeniler bundan istifade etti ve hudutlarda bulunan ahali-i Ýslamiye de bundan istifade etti. (3 Temmuz 1920) Gümrü'de baþlayan barýþ görüþmelerinin iki ulus için karþýlýklý güvenlik ilkesine dayalý bir barýþ ve bolluk dönemi getirecek bir sonuca ulaþmasý bizce de pek uygun ve gerekli olduðuna kuþku duyulmayacaðý umudu ile Ermenistan'ý artýk zararlý dýþ etkilerden korumaya yönelik yurtseverce çalýþmalarýnýzda kesin baþarýlar dilerim. (29 Kasým 1920) Ermeniler Van ve Bitlis'i ele geçirince, Irak'taki Ýngilizlerle birleþeceklerinden dolayý bütün Yakýndoðu'da Ýngilizlerin yeri çok saðlamlýk kazanacaktýr. Rum, Ermeni gibi Batý emperyalistlerinin hizmetçisi olan uluslarla, bu çabalarýnda direndikleri sürece anlaþma olanaðýmýz yoktur. Yunanistan ancak Türk çoðunluðunun yerleþik bulunduðu Ýzmir ve Trakya'dan ve Ýngiliz köleliðinden vazgeçtiði zaman bizimle dost olabilir. (1 Aralýk 1920) Ve gerek Rus gerek Garb istatistikleri bu hususda kanýt olarak yeterlidir. Birkaç asýrdan beri Þark Vilayetlerimizin hiçbir kýsmýnda hiçbir vakit bir Ermeni çoðunluðu olmamýþtýr. Ve Çarlýk idaresi veya Garb emperyalistleri tarafýndan teþvik edilen Türk ve Ermeni halklarýnýn giriþmiþ olduklarý kanlý mücadeleler bir tarafa olduðu kadar, öteki tarafa da can kaybýna malolmuþtur. 1917'de Ruslarýn çekilmesinden sonra Ermeni çetelerinin Þark vilayetlerimizi ne halde býraktýklarý bunun kafi derecede bir ispatýdýr. Ermenistan'ý Mezopotamya'da yerleþmiþ Ýngilizlere yaklaþtýracak surette uzatmak, Moskova ve Ankara hükümetlerine pek çok nahoþ sürprizler yaratmak demek olur. (27 Aralýk 1920) S - Yakýn zamanda Türklerin Ermenilerle katliam yaptýklarý hakkýnda neþredilen haberler doðru mudur? C - Türkler tarafýndan Ermeniler aleyhinde katli*** uydurulmuþ rivayetler ve daha önce yayýlmýþ bir takým yalan ve iftiralardan ibarettir. Bunlarýn kat'iyyen doðru olmadýðýna emniyet edebilirsiniz. Bu hakikatýn belgelendirilmesi için tarafsýz heyetlerin memleketimizde kemal-i serbesti ile icra-yý tahkikat eylemelerini memnuniyetle kabul ederiz. Bu meseleye dair Ermenistan'daki Yakýn Doðu Amerika yardým heyetleri tarafýndan verilen en son raporlarýn okunmasýný tavsiye eyleriz. S - Türklere Ermeniler tarafýndan katliam yapýlmýþ mýdýr? C - Türk ahali hakkýnda Ermeniler tarafýndan yapýlan mezalim ve katliam ki Ermenistan üzerine ordularýmýz tarafýndan ihtiyar edilen harekatý zaruri kýlmýþtýr. Gayet geniþ mikyasta vaki'dir. Buna dair vesaik-i kat'iyeye malikiz; bu vesaik suretlerini size ayrýca verdireceðim. (17 Ocak 1921) 7. Düþmanca ithamda bulunanlarýn sürdürdükleri büyük mübalaðalar dýþýnda Ermenilerin tehciri meselesi aslýnda þuna inhisar etmektedir: Rus ordusu 1915'de bize karþý büyük taarruzunu baþlattýðý bir sýrada o zaman Çarlýðýn hizmetinde bulunan Taþnak Ermeni komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmiþti. Düþmanýn sayý ve malzeme