Gittigidiyor Reklam

İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY'u Anma Günü 12 Mart

Mehmet Akif ERSOY'un Hayatı ve Şiirlerini Görmek İçin Tıklayınız İstiklal Marşı Belgeselini İndirmek İçin Tıklayınız İstiklal Marşının İlk Halini Dinlemek İçin Tıklayınız İstiklal Marşı

Bu konu 1386 kez görüntülendi ve 6 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY'u Anma Günü 12 Mart

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1386 kez incelendi.


Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY'u Anma Günü 12 Mart




    İstiklal Marşı



    Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma; kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl
    Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
    Hakkıdır, hakka tapan, milletimin istiklâl

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner aşarım;
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar,
    Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! yurduma alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın.
    Kim bilir belki yarın... belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri «toprak!» diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda, fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!
    Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

    Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli,
    Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
    Bu ezanlar - ki şahadetleri dinin temeli-
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli,


    O zaman vecdile bin secde eder - varsa - taşım.
    Her cerihamdan, ilâhi boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruhu mücerret gibi yerden naşım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır; hakka tapan, milletimin istiklâl.

    Mehmet Akif ERSOY

    ZuZu bunu beğendi.

  2. #2

    Standart İstiklâl Marşı nedir?

    İstiklâl Marşı nedir?


    İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin milli marşıdır.

    Sözleri Mehmet Akif Ersoy'un bestesi Osman Zeki Üngör'ündür. 12 Mart 1921'de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin, Milli Marşı olarak kabul edildi.

    İstiklal Harbi'nin en heyecanlı günlerinde toplumu biraraya getirici ve ortak duygularını canlandırıcı bir milli marş gereksinimini gidermek amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenledi. Bu yarışmaya 724 şiir katıldı. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine Kahraman Ordumuza adadığı şiirini yarışmaya soktu. TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda Mehmet Akif'in şiiri milli marş olarak kabul edildi.

    Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu.

    Marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı. Şiir 9 dörtlük ve 1 beşlikten oluşur. İlk iki dörtlük İstiklal Marşı'nın güftesi olarak söylenir.
    ZuZu bunu beğendi.

  3. #3

    Standart İstiklal Marşı ve Açıklaması

    İstiklal Marşı ve Açıklaması



    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim, milletimindir ancak.

    Mehmet Akif, Türk milletine cesaret ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için, şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi Türk milletinin istiklalini kaybetmesidir. Şair ülkemizde tek bir insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk bireyi son nefesini vermeden Türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizden kimse alamaz.Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.

    Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
    Hakkıdır, Hak’a tapan milletimin istiklal!

    Şair, ikinci kıtada bayrağımızın o zaman ki kırgın, küskün, öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş, yerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak, öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca, edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman Türk milletini üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır.Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi bağımsızlığa aşık Türk milleti de özgürlüğün sembolü olan bayraktan gülmesini beklemektedir. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Çünkü, Türkler bağımsızlıkları ve bayrakları uğruna pek çok kan dökmüşlerdir. Bu kanları bayrağa helal etmeleri için onun da nazlanmayı bırakıp, göklerde dalgalanması gerekir. Türk milleti daima Allah’a inandığı için özgürlük onun hakkıdır.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaştım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarim.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Şair “ben” diyor.(Ancak kastettiği mana aslında bizdir Türk milleti adına konuşmaktadır) Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır,hür yaşayacaktır. Onun özgürlüğünü elinden almak isteyen ancak çıldırmış olmalı,zira böyle bir harekete kalkışanlar ağır bir şekilde cezalandırılır. Türk milleti bağımsızlığı uğrunda önüne çıkacak her engeli aşacak güçtedir. O; böylesine yüce bir amaç için dağları delecek, enginlere sığmayıp,denizleri taşıracaktır güçtedir.

    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Bu kıtada şair vatanımızı istilaya kalkışan Avrupalılara meydan okuyor. 20. asrın başında Avrupa medeniyeti 19.yy. deki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair batıyı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak Avrupa mevcut teknik imkanlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmaktadır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmaktadır. Avrupalı kendini çelik zırhla korurken Mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermektedir.

    Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakin.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Şair kahraman Türk askerine hitap ediyor. Türk yurdunu alçakları uğratmaması için gerekirse canini feda etmesini öneriyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği Allah’ın Türk milletine Kuran-Kerimde vaat ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır.

    Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Şair Türk ordusuna vatanin kutsallığını hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük bir fark vardır. Toprağı vatan haline getiren onu elde etmek ve korumak için savaşan fertlerin varlığıdır. Kısacası sıradan bir toprak büyük bir değer taşımaz; ama vatan toprağı uğrunda şehit olan atalarımızın o topraktaki mezarlarıdır. Bu kutsal vatani dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın her yerinde bulunur. Ancak atalarımızın kanlarıyla sulanan topraklar vatanimiz üzerindedir.

    Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
    Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

    Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanların ruhu dini inanışımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz bu vatan toprağında yattığı için cennetten farksızdır. Bir avuç toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Canımızdan çok sevdiğimiz insanları varımızı yoğumuzu Allah alsında yalnız yaşadığımız sürece bizi vatanımızdan ayrı düşürmesin.

    Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
    Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

    Allah’a şair hitap ediyor. Mehmet Akif’in Allah’tan tek dileği ibadet yerlerinin göğsüne düşman elinin değmemesidir. Camilerimizden okunan ezanlar sonsuza kadar Türk yurdunun üstünde inlemelidir. Çünkü bu ezanlar dinimizin temelidir.

    O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşim,
    Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Ezan sesleri yurdumuzun üstünde inledikçe şehitlerimizin de ruhları şad olacaktır. Ezan sesi sadece yaşayanlara değil, ölülere hatta onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir anlam taşır. Şehit atalarımızın her şeyden arınmış ruhları yerden fışkıracak, ezan sesiyle ayağa kalkacak ve dışa yükselecektir.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

    Şair zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalandıkça gökyüzünü şafakla yarış edercesine gökyüzünü kızıl renge boyamaktadır. Türk milleti yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Artık onun için yok olma korkusu kalmamıştır. Bayrağımız şehitlerimizin kanlarını hak etmiştir. Bağımsızlık Allah’a tapan ve doğruluktan ayırmayan Türk milletinin en doğal hakkıdır.

    Mehmet Akif ERSOY


    ZuZu bunu beğendi.

  4. #4

    Standart İstiklâl Marşı Yarışmasında Diğer 6 Şiir

    İstiklâl Marşı Yarışmasında Diğer 6 Şiir


    İstiklâl Marşı Yarışmasında Ön Elemeyi Kazanan Diğer 6 Şiir

    1.Şiir

    Yıllarca altı cephede ateşle kanlara;
    Türk'ün hilâl-ü dinine düşman olanlara;
    Ceddin o; Yıldırım gibi saldın zaman zaman
    Yüksek başın eğilmedi bir art cihanlara

    Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-Şitab.
    Göster cihan-ı mağribe bir kanlı inkılab

    Ey mazi-i havariki bin destan olan;
    Garbın zalam-ı zulmüne yüz yıl kılınç salan
    Arslan yürekli ordu; demir giy; silah kuşan!
    Zira hududu kapladı ateşle kan, duman.

    Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım - Şitab,
    Göster cihan-ı mağribe bir şanlı inkılab!

    Arslan mücahid ordusu, ey haris-i salah
    Destinde seyf-i hak gibi pek şanlı bir silah
    Açtın sema-yi millete pür-nûr bir sabah.
    Atî bizim... bizim artık vatan, zafer, felah.

    Ey kahramanlar ordusu; ey yıldırım - Şitab.
    Göster cihan-ı mağribe bir şanlı inkılab

    MEHMET MUHSİN


    2.Şiir

    Altı bin yıl efendilik yaptın,
    "Kahraman Türk" idi cihanda adın.
    Bir ateşten siperdin İslam'a
    Sönmeyen bir güneş gibi yaşadın.

