Gittigidiyor Reklam

Engelliler Haftası 10 - 16 Mayıs

Engelliler Haftası hakkında genel bilgi 10-16 Mayıs arası Engelliler Haftasıdır. Sakatlık insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir. Sakatlar Haftası boyunca; sakatlık sorunu, sakatlığın önlenmesi ve sakatların eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir sakatlık konusu işle­nir. Sakatları Koruma Millî

Bu konu 885 kez görüntülendi ve 7 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Engelliler Haftası 10 - 16 Mayıs

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 885 kez incelendi.


Toplam 8 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 8 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Standart Engelliler Haftası 10 - 16 Mayıs

    Engelliler Haftası hakkında genel bilgi

    [HIDE]
    10-16 Mayıs arası Engelliler Haftasıdır. Sakatlık insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir.

    Sakatlar Haftası boyunca; sakatlık sorunu, sakatlığın önlenmesi ve sakatların eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir sakatlık konusu işle­nir. Sakatları Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır.

    10 Mayıs Sakatlar Haftasının açılışı
    11 Mayıs Görmeyenler günü
    12 Mayıs işitme ve Konuşma Kusurluları günü
    13 Mayıs Ortopedik Sakatlar günü
    14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Özürlüler günü
    15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar günü
    16 Mayıs Sakatlar Haftasına genel bakış.
    [/HIDE]

    helping_never ve Mustas bunu beğendi.

  2. #2

    Standart Engelliler Haftası örnek konuşma metni

    Engelliler Haftası örnek konuşma metni


    [hide]
    Sevgili Arkadaşlar!

    10 ile 16 Mayıs günleri arası Engelliler Haftasıdır. Bu hafta boyunca Engellilerın sorunları tartışılır. Sakatlığa sebep olan etkenler açıklanır ve bu etkenlerin ortadan kaldırılması için çareler araştırılır. Engellilerın eğitilebilmeleri ve iş sahibi olabilmeleri için gerekli şartlar oluşturulmaya çalışılır.

    Engelliler Haftası boyunca, her gün ayrı bir sakatlık konusu işlenir. 10 Mayıs günü Engelliler Haftası’nın açılışı yapılır. 11 Mayıs Görmeyenler Günü, 12 Mayıs İşitme ve Konuşma Engellileri Günü, 13 Mayıs Ortopedik Özürlüler Günü, 14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Özürlüler Günü, 15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Günü olarak değerlendirilir. 16 Mayıs günü ise Engelliler Haftası’nın genel değerlendirmesi yapılır.

    Akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlikler, aşıların zamanında yapılmaması ve kazalar, sakatlığın en önemli sebeplerindendir. Engellilerın da, hayatlarını sürdürebilmeleri için, çalışmaları ve gelir sağlamaları gerekir. Engellilera acıyarak, ya da onlara bakıp duygulanarak sorunlarını çözemeyiz. Onların da yapabileceği işler vardır. Engellilerın iş sahibi olmalarına yardımcı olmak zorundayız. Kanunlarımız, işyerlerinde çalışan her yüz işçiden ikisinin sakat işçi olmasını zorunlu kılmıştır.

    Gördüğümüz Engellilerla alay etmeyelim ve gülmeyelim. Bir gün bizim de sakat kalabileceğimizi aklımızdan çıkarmadan, onlara yardımcı olalım.

    Hepinize kazasız ve sağlıklı günler, mutlu bir ömür diliyorum.
    [/hide]
    Mustas ve helping_never bunu beğendi.

  3. #3

    Standart Fedakar Kadın (Öykü)

    Fedakar Kadın (Öykü)

    [HIDE]
    FEDAKÂR KADIN

    Bir zamanlar, şiddetli bir kış sonucunda, kentin yakınındaki göl buz tutmuş. Halk, donmuş gölün üzerinde büyük bir eğlence düzenlemeye karar vermiş.

    Yaşlı, genç, kadın, erkek herkes şehri terk edip gölün üzerinde toplanmışlar. Biri kızağa biniyor, birisi kayak kayıyor, kurulan çadırlardan coşkun bir müzik ve kahkahalar yükseliyormuş. Gençler sevinçle sıçrayıp oynuyor, yaşlılar da bu eğlenceli manzarayı seyrediyormuş.