üstünlüðü karþýsýnda çekilmeye mecbur kaldýðýmýz için kendimizi daima iki ateþ arasýnda kalmýþ gibi görüyorduk. Ýkmal ve yaralý konvoylarýmýz acýmasýz þekilde katlediliyor, gerimizdeki köprüler ve yollar tahrip ediliyor ve Türk köylerinde terör hüküm sürdürülüyordu. Bu cinayetleri iþleyen ve saflarýna eli silah tutabilen bütün Ermenileri katan çeteler, silah cephane ve iaþe ikmallerini, bazý büyük devletlerin daha sulh zamanýndan beri kendilerine kapitülasyonlarýn bahþettiði dokunulmazlýklardan bilistifade ve bu maksada matuf olarak büyük stoklar husule getirmeye muvaffak olduklarý Ermeni köylerinden yapýyorlardý. Ýngiltere'nin sulh zamanýnda ve harp sahasýndan uzak olarak Ýrlanda'ya reva gördüðü muameleye hemen hemen kayýtsýz bir þekilde bakan dünya efkarý, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldýðýmýz karar için bize karþý haklý bir ithamda bulunamaz. Bize karþý yapýlmýþ olan iftiralarýn aksine, tehcir edilmiþ olanlar hayattadýr ve bunlardan ekserisi þayet Ýtilaf Devletleri bizi tekrar harb etmeye zorlamasa idi evlerine dönmüþ olurlardý. Brest-Littowsk Muahedesinin akdini müteakip Ruslarýn Þark vilayetlerimizi tahliyeye baþladýklarý sýrada Ermeni çetelerinin yapmýþ olduklarý katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur. Sivas'ta benle görüþmüþ olan, bilahare bu bölgeleri ziyaret eden ve buralarda Ermeni çetelerinin davranýþlarý hususunda mufassal müþahadelerde bulunarak daha sonra kendisine bu konuda anlatmýþ olduðum þeylerin doðru olduðunu bana yazmýþ bulunan Amerikan Generali Harbord Amerikan Umumi ekfarýnýn kendisinden faydalý bilgi temin edebileceði bir þahidimizdir. Taþnaklar daha sonra da Kars ve Olti bölgelerinde Alexandropol (Gümrü) Antlaþmasýnýn akdine kadar cinayetlerine devam etmiþlerdir. Milyonlarca Türk'ü binlerce Ermeni'nin hakimiyetine terketmeye kalkýþan Wilson projesi sadece gülünçtür. (26 Þubat 1921) Güneyde Fransýzlarla onlarýn silahlandýrdýðý ve bize karþý kýþkýrttýðý Ermeniler ve doðuda Ermenistan Ermenileri memleketimizin ele geçirdikleri yörelerinde ve iþgal edilen sýnýr ve cepheler çevresinde Müslüman halka çeþitli zulümler uyguluyor ve katliam yapýyorlardý. (1 Mart 1921) Ermeni sorunu denilen ve Ermeni milletinin gerçek olmayan isteklerinden çok, dünya kapitalistlerinin ekonomik yararlarýna göre çözülmek istenilen sorun, Kars antlaþmasý ile, en doðru þekilde çözüme ulaþtýrýlmýþ oldu. (Alkýþlar) Yüzyýllardan beri dostluk içinde yaþayan iki çalýþkan halkýn iyi iliþkileri memnuniyetle yeniden kuruldu. (1 Mart 1922) Doðuda Trabzon'u, güneyde Adana'yý içine alacak büyük Ermenistan'dan eser kalmamýþtýr. Ermeniler, gerçek sýnýrlarý içinde býrakýlmýþtýr.
(13 Aðustos 1924)
ÞARKIDAKÝ ÞÝÝRÝN BESTELENÝÞ HÝKAYESÝ
“Bir kitaba uzandý. Arap elifbasýyla basýlmýþ bu antolojinin sayfalarýndan birinin arasýna kalem konmuþtu. Okumaya baþladý. Þiir Ahmed Cevat’ýn idi.
