Gittigidiyor Reklam

Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası) 25 Eylül - 1 Ekim

Yangından Korunma Haftası hakkında genel bilgi Ateş ve ısı, insan hayatı için önemli bir ihtiyaçtır. Ateş kontrol altında kullanıldığında insanlara yardımcı olurken, kontrolden çıktığında çok büyük zarar verebilmektedir. İşte ateşin kontrolden çıkıp gittikçe büyümesine yangın denir. Yangın en tehlikeli felakettir. Önüne çıkanı yakar, kül eder. Siler, süpürür, ortadan kaldırır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınlar, büyük zararlar doğurur. En küçük kıvılcımdan, korkunç

Bu konu 984 kez görüntülendi ve 4 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası) 25 Eylül - 1 Ekim

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 984 kez incelendi.


Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası) 25 Eylül - 1 Ekim

    Yangından Korunma Haftası hakkında genel bilgi


    Ateş ve ısı, insan hayatı için önemli bir ihtiyaçtır. Ateş kontrol altında kullanıldığında insanlara yardımcı olurken, kontrolden çıktığında çok büyük zarar verebilmektedir. İşte ateşin kontrolden çıkıp gittikçe büyümesine yangın denir. Yangın en tehlikeli felakettir. Önüne çıkanı yakar, kül eder. Siler, süpürür, ortadan kaldırır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınlar, büyük zararlar doğurur. En küçük kıvılcımdan, korkunç yangınlar çıkar. Küçük bir odada çıkan yangın, önce eve yayılır, sonra komşu evlere, mahalleye ve kısa bir süre içinde de koskoca bir şehre yayılır. Kısa bir anda yüzlerce bina yanar, kül olur. Eşyalar, insanlar, hayvanlar yanar, yok olur. Büyük maddi - manevi zararlar meydana gelir. Hele orman yangınları daha çoktur. Ülkemizin milli serveti olan ormanlar yok olur.

    Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak değerlendirilir. Hafta süresince çeşitli yayın organları ile halka, okullarda öğrencilere yangının zararları anlatılır. Öğrencilerin, bu konuda daha dikkatli olmaları istenir.

    Korunma yolları ve alınması gereken önlemler belirtilir. Yangından korunma yolları öğretilir. Herkese yangın hakkında bilgi verilir.

    Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır, bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi.

    Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir.

    Eskiden kentin yüksek bir binasının tepesinde ya da yangın gözlemek için özel olarak yapılmış bir kulede gözcü bulunurdu. Herhangi bir yerde çıkan yangını gözcüler, tulumbacılara bildirir, tulumbacılar da tulumbayı sırtlar, sokaklarda bağıra bağıra yangın yerine gelirler ve yangını söndürürlerdi.

    Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır.

    İtfaiyenin yangın söndürmede kullandığı araçlar şunlardır: İçi su dolu tankerler, (arazöz), köpük depolanan ve püskürten aygıtlar, üstünde birbiri içine giren, açıldığında çok yükseklere uzanan merdiven bulunan taşıt araçları, kazma, kürek, ip, çengel, hortum ve benzerleridir.

    Bilim ve tekniğin ilerlemesiyle motorlu araçlarda ve yapılarda itfaiye gelinceye dek kullanılan yangın söndürme tüpleri yapıldı. Yangın anında bu tüpleri kullanabilmemiz için, nasıl kullanıldığını ve nerede bulunduğunu bilmemiz gerekir.

    Yangın çıkar çıkmaz komşularımıza haber verip onların yangına karşı önlem almasını sağlarız. Böylece komşularımız yangından zarar görmemiş olurlar. Yangının söndürülmesinde de bize yardımcı olurlar.

    Yangın çıktığında bu ilk girişimlerle birlikte, yangının çıktığı yeri, varsa itfaiye örgütüne bildirmemiz gerekir.

    Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer.

    mindren bunu beğendi.

  2. #2

    Standart Yangının Nedenleri ve Alınacak önlemler

    Yangının Nedenleri ve Alınacak önlemler


    Yangının Başlıca Nedenleri :

    * Yanan soba kapağının açık bırakılması,
    * Sigaranın söndürülmeden atılması,
    * Gaz lambası veya mumun yanık bırakılması,
    * Çıplak elektrik tellerinin birbirine değmesi,
    * Orman ve korularda, piknik yerlerinde yakılan ateşin iyice söndürülmeden bırakılması,
    * Kibrit ve ateşle oynanması,
    * Yanıcı, patlayıcı maddelerin bulundukları yerde sigara içilmesi,
    * Evde kullanılan ocağın açık unutulması,
    * Ev tüplerinin bağlanması sırasında yapılan hatalı bağlamalar,
    * Yanan kibritin yere atılması… gibi nedenlerdir. (Bu kurallara yeterince uyulmadığından sadece 1995 yılı içinde 4790 hektar orman yanıp kül olmuştur.)