    Ey büyük ünlü milletim ileri!
    Hasmına çiğnetme koş bu şanlı yeri!
    Düşmanın bir cihansa dostun
    Hak Hakkın elbette müstakil yaşamak

    Atıl, ez, vur, senindir istiklâl
    Ebedî parlasın şu al bayrak...
    Ey benim şanlı milletim ileri;
    Ele çiğnetme koş bu ülkeleri!

    M. *

    *Bursa Milletvekili Muhittin Baha Bey Yarışmaya (M) rumuzu ile katıldı. Müzakereler esnasında şiirini geri çekti.



    3.Şiir

    Ey Müslüman, ey Türk oğlu
    Açıldı istiklâl yolu
    Benim bu son günlerimdir,
    Diyor bize Anadolu.

    Çek sancağı Türk ordusu
    Olmaz Türk'ün can korkusu
    Esarete dayanır mı
    Türk vatanı, Türk namusu?

    Bu son savaş bize farzdır,
    Fırsatımız gayet azdır,
    Muzaffer ol da ey millet
    Altın ile tarih yazdır.

    Birleşelim özümüzden,
    Dönmeyelim sözümüzden,
    Hem silelim bu lekeyi,
    Tarihdeki yüzümüzden.

    İSKENDER HÂKİ


    4.Şiir

    Göz yaşına veda et
    Ey güzel Anadolu!
    Hakkını korur elbet
    Türk'ün bükülmez kolu

    Cenk ederiz genç, koca
    Bugün değil, yarın da
    Yadımız ağladıkça
    İzmir ezanlarında.

    Hak yolunda kan olur,
    Dünyalara taşarız;
    Ya şerefle vurulur,
    Ya efendi yaşarız.

    Her gün yeni bir hile
    Arkasından satıldık;
    Her gün yeni bir dille
    Yurdumuzdan atıldık

    Yeter, ey Ka'be'mizi
    Elimizden alanlar
    Alıkoyamaz bizi
    Yolumuzdan yalanlar.

    Hangi alçak el alır,
    El zinciri boynuna?
    Kim Yunan'ı bırakır
    Türk kızının koynuna?

    KEMALEDDIN KAMI




    5.Şiir

    Millet aşkı, din aşkı, vatan aşkı uyansın
    Yurdumuza göz dikenler al kanlara boyansın
    Ya ben ya onlar diyen silâhına dayansın

    Türk oğludur bu millet
    Türk'ündür bu memleket
    Türk oğludur bu millet
    Türk'ündür bu memleket

    Düşman gözü tutamaz yanar dağlar başını
    Bağrımızda saklarız vatanın her taşını
    Yurdumuza yan bakan döker gözün yaşını

    Türk oğludur bu millet
    Türk'ündür bu memleket
    Türk oğludur bu millet
    Türk'ündür bu memleket

    Can veririz her zaman hürriyet yoluna
    ‘Ya gazi, ya şehid’lik ne devlettir kuluna
    Ata emanet etmiş namusunu oğluna

    Bize Türk oğlu derler
    Hep bizimdir bu yerler

    A.S.



    6.Şiir


    Türk'ün evvelce büyük bir pederi
    Çekti sancağı hilâl-i sehari
    Kanımızla boyadık bahr ü berri
    Böyle aldık bu güzel ülkeleri

    İleri, arş ileri, arş ileri
    Geri kalsın vatanın *****leri

    Seni ihya için ey nâmı büyük
    Vatanın uğruna öldük öldük
    Ne büyük kaldı bu yolda ne küçük
    Siper oldu sana dağlar gibi Türk

    Yürü ey milletin efradı yürü
    Ak süt emmiş vatan evlâdı yürü

    Vatan evlâdını kurban edeli
    Milletin hür yaşamaktır emeli
    Veremez kimseye bir Çamlıbeli
    Bağlanır mı acaba Türk'ün eli

    İleri, arş ileri, arş ileri
    Çiğnenir çünkü kalan yolda geri.

    HÜSEYİN SUAD
    ZuZu bunu beğendi.