Üzeyir Bey durdu. Kýt’ayý bir daha okudu. Kâðýda çizdiði resme baktý. Sonra piyanonun üstündeki resme baktý. Taþbasmasý resim ona Türkiye’den gönderilmiþti. Hamidiye’nin resmiydi. Türklerin gururu gemi, Sivastopol’u bombalayan, Yunan harp gemilerini bordalayan gemi... Üzeyir Bey yüreðindeki sýkýntýyý, keder benzeri duyguyu, daha bir müdrik hissetti. Bugün yirmi ikinci gündü. Türk Ordusu Sakarya’da yirmi iki gece, yirmi iki gündür harb ediyordu.
‘Allahým sen kötü gün gösterme, ordumuzun baþýna bir hâl gelmesin. Son kal’amýzý koru Tanrým’ diye söylendi. Gözlerine acý nemler hücum etti. Tüyleri ürperdi, sazak çalmýþ gibi yüreði burkuldu. Piyanosunun baþýna gitti. Ayakta tuþlara bastý. Bir segâh naðme üstünde parmaklarýný dolaþtýrdý. Sonra oturdu. Bir akor bastý. Piyano ellerinin, beyninin, vücudunun devamý idi. Ýlhamlarýnýn, düþüncelerinin dile geldiði çalgý insandý.... Gözünü Hamidiye’den ayýrmadan tuþlarda parmaklarýný gezdirmeye baþladý. Ýçinden haykýra haykýra Ahmet Cevad’ýn mýsralarýný söylüyor, parmaklarýyla naðmesini çalýyordu. Sol–fa–sol–fa, sool–fa–sol–fa/ Çýr–pý–nýr–dýn Gaa–ra–de–niz...
Birden oda kapýsý týkladý. Çalmayý kesti. Ýçeri can dostu, büyük sanatkâr Bülbül girdi. Üzeyir Bey’in buðulu gözleri, titreyen dudaklarýný görünce korktu, ‘–Üstâd ne oldu? –Heç Bülbül, hele yanaþ. –Bülbül uyaklaþtý, notaya baktý, melodiyi içinden okudu, güfteyi görünce: –Üstâd böyle þeyler yazýlýr mý?Adamý sürerler, asarlar deli misin? –He, deliyem. –Eh eleyse, men de deliyem.Çal.
Üzeyir bey hayatýnýn hiçbir döneminde böyle çalmamýþtý.
Bir ara ikisi de caddede bir hareket olduðunu sezdiler. Allahallah... Evin önü insan kaynýyordu. Halk haykýrýyordu: –Ü–ze–yir bey çok ya–þa.
BADBOY DER KÝ EVET BURASI SÖZÜN BÝTTÝÐÝ YER 1 ermeni ÖLDÜ DÝYE TV LERDE SOKAKLARDA BÝZ ermeniyiz DÝYE BAÐIRANLAR
DOÐRU SÝZ ERMENÝSÝNÝZ!