    Şehirde ise, sadece yaşlı ve fakir bir kadıncağız kalmış. Hasta olduğu için devamlı yatakta yatıyor, ayaklarını kullanamıyormuş. Evinin penceresinden, buz tutmuş gölü ve oyun oynayan neşeli insanları seyrediyormuş. Akşama doğru ufka bakarken küçücük beyaz bir bulutun belirdiğini görüp, müthiş bir korkuya kapılmış. Yeni evlendiği günleri hatırlamış birden. Eşiyle gölün üzerinde gezerlerken, yine böyle bir bulut görmüş, çok geçmeden de korkunç bir fırtına ile birlikte buzlar kırılmış. Kötürüm kalması da ondanmış. Ne yazık ki kocasını da o kazada kaybetmiş.

    Yaşlı kadın; “Yine öyle olacak!” diye düşünmüş. Alabildiğine bağırmaya başlamış, ama sesini kimse duymuyormuş. Bulut gittikçe büyüyüp kararıyor, kadın ise çaresiz bir şekilde kendi kendine konuşuyormuş; “Fırtınanın çıkmasına az bir zaman kaldı.” Diyormuş. “Fırtına ile birlikte oluşacak dalgalar buzları kırıp, herkesi suya gömecek....”

    Bütün gücünü toplayan kadın, elleri üzerinde sürünerek yataktan yere inmeyi başarmış. Sobadan çıkardığı bir parça ateşle yatağını tutuşturmuş. Sonra da sürüne sürüne, güç bela evden dışarı çıkmış.

    Küçücük evi bir anda alevler sarınca, buzun üzerinde oynayanlar evin kime ait olduğunu hemen anlamışlar. Sakat kadını kurtarmak için herkes koşuşturmaya başlamış. Bu arada göğü siyah bulutlar tamamen kaplayıp, rüzgar çıkmış. Buz çatlayıp, sallanmaya başlamış. Yaşlı kadını kurtarmak için, en son kişi de sahile varınca, gökyüzü yırtılır gibi olmuş. Fırtına ile birlikte dev dalgalar gölü örtmüş, buzlar kırılmış. Ama, hiç kimseye bir şey olmamış.

    Hasta ve sakat kadın, bütün varını yoğunu ateşe vererek, şehir halkını kaçınılmaz bir ölümden böylece kurtarmış.
    [/HIDE]
    Mustas ve helping_never bunu beğendi.

  4. #4

    Standart Sakatların İyileştirilmesi Ve Eğitimi

    Sakatların İyileştirilmesi Ve Eğitimi
    [HIDE]

    Sakatların iyileştirilmesi : Sakatlık yapan hastalık ve kazalardan sonra hemen önlem alınmalıdır. Özellikle trafik kazalarında ilk yardım çok önemlidir. Kazalardaki ölümlerin yarıdan çoğu ilk yarım saat içinde olur. Kaza sonrası hiç zaman geçirmeden yaralıyı en yakın hastaneye ya da dokto­ra ulaştırmalıdır. Hastanelerde Acil Yardım Servisleri vardır. Bu bölümde günün her saatinde doktor bulunur. Kazaya uğrayanlara ilk tedavileri burada yapılır.

    Sakatların Eğitimi : Sakatların eğitimi denilince daha çok özürlü (sakat) çocuklar akla gelir. Yurdumuzda; görmeyen, işitmeyen, hareket edemeyen, zihinsel, ruhsal dengesi bozuk 4.500.000 yurttaşımız var. Bu sayı­nın 1.400.000 kadarı çocuktur. Sakat çocuklarımızdan; görmeyenler için 7, işitmeyenler için 21, ortopedik özürlüler için l okul açılmıştır. Zihinsel ve ruhsal özürlüler ise belirli okullarda özel dershanelerde öğrenim görmekte­dir.

    Sakatlar da yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zo­rundadır. Çalışmak, severek çalışmak yaşamı güzelleştirir. insanı mutlu eder.

    Sakatlara acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getir­mez. Sakatların da yapabileceği işler vardır. Sakatlara çalışabilecekleri alan­larda iş vermek gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir.

    Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da sakatlar korunur. Örneğin ülkemizde çalışan sakatlar gelir vergisini indirimli öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan sakatlar isterlerse erken emekli olabilirler.