  5. #5

    Standart İstiklal Marşı’nın Kabulü

    İstiklal Marşı’nın Kabulü


    Türkiye’de ilk defa bir milli marş yazılması teşebbüsü, 1920’de Genel Kurmay Başkanı İsmet İnönü tarafından yapıldı. Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret eden İsmet İnönü, Milli heyecanı koruyacak, milli azim ve imanı besleyecek, zinde tutacak bir marşın yazılmasını, ordu adına teklif etti. Yarışma Maarif Vekaletinin genelgesiyle okullara duyuruldu ve basın yoluyla da “Türk şairlerinin nazarı dikkatine” sunuldu.

    Yarışmaya 724 parça şiir katıldı. Fakat hiçbirisi milli marş olmaya layık görülmedi. Böyle bir marşın ancak Mehmet Akif tarafından yazılabileceği ve para meselesinden dolayı yarışmaya katılmadığı da ağızlarda dolaşıyordu. Hasan Basri Bey, para meselesinin kaldırıldığını söyleyerek, Akif’in yarışmaya katılmasını sağladı. Mehmet Akif’in şiiriyle birlikte üç parça, orduya gönderilerek, asker üzerinde tesiri en fazla olan eserin tespit edilmesi istendi.Cevap olarak Mehmet Akif’in şiirinin beğenildiği bildirildi.

    Maarif Vekaleti tarafından gönderilen İstiklal Marşı teklifi gündeme alındı. Başkanvekili Hasan Fehmi Efe’nin başkanlığındaki toplantıda ele alınan marşın tab ve tevziine karar verildi.

    Marş, Hamdullah Suphi tarafından Meclis’te okundu. Büyük bir coşkuyla dinlenen marş, sık sık alkışlarla kesildi. Marşın kabul edilmesi, 12 Mart 1921 tarihindeki toplantının öğleden sonraki oturumunda ele alındı.

    Akif’in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve “Oy birliği ile kabul edildi.” Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal marşı olarak kabul edildi. Akif “Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim. Zaten o milletin eseridir, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım” dedi ve bu marşı Safahat’a almadı.


    ZuZu bunu beğendi.

  6. #6

    Standart İstiklal Marşının Kabulü: 12 Mart 1921

    İstiklal Marşının Kabulü: 12 Mart 1921


    İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

    Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:

    ‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.

    - Ne yazıyorsun?

    - Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.

    - Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?

    - Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.

    - Ya, o halde yazalım.

    İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.

    Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930 da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu. Marşın armonilenmesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı.

    ZuZu bunu beğendi.

  7. #7

    Standart 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü Örnek Tören Sunumu

    12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü Örnek Tören Sunumu



    12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü Töreni Sunumu:

    Sayın ………………….………………………, Sayın …………………….………………………,
    Sayın ………………………………..…………,kıymet li Öğretmenlerim, değerli Öğrenci Arkadaşlarım,

    12 Mart İstiklâl Marşı'nın Kabulü dolayısıyla düzenlenen programa hoş geldiniz.
    Sayın ………………………………………………….;
    Programı arz ediyorum

    1-Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı
    2-Günün Anlam ve Öneminin belirtilmesi
    3- Konuşmaların yapılması
    4- Şiirlerin okunması
    5-Oratoryo sunumu
    6-Okul korosu programı
    7-Kapanış



    1-Büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizin manevi huzurunda, sizleri bir dakikalık saygı duruşuna ve akabinde İstiklal Marşı'mızı okumaya davet ediyorum.

    Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
    Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü
    Işık ışık, dalga dalga bayrağım
    Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
    Sana benim gözümle bakmayanın
    Mezarını kazacağım.
    Seni selâmlamadan uçan kusun
    Yuvasını bozacağım.