Dogru söylüyorsunuz! Siz Ermeni'siniz! Kiþi kendisini nasýl görüyorsa, öyledir! Siz kendinizi Ermeni olarak mi, goruyorsunuz? Kuskunuz olmasin, Ermenisiniz! 1840 yilinda, ortalikta en kucuk bir catisma yokken.. Maras'ta, bir dagin tepesinde kurulmus bir Turk karakolunu yorede gizlice orgutlenmis olan bes bin dolayinda silahli Ermeni gucu gece yarisi basti. Dort yuz dolayindaki Turk askeri ile subayinin kulaklarini, burnunu keserek!.. Sonra yavas yavas, iskence ederek oldurduler!. . Siz, bunu bilmezsiniz! Siz, Ermeni'siniz! Evet, siz Ermeni, kesinlikle Ermeni'siniz! Bin sekiz yuz yetmisli yillardan baslayarak, Kafkas kuzeyi, Kafkasya ile Gurcistan'da silahlandirilan Ermeniler Turk kokenli koylere saldirdilar! Bu bolgelerde Turk sayisinin azalmasi boylece basladi! Biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz! Niye? Ermeni oldugunuz icin! Evet, siz Ermeni'siniz! 1878 - 1879 yilindaki ünlu 93 harbinde bolgeyi cok iyi tanidiklari icin Ruslara kilavuzluk edenler de, cephe gerilerindeki Turk koylerini basanlar da, Ermenilerdi! Siz, bunlari biliyor musunuz? Sizin, Ermeni acik oturumlarinda boy gosterip yongalar savuran tarihcileriniz bilir mi? Bilir, bilir! Bilmemis olabilir mi? Nicin, bir tek soz olsun bundan soz etmez? Etmez! Evet, siz Ermeni'siniz! 1913 - 1915 yilinda kiyima ugrayan Turk koyleri! Durduk yere oldurulen yuz binlerce Turk?! Bilmiyorsunuz degil mi? Ermeni'siniz! 1905 yilinda Kucuk Erges Beg'in savundugu Andican'i tutusturarak yirmi bin Ozbek Turk'unu olduren kim? Ruslar degil! Rus ordusuna bu isi yapmak icin karsi koyan Ermeni birligi? Bilmiyor musunuz? Bilmezsiniz! Ermenisiniz! Baskin Oran.. (Bilir, bilmez)!!! Hassan Ummit.. (Bilir, bilmez)!!! Bakin, siz þimdi 20. y.y.in en buyuk kiyimi: Karabag'i bilmezsiniz, degil mi?! Hani, yuz bin kisi yerinden - yurdundan olmustu! Bakin, siz þimdi 20.y.y.in en buyuk saldirisi, en buyuk kanli kirimi olan Azerbaycan'in yuzde onunun ele gecirilip bir milyon kisinin surulmesini, bunlarin icerisinden binlercesinin olduruldugunu de bilmiyorsunuz! ? Cok uzadi! Son bir soru, son bir belirleme: Turkiye'de 390 bin Ermeni var? Peki: Ermenistan'da kac Turk var? Siz, Ermeni oldugunuz icin bilmezsiniz! Ben soyleyeyim: YOK! Ermenistan'da bir tek Turk yok!
Evet: HEPIMIZ ERMENIYIZ! diye bagiranlar. Siz bilmezsiniz! Siz Ermeni'siniz!
BÝZ ÝSE TÜRK!!! NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENE!
BÖLÜM 1
BÖLÜM 2
BÖLÜM 3
BÖLÜM 4
BÖLÜM 5
BÖLÜM 6
KAYNAKLAR:
1. Kýrzýoðlu, Prof. Dr. M. Fahrettin, Kars Ýli ve Çevresinde Ermeni Mezalimi (1918-1920), KÖKSAV Yayýnlarý, Ankara 1999. 2. Aslan, Doç. Dr. Yasin, Ermenistan Tarihi Yol Ayrýmýnda, Ankara 1997. 3- Ermeni Alimleri ve Feryat Koparan Taþlar (Rusça) 1902, s 80-123 4- AFP, 6 Mayýs 1994. 5- Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi IV, sayfa 81-82, Azerbaycan Gazetesi, 11 Mart 1994. 6- Moscow News, 11 Aralýk 1993, Nu: 46, ITAR-TASS, 31 Aðustos 1993. 7- Nezavisimaya Gazeta, 8 Nisan 1994, Nezavisimaya Gazeta, 18 Ocak 1994. 