    Okulda, sokakta gördüğümüz sakatlarla alay etmeyelim, gülmeyelim. Hiç bir sakatlığın isteyerek olmadığını bilelim. Sakatlara yolda, geçitlerde, taşıt araçlarında yardımcı olalım. Onları üzmemeye, kırmamaya özen göste­relim.
    [/HIDE]
    Mustas ve helping_never bunu beğendi.

  5. #5

    Standart Sakatlığın Bellibaşlı Nedenleri

    Sakatlığın Bellibaşlı Nedenleri

    [HIDE]
    Sakatlarla, sakatlıklarla ilgili çeşitli sorunlar vardır. Sakatlığı doğuran nedenler, sakatların eğitimi bunların başlıcalarıdır.

    Sakatlığın Nedenleri : Sakatlıklar akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. .

    a- Akraba evliliği: Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akra­ba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır.

    Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

    b- Gebelik öncesi tedbirsizlikler : Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

    c- Aşıların zamanında yapılmaması: Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zama­nında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, roma­tizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmeli­dir.

    d- Kazalar : İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyara­lım.
    [/HIDE]
    helping_never ve Mustas bunu beğendi.

  6. #6

    Standart Topal (Öykü)

    Topal (Öykü)


    [HIDE]
    TOPAL

    Anadan doğma sakattı. Bir bacağı, ötekinden biraz kısa olduğu için yürümeğe başlamasıyla, öteki insanlar gibi yürüyemediğini ve aksadığını hemen fark etmişti.
    Babası, onu göstermedik doktor bırakmamıştı.

    Fakat hiç çare bulamamıştı. Bacağın biri, doğuştan kısaydı. Bunun çaresini bulmağa, henüz insan bilgisi yetmiyordu. Doktorlar : Hem o kadar önemli de değil, diyorlardı. «Ayağın biraz aksaması, büyük bir eksiklik değildir.»

    Ama o öyle düşünmüyordu. Öbür çocuklardan ayrı, başka bir şey olduğunu ve kendisi gibi çocuklara pek az, adeta binde bir rastlanabileceğini görüyordu. Onu kim görse, ilk önce aksayan bacağına bakıyor değil miydi?.. Okul yaşı geldiği zaman hüngür hüngür ağladı. Bu çocuk, ötekiler gitmeğe can atarken okulu istemiyordu. Başka sağlam çocuklarla bir araya gelmekten ödü patlıyordu. Diretti. Okula gitmek istemiyordu. Kendisine öğretmen tutsunlardı. Evde öğrenecek, sonra ilkokul imtihanını verecekti.. Ana baba, üzüntüsünden hastalanmasın diye isteğini yerine getirmek zorunda kaldılar.
    O da sözünde durdu. Özel ders alıp okudu. Sonra yaşı gelince ilkokul bitirme imtihanlarına girip diplomasını aldı...

    Fakat daha fazla okuması lazımdı. Orta okulu da evde tamamlayamazdı kesinlikle okula gitmesi gerekiyordu. O önce yine istemedi. Fakat babası bu sefer artık ona kulak asmadı.

    Tekin'i böylece orta okula yazdırdılar. Yazdırırken, okul arkadaşlarının ona ne kadar eziyet edeceklerim hiç düşünmemişlerdi. Halbuki zavallı çocuk, daha okula gittiği ilk gün, arkadaşları ona adını bile sormadılar. Her gören:

    — Topal!.. diyordu

    Ve Tekin böylece daha ilk günden, çok utandığı kusuru yüzüne vurula vurula karşılandı.

    «aaa!..Topal!..» En çok korktuğu söz buydu.. Ne tuhaf, daha «Günaydın! Sen kimsin?» demeden onu bu sözle karşılamışlardı : Topal!.. Ve o günden sonra hep öyle gitti : «Topal aşağı, topal yukarı!. Topal şöyle dedi, topal şunu yaptı!..» Hep böyle.. Çaresiz Tekin kendi kendine bile söylemekten çekindiği bu korkunç sözle çağırılmaktan o kadar utanıyor, öyle sıkılıyordu, ki daha ilk günden, okulda kimse ile arkadaş olamayacağını anladı. Hem zaten okula niçin gidiyordu?. Okuyup öğrenmek için değil mi?. Madem ki kendisini aşağılık görüyor, kendisiyle alay ediyor ve adını bile sormayarak kendisine topal diyorlardı o halde o da kimse ile arkadaş olmayacak, kendisini tamamen derslerine verecekti...