    Yangın dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar. Çocukların ateş ve kibritle oynamaları, insanların ormanların içinde gelişigüzel ateş yakmaları büyük yangınlara sebep olur. Küçücük bir kıvılcımın başlattığı yangın bir mahalleyi yakar, kül eder. Orada yaşayanların ölmesi, yaralanması, evsiz kalması sonucunu doğurur. Ormanda çıkan yangın kısa sürede büyük orman alanlarını yok eder. Geriye verimsiz ve çorak topraklar kalır. İşyerlerinde, fabrikalarda, atölyelerde çıkan yangınlar binaların, makinelerin, tezgahların, fabrika depolarında bulunan malların yok olmasına ve çalışanların işsiz kalmasına neden olur.


    Yangının meydana gelmesi ile evsiz, evlatsız, ormansız, ağaçsız, İşsiz, parasız ve malsız kalınır. Yangının sebebi biz isek ömür boyu vicdan azabı duyarız. Bütün bu zararları kendimize verdiğimiz gibi çevremize de vermiş oluruz. Çevrenin ağaçsız, çorak kalmasına, Oksijen deposu yeşilin yok olmasına neden oluruz.

    Dışarılarda başıboş yanan ateşi toprak, kum örterek, su dökerek söndürmeliyiz. Her binada yangına karşı tedbir almalıyız. Binalarda kum ve su kapları, yangın baltaları, kazma ve kürek bulundurmalıyız. Yangın çıkınca, durumu hemen itfaiyeye bildirmeli, itfaiye gelene kadar yangının büyümesini, yayılmasını engellemeliyiz.

    Yangına karşı işyerleri, evler, eşyalar, ürünler sigorta ettirilmelidir. Bu durumda yangından zarar görenlerin zararları sigorta şirketlerince ödenir.

    Yangınların çoğu dikkatsizlik sonucunda çıkmaktadır.

    Bu hafta içinde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Kendisinden ve çevresinden sorumlu insanlar olarak daha tedbirli olalım. Lütfen biraz dikkat ! Önlem almada gecikmeyelim. Sonunda üzen ve üzülen olmayalım.
    mindren bunu beğendi.

  3. #3

    Standart Üçüncü Katta Çıkan Yangın (Peyami Safa)

    Üçüncü Katta Çıkan Yangın


    Odanın içinde bir yanık kokusu. Hemen anlar kadın. " Yusuf, kalk, kalk. Yanıyoruz." Hemen fırlar kadın. " Şamdan nerede, şamdan?" Mumu yakar. Oda kapısını açmasıyla kapaması bir olur. Dışarıdan içeriye öyle bir duman saldırır ki, gözlerinin içi yanan kadın " ayy" diye bağırır ve aksırmaya başlar. "Yanıyoruz. Alt kat da tutuştu. Kalkın çocuklar." Fakat nereye kaçacaklar ? Üçüncü kat. "Yusuf, Yusuf" Adam şaşkın. Sanki direk. Odanın ortasına saplanmış duruyor. "Zehra, baba, çocuklar."

    Kadın bir daha kapıya koşuyor. Fakat gene açmasıyla kapaması bir oluyor. Bu sefer merdivende alev görüyor ve pencereye koşup avazı çıktığı kadar bağırıyor. Komşular uyanıyorlar. Sokakta bir gürültü kopuyor. Her pencereden bir çığlık, aşağıda komşular. "Cayır cayır yanacağız, imdat !.." diye bağırıyor kadın. Yalnız karşıki evde, üst kat pencerelerden ona seslenen Koltukçu İbrahim Efendi : "Eda Hanım diyor, sık dişini, şimdi itfaiye gelecek. Çarşaf tutarlar, atlarsınız. korkma, gelecek itfaiye." Kadın çılgına döner. Babuş ağlar, bağırır. Yusuf'la Zehra'da ses yok. İkisi de put. Eda Hanım bir kapıya, bir pencereye koşar. Sonra kocasının yanına yürür: "Yusuf. Sersem !.. Yaktın bizi. Kim bilir şamdanı nasıl tuttun ? Perde mi tutuştu. Ne oldu ? Yanıyoruz. Hep birden yanacağız şimdi, cayır cayır."