8- Moscow News, 15 Ocak 1993. 9- Naþ Sovremennik (Muasýrýmýz) dergisinin 1993/4 cildi. 10- Segodnaya (Bu Gün) Gazetesi, 9 Nisan 1994. 11- Nezavisimaya Gazeta, 8 Nisan 1994. 12- Nezavisimaya Gazeta, 18 Ocak 1994. 13- Azatamart Gazetesi, 2-8 Kasým 1993. 14- Snark Haber Ajansi, 7 Aralýk 1993. 15- Moskovskaya Pravda 24 Eylül 1992. 16- Turan Ajansi, 4 Aralýk 1993. 17- Moskovskiya Novosti Gazetesi, 1992/13 18- Azadlig, 12 Mayýs 1992. 19- Azatamart 2-8 Aralýk 1993. 20- Soviet Analyst 15 Mayýs 1991, nu: 10. 21- Neue Zeurcher Zeitung, 9 Þubat 1993. 22- Frankfurter Allgemeine Zeitung, 15 Þubat 1993. 23- Wall Street Journal, 25 Ocak 1995. 24- Segodniya, 28 Haziran 1995. 25- Segodniya, 13 Temmuz 1995. 26- ÝTAR-TASS, 27 Kasým 1994. 27- Snark Haber Ajansý, 1 Aralýk 1993. 28 -New Times, Kasým/1994 29-Country Report, 1994. 30- Segoniya, 30 Haziran 1995. 31- Salam (Ýran gazetesi), 7 Ekim 1995. 32- Moscow News December 8-14, 1995 . 33- Komersant-Daily, 17 Ekim 1995. 33-Nezavisimaya Gazeta, 4 Ocak 1996. 35- Azatamart Gazetesi, 7-13 Eylül 1993. 36- Republik Ermenistan 3 Aðustos 1993. 37- Pravda, 3 Mart 1993. 38- Financial Times, 21 Ocak 1994. 39- Vremya , 5 Mayýs 1993. 40- Los Angeles Times, 5 Ekim 1990. 41- Armenian Weekly, 7 Mayýs 1994. Ayrýca bu yazýlarda bana kaynak saðlayan dostlarýma teþekkürlerimi sunarým
hocam muhteþem bir yazýý olmuþ Allah razý olsun senin gibi bilinçli insanlar halký uyandýrýr...aydýnlýk biz ermeniyiz demek deðildir.arþivlerimizi açtýk bir Allahýn kulu gelmedi bunlar insan bile deðil...
Ülkemizde sadece 1 ermeni
öldürüldü diye yürüyüþ yaptýlar ve o kadar araþtýrdýlar ama hiç bir ermeni
kalkýp ta asala denen terör örütünün þehid ettiði büyükelçilerimizden herhangi biri için tek söz ettimi yada hocalý katliamýndan sonra masum insanlara iþkence edilip öldürüldükleri için yürüyüþ
yaptýlarmý.??
allah razý olsun dostum bu yazýda emeði geçenden ne güzel bir anlatým olmuþ bunu kim biliyor kimse bilmez iþlerine gelmiyor çünkü teþekkürler tekrardan
faþizm iþ baþýnda .... köpekler elini kolunu sallayýp katliyam yapmasýn .... sizin babanýz evinde otrurken hepimiz ermeniyiz diyenler gittiler israil ordusuna ingiliz ajanlarýna amerikan ajanlarýna karþý, filistin kurtuluþ ordusu ile beraber savaþýyordu .... savaslarý ve katliyamlarý kaþýyanlar amerikan çýkarlarý için çalýþýrlar...
Dink'in ölmesi sadece ermeni diasporasýna ve emerikan emperyalizminin iþine yaramýþtýr ve birine biþey yaramýþsa onu o yaptýrmýþtýr... hepimiz ermeniyiz diyenler orada kahrolsun emperyalizm, faþizme geçit yok diye de baðýrdý ve katil seviciler sizi..... siz barýþa ve domokrasiye hizmet etmiþ bu adamýn ölmesine sevindiniz çünkü bu adamýn herhangi bir yazýsný okumadýnýz siz hiç bir þey okumadýnýz.... bir taraftan parça koparmaya çalýþanlarýn çektikleri parçalara vurarak daha çabuk kopmasýný saðlayacak olan bölücü köpekler sizi... siz bu adamýn cenazesindekilere kýzarak aslýnda uluslararasý emperyalizmin istediðini yaptýnýz...