    Tekin, değil öteki derslerde jimnastik dersinde bile kısa zamanda arka­daşlarını geride bıraktı. Hem ne geride bırakış ?

    Yıl sonu geldi karneler dağıtılırken Müdür, Tekinin sınıfını şu sözlerle alkışladı:

    — Hepiniz iyi çalışmışsınız.. Fakat aranızda bir arkadaşınız var, ki onu övmeden edemeyeceğim.. Bu çocuk bir yıldız, nasıl diyeyim? Çalışkan çok başarılı biri.
    Bütün sınıfın gözleri, bir anda Tekine döndü. Öğretmen bir göz işareti yaparak Tekin'i ileri çağırdı. Müdür Tekinin elini sıktıktan sonra :

    — Seni kutlarım oğlum! dedi. Söyle bakayım bana, senin adın ne?. Tekin sınıf arkadaşlarını acı bir gülümsemeyle süzdü ve onlara bir ders, önemli bir ahlak dersi vermek isteyerek, gür bir sesle şu cevabı verdi:

    —Topal!..

    O güne kadar Tekin'e «Topal» diyen arkadaşları bir suçlu gibi yere baktılar. Bu olaydan sonra arkadaşları O'nu hep Tekin diye çağırdılar.

    F. Canan CEM
    YAVRUTÜRK Dergisi'nden
    [/HIDE]
    helping_never ve Mustas bunu beğendi.

  7. #7

    Standart Engelliler konulu güzel sözler

    Engelliler konulu güzel sözler

    [HIDE]
    * Sakatlık bir kusur değildir.

    * Sakatlar yardıma değil, şefkate muhtaçtır.

    * Sakatlara saygı, onlara yaşama sevinci verir.
    [/HIDE]
    Mustas ve helping_never bunu beğendi.

  8. #8

    Standart Engelliler Haftası Şiirleri

    Engelliler Haftası Şiirleri
    [HIDE]


    Bizler özürlüyüz
    Kimimiz işitmez,kimimiz görmez
    Bizler özürlüyüz,kusurlu değil.
    Korkmayın bunlardan hiç kimse ölmez
    Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

    Bak gözüm görmezde resim yaparım,
    Ben de bu yolları hep adımlarım
    Bende bir bireyim her yerde varım
    Bizler özürlüyüz,kusurlu değil.

    Bak onun kulağı duymuyor, neyler
    Hepsi nota bilir,şarkılar söyler
    Bize acımasın ağalar beyler
    Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

    Bak burada kolu yok,bacağı sakat
    Değnekle geziyor buluyor takat
    Yaşamımız zordur,biliriz fakat
    Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

    Bize imkan verin budur son sözüm
    Görün bak ne yapar o zaman özüm
    Ürettikçe görür gönülden gözüm
    Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

    Nice insan var ki gönülden görür
    Yürekten işitir, yürekten yürür
    COŞARİ yürekten konuşur durur,
    Bizler özürlüyüz,onlarsa değil.

    İbrahim Coşar


    Hayat Herkese Güzel
    Gücünüz yerindeyse,
    Sağlıklıysa başınız,
    Bir sakat görürseniz,
    Sevgiyle yaklaşınız.

    İnan kimse istemez,
    Eksik olsun bir yeri.
    Sağlamsan yavrum şükret,
    Değerlendir günleri.

    Özürlü kardeşlerim,
    Asla üzülmeyiniz.
    Hayat herkese güzel,
    Bizlerse sizinleyiz.

    Mehmet ŞAHİN



    Kör ile Kötürüm
    — Bak arkadaş, ne ben sağlam
    Bir adamım...
    — Ne ben tamam
    Bir insanım.
    — Ben kötürüm,
    — Ben de körüm;
    Hem anadan doğma körüm,
    Ben düşündüm ki ikimiz
    Tam bir insan olmak için
    Her şeye malikiz: Senin
    Kuvvetli bacakların var.
    Benim gözlerim de bakar.
    Ben senin gözün olurum.
    Gecen, gündüzün olurum.