    Yusuf, kalbi de var onun ; elini göğsüne götürüyor. Nefes alamıyormuş gibi bir hali var. Sokakta gürültü, telaş, kıyamet. Odanın içini korkunç bir sıcaklık kaplıyor. Duman doluyor içeriye. Şimdi tutuşacaklar. Artık gözlerini açamaz oluyorlar. Babuş'un sesi de kesiliyor. Boğuldu mu oğlan ? "Evladım, evladım." Eda Hanım gözlerinin içi yanarak, elinde şamdan, çocuğa doğru koşarken mum sönüyor. Zifiri karanlık. Alt kattan ve merdivenden çatırtılar geliyor.

    Tutuşan tahtaların çatırtısı. Eda Hanım bayılmak üzereyken itfaiyenin çanlarını duyuyor ve pencereye koşuyor. " Çabuk, a dostlar, çabuk, yanıyoruz, kül olacağız şimdi." Aşağıdan ona bağırıyorlar. Fakat ne söylediklerini anlamıyor. Eğilip bakıyor. Orta katın pencerelerinden alevler fışkırmakta. Gene haykırıyor, haykırıyor. Koltukçu İbrahim Efendi'nin sesi ona: "Korkma, çarşaf geriyoruz. Önce çocuklar, sonra siz." diyor. "Kim o ? Kimsin sen ?" " Biz itfaiye. Korkma hanım, önce çocuklar atlasın. Haydi çabuk."

    Eda Hanım, yanıbaşına kadar gelen Babuş'u kapıyor, pencereden aşağı fırlatıyor. Gene aynı ses : "Tamam, kurtuldu o, şimdi öteki." Arkasından Zehra Hanım atlıyor. Sonra Eda Hanım, fakat çarşafın üstüne düşer düşmez bayılıyor.

    Peyami SAFA
    mindren bunu beğendi.

  4. #4

    Standart Yangın hakkında güzel sözler

    Yangın hakkında güzel sözler

    * Yangın doğal felakettir.

    * Yangını dikkat önler.

    * Tedbir almak, yangını söndürmek kadar önemlidir.
    mindren bunu beğendi.

  5. #5

    Standart Yangından Korunma Haftası Şiirleri

    Yangından Korunma Haftası Şiirleri



    Yangın

    Ateşle oynamışlar,

    İki kardeş bir ara.
    Odalarını sarmış,
    Dumanlar kara kara.

    İtfaiye gelmiş de,
    Söndürmüş bu yangını.
    Tutuşan yuvaları
    Olmadan kül yığını.

    Bütün oyuncakları,
    Birer birer yanmışlar.
    Yavrucaklar korkudan,
    Düşünüp hastalanmışlar.

    Doktor ikisine de,
    Yetiştirmiş ilacı.
    Yangınlar ölüm gibi.
    Pek acıdır, pek acı.

    Tevfik ÖZBEN



    Yangın

    Telefon yokken kentlerde,
    Yangın çıkınca bir yerde,
    Dumanı, ilk gören adam
    Seçerek yüksek bir dam:
    "Yangın vaar!" diye inlerdi.
    O, ne korkulu günlerdi
    Çoluk, çocuk, hoca, hacı,
    Bir o kadar tulumbacı,
    Takır takım koşarak,
    Yangın yerine giderdi.
    Çoğu kez onlar gelmeden,
    Yangın evi kül ederdi.
    İtfaiye kuruldu da
    Yangın derdi sona erdi.

    Mehmet Necati ÖNGAY


    Yangın

    Korkuludur ateş aman
    Sıçratmayın hiçbir zaman,
    Gözler bile görmez olur
    Kaplayınca kara duman.

    Dikkatsizlik bunun başı,
    Bırakmıyor dağı, taşı.
    Önlemezsem yakar geçer
    Hem kuruyu, hem de yaşı.

    Kurtulmanın çıkar yolu,
    Kovalarım suyla dolu.
    İtfaiye çabuk gelir
    İşletirsem telefonu.

    A.AYAYDIN



    Yangın

    Bir küçük kıvılcım
    Alevleri hazırlar.
    Dikkatsizlik sonunda
    Çıkar bütün yangınlar,
    Ateşte yemek kalmaz.