    2- Türkiye’de ilk defa bir milli marş yazılması teşebbüsü, 1920’de Genel Kurmay Başkanı İsmet İnönü tarafından yapıldı. Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret eden İsmet İnönü, Milli heyecanı koruyacak, milli azim ve imanı besleyecek, zinde tutacak bir marşın yazılmasını, ordu adına teklif etti. Yarışma Maarif Vekaletinin genelgesiyle okullara duyuruldu ve basın yoluyla da “Türk şairlerinin nazarı dikkatine” sunuldu.
    Yarışmaya 724 parça şiir katıldı. Fakat hiçbirisi milli marş olmaya layık görülmedi. Böyle bir marşın ancak Mehmet Akif tarafından yazılabileceği ve para meselesinden dolayı yarışmaya katılmadığı da ağızlarda dolaşıyordu. Hasan Basri Bey, para meselesinin kaldırıldığını söyleyerek, Akif’in yarışmaya katılmasını sağladı. Mehmet Akif’in şiiriyle birlikte üç parça, orduya gönderilerek, asker üzerinde tesiri en fazla olan eserin tespit edilmesi istendi.Cevap olarak Mehmet Akif’in şiirinin beğenildiği bildirildi.
    Maarif Vekaleti tarafından gönderilen İstiklal Marşı teklifi gündeme alındı. Başkanvekili Hasan Fehmi Efe’nin başkanlığındaki toplantıda ele alınan marşın tab ve tevziine karar verildi.
    Marş, Hamdullah Suphi tarafından Meclis’te okundu. Büyük bir coşkuyla dinlenen marş, sık sık alkışlarla kesildi. Marşın kabul edilmesi, 12 Mart 1921 tarihindeki toplantının öğleden sonraki oturumunda ele alındı.
    Akif’in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve “Oy birliği ile kabul edildi.” Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal marşı olarak kabul edildi. Akif “Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim. Zaten o milletin eseridir, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım” dedi ve bu marşı Safahat’a almadı.


    3- “İstiklal Marşı’nın tarihi zemini” adlı konuşmayı okulumuz ……. Dersi Öğretmenlerinden ……………… yapacaklardır.
    Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
    Gölgende bana da, bana da yer ver!
    Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar
    Yurda ay-yıldızının ışığı yeter.
    Savaş, bizi karlı dağlara götürdüğü gün
    Kızıllığında isindik;
    Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
    Gölgene sığındık.

    4- "Cenk Türküsü" adlı şiirin okuması için okulumuz ……. sınıfı öğrencilerinden ………. u davet ediyorum.

    5- “Milli Marş Ve Edebi Metin Olarak İstiklal Marşı” adlı konuşmayı okulumuz ……. sınıfı Öğrencilerinden ……………… yapacaklardır.
    Ey simdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı
    Barisin güvercini, savasın kartalı...
    Yüksek yerlerde açan çiçeğim
    Senin altında doğdum,
    Senin dibinde öleceğim.


    6- Okulumuz öğrencileri hazırlamış oldukları ORATORYO’YU sunacaklardır.

    Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
    Yer yüzünde yer beğen
    Nereye dikilmek istersen
    Söyle, seni oraya dikeyim!


    7- …………. Okul Korosu hazırlamış oldukları programı sunacaklardır.

    Biz o şehitlerimizi yeni bir doğuşa temel yaptık, ya siz,
    Siz sömürgeler, açlığınızla suçlu değil misiniz?

    Uyandık bir daha çağlardan, bulduk bir daha önderimizi,
    Gökler bayrak bayrak doldurdu gönderimizi.


    8- Sayın ……………………………………., kıymetli …………………………………………….., değerli öğrenci arkadaşlarım 12 Mart İstiklâl Marşı'nın Kabulü dolayısıyla düzenlenen program sona ermiştir, arz ederim.


    ZuZu ve BeBeGiM bunu beğendi.

Benzer Konular

  1. 24 mart 1930 Kadınların siyasi partilere girmesinin kabulü
    Konu Sahibi amazon Forum Tarihte Bugün
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Mart.2011, 21:04
  2. 18 Mart Çanakkale Zaferi | 18 Mart 2010 | 95. Yıl Dönümü Ve Şehitleri Anma
    Konu Sahibi CSHTR_PRG Forum Tebrik,Özel Gün Kutlama ve Hoşgeldiniz
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 18.Mart.2010, 14:18
  3. İstiklal Marşı'nın İlk Hali
    Konu Sahibi DayLight Forum Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 25.Nisan.2008, 22:16
  4. Hava Şehitlerini Anma Günü 15 Mayıs
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 03.Nisan.2008, 10:34
  5. 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü
    Konu Sahibi remomvab Forum Eğitim Haberleri
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 12.Mayıs.2007, 12:08
+Sedat Yücel