    — Ben de sana bacak, ayak
    —Öyleyse hiç düşünme, kalk!
    Senin için
    Ben bakarım ve görürüm
    — Ben de seni istediğin
    Yere alır, götürürüm.
    Böyle işte;
    İki mihnet birleşince
    Bir teselli hasıl olur,
    Mihnetliler de kurtulur.

    Tevfik FİKRET




    Ne mutlu bana özürlüyüm
    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    Hayata umutla, azimle bakıyorum.

    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    Yapacaklarım sınırlı ama ufkum geniş.

    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    Bir hedefim var ve o hedef için yaşıyorum.

    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    İstediğim her işi yapabiliyorum.
    X
    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    Üzülmeden yaşıyorum.
    Kim bilir belki de buna mecburum.

    Ne mutlu bana özürlüyüm
    Düşünmüyorum artık beni dışlarlar diye.

    Ne mutlu bana özürlüyüm,
    Yardım almadan yaşıyorum

    VOLKAN DİLMAÇ
    1997



    Onlar
    Tribündeki sesleri
    yüreklerinde hissettiler
    olmayan bacaklarının yerine
    inancı ve umudu koydular
    hep ızdırap dolu gözleri
    güçlü kolları ile
    potaları zorladılar
    ve...........
    bir rüyayı gerçekleştirmek için
    hep birlikte yola çıktılar

    Erol Gökçe
    Bedensel Engelliler
    Spor Kulübü
    Başkanı




    Sakatlık
    İlahi imtihan gelip çatınca,
    Gelirde bedene bir özür olur.
    Mevla verdiğini geri alınca,
    Kahreder de suçu felekte bulur.

    Bütün nimetleri veren Allah’tır,
    Birini alınca, kul mahzun olur.
    Verdiğini almak Mevla’ya haktır,
    Burada anlatmak çok uzun olur.

    Katlanıp sabreden ecrini alır,
    Sabırlı, şükreden, mümin kul olur
    Kimisi dünyaya küsmekle kalır,
    Bu, isyana giden, kötü yol olur.

    Mevla bir alırsa ikide verir,
    Bunları bilirse kul memnun olur.
    Sakatlar cenneti görse sevinir,
    Anlamazsa çoğu bir mecnun olur.

    Sakat Yaratana şükür etmeli,
    O zaman Mevla’nın hoşuna gider,
    Diliyle kalbiyle zikir etmeli,
    Yoksa çektikleri boşuna gider.

    Özür insanlara büyük afettir,
    Gelirde çok zaman kulları vurur,
    Özürlüye yardım dini adettir,
    Kaza; sadakayla, duayla durur.

    Kasım Kaplan




    Sen Özürlü Olsaydın
    Kader sana ansızın indirseydi tokadı
    Ömrünün baharında sararıp ta solsaydın
    Bir anda uçup gitse dizlerinin takatı
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    Tanrım sana bu güzel elleri vermeseydi
    Masmavi gökyüzünü gözlerin görmeseydi
    Dünyada olanlara aklın hiç ermeseydi
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    Candan sevdiğin biri bu hale düşse idi
    Belki sana bir ibret belki bir hisse idi
    Felek sana müebbet bir ceza kesse idi
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    Kutsaldır özürlüye vereceğin her emek
    Ona nasılsın deyip yüzüne gülümsemek
    İnsana yakışır mı ondan bana ne demek
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    Neden hor görüyorsun tanrı verdiği canı
    Belki onunda vardır senden üstün bir yanı
    Asla dilemem ama Allah korusun hani
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    Gelin bu insanlara artık sahip çıkalım
    Çevresine örülmüş duvarları yıkalım
    Vicdanına danışıp bir hesap yap bakalım
    Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

    İbrahim Yavuz
    [/HIDE]
    helping_never, Mustas ve alp1454 bunu beğendi.

Benzer Konular

  1. Bilişim Haftası Mayıs Ayının İlk Haftası
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 07.Nisan.2008, 13:55
  2. Vakıflar Haftası Mayıs ayının 2.haftası
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 07.Nisan.2008, 13:17
  3. İş Güvenliği Haftası 4 -10 Mayıs
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 07.Nisan.2008, 10:52
  4. Müzeler Haftası 18 - 24 Mayıs
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 03.Nisan.2008, 10:50
  5. Hemşireler Haftası 12 - 18 Mayıs
    Konu Sahibi Derya Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 03.Nisan.2008, 09:57
+Sedat Yücel