Gittigidiyor Reklam

Çanakkale Zaferi (Kahramanlık Günü ) 18 Mart 1915

ÇANAKKALE ZAFERİ (Kahramanlık Günü ) 18.MART 1915 Belgesel : Çanakkale Geçilemedi DvdRip (Rs) İndirmek İçin Tıklayınız Lütfen Flash Animasyonu İzlemek İçin Tıklayınız Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.

Bu konu 2511 kez görüntülendi ve 14 yorum aldı ...

    Konuyu değerlendir: Çanakkale Zaferi (Kahramanlık Günü ) 18 Mart 1915

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 3 kişi oyladı ve 2511 kez incelendi.


Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    Yeni Çanakkale Zaferi (Kahramanlık Günü ) 18 Mart 1915

    ÇANAKKALE ZAFERİ (Kahramanlık Günü )
    18.MART 1915





    Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.



    Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.



    1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.



    24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.



    19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzil*li bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.



    İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlar*dı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan*mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildir*di.



    Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.



    18 Mart 1915



    İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi.



    Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.



    İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.



    İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atış*larıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:



    «insan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun*ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»



    Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.



    «Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla*mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»



    Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralan*dı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıp*lar vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.



    İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı*yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.



    Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere :



    — Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;



    — «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.



    Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı.



    Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.



    Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.



    Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.



    Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir

    memo95, MaRMaRaLi, TeAcHeR ve 6 kişi daha bunu beğendi.

  2. #2

    Standart Öğrenci Konuşma Metni

    KONUŞMA

    Sevgili Arkadaşlar!
    [hide]
    Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde, Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.

    Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914 de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915 de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı Ordusunun karşı ateşi ile, tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915 de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.

    Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler, 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar’a yapılan çıkarma harekatını, Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.

    Sevgili Arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.

    Umarım, bir daha böyle bir savaş yaşamak zorunda kalmayız!
    [/hide]
    ZuZu, MaRMaRaLi, TeAcHeR ve 4 kişi daha bunu beğendi.

  3. #3

    Standart Okuma Parçası

    OKUMA PARÇASI
    [hide]
    Çanakkale Savaşlarında 253.000 şehit veren Türk milleti onurunu, İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal’in, askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri savaşların kaderinin değişmesinde önemli rol oynamıştır.

    Çanakkale İngiliz Başkomutanı General Hamilton, İngiltere Harbiye Başkanlığına yazdığı yazıda Mustafa Kemal’in yüce komutanlığını şöyle övmektedir :

    “İngiltere Harbiye Başkanlığına,

    niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz, bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim : Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.”

    General Hamilton

    Çanakkale İngiliz Başkomutanı

    17.08.1915

    ATATÜRK :

    Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.

    3 Mayıs 1915 / Arıburnu[/hide]

  4. #4

    Standart Atatürk Çanakkaleyi Anlatıyor

    MUSTAFA KEMAL’İN YÜCE MİLLETİMİZE BAĞIŞLANDIĞI AN


    ( Kendisi anlatıyor. )

    10 Ağustos 1915. Conkbayırı’nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. Tümen komutanı ve diğer subaylarımı çağırdım.
    [hide]
    Mutlaka düşmanı mağlup edeceğimize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20 – 30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı’nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30’da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu.

    Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey’den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumda, kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.

    Aynı gün gece, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşaya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler.

    Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale’nin geçilemeyeceğini iyice anlamış oldular.

    Mustafa Kemal ATATÜRK

    NOT :

    - Liman von Sanders’in 10 Ağustos 1915 gecesi Mustafa Kemal’e hediye ettiği altın saat Anıtkabir Müzesinde bulunmaktadır.

    - Mustafa Kemal’in kalbinin üzerinde parçalanan saat Almanya’da Soudus aile koleksiyonundadır.

    - Yukarıdaki anı, Ruşen Eşref Ünaydın ve A.Afetinan’dan alınmıştır.