    Elektrikle oynama!
    Hep böyle yanlış işler.
    Neden olur yangına.
    Sönmeyen bir sigara,
    Zarar verir ormana.
    En büyük düşmanlıktır,
    Bu güzelim vatana.

    Yangın şakaya gelmez,
    Dikkat edin çocuklar.
    Bir kıvılcım yüzünden,
    Yanabilir yuvalar.

    Hülya ÖZER



    Yangın

    Yıkımların
    En kötüsüdür yangın.
    Her şeyi bir anda
    Yakıp yok eder.

    Bir anda
    Evsiz, barksız,
    Anasız, babsız
    Bırakabilir çocukları.

    Dalgınlığı bağışlamaz
    Sönmemiş bir sigara.
    Açık bırakılmış gaz lambası
    Yeterlidir onun için.

    Bir anda yakabilir
    Kocaman ormanları.

    Yalvaç URAL



    Yangın Var

    Çevrildi sıfır sıfır,
    Bir ses dedi: Çabuk yangın!
    Arazözler hazırlandı,
    Dan, dan dedi sesi çanın.

    Çatısından alev almış
    Eski bir köşk kavruluyor,
    Çatır, çatır çatırdayan
    Duvar, tavan devriliyor.

    Pencerede bir anne var,
    "Yavrum, yavrum", diye ağlar
    Çılgın gibi bağırırken,
    Yıkılır kalın duvarlar.

    Arazözler yetişince,
    Hortumlar, sıktı suyu,
    Harcandı hep birer birer,
    Sarnıç, depo, havuz, kuyu.

    Bir tarafta can pazarı,
    Her tarafı sarmış alev!
    Bir de genişlerse yangın
    Korku dolaşır ev ev.

    Yangın için dikkatli ol,
    Kibrit yakma, çakmak yakma.
    Tutuşturma kâğıt mağıt,
    Karşısına geçip bakma.

    Bir kıvılcım yangın demek,
    Yangın ise bir felaket.
    Elde değil olmaması,
    İtfaiye var bereket.

    Mümtaz Zeki TAŞKIN



    Orman Yangını

    İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı
    Evlerimizden uzakta geçirdiğimiz
    Kamp günlerinde...
    Üşüdüğümüz anlarda ısınmak,
    Karanlıktan kurtulmak,
    Acıkınca yemeklerimizi ısıtmak için...
    İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı...

    Sen yakmasan belki ben yakacaktım...
    Sen yaktın diye ben odun atmasa mıydım?
    Amaç ateş yakmaktı sadece
    İhtiyaca binaen...
    Amacımız Beyoğlu sokaklarındaki gibi
    Tarihi evleri kundaklayıp
    Yerine beton binalar dikmek değildi ki?
    Sadece ateşe ihtiyacımız vardı...

    Sadece rüzgarın çıkacağını kestiremedik
    Rüzgarın çıkıp alevleri dağıtacağını,
    Masum bir ateşi yangına çevireceğini,
    Etrafa korku saçacağını kestiremedik...
    Bilemedik her tarafa uzanıp, her şeyi yakacağını
    Bilemedik ormana sıçrayıp önünün alınamayacağını...

    Bir şeyler yapmalıyız, söndürmeliyiz bu yangını
    Engellemeliyiz memleket faciasına dönüşmeden...
    Yanacak olan sadece sen ve ben değiliz
    Kuru ağaçlar da yanacak, yaşlar da...
    Yıllanmışlar da yanacak, yeni filizlenenler de...
    Geçmiş yanacak, bugün yanacak,
    Daha da kötüsü yarınlarımız yanacak...

    05.01.2002
    23: 05

    Mert Aşık
    mindren bunu beğendi.

Benzer Konular

  1. Camiiler Haftası Ekim Ayının 1.Haftası
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23.Nisan.2008, 16:30
  2. Ahilik Kültür Haftası 8 Ekim -12 Ekim
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Nisan.2008, 16:26
  3. Kızılay Haftası 29 Ekim - 4 Kasım
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 16.Nisan.2008, 13:42
  4. Cevap: 3
    Son Mesaj : 15.Nisan.2008, 20:06
  5. Bilişim Haftası Mayıs Ayının İlk Haftası
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 07.Nisan.2008, 14:55
+Sedat Yücel