    MEHMETÇİĞİN ÇANAKKALE SAVAŞI’NI KAZANDIRAN YÜKSEK KARAKTERİ

    ( Kendisi anlatıyor. )



    Bombasırtı olayı ( 14 Mayıs 1915 ) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kuşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’anıkerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse kelimeişahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak, cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.

    Mustafa Kemal ATATÜRK


    [/hide]

  5. #5

    Standart Çanakkale Zaferi İle İlgili Şiirler

    ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

    [HIDE]
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

    Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
    Kafa göz,gövde,bacak,kol,çene,parma k,el ayak
    Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

    Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
    Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

    M. Akif ERSOY





    BİR YOLCUYA


    Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın

    Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

    Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
    Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
    İstiklal uğrunda, namus yolunda
    Can veren Mehmet'in yattığı yerdir


    Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
    Son vatan parçası geçerken ele,
    Mehmet'in düşmanı boğduğu sele
    Mübarek kanının kattığı yerdir.

    Düşün ki, haşre dek kemiğin, etin
    Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
    Bir harbin sonunda bütün milletin
    Hürriyet zevkini tattığı yerdir.


    Necmettin Halil ONAN






    ÇANAKKALE SAVAŞI


    Gülmeyiniz ey düşmanlar,
    Çanakkale geçilemez.
    Bekler nice kahramanlar,
    Çanakkale geçilemez.

    Filo, filoya dayansa,
    Yerler bomba ile yansa,
    Siperler kana boyansa,
    Çanakkale geçilemez.

    On Sekiz Mart Zaferi’ni,
    Herkes tanır Türk erini,
    Ölür de vermez yerini,
    Çanakkale geçilemez.

    Türk’ün göğsü, Türk’ün kolu,
    İman ile kuvvet dolu,
    Aslan yurdu Gelibolu,
    Çanakkale geçilemez.

    Akan kanlar dönse sele,
    Conkbayır’ı geçmez ele,
    Dünya kopup gelse bile,
    Çanakkale geçilemez.

    Birçok milletin askeri,
    Yenilerek kaçtı geri,
    Anladılar Türk’ün yeri
    Çanakkale geçilemez.
    Ali Osman ATAK
    [/HIDE]

  6. #6

    Standart

    Eline, emeğine, yüreğine sağlık kardeşim. Teşekkürler.

    :85:Ayrıca Roninxxx kardeşime hazırlamış olduğu :85:animasyondan ötürü Teşekkür Ederim.


    ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE


    Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünya’da eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
    - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya -
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde - gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı"
    Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
    Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahud kafesi!


    Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer
    Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer!
    Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
    Sade bir hadise var ortada: vahşetler denk.
    Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela..
    Hani tauna da züldür bu rezil istila.
    Ah, o yirminci asır yok mu, o mahluk-u asil,
    Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle sefil.
    Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına,
    Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
    Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz..
    Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz!
    Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab,
    Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülkü harab.


    Öteden saikalar parçalıyor afakı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı,
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin,
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer..
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
    Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından,
    Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
    Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam.


    Sarılır indirilir mevki-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkif edemez sun'-u beşer;
    Bu göğüslerse Hüda’nin ebedi serhaddi
    "O benim sun'-u bediim onu çiğnetme!" dedi.
    Asım’ın nesli.. diyordum ya.. nesilmiş gerçek,
    İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmiyecek!


    Şüheda göğdesi, bir baksana, dağlar, taşlar..
    O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.
    Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor;
    Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i..
    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi..
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

    Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab..
    Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
    "Bu taşındır" diyerek Kabe' yi diksem başına,
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına.
    Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan
    Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
    Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
    Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana..
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.


    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili Sultanı Salahaddin'i,
    Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran..
    Sen ki, İslamı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
    Sen ki asara gömülsen, taşacaksın.. Heyhat!
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat..
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber
    Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber...

    Mehmet Akif Ersoy

    (1873 - 1936 )
    BeBeGiM ve helping_never bunu beğendi.

  7. #7

    Standart

    emek veren arkadaşlarımızın elleri dert görmesin... Bir hikaye vardır ne kadar doğru ne kadar yanlış siz kara verin;

    İkinci dünya savaşından iki atom bombası faciasıyla yenik ayrılan ve ülkesi darmadağın olan japonların tekrar hızlı yükselişi bizim türklerin dikkatini çeker ve ekonomide japon modelini uygulamaya karar verirler. Ama japon modelinin ne olduğunu bilen yoktur. devlet japonyadan uzman getirmeye karar verir ve uzmanlar gelir. İşin garibi japon modelini onlarda bilmemektedirler!!!!!

    Ve bizimkiler
    -"madem japon modeli yok, nasıl bu kadar hızlı gelişip dünya devi oldunuz" derler.
    Adamların cevabı
    -"Biz ilkokul çağına gelen her çocuğumuzu hiroşima ve nagazaki ye götürür onlara sağlam bir milliyetçilik aşılarız. Eğer milletlerine , vatanlarına ve çalışmaya bağlanmazlarsa aynı şeylerin tekrar yaşanacağını söyleriz"

    - "Peki biz ne yapalım" der türkler

    Adamlar da ;
    - "
    Sizde evlatlarınızı çanakkaleye götürün" der adamlar. " Metrekareye 6 bin merminin düştüğü bu alan onlara milli duyguları ve çalıişma azmini kazandırabileceğiniz en nadide yer".

  8. #8

    Standart

    ellerinize sağlık bebeğim ve roninxxx bu çok çok güzel sunu için



    çanakkale geçilmez

    Çanakkale dediğin manasızdır sanma sen
    Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren
    Vatan toprağı için can ile serden geçen
    Korkuyor bu kafirler tüyleri diken diken

    Su üstü mayın dolu nusret toplar mayını
    Bir yandan Elizabeth düşünüyor canını
    Komayacağız yerde şehitlerin kanını
    Korku bilmez bu millet artıracak şanını

    Mehmedoğlu Seyyid'in mermiyi kaldırışı
    Dünya durdu, dönmüyor seyreyliyor yarışı
    Anlayacak kafirler bucağı ve karışı
    Türküm başkaldırdı ki zaferdir haykırışı

    Gaza, cihad nasib et Türk milletine ya Rab!
    Anzak, Hindu, İngiliz... Hepsi harab ve bitab
    Her renk, her dil, her kıta bilsin ki bu kutlu ab
    Çanakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

    Anafarta, Dardanos, Boğalı, Seddülbahir
    Türktedir bu topraklar dünyada evvel ahir
    Kayboldu İngilizler bilinmiyor nerdedir
    'Çanakkale Geçilmez' bu da açık gerçektir

    Samet Mehmet Bora

    alıntıdır...


    tüm şehitlerimizin ruhu şaad mekanları cennet olsun (El Fatiha)
    helping_never ve BeBeGiM bunu beğendi.

  9. #9

    Standart

    Cidden hem bu konu hemde flash mükemmel cshtrCoM 1 Numara'yız
    helping_never ve BeBeGiM bunu beğendi.

  10. #10

    Standart

    Bugünü unutmayalım unutturmayalım.

Benzer Konular

  1. Çanakkale Zaferi 18 Mart 1915 │Tarihçe
    Konu Sahibi amazon Forum Tarihte Bugün
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Mart.2011, 17:07
  2. 18 Mart Çanakkale Zaferi | 18 Mart 2010 | 95. Yıl Dönümü Ve Şehitleri Anma
    Konu Sahibi CSHTR_PRG Forum Tebrik,Özel Gün Kutlama ve Hoşgeldiniz
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 18.Mart.2010, 14:18
  3. 18 Mart Çanakkale Zaferi
    Konu Sahibi ismailkagan Forum Tebrik,Özel Gün Kutlama ve Hoşgeldiniz
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 18.Mart.2010, 11:55
  4. Utanç Verici - 18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı nı Bilmeyenler
    Konu Sahibi oLasCh Forum Resim | Şiir | Fıkra
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 14.Aralık.2007, 02:53
  5. 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü
    Konu Sahibi remomvab Forum Eğitim Haberleri
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 12.Mayıs.2007, 12:08
+Sedat